23. Hayızlı Kadının Bayramlara Ve Toplu Dualara Katılıp Namazgahlardan Uzak Durması

23. Hayızlı Kadının Bayramlara Ve Toplu Dualara Katılıp Namazgahlardan Uzak Durması

324- Hafsa (bintu Sîrtn'den) şöyle nakledilmiştir: "Biz genç kızlarımıza, bay­ramlara katılmak için evden çıkmalarına izin vermezdik. Bir gün bir kadın geldi ve Kasr-ı Benî Halefe [56] yerleşti. Kocası Hz. Peygamberle birlikte on iki gazveye katılmış bacısından bahsetti: "Kız kardeşim, altı savaşta kocasının yanında [57] yer aldı. (Bize savaştaki vazifeleri hakkında) Yaralıları te­davi eder, hastalarla ilgilenirdik1 dedi."

Kız kardeşim Hz. Peygamber'e Cilbâbı olmadığı için (top­luca iştirak edilen bayramlar gibi hayrın bolca işlendiği günlerde) dışarı çı­kamayan kadınlara günah o!ur mu?' diye sordu. Allah Resulü Böylesi durumlarda arkadaşı, ona kendi cilbabmı versin. O da, bu sayede hayrın bulunduğu meclislere katılsın ve Müslümanlann topluca dua ettiği ortamlarda bulunsun' şeklinde cevap verdi.

Ümmü Atıyye (Basra'ya) [58] geldiği zaman ona Bu sözü Hz. Peygamber'den duydun mu?1 diye sordum. O da 'Babam ona feda olsun ki, evet. (Ümmü Atıyye Hz. Peygamber'den bahsederken mutlaka 'babam ona feda olsun ki' derdi.) Hz. Peygamberin şöyle de­diğini de işittim: "Genç kızlar ve perde arkasında bulunan kızlar (veya perde arkasında bulunan genç kızlar) ile hayızh kadmlar dışarı çıktp hayrın bulunduğu meclislere katılsınlar ve Müslümanların dualarına iştirak etsinler. Yalnız haytzlı kadınlar namazgahtan uzak dursunlar."

Hafsa, "hayızlı kadmlar da dışarı çıkıp bu meclislere katılır mı?" diye sorun­ca, Ümmü Atıyye "Onlar Arafat'a çıkıp, şuraya buraya gitmiyorlar mı?" demiştir.[59]

Açıklama

(genç kızlarımıza) Arapça'da bulûğ çağına gelen veya yaklaşan, evlenecek yaşa giren, ailesinin şerefine yakışır hareket eden, hizmet için dışarı çıkma husu­sunda denenip güven kazanan genç kızlara denir. Çoğulu ise şeklinde gelir. Bu hadisten Hafsa'nın bulunduğu dönemde yaşayan insanların asrı saa­detten sonra meydana gelen ahlâkî sapma yüzünden, genç kızların dışarı çıkma­sına izin vermedikleri anlaşılır. Oysa sahabe böyle bir çözümü uygun görmemiş­tir. Hatta hadiste bahsi geçen kadın sahâbî, Hz. Peygamberin dönemindeki hükmün aynen geçerli olduğu kanaatindedir. (perde arkasında bulunan kızlar) kelimesinin çoğulu olup evin bir bö­lümüne konulan ve arkasında evlenmemiş kızlann oturduğu bir tür perdeye denir.

(Yalnız hayızh kadınlar namazgahtan uzak dursunlar.) Hz. Peygamberin bu emri, çoğunluk tarafından hayızh kadının namazgahlardan uzak durmasının müstehap olduğu şeklinde anlaşılmıştır. Çünkü namazgahlar, cami olmadığı için hayızh kadınların buralara gitmesi yasaklanmamıştır. Ibnu'l-Müneyyir şöyle de­miştir: "Kadınların namazgahlardan uzak durmalarındaki hikmet şu şekilde açık­lanabilir: Kadınların namaz kılmadıkları halde namazgahlarda bulunmaları, tavır olarak bir bakıma küçümseme anlamına gelir. Bundan dolayı hayızh kadınların namazgahlardan uzak durması müstehap olmuştur."

(şuraya buraya) Bu ifade ile, Müzdelife, Minâ gibi yerler kasdedilmiştir. •

Bu hadise göre, hayızh kadınlar, Allah'ı anmayı bırakmazlar, camiler dışında ilim ve zikir meclislerine katılabilirler. Yine bu hadisten anlaşıldığına göre, cilbab-sız olarak kadınların dışarı çıkması yasaktır.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

data-ad-client="ca-pub-8844673487498982"
data-ad-slot="6052113740">

Son yorumlar