warning: Creating default object from empty value in /home/khadis/domains/kuranvehadis.com/private_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

ihram

4. Bir Elbise İle Örtünerek Namaz Kılmak

4. Bir Elbise İle Örtünerek Namaz Kılmak

Zührî rivayet ettiği hadis [91] hakkında şöyle demiştir; anla­mındadır. Bir başka ifade ile, elbisenin iki ucunu omuzları üzerinde çaprazlama bağlayan kişi manasına gelir. Teveşşüh ise omuzlar üzerinde dolamak anlamını ifade eder."

Açıklama

Bâb: But Yemek

Bâb: But Yemek

379- Muhammed b. el-Müsennâ bize anlatarak dedi ki: Osman b. Ömer bize Fuleyh'tan, o Ebû^Hâzim el-Medenîden, o Abdullah b. Ebî Katâde'den, o babası Ebû Katâde'den (ra) şunu nakletti:

Allah Resulü (sav) ile Mekke'ye doğru yola çıktık.[2]

Şerh

Bâb: Avlanma Hakkında

Bâb: Avlanma Hakkında

382- İsmail bize anlatarak dedi ki: Mâlik bana Ömer b. Ubeydullah'in azatlısı Ebu'n-Nadr'dan, o Ebû Katâde'nin azatlısı Nâfi'den, o Ebû Katâde'den (ra) şunu nakletti:

Bâb: Zerîre

Bâb: Zerîre

423- Osman b. el-Heysem veya Muhammed ondan bize anlatarak dedi ki: İbni Cüreyc bana Ömer b. Abdülah b. Urve'den o, Urve ve el-Kâsım'dan, o ikisi Âişe'den (r.anhâ) şöyle dediğini naklettiler:

Veda haccı esnasında ihrama girerken de, ihram çıktığında da Allah Resulü'ne (sav) ellerimle zerîre miski sürdüm.[25]

Şerh

Hadis-i şerifin bu rivayetinde kullanılan kokunun ismi de zikredilmekte­dir. Zerîre, o dönemde kullanılan koku türlerinden birinin adıdır.

Bâb: Kadının Kocasına Misk Sürmesi

Bâb: Kadının Kocasına Misk Sürmesi

419- Ahmed b. Muhammed bize anlatarak dedi ki: Abdullah bize Yahya b. Saîd'den, o Abdurrahman b. el-Kâsım'dan, o babasından, o Âişe'den (r.anhâ) şöyle dediğini nakletti:

Allah Resûlü'ne (sav) ihrama girerken ellerimle misk sürdüm. O'na

ifâzadan önce Mina'da iken de misk sürdüm.[21]

Şerh

Hadis-i şerif, üstteki hadis ile aynı kaynaklarda yer almaktadır. İbare farklılığı olarak olayın geçtiği yer olan Mina zikredilmektedir.

Bâb: Şalvar Giymek

Bâb: Şalvar Giymek

403- Musa b. İsmail bize anlatarak dedi ki: Cüveyriye bize Nâfi'den, o Abdullah b. Ömer'den (ra) şunu nakletti:

Adamın biri Allah Resûlü'ne (sav) "Ey Allah Resulü! İhrama girdi­ğimizde ne giymemizi emredersin?" diye sordu.

Allah Resulü (sav) buyurdu ki: Gömlek, don/şalvar, sarık, bornoz ve mest giymeyin. Ancak kişinin giyecek bir çift terliği yoksa kayış bağla­ma yerinden aşağısı açık mest giysin. Asla safran ve alaçehre bulaşmış (bunlarla boyanmış) elbise giymeyin.[5]

Şerh

Bâb: Peygamber Efendimiz (Sav) Sancağı Nereye Diktirdi?

Bâb: Peygamber Efendimiz (Sav) Sancağı Nereye Diktirdi?

315- Yahya b. Kaza'a bize anlatarak dedi ki: Mâlik bize İbni Şihâb'dan, o Enes b. Mâlik'ten (ra) şunu nakletti:

Allah Resulü (sav) Fetih Günü Mekke'ye başında miğferle girdi. Miğferini çıkartiğı sırada bir adam gelerek "İbni Hatal Kabe'nin örtü­lerine sarılmış durumda" dedi. "Onu öldürün" buyurdu.

Mâlik dedi ki: Kanaatimize göre Allah Resulü (sav) o gün ihramlı de­ğildi. Allah en iyi bilendir.[15]

Şerh

Bâb: Hudeybiye Seferi

Bâb: Hudeybiye Seferi

306- Saîd b. er-Rebî bize anlatarak dedi ki: Ali b. el-Mübârek bize Yah­ya'dan, o Abdullah b. Ebî Katâde'den, o babası Ebû Katâde'den (ra) şunu nakletti:

Hudeybiye yılı Allah Resulü (sav) ile birlikte yola çıktık. Sahabe ih­rama girdiler, ben ihrama girmedim.[6]

Şerh

Bu hadis-i şerif daha önce avlanma bölümünde geçmiş ve şerhedilmişti. Burada tekrar zikredilme sebebi Hudeybiye seferiyle ilgili olmasıdır.

Hukum

Ebû Katâde'nin (ra) ihrama girmeyişi, Hac bölümünde açıklanmıştı.

Bâb: İhramdan Çıkışta Tıraş Ve Saçları Kısaltmak

Bâb: İhramdan Çıkışta Tıraş Ve Saçları Kısaltmak

195- Abdullah b. Muhammed bize anlatarak dedi ki: Cüveyriye b. Esma bize Nâfi'den, o Abdullah b. Ömer'den (ra) şunu nakletti:

Allah Resulü (sav) ve ashabından bîr topluluk tıraş oldular, bazılarıda kısalttı.[16]

Şerh

Bu hadis-i şerifte önceki rivayetten farklı olarak cemaat içinde hem tıraş olanların, hem de saçlarını kısaltanların bulunduğu belirtilmektedir ki bu gayet nomaldir. Ancak tıraş olmanın daha faziletli olduğu unutulmamalıdır.

52. Mescitte İlim (Öğretmek) Ve Fetva Vermek

52. Mescitte İlim (Öğretmek) Ve Fetva Vermek

133- Abdullah İbn Ömer şöyle rivayet etmiştir:

Bir adam mescitte kalkarak şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü! İhrama nereden girmemizi emredersin?"

İbn Ömer şöyle demiştir: Resûlullah'm şöyle dediğini de iddia ediyorlar:

"Yemenliler Yelemletriden ihrama girerler".

İbn Ömer "Ben bunu (Yemenliler'in ihrama gireceği yeri) Resûlulîah'tan öğrenmedim" demiştir.[145]

Açıklama

52. Mescitte İlim (Öğretmek) Ve Fetva Vermek

52. Mescitte İlim (Öğretmek) Ve Fetva Vermek

133- Abdullah İbn Ömer şöyle rivayet etmiştir:

Bir adam mescitte kalkarak şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü! İhrama nereden girmemizi emredersin?"

İbn Ömer şöyle demiştir: Resûlullah'm şöyle dediğini de iddia ediyorlar:

"Yemenliler Yelemletriden ihrama girerler".

İbn Ömer "Ben bunu (Yemenliler'in ihrama gireceği yeri) Resûlulîah'tan öğrenmedim" demiştir.[145]

Açıklama

Bâb: İhramda Güzel Koku Sürünmek

Bâb: İhramda Güzel Koku Sürünmek

182- Abdullah b. Yusuf bize anlatarak dedi ki: Mâlik bize Abdurrahman b. el-Kâsım'dan, o babasından, o Allah Resûlü'nün (sav) hanımı Âişe'den (r.anhâ) şunu nakletti:

Kabe'yi tavaf etmeden önce ihrama gireceği ve çıkacağı zaman Al­lah Resûlü'ne (sav) misk sürerdim.[3]

Şerh

Kabe'yi tavaf etmeden önce ihrama gireceği ve çıkacağı zaman misk sürerdim" ifadesinde, ihrama girilir­ken ve ihramdan çıkılırken koku sürünmenin sünnet olduğu bildirilmektedir.

Hüküm

Bâb: İhramda Güzel Koku Sürünmek

Bâb: İhramda Güzel Koku Sürünmek

181- Muhammed b. Yusuf bize anlatarak dedi ki: Süfyân bize Man-sûr'dan, o Saîd b. Cübeyr'den şunu nakletti:

Abdullah b. Ömer (ra) (saçlarına) yağ sürerdi. İbrahim'e bundan söz et­tiğimde şöyle dedi: Peki onun şu sözü hakkında ne diyeceksin?

el-Esved bana Âişe'den (r.anhâ) şöyle dediğini rivayet etti: Allah Resû-lü (sav) ihramlı iken saç ayrımların daki miskin parıltısına bakar gibiyim[2]

Şerh

«Haccın Sıfatı Babı Ve Mekke'ye Giriş»

«Haccın Sıfatı Babı Ve Mekke'ye Giriş»

Bundan maksad: Menasik-i hac denilen hac ibâdetlerini beyân ve onların tertip üzere keyfiyet-i edâsıdır. Aşağıdaki Câbir hadîsi bu bâb-da lâzım gelen malûmatı vermektedir.[821]

759/605- «Câbîr ibni Abdullah radıyallahü anhüma'dan rivayet olun­muştur, (demiştir ki): Resûlüllah Solîallahü aleyhi ve sellem, Hacca gitti. Biz de onunla beraber (Medine'den) çıktık. Zülhüleyfe'ye vardığı­mı zaman Esma binti Umeys doğurdu. Bunun üzerine Peygamber Saîlaîlahü aleyhi ve sellem (kendisine,) :

«İhram Babı»

«İhram Babı»

İhram lûgatta : Hiirmete girmektir.

Şer'an ise : Hac'ca veya omra'ya girmeye niyet etmektir.

Hanefîler'e göre ihram : Hurumat-ı mahsûsâ'yı iltizâm etmek de mektir. Ve niyet ile telbiyeden ibarettir. İhram haccın farzlanhdandır. Yalnız bâzı mezheplere göre rükün, bâzılarına göre şarttır. İhrama gi­rene muhrlm, girmeyene halâl denilir.

«İhramın Vecihleri Ve Sıfatı»

«İhramın Vecihleri Ve Sıfatı»

İnram'in vecihlerinden murâd : ihramın taallûk ettiği nev'ilerdir ki, bunlar: Hac, omra, veya her ikisidir.

Sıfattan maksad : İhramın nasıl yapılacağıdır.[783]

Hükmü Ve Farz Oluşunun Delili

Hükmü Ve Farz Oluşunun Delili

Hac, İslâmın üzerine kurulduğu beş rükünden (esastan) biridir. Ömür boyunca bir kere yapılacak bir farzdır. Farzlığı, Kur'an-ı Kerim'le sabittir. Delili de, Cenab-ı Allah'ın (şu) âyet-i celîlesidir.

“Velillahi âlennası hiccul beyt menisteta'a ileyhi sebila)”[50]

Meali: “yoluna gücü yetenlerin Beytüllah'i ziyaret etmeleri Allah'ın insanlar üzerinde bir hak­kıdır.”

HACCI FESHETMEK

6858 - Berâ İbnu'l-Azib radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalatu vesselam ve ashabı, haccda başımızda beraber çıktılar. Biz (sahabilerin çoğu) hacc niyetiyle ihrama girdik. Mekke'ye geldiğimiz vakit, Aleyhissalâtu vesselam: "Haccınızı umreye çevirin!" buyurdular. Ashab: "Ey Allah'ın Resülü! Biz hacc niyetiyle ihrama girmiştik! Şimdi onu nasıl umreye çevirelim?" dediler. Aleyhissalatu vesselam:

HACCDA İHRAMDAN ÇIKMA ŞARTI

6849 - Ebu Bekr İbnu Abdillah İbnü'z-Zübeyr radıyallahu anhüma büyük annesinden -ravi der ki: Bu büyükanne Esma Bintu Ebi Bekr midir, yoksa Su'da Bintu Avf mıdır bilemiyorum- naklediyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm Dubâ'a Bintu Abdilmuttalib'in yanına girmişti, ona: "Ey halacığım seni hacc yapmaktan alıkoyan mâni nedir?" diye sordu. Halası: "Ben hastalıklı bir kadınım, (hastalığımın hacc menasikini yapmama) engel olmasından korkuyorum" dedi.

İHRAMLIYA GÖLGELİK

6848 - Hz. Cabir İbnu Abdillah radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki: "Allah rızası için gününü, akşama kadar, güneş altında telbiye çekerek geçiren hiçbir muhrim (hacc veya umre için ihrama giren) yoktur ki günahları güneşle beraber batmasın ve annesinin kendisini doğurduğu (günahsız) şekle dönmesin."

İHRAM

6847 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Ben (Zülhuleyfe'deki) ağacın yanında, Resülullah'ın bindiği devesinin sefinelerinin (yani çökük iken yere değen uzuvlarının) yanında idim. Deve ayağa kalkıp doğrulunca, Aleyhissalâtu vesselam: "Allah'ım! Umre ve hacca beraber niyet ederek davetine icabet ediyorum! Emrine âmâdeyim!" buyurdular. (Yani o zaman ihrama girdiler). Bu (ihrama girme işi) Veda haccında idi."

İHRAMDAN ÇIKMA ( TAHALLÜL)

1433 - Abdullah İbnu Amr İbni'l-Âs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Veda haccında Mina'da, halkın meselelerini kendisine sorması için durmuştu. Bir adam gelip:

"(Ben kurbanın traştan önce olacağını) bilemedim ve kurbandan önce traş oldum?" dedi. Resûlullah (aleyhissalàtu vesselâm):

"(Şimdi de kurbanını) kes, burada bir beis yok" cevabını verdi. Bir başkası daha gelip:

"(Taşı kurbandan önce atmak gerektiğini) bilemedim ve taşlamayı yapmadan kurban kestim" dedi. Buna da:

İHRAMINI İFSAD EDENLER HAKKINDA

1247 - İmam Mâlik (rahimehumullah) anlatıyor: "Bana ulaştı ki, Hz. Ömer, Hz. Ali ve Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anhüm ecmain)'ye haccetmek üzere ihrama girmiş bulunan birisi hanımı ile cinsî temasta bulunursa ne gerekir diye sual sorulmuştu. Şu cevabı verdiler: "Bunlar (başladıkları) haccı tamamlarlar. Sonra müteâkip sene yeniden hacc yaparlar ve (ceza olarak da) kurban (hedy) keserler."

Hz. Ali (radıyallahu anh) şunu söylemiştir: "Müteakip yıl, bunlar hacc için ihrama girince, haccı tamamlayıncaya kadar birbirlerinden ayrılırlar."

İHRAM VE HARAMLARI

1174 - İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) muhrimin giyeceği şeylerden sorulmuştu, şu cevabı verdi: "Muhrim ne kamis (gömlek), ne sarık, ne bürnus. ne şalvar ne de vers veya zaferân bulaşmış bir giysi taşımaz. Ayağında da mest (ve benzeri ayakkabı) yoktur. Ancak nalın bulamazsa, mestlerin topuktan aşağı kısmını kesmelidir. "

Buharî'de şu ziyade var: "İhramlı kadın yüzünü örtmez, eldiven de giymez."

data-ad-client="ca-pub-8844673487498982"
data-ad-slot="6052113740">

Son yorumlar