warning: Creating default object from empty value in /home/khadis/domains/kuranvehadis.com/private_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

miras

(70) Yahudi Komşu

(70) Yahudi Komşu

128— Mücahid'den rivayet edildiğine göre, şöyle anlatmıştır:

«— Abdullah îbni Amr'ın yanında idim, kölesi de bir koyun yüzü­yordu.» Abdullah îbni Amr dedi ki:

«— Ey genç! Bitirdiğin zaman, Yahudi komşunla başla (hediye ver).»

Oradaki topluluktan bir adam:

«— Yahudi'ye mi? (vereceksin) Allah seni ıslâh etsin,dedi.

Abdullah Îbni Amr şöyle cevap verdi:

(57) İkrama Önce Komşudan Başlamalı

(57) İkrama Önce Komşudan Başlamalı

104— îbni Ömer'den rivayet edildiğine göre, şöyle dedi: — Reoûlüllah (Saltallahü Aleyhi ve Sellem):

«— Cibril, bana komşuyu tavsiye edip duruyordu. Öyle ki, onu mi­rasçı kılacak zannettim.» diye buyurdu.[207]

Aynı lâfızla bu hadîs-İ şerîf Hazreti A i ş e (Radiyallahü anha) tara­fından 101 numarada rivayet edilmiştir.[208]

105— Abdullah İbni Amr (Radiyallahuanh)'dan rivayet edildiğine göre :

Bâb: Miras Paylarının (Ferâiz) Öğretimi

Bâb: Miras Paylarının (Ferâiz) Öğretimi

455- Musa b. İsmail bize anlatarak dedi ki: Vüheyb bize İbni Tâvûs'tan, o babasından, o Ebû Hüreyre'den (ra) şunu nakletti:

Allah Resulü (sav) buyurdu ki: Zandan sakının. Muhakkak ki zan, sözün en yalanıdir.Gizli yönleri araştırmayın, casusluk etmeyin, birbi­rinize buğzetmeyin, birbirinizin arkasından plan yapmayın ve Allah'ın kardeş kulları olun.[1]

Şerh

Bâb; Kadının Cenini

Bâb; Kadının Cenini

476- Abdullah b. Yusuf bize anlatarak dedi İçi: el-Leys bize îbni Şihâb'cian, o Saîd b. el-Müseyyeb'den, o Ebû Hüreyre'den (ra) şunu naklet­ti:

Allah Resulü (sav) Lihyân Oğullarından bir kadının ceninine karşı­lık köle erkek veya kadının kan bedelinin yirmide birine hükmetmişti. Aleyhinde hüküm verilen kadın (bir süre) sonra öldü. Bunun üzerine Alteh Resulü (sav) kadının mirasının çocukları ve kocasına devrolduğu-na ve diyeti ödeniesinin birinci derece yakınlarına düşeceğine hükmet­ti.[2]

Şerh

« Feraiz Babı»

« Feraiz Babı»

Ferâiz: Fcrîza'nm ccm'idir; farz'dan'alınmıştır, katı' manasına­dır. Mîras hisselerine ferâiz denilmesi, âyet'te :

[387] Duyurulduğu içindir. Bunun mânâsı: «ma'lûm miktar» demektir. Ferâiz ilmini öğrenmeğe teşvik eden hadîsler çoktur.[388]

803/971- «İbni Abbas radıyallahü anhümâ'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem:

— Hisseleri ehillerine ulaştırın. Kalan miktar en lâ­yık erkek şahsındır; buyurdular.»[389]

Hadîs müttefekun aleyh'tir.

KIRK ÜÇÜNCÜ HADİS FERAZİ (MIRASLARI) EHLİNE DAHİL EDİNİZ

KIRK ÜÇÜNCÜ HADİS

FERAZİ (MIRASLARI) EHLİNE DAHİL EDİNİZ

ON İKİNCİ HADİS: SENİ İLGİLERDİRMEYİ TERK ETMEK

ON İKİNCİ HADİS

SENİ İLGİLERDİRMEYİ TERK ETMEK

S:206) Ebu Hureyre (r.a)’den rivayet edildi, Rasulullah (s.a.v) buyurdiki: Malayani şeyleri terk etmesi kişinin islamının güzelliğndendir” (3) Hadis hasendir, Tirmizi ve başkası bu şekilde rivayet etti.

Bu hadisi Tirmizi ve İbni Mace Evzai’den rivayete tahric etti, oda Kurra bin Abdurrahman’dan, Oda Zühri’den Oda Ebu Selem’den , Oda Ebu Hureyre (r.a)’den rivayet etti.

VASİYETTE ZULÜM

VASİYETTE ZULÜM

6793 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim varisinin mirasçılığı (hakkı)ndan kaçarsa Allah Kıyâmet günü o kimsenin cennetten mirasçılığını keser."

6794 - Muaviye İbnu Kurre babasından naklen anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kim, ölüm yaklaşınca vasiyette bulunur ve vasiyeti de Allah'ın kitabına uygun olursa, bu vasiyeti, onun hayatında vermeyi ihmal ettiği zekâtına kefâret olur."

VASİYET

VASİYETE TEŞVİK

5758 - İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Hakkında vasiyet edebileceği bir malı bulunan müslüman kimsenin, vasiyeti yanında yazılı olmaksızın iki gece geçirmeye hakkı yoktur."

Buhârî, Vesâya 1; Müslim, Vasiyyet 4, ( 1627); Muvatta, Vasiyyet 1, (2, 761 ); Ebu Dâvud, Vesâya 1, (2863); Tirmizi, Cenâiz 5, (974); Nesâi, Vesâya 1, (6, 238, 239).

UMRÂ VE RUKBA

UMRÂ VE RUKBA

4189 - Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kim bir başkasına hayat boyu ev bağışında bulunursa, artık bu ev onun ve varislerinin olur. Bu söz, o maldaki hakkını keser. Ev, kendine ömür boyu bağışlanana ve onun varislerine aittir."

Buhari, Hibe 32, Müslim, Hibat 21, (1625); Muvatta, Akdiye 43, (2, 752); Ebu Davud, Büyü 87, 88, 89, (3550-3558); Tirmizi, Ahkam 15, (1350); Nesai, Umra 2, 3, 4, (6, 272-278).

Konu: Mirasçılık

Konu: Mirasçılık

1- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“(Ölünün bıraktığı malından) hisse sahiplerine verilen hissedeni arta kalanı ölünün en yakın erkek varislerine verilir.”[261]

2- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Şüphe yok iki, Hz. Allah (ölünün ardında bıraktığı malından her hak sahibine hakkının verilmesini farz kılmıştır. Öyleyse varisler için vasiyet etmek hakkı yoktur.”[262]

NİSA SURESİ

NİSA SURESİ

534 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Bir adamın yanında yetime bir kız vardı. Onu kendisine nikâhladı. Kızın meyve veren bir hurma ağacı vardı. Kız, o hurma ağacında olsun, adamın başka malında olsun ona artaktı. Adam kızı kendisi için tutuyor, kıza kendisinden (mehir olarak) bir şey vermiyordu. Bunun üzerine şu âyet indi: "Eğer velisi olduğunuz mal sâhibi yetim kızlarla evlenmekle onlara haksızlık yapmaktan korkarsanız, onlarla değil, hoşunuza giden başka kadınlarla iki, üç ve dörde kadar evlenebilirsiniz..." (Nisa, 3),

Konu: Vasiyet Etmek

Konu: Vasiyet Etmek

1- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“(Ey Sait, sen vasiyet etmek istiyorsan) malının üçte biri yeter­li, hatta çok bile. Çünkü mirasçılarını zengin olarak bırakıp gitmen, fakir ve dilenci olarak bırakıp gitmenden daha hayırlıdır. Hatta hanımının ağzı­na koyduğun lokmaya varıncaya kadar Allah için harcadığın her harcaman için sana mükâfat verilecektir.”[912]

Hadisin sebebi: Sahabilerden Sait ibni Ebi Vakkas ölüm: anımla peygamberimize dedi ki:

Evlenmenin Zararları

Evlenmenin Zararları

Evlenmenin zararları üçtür:

Birinci Zarar: Helâl kazanmaktan âciz olabilir: bilhassa böyle bir zamanda. Çoluk çocuk sebebiyle şübhelilere yahud harama düşebilir. Bu ise kendinin ve çoluk çocuğunun din bakımından helakine sebeb olur.

Evlenmenin hiçbir üstünlüğü buna mecbur etmez. Hadîs-i Şerifte buyuruldu:

MİRASLARIN TAKSİM ÇEŞİTLERİ

6806 - Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Cahiliye devrinde taksim edilmiş bir miras malı, o zamanki taksim üzere muteberdir. İslâm dönemine intikal eden bir miras, artık İslâm'a göre taksim edilecektir."

ÇOCUK İDDİA ETME

6805 - Amr İbnu Şuayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm: "Nisbet edildiği babasının ölümünden sonra ilhak edilmesi istenen çocuk, (adamın sağlığında inkâr etmemiş olması şartıyla) babası olduğu söylenen adamın ölümünden sonra mirasçılarının ilhak iddiasında bulundukları kimsedir."

KÂTİLİN MİRASI

6802 - Abdullah İbnu Amr anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm, Mekke'nin fethedildiği gün kalkıp şu beyanda bulundu: "Kadın kocasının diyetine ve malına vâris olur. Erkek de karısının diyetine ve malına varis olur, yeter ki bunlar birbirlerini öldürmüş olmasınlar. Bunlardan biri diğerini taammüden öldürürse ne malına, ne de diyetine hiçbir surette vâris olamaz. Bunlardan biri arkadaşını hatâen öldürürse malına vâris olur, diyetine vâris olamaz."

KELÂLE

6801 - Ömer İbnu't-Hattâb radıyallahu anh demiştir ki: "Üç mesele vardır ki, şayet Resülullah aleyhissalâtu vesselâm onları açıklamış olsaydı bu benim yanımda, dünya ve dünyanın içindeki şeylerden daha hayırlı olacaktı: Kelâle,fâiz ve hilâfet."

CEDDE (BÜYÜKANNE)NİN PAYI

6800 - İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm bir ceddeyi südüse (altıda bir'e) varis kıldı."

RESÛLULLAH ALEYHİSSALÂTU VESSELÂM VE GERİDE BIRAKTIKLARININ MİRASI

4714 - Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Hz. Fatıma radıyallahu anha, Hz. Ebu Bekr radıyallahu anh'tan, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın bıraktığı maldaki hissesini taksim edivermesini talap etti. Hz. Ebu Bekr, ona şu cevabı verdi.

"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Bize vâris olunmaz, bıraktığımız sadakadır" buyurmuştu."

Hz. Fatıma bu cevaba öfkelendi ve Hz. Ebu Bekr'e küstü, ölünceye kadar da konuşmadı. Zaten Aleyhissalâtu vesselâm'dan sonra altı ay kadar hayatta kalmış (ve rahmet-i Rahman'a kavuşmuştu.)

ASABE'NİN MİRASI

4707 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Ben mü'minlere, kendi nefislerinden evlâyım. Öyleyse kim üzerinde borcu olduğu halde ölür, bunu ödeyecek mal bırakmazsa, onu ödemek bana aittir. Kim de mal bırakarak ölürse bu mal varislerine aittir. -Bir rivayette- Kim bir mal bırakmışsa, buna, kim olursa olsun asabesi varis olur."

VELA'NIN MİRAS OLMASI

4703 - Amr İbnu Şuayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Mala kim varis olursa velâ'ya da varis olur."

Tirmizi, Feraiz 22, (2115).

4704 - Amr İbnu Şuayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anh anlatıyor:

"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Velâ, erkeklerden en büyüğe aittir. Kadınlar, velâya (iki durum dışında) varis olamazlar. Bu iki durum şudur: Bizzat azad ettikleri veya azad ettiklerinin azad ettikleri."

Rezin tahric etmiştir.

VARİSLER CEMAATİ

4699 - İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "(Cahiliye devrinde ölen babanın) malı oğluna kalırdı. Vasiyet de valideyn için yapılırdı. Allah Teâla hazretleri bundan dilediği kısmı neshedip erkeğin hissesini kadının hissesinin iki misli kıldı, ebeveynden herbiri için (eğer çocuk varsa) altıda bir, üçte bir kıldı. Kadına (çocuk varsa) dörtte bir kıldı. Zevc'e, (çocuk yoksa) yarı, (çocuk varsa) dörtte bir miras payı kıldı."

Buhari, Vesâya 6, Tefsir, Nisa 5, Feraiz 10.

SADAKANIN MİRASI

4697 - Büreyde radıyallahu anh anlatıyor: "Bir kadın Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a gelip: "Ben anneme bir cariye tasadduk etmiş idim. Şimdi annem, cariyeyi bırakarak vefat etti" (deyip, hükmünü sordu). Aleyhissalatu vesselam:

"Sanna onun sevabı vacip olmuştur. Miras yoluyla da cariye sana geri gelmiştir!" buyurdular."

Müslim, Sıyam 154, (1149); Tirmizi, Zekat 31, (667); Ebu Davud, Vesaya 12, (2877), Zekat 31, (1656).

DİYETİN MİRASI

4696 - Said İbnu'l-Müseyyeb rahimehullah anlatıyor: "Hz. Ömer radıyallahu anh diyor ki: "Diyet âkile üzerinedir. Öyle ise âkile(yi teşkil edenler) diyete varis olurlar; kadın (âkileden olmadığı için) kocasının diyetine varis olamaz." Dahhak İbnu Süfyan radıyallahu anh kendisine (itiraz ederek) dedi ki: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, bana Eşyem ed-Dıbâbi'nin hanımını kocasının diyetine varis kılmamı yazmıştı. Kadın bir başka cemaatten idi." Bunun üzerine Hz. Ömer, önceki tatbikatından hemen vazgeçti."

ZEVİLERHAM

4694 - Muhammed İbnu Ebi Bekr İbni Hazm'ın anlattığına göre, babasının sıkça şöyle söylediğini işitmiştir:

"Hz. Ömer radıyallahu anh pek çok defalar şöyle derdi: "Halanın haline hayret ediyorum! Kendisine varis olunur, fakat o varis olmaz."

Muvatta, Feraiz 9, (2, 517).

4695 - Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Bir kavmin kızkardeşlerinin oğlu, kendilerindendir."

Ebu Davud, Edeb 121, (5122); Nesai, Zekât 96, (5, 106); Buhari, Feraiz 24.

KELÂLE (NE EVLAD NE DE BABA BIRAKMADAN ÖLEN)

4693 - Zeyd İbnu Eslem radıyallahu anh anlatıyor: "Hz. Ömer radıyallahu anh, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a kelâle(nin miras hissesin)den sormuştu.

"Bu yaz nâzil olan, Nisa suresinin sonundaki ayet, bu meselede sana yeterlidir" buyurdular.

Hadisin ravisi der ki: "Ebu İshak'a sordum: "Kelâle, ne çocuk ne de baba bırakmadan ölen kimse değil mi?" Bana: "Böyle zannettiler!" diye cevap verdi."

Muvatta, Feraiz 7, (2, 515); Müslim, Feraiz 9, (1617).

Yaz mevsiminde indiği için "Yaz âyeti" denen ayet şudur. (Mealen):

MU'TEDDE (İDDET BEKLEYEN KADIN)

4690 - Muhammed İbnu Yahya İbni Hibban anlatıyor: "Dedem Hibbân'ın iki hanımı vardı. Biri Haşimiye, diğeri Ensariye idi. Dedem, Ensariye'yi, çocuğu meme verir halde boşadı. Kadının üzerinden bir yıl geçti, sonra dedem öldü, kadın hâlâ hayız olmadı. Bunun üzerine:

"Ben kocama varis olurum, çünkü hayız olmadım!" dedi. Dava Hz. Osman radıyallahu anh'a intikal etti. Hz. Osman kadının mirasa iştirak etmesine hükmetti. Haşimiye kadın, bu kararı sebebiyle Hz. Osman'ı levmetti. Hz. Osman:

MÜLÂ'ANE ÇOCUĞU

4688 - Mekhûl anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, mülâ'ane (ile ayrılan karı-kocanın) çocuğunun mirasını annesine kıldı, anneden sonra da annenin varislerine kıldı."

Ebu Davud, Feraiz 9, (2907).

4689 - Vâsile İbnu'l-Eska' radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Kadın üç mirası toplar. Azadlısı(nın mirası), buluntusu(nun mirası), üzerine mülâ'anede bulunduğu çocuğu(nun mirası)."

Ebu Davud, Feraiz 9, (2906); Tirmizi, Feraiz 23, (2116).

CENİN

4686 - Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, ölü olarak düşürülen bir cenin için köle veya cariye bir gurreye hükmetti. Sonra lehine bir gurreye hükmedilen kadın ölmüştü. Aleyhissalatu vesselam, kadının mirasının oğullarına ve kocasına kalacağına, diyetinin de asabesine kalacağına hükmetti.

Buhari, Feraiz 11, Tıbb 46, Diyat 25; Müslim, Kasame 35, (1681); Tirmizi, Diyat 15, (1410), Feraiz 19, (2112).

data-ad-client="ca-pub-8844673487498982"
data-ad-slot="6052113740">

Son yorumlar