(95) Köle Ve Hizmetçilere Giydiğiniz Elbiselerden Giydirin

(95) Köle Ve Hizmetçilere Giydiğiniz Elbiselerden Giydirin

187— Ubade ibni Samit şöyle anlattı:

«Ben ve babam, Erisar'm bu cemaatinden — vefat edişlerinden Önce — ilim öğrenelim diye çıktık. îlk karşılaştığımız (âlim), Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Selîern) 'in arkadaşı Ebu'l-Yeser oldu; ve yaninda kendi kölesi vardı. Ebu'l-Yeser'iri sırtında bir hırka ve giydiği (Yemen kabilesinin dokuması)' bir 'Meafirî elbise vardi. Kölesinin üzerinde de bir hırka ve bir Meafirî vardı. Ben, Ebu'l-Yeser'e:

«Ey Amcam! Kölendeki hırkayı alsan da, ona senin Meafirî'ni versen, (böylece senin iki hırkan ve onun iki Meafirî olsa), yahut onun Meafirî'ni alsan da ona, senin hırkanı versen, (böylece ikinizin üzerinde aynı cins­ten iki parça elbisesi olsa), dedim.»

Ebu'İ-Yeser başım sıvayarak şöyle dedi;

«Allah'ım, buna bereket ver. Ey kardeşimin oğlu! Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Selîem) in şöyle buyurduğunu, şu iki gözüm gördü, şu iki kulağım işitti ve —kalbinin damarına işaret ederek— kalbim ez­berledi :

«Onlara (köle ve hizmetçilere) yediğinizden yedirin ve giydiğiniz­den onlara giydirin.»

«Ona dünya malından bir şey vermem, kıyamet gününde benim hase­natımdan bir miktar (benden) almasından bana çok daha hafiftir.»[374]

Anlaşılıyor ki, U b a d e , köle ile efendisi üzerinde ayrı ayrı kur maşlardan ikişer parça elbise görünce, bunları birleştirmek sureti ile aynı cinsten birer takım elbise yapmalarını hoş görmüştür. Halbuki E b u ' I -Y e s e r , adalete en uygun şeklini seçtiğini ve bu husustaki hareketini anlattığı hadîs-i şerîfe dayanarak, yaptığını ifade etmiştir. İşte İslam'da, efendi giydiği elbiseyi kölesine ve hizmetçisine giydirecek ve yediği ye­meği de ona yedirecektir. Gerçek adalet budur

Ebu'l-Yeser kimdir? :

Ensar'dan olan Ebu'l-Yeser'in jşmt Kâ'b ibni A m r'-dir. Isİm ve künyesi ile şöhret bulmuştur. Annesinin adı N e s î b e 'dir. Akabe bi'atından sonra Bedir savaşında bulundu ve bu savaşta Haireti Peygamber Efendimizin amcası Hz. Ab bas 'ı (henüz İslâm'ı kabul etme-mişken)^esir aldı. Kendisi kısa boylu ve geniş karınlı idi. Halbuki Hazreti A b b a s, uzun boylu, büyük yapılı ve güzel bîr adamdı. Bunun için Pey­gamber Efendİmİ2, Ebu'l-Yeser'e: ;

«Muhakkak surette Alibas'a karşı iyi bir melek sana yardım etti, (de onu esirajdın).»

Yine Bedir savaşında müşriklerden Ebu'l-Uzeyr elinde bulu­nan müşrHdere ait sancağı çekip alan yine odur. Bedir'den sonraki savaş­larda da bulunmuştur. Hz. Ali'nin hilâfeti zamanında Hz. Ali safların­da bulunmuş -ve Siffin muharebesine katılmıştır. Medine'de ikâmet etmfş ve hicretin 55. yılında orada vefat etmiştir. Bedir savaşında bulunanların en son vefat edenidir. Allah ondan razı olsun.[375]

188— Câbir ibni Abdullah'ın (Radiyallahu anh) şöyle anlattığı işitilmiştir:

Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) kölelere iyi muamele etmesi­ni emrederdi ve:

«Onlara, yediğinizden yedirin ve elbiselerinizden onlara giydirin. İz­zet ve Celâl sahibi olan Allah'ın yaratığına eziyet etmeyin.» buyurdu.[376]

Köleye ve hizmetçiye, yediğinden yedirmek, muhakkak surette onunla beraber oturup yemek değildir. İnsan yediği yemekten ona vermesi ve tad-dırması demektir. Bu hadîs-i şerif 199 sayıda aynen gelecektir.[377]

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar