Fasil Gündüz Ve Gecede Zikir Vazifelerine Dairdir:

Fasil

Gündüz Ve Gecede Zikir Vazifelerine Dairdir:

Malumdur ki Allah vakitlerinde gece ve gündüzde beş vakit namazla Allah müslümanlara kendisini zikretmelerini emretmiştir, yine bu farzlarla birlikte nafile olarak kendilerine kendisini zikretmelerini meşru kılmıştır, nafile:Ziya dedir bu beş vakit namaz üzerine ziyade olmuş olur, o da iki çeşittir: Birincisi: O namaz cinsindendir, onlara beş vakit namazla birlikte öncesinde ve sonrasında veya öncesindeveya sonrasında sünnet olarak meşru kılmıştır, bunlar farzın üzerine ziyade olmuş oluyor, eğer farz da bir noksanlık varsa noksanlığı bu nafilelerle telafi eder, yoksa nafileler farzlar üzerine ziyadedir.

Namaz vakitleri arasında, arada başka bir farzın bulunmadığı en uzun boşluk yatsıyla sabah namazı arasıdır ve sabah namazıyla öğle namazı arasıdır, bunlardan her biriarasında nafile meşru kıldı, ta ki zikirden gaflet vakti uzamasın, yatsı namazıyla sabah namazı arasında vitir ve gece (teheccüd) namazını meşru kıldı, sabahla öğle namazı arasında duha namazını meşru kıldı. Bu namazların bazısı bazısından daha kuvvetlidir, en kuvvetlisi vitirdir, bunun için alimler vacibliği hakknıda ihtilaf etti. Bundan sonra gece namazı kuvvetlidir.

Yine şu iki arasında nafile namaz olmayan namazdan sonra zikir müstehab kılındı sabah ve ikindinin arkasında. Sabah namazından sonra zikir müstehab kılındı sabah ve ikindinin arkasında. Sabah namazından sonra güneş doğuncaya kadar zikir ikindiden sonra güneş batıncaya kadar zikir müstehabtır.

(1) Buhari dedi ki:İsnadı sahih değildir, Tirmizi (37575) Manası, rivayetin arkasında olduğu gibi savaşta da Allah’ı zikreder Camiul usul: 5/242.

(6) Sahihtir, Ahmed, Tirmizi (3424), ibni Mace, Darimi, Beğavi, Taberani Dua’da tahric etti, Hakim ve Zehebi doğruladı.

(7) Zayıftır ibni Ömer’den ibni Adiy Kamil’de, Ebu Nuaym Hilye’de (6/181) senedinde İmran el-Kasir var, Münkerul hadistir-Buhari’nin dediği gibi- Ahmed Zühd’de ibni Mesud’dan.

(1)Ebu Nuaym Hilyede tahric etti:(4/204).

Bu iki vakit, yani sabah ve ikindi vakti zikir için gündüzün en faziletli vakitleridir, bunun için Allah kuranda birçok yerde bu vakitlerde zikrini emretti, şu ayet gibi: (Sabah ve akşam onu tesbih ediniz) (Ahzab:33/42) ve: (Sabah ve akşam rabbinin ismini zikret) (İnsan: 76/25) ve: (Akşam ve sabah tesbih et) (Ali İmran: 3/41) ve: (Onlara: Sabah akşam tesbihte bulunun diye işaret verdi) (Meryem: 19/11) ve: (Akşama ulaştğınızda (akşam ve yatsı vaktinde) sabaha kavuştuğunda Allah’ı tesbih edin) (Rum: 30/17) ve: (Akşam sabah hamd ile rabbini tesbih et) (Ğafir (mümin): 40/55) ve: (Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam rabbini an ve gafillerden olma) (A’raf:7/205) ve: (Güneş doğmadan ve batmadan önce hamd ile rabbini tesbih et) (TAha: 20/130) ve: (Rabbini hamd ile güneş doğmadan ve batmadan önce tesbih et.) (Kaf:50/39).

Zikir yapılan en faziletli vakit sabah namazı ve ikindi namazı vaktidir, o ikisi namazların en efdalidir.

Her ikisi hakkında da:Orta namaz olduğu rivayeteti geçti. O ikisi berdan (iki soğuk vakit)tir ki; kim o ikisini muhafaza ederse cennete girer, o ikisini zikir vakti olarak gece takib eder. Bunun için bu iki vakitten sonra Kuran’da gece tesbihi ve namazı zikredilir, mutlak zikre tesbih, tekbir ve tehlil girdiği gibi namaz, Kuran okumak, onu öğrenmek ve öğretmekte girer.

Ashabımızdan bazısı sabah ve ikindiden sonra Kuran okumayı tesbih ve benzeri şeye tercih etti.

Evzai bunun hakkında soruldu ve dedi ki:Onların yolu zikirdi, Kuran okursa o da güzeldir, S: 381 bunun zahiri bu vakitte zikir tilavetten daha efdaldir, yine İshak farz namazların arkasında yüz kere yapılan tesbihatın tilavetten daha faziletli olduğunu söyledi.

Peygamber (s.a.v.)’den gelen zikirler ve dualar gerçekten çoktur. Yine akşamla yatsı arasını namaz ve zikirle geçirmek müstehabtır. Daha önce Enes hadisi geçmişti: fiu ayet bunun hakkında indi: (Vücutları yataklarından uzak kalır) (Ahzab: 33/42) yatsının gecenin üçte birine tehir etmek müstehabtır, buna sahih hadisler işaret etmiştir, bu imam Ahmed ve başkasının mezheb görüşüdür. Bu namazın en faziletli vakti sonudur, gecenin ilk üçte birinde bu namazı cemaatla kılmak için namaz veya zikir, veya mescidde namazı beklemekle meşgul olunur, sonra yatsıyı ve arkasından gelen sünneti kılınca veya uykudan önce vitiri kılınca, uyku için ayağına giydiği zaman taharet üzere (abdestli) uyuması müstehabtır, yüzün tamamlayıcısı olarak tesbih, hamd ve tekbir getirir, Peygamber (s.a.v.) bunu Fatıma ve Ali’ye uyumak istedikleri zaman yapmalarını öğretmişti2 sonra Peygamber (s.a.v.)’den varid olan zikir ve virdleri gücü yettiğince yapar, bu kuran okumak ve Allah’ı zikretmek gibi çeşitlidir, sonra bu hal üzere uyur, gece uyanınca ve yatağı üzerinde döndükçe Allah’ı zikreder. Buhari’nin sahihinde3 Ubade Peygamber (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu rivayet etti: “Kimin gece uykusu kaçar, sağa sola döner ve:La ilahe illallahu vahdehu la şerike lehu, lehul mülkü ve lehül hamdu ve hüve ala külli şeyin kadir,sübhanellahi velhamdilillah vallahu ekber, vela havle vela kuvvete illa billah der, sonra: Rabbim beni bağışla” veya buyurdu ki:“Sonra dua ederse ona icabet edilir, eğer azmeder abdest alır ve namaz kılarsa namazı kabul olur” Tirmizi’4de Ebu Ümame’den rivayet edildi, o da Peygamber (s.a.v.)’den şöyle buyurduğunu rivayet etti:“Kim yatağına abdestli ve Allah’ı zikrederek girer, ta uyuklama gelinceye kadar bu hal devam ederse, gecenin her saatinde Allah’dan dünya ve ahiret hayrından istese Allah mutlaka ona verir.”

(2) Tirmizi’de Kitabuz Zikr’e bak. (3405) Camiul usul: 5/237-244) Terğib ve Terhib: 2/420-438).

(3) Sahihtir, Ubade bin Samit’ten Buhari, Ebu Davud, Tirmizi (3411), Nesai gece ve gündüzün ameli kitabında tahric etti, ibni Hibban doğruladı Camiu’l usul: 5/70.

(4)Destekleyicileriyle birlikte hadis hasendir, Tirmizi (3525), Taberani Kebir’de tahric etti, senedinde fiehr bin Havşeb var, zayıftır. Camiu’l usul: 5/243.

Ebu Davud manasını Muaz’dan tahric etti.1 Nesai2 Amr bin Abse’den tahric etti. İmam Ahmed de Amr bin Abse’den tahric etti:“Uyanınca ilk şöyle dediği şu olursa: Seni tesbih ederim, senden başka ilah yoktur, beni bağışla, hatalarından sıyrılır, aynen yılanın derisinden sıyrıldığı gibi” ve sabittir ki, Peygamber (s.a.v.) uykusundan uyanınca diyordu ki:“Öldükten sonra beni dirilten Allah’a hamd olsun, dönüş onadır.”4 Kişi sonra kalkar abdest alır, teheccüd kılar ve bununla Peygamber (s.a.v.)’den varid olmuş bütün şeyleri yerine getirir, teheccüdünü seherde istiğfarla sona erdirir, Allah seherlerde istiğfar edenleri övdü, fecir doğunca (sabah namazı vakti girince) sabah namazını kılar ve sabah namazından sonra daha önce zikir geçtiği gibi güneş doğuncaya kadar me’sur (eserlerde gelen) zikirle meşgul olur, kimin hali zikrettiğimiz hal üzere olursa dili Allah’ın zikrinden dolayı ıslak olur, uyanıkken uyuyuncaya kadar zikri kendine arkadaş eder, sonra uyanınca onunla (zikirle) başlar, işte bu sadık muhabbetin delillerindendir, bazısının dediği gibi:

Her yatışta herşeyin sonu sensin kalktığım zamanda ilk şey sesin.

İnsanın gece ve gündüz vakitlerinde dini, bedeni ve dünyası için yaptığı herşeyde Allah’ın ismini söylemesi meşru olur, ona yeme, içme, giyinme, ailesiyle cimasında, evinde girişinde, ısışında, tuvalete girişinde, ondan çıkışında, bineğine binişinde Allah’ın ismini zikretmesi ve hamdetmesi meşru olur ve kestiği kurbana da besmele çeker.

Aksırdığı zaman Allah’a hamdetmesi, din ve dünya hususunda bela ehlini görünce, kardeşlerle karşılaşınca, S: 383 birbirine halini sorunca, insanın sevdiği nimetler yenilenince, hoşlanmadığı azab türü şeyler uzaklaşınca Allah’a hamdetmesi meşrudur. Bundan daha mükemmelide boluk, darlık, sıkıntı genişlik ve herhalde Allah’a hamdetmedir.

Çarşıya girerken, gece horoz sesi duyunca, gök gürültüsü duyunca, yağmur inişi anında, rüzgarın kuvvetli ettiği zaman, hilalleri görünce, meyvelerin ilk çıkışını görünce Allah’a dua etmesi meşrudur.

Yine sıkıntı geldiği, dünyevi musibetler ortaya çıktığı zaman, yolculuğa çıkarken sefer’den dönüşte eve inerken ve seferden dönüş anında Allah’ın zikri ve dua etmek meşrudur. Kızgınlık anında, uykuda hoşuna gitmeyen birrüya gördüğünde gece köpek ve eşek duyduğunda Allah’a sığınması meşrudur. Hakkında hayrın ortaya çıkmadığı şeye azmetme anında istihare (hayırlısını isteme) meşrudur ve küçüğünden, büyüğünden bütün günahlardan Allah’a tevbe istiğfar etmek gerekir, Allah teala buyurdu ki: (Yine onlar ki, bir kötülük yaptıklarında, ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tevbe istiğfar ederler) (Ali İmran: 3/135) Kim bu hali muhafaza ederse bütün hallerinde Allah’ın zikrinden dolayı dili ıslak olur.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

data-ad-client="ca-pub-8844673487498982"
data-ad-slot="6052113740">

Son yorumlar