Şeytanın Tuzakları

Şeytanın Tuzakları

Şeytan, insanoğlunun hedefine varmak üzere koyulduğu doğru yolda önünü kesmek için can atan baş düşmanlarından biridir. Başlıca yedi türlü taktik ve tuzakla insanı doğru yoldan sapıtmaya çalışır.

1- İbadetten alıkoymak. Şeytan ilkin mü'mini ibadeti terk ettirmeye, Allah yolundan ayırmaya gayret eder. Eğer

kişi, “benim ibadet etmeğe ihtiyacım var, sonsuz hayatım için bu gelip geçici dünyada kendini kurtaracak olan azığı hazırlamalıyım” diyerek şeytanın aşılamak istediği kötü duy­gu ve düşünceleri reddederse, şeytan bu tuzağında başarıya ulaşamaz. Mü'min de böylece ilk tehlikeyi atlatmış olur.

2- Oyalamak. Kurduğu birinci tuzakta başarı elde edemeyen lânetlik şeytan bu defa mü'niine şu zehirli fikirleri aşılamaya bakar:

Acelesi yok, daha henüz ömrün çok. Nasıl olsa ibâdete çok vakit bulacaksın. Biraz da dünyadan nasibini almaya

bak. Sonra tövbe eder; tam mânasıyle Hak yola koyulursun.

Mü'min bu zehirli telkinlere asla kanmamak, bütün basîretiyle onu susturmalıdır.

Ecelimin ne zaman geleceği elimde olan bir şey değil­dir. Bugünün işini yarına bırakırsam yarının işini ne zaman yapacağım. Çünkü her “günün vaktini dolduracak, zamanını alacak bir işi bulunur diyerek de şeytana karşı çıkmalıdır. Böyle hareket ederse bu tuzağı da atlatmaya muvaffak olur.

3- Aceleciliğe sürüklemek. Şeytanın üçüncü tuzağı kulu giriştiği her iyi işte acele etmeye sürüklemektir. “Acele et; acele et” der. “Hemen bu hayırlı işi bitir, sonra bir ikincisine başlarsın.” Şeytanın bu çirkin tuzağının farkına varan uyanık mü'min, onu asla yutmıyacak ve bu tehlikeyi de atlatmasını bilecektir. “Eksiksiz olarak neticeye vardırılan az iş, kusurlu olarak yarıda bırakılmaya mahkûm olan çok işten hayırlıdır.” diyerek ayak diretecektir.

4- Gösterişe saptırmak. Şeytan uyanık mü'minin yuka­rıda verdiği cevaptan başka bir kurnazlığa başvurarak faydalanmaya kalkışır. Riyaya bulamak! “Çok güzel ve eksiksiz ibadet ediyorsun.” der. “Herkes bu dürüst ibadetini görse de seni örnek alsa, ne iyi olur.” Lânetlik şeytanın gayesi kulu riya bataklığına sokmaktır. Fakat uyanık mü'minin buna karşı da cevabı sert ve susturucu olacaktır. “Ulu Allah'ın gördüğü yetmez mi? İnsanların görmesiyle ne kazanırım? Hayır, ol­maz. Kimse beni Örnek almasın. Ben sırf Allah için kendimi ibadete veriyorum.” Ama hiç şeytan durur mu?

5- Kendini beğenmişlik taslatmak. Lânetlik Şeytanın ku­la karşı kurduğu beşinci tuzak onu işlediği amellerden ötürü kendini beğenmeye zorlamaktır.

6- Gizliliğe davet. Burada şeytan en büyük kozlarındar birini oynamaktadır. Bilhassa mü'min şeytanın bu tuzağın-düşmemeğe bakmalıdır.

7- İbadetin lüzumsuzluğuna inandırmak, işte şeytan, bü­tün kozlarım tek tek kullandıktan ve başarıya ulaşamadıktan sonra son olarak bir daha şansını deneyecek ve açıktan açığa mü'mini ibadet etmemeğe teşvik edecektir. “İbadete ne lüzum var?” diyerek aldatmacasına son bir hamleyle devam edecektir. Dahası var. “Niye ibadet edeceksin, buna ihtiyaç var mı? Diyecek. “Eğer sen gerçekten iyi bir kul olarak yaratıldı isen ibadeti boşlamakla bir şey kaybetmiyeceksin. Yok, kötü bir kul olarak yaratıldı isen ibadetinin zâten sana bir faydası olmaz.[298]

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

data-ad-client="ca-pub-8844673487498982"
data-ad-slot="6052113740">

Son yorumlar