Konu: Kötü Günahların Akibeti

Konu: Kötü Günahların Akibeti

1- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Şüphesiz, Hz. Allah bir millete karşı gazaba geldiğinde, bir deprem veya kötü bir şekle sokmak gibi azablarla cezalandırmadığı tak­dirde, onları yiyecek maddelerini azaltmak, yağmuru kesmek ve en kötü­lerini başlarına amir olarak yetinip musallat etmekle cezalandırır.”[301]

2- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Şüphesiz Hz. Allah bir millete rahmet etmek istediğinde, o mil­let ölmeden peygamberinin ruhunu alıp geride kalan milleti için öncü kılar. (Ve O peygamber, peşinden gelecek olan milleti için hayırlı dualarda bulunup niyaz eder.)”

Yine Hz. Allah bir milletin yok olmasını istediğinde o milleti, pey­gamberleri henüz sağ iken ta'zip edip yok eder. O peygamber de bakıp kendisine yaptıkları tekzip ve isyanlarından dolayı gördüğü kötülüğün in­tikamı alındığından sevinir.”[302]

3- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Cehennemin yedi kapısı vardır. Bu kapılardan biri, ümmetime hakaret edip kılıç çekenler için olacaktır.”[303]

Cehennemin yedi kapısı vardır. Bunların en kötüsü, müslümanlara karşı gelip İslâmiyeti yok etmek, yerine başka bir rejimi getirmek için çalışan zalimler içindir.[304]

4- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“İncil’de “dünyada iken işlediğin iyilik ve kötülüklerin ne ise onun karşılığını alırsın. İşlediğin iyilik ve kötülükleri hangi ölçekle işlediysen, karşılığını da aynı ölçekle alırsın” cümlesi yazılıdır.”[305]

Hz. Allah kıyamet günü, mükâfat veya cezayı kişinin işlediği iyilik ve kötülüğüne göre verir. İyilik işleyenler mükâfat, kötülük işleyen­ler ise hiç şüphesiz azap göreceklerdir.[306]

5- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“İlâhi mühür, Arş-ı Âlânın altında asılıdır. Hz. Allah o mührü, (İslâmiyete karşı) hürmet ve saygısızlıkta bulunup çeşitli günah işleyerek kendisine karşı gelen bir kimsenin kalbi üzerine basar ve o kimse ne ya­pacağını bilemez hale gelir.”[307]

6- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Ben, evden kadir gecesinin Ramazanın hangi gecesi olduğunu tayin etmek için dışarıya çıktığımda, kavga eden iki kişiyle karşılaşmam ne yazık ki, bana kadir gecesinin hangi güne isabet ettiğini unutturdu. Fakat Kadir gecesini, Ramazanın son on gününde özellikle 27. 29. ve 25. günlerinde arayınız.”[308]

7- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“(Servet, mal ve rütbe gibi şeylere karşı) kıskanmak, kişinin iyiliklerini, ateşin odunu yakıp kül etmesi gibi yok eder.”[309]

8- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Şarkı ve türkü söyleyen kadınlar ve çalgılar ortaya çıktığı, iç­ki açıkça içildiği zaman, (azab olarak) ümmetimin arasında deprem, şekil değişmeler ve (göklerden) yağmur misali taşların yağması gibi afetler baş gösterir.”[310]

9- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Kötülükler, yapmayanlar İçin de bir felâkettir. Çünkü onu yok etmeye çalışan belâ ile karşılaşır. İşleyene gıybet ederse günahkâr, rıza gösterdiği takdirde de ortağı olur.”[311]

İslâmiyetin haram kıldığı kötülükler geçici bir hastalığa benzer. Bu hastalık, milletin arasına girip yerleşmeden önüne geçmek gerekir. Yayılıp yerleştikten sonra adeta bir alışkanlık haline gelir ki, bu da yapanlar için, büyük bir felâket olduğu gibi, yapmayanlar için de bir felâkettir. Çünkü kötülük işlemeyen bir kimse, kötülük işleyenlerin önüne geçip vazgeçirmeye çalışırsa zarar, vazgeçirmeyip aleyhinde dedikodu ederse gıybet, rıza gösterirse günahına ortaklık etmiş olur. Fakat İslâm dini cihadı geldiği ve gene cihatla geri döneceği için, cihat etmek en iyisidir.[312]

10- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Öylesine beş çeşit kötülük vardır ki, bunların karşılığında beş çeşit azab vardır:

a) Hz. AUalh İslâm devletine yapılan antlaşmayı bozanlara düşman­larını musallat eder.

b) Allah'ın indirdiği İslâm nizamını bırakıp başka hukukları hüküm olarak kabul edenlerin arasında fakirlik salgın halini alır.

c) Fuhuşun yaygınlaştığı bir milletin arasında ölümü gerektiren bil çok sebebler baş gösterir.

ç) Ölçek ve tartıda noksanlık yapanlar, ekin ve bitkileri azaltılarak kıtlıkla cezalandırılır.

d) Zekâtını vermeyenler için yağmur kesilir.”[313]

11- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Son zamanlarda çalgı çalındığı, türkü söyleyen kadınlar haya­sızca ortaya çıktığı ve içki içilmesi mubah sayıldığı zaman, depremler, yağmur misali taşların yağması ve şekil değiştirmeler baş gösterir.”[314]

12- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Uğursuzluğu kötü ahlâk doğurur.”[315]

13- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Ümmetimin- arasında deprem ve şekil değiştirmeler, kader yazısına inanmayanlar yüzünden olacaktır.”[316]

14- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Davut peygamber şöyle buyurur:

“Ey kötülük tohumu saçan­lar! Bu dikenli ekinin hasadını sizler çekeceksiniz.”[317]

15- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Bir malın karada veya denizde telef olmasının nedeni, zekâ­tın verilmemesindendir.”

Bu hadisin diğer bir rivayetinde şu fazlalık vardır: “Malınızı zekâtla koruyunuz. Hastalarınızı sadaka ile tedavi ediniz. Belâ yollarını ise dua ile kapatınız.”[318]

Zenginlerin mallarını muhafaza eden en sağlam kale ve koru­yucu en büyük neden, zekâtın verilmesidir. Zekâtı verilmeyen bir mal, ça­lınmak, yanmak gibi tehlikelere daima maruzdur. Belâ ve musibet kapıla­rının en muhkem kilidi, verilen zekâttır. Gelmekte olan felâketlerin yolu­nu kapatan en dayanıklı kapı muhakkak ki zekâttır.[319]

16- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Allah için birbirini seven bir kişi, birbirlerinden ancak (ikisinden) birinin işlediği günahdan ötürü ayrılabilir.”[320]

17- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Neyseniz, başınızdaki amirleriniz de öyle olacaktır.”[321]

Şüphe yok ki, Hz. Allah insanların başına hak ettiği şekilde amirler seçip getirecektir. Bunların idaresi altına girecek olanlar, eğer iyi kimseler ise, başlarındaki amirler iyi, kötü kimselerse başlarındaki amirler de kötü olacaktır.[322]

18- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Zekâtını vermeyen bir millete karşı yağmur kesilir. Eğer hayvanlar olmasaydı, zekât vermeyenler için tek bir yağmur damlası dahi yağdırılmazdı.”[323]

19- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“İnsanlar, işlediği günahları hak etmedikçe helâk olmazlar.”[324]

20- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Eğer İsrailoğulları olmasaydı yemekler ekişimez, etler kokmazdı. Hz. Havva olmasaydı, onun kızları kocalarına ihânet etmezlerdi.”[325]

Yahudiler kestikleri hayvanların etlerini nehy olunmalarına rağmen ihanet ederek saklayıp karaborsacılığı icat ettiler. Bunun için Yahudilere Hz. Allah, kesilen etlerine bir müddet sonra kokmalarını ceza olarak verdi.

Hz. Havva, Adem peygamber ile birlikte kendilerine cennette yaşama yetkisi verilmiş iken, o bu yetkiyi yasak olunan meyveyi yemekle kötüye kullandı. Bu yüzden Hz. Havva’nın kızları kocalarına ihanet ederler.[326]

21- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Eğer, Allah'ın kullarından belleri kamburlaşmış olan ihtiyar­lar, süt emen çocuklar ve otlayan hayvanlar olmasaydı, (Ey insanoğlu iş­lediğiniz kötülüklerden ötürü) mutlaka azablar üzerinize dökülür ve kalır­dı.”[327]

22- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“(İnsanın başına gelen) damarları titreten sıtma ve göz ağrı­larının sebebi, kişinin işlediği günahlar yüzündendir- Hz. Allah'ın insan­oğlunun işlediği günahlarından affettikleri, affetmediklerinden daha fazla olduğundan, verdiği cezalar da vermediği cezalardan daha azdır.”[328]

23- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Faizin baş gösterdiği bir millet kıtlıkla, rüşvetin baş gösterdiği bir millet ise korkuyla cezalandırılır.”[329]

Faiz büyük günahlardan biridir. Çünkü faiz, zenginlerin boynu­na azgınlık halkasını geçiren ve fakirleri de fakirlik uçurumuna iten en büyük felâketlerden biridir. Rüşvet de büyük günahlardan biridir. Hatta felâket bakımından faizden daha da kötüdür. Çünkü rüşvet, hakimi adalet­sizlik çamuruna kaydıran, haklıyı ve onun sulbünden olan herkesi hakkın­dan mahrum ettirerek haksızlık kürsüsüne oturtup haksızı ve haksız olan herkesi de haklının malına oturtup haram yemelerini sağlayan en büyük günahlardandır.[330]

24- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“(Kıyamet günü) sahabiyelerimden birçoğunun havuza inip su içmek istediklerinde (melekler tarafından) yakalanıp uzaklaştırıldıkları­nı görünce hemen “Ya Rab! Bunlar benim sahabiyelerimdir. Onları affeyle” diye yalvarıp yakardım. Bunun üzerine bana: (bunların 'kurtulması İçin yalvarıp yakarma. Çünkü) senden sonra İslâm dinine karşı neler yaptık­larını bilmezsin.” denilince bende öyleyse kahrolsunlar” derim.”[331]

25- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Öylesine beş büyük günah vardır ki, o günahları af ettirecek tek bir kefaret sebebi olamayacaktır.”

a) (Kâinatı yaratmakla veya 'kendine ibadet edilmekte) Allah'a ortak yapmak,

b) Hak etmediği halde insan öldürmek,

c) Temiz ve masum bir mümine iftira etmek,

d) Düşman cephesinde İslâm ordusunu bırakıp kaçmak,

e) (Hakimin- huzurunda) hakkı olmayan bir malı yeminle kendisine mal etmek.”[332]

26- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Hz, Allah'ın işleyenin cezasını (ahirete bırakmayıp) dünyada iken acele olarak verdiği beş türlü günah vardır:

a) (Bir kimsenin malına gasp etmek, canına kıymak, dinine hakaret­te bulunmak gibi) zulüm etmek,

b) Aldatmak,

c) Müslüman ana-babaya hakarette bulunmak,

d) Akrabalarından akrabalık bağlarını koparmak,

e) Yapılan iyiliklerin boşa gitmesi (iyilik yaptığı kişiden şükür gibi herhan­gi bir karşılık görmemek.)”[333]

27- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Fûzai kabilesinden Amr Bini Amir'in barsaklarını cehennem içinde sürüklediğini gördüm. Çünkü develeri putlara adayan ve gene de­veleri kulaklarına damga vurarak puthanelere adayan ilk kişi o olmuştur.”[334]

Hadisde geçen bazı kelimeler:

Kusbe: Bağırsak,

Seyebe: Adamak,

Essevaibe: Erkek develer ki, bunlar putlara adanan, sütünden yarar­lanılmayan ve üzerine yük vurulmayan develerdir.

Behere: Adamak.

Elbehire: Kulakları damgalı develerdir, Bunların sütleri ancak puthaneye hizmet gören kimseler verilir.

Hayvanları bu şekilde adamak veya başkalarına tazimen kesmek haramdır. Hayvan, (kurbanlık olanları) ancak tazimen Allah'a kesilir. Ondan başkasına adamak, Allah'ın emrine karşı gelmektir.[335]

28- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Altı şey haramdır:

a) Devlet adamlarına rüşvet vermek,

b) Satılan köpekten alman para,

c) Erkek hayvanın tohumunun- satılması,

ç) Zina karşılığında kadına verilen para,

d) Kan aldırmayı meslek edinmek,

e) Kahinlere para vermek,”[336]

Hadisde geçen kelimeler:

Essubtu: Haram Olan Şeyler.

Asbu: Tohum.

Fahil: Erkek Hayvan.

Elhaccum: Kan Aldırmak,

Elkahin: Gaibten Haber Veren,

Mehiri Ücret,

Beği: Zina Eden,

Kesb: Meslek Edinmek”[337]

Konu: Her Zorluktan Sonra Kolaylığın Olması

1- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“(Mümin bir kimsenin içinde bulunduğu) zorluğu, kertenkele yuvasından dahi çıkaracak bir kolaylık vardır.”[338]

2- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Çok istiğfar eden bir kimse için, Hz. Allah her düşünce ve üzüntüsüne karşılık huzur ve rahatlık, her sıkıntısına karşılık da bir kur­tuluş yolu, zannetmediği yoldan ise rızkını verir.”[339]

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar