warning: Creating default object from empty value in /home/khadis/domains/kuranvehadis.com/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

iyilik

İyiliğin Çeşitleri

Hadis-i şeriflerde, yapılacak iyilik çeşitleri içinde şunlar da sayılır:

• Güzel söz,

• Güleryüz,

• Müminlere gıyabında hayır dua etmek,

• İlim ve ibadet yolunda adım atmak,

• Yoldaki eziyet verici bir şeyi kaldırmak,

• Karşılığını Allah Tealâ’dan bekleyerek ailesine harcama yapmak,

Her Durumda İyilik

Rasulullah Efendimiz;

– Her müslüman sadaka vermelidir, buyurdu. Sahabiler:

– Sadaka verecek bir şey bulamazsa ne yapsın, diye sordular. Efendimiz s.a.v.:

– Çalışıp kazanır. Hem kendisi faydalanır, hem de başkasına sadaka verir, buyurdu. Sahabiler:

– Çalışamazsa ne yapar, diye sordular, Efendimiz s.a.v.:

– Muhtaç olana beden gücüyle yardım eder, buyurdu.

– Yardıma gücü yetmezse ne yapar, diye sordular, Efendimiz s.a.v.:

İyilik yapana karşı görevimiz

Mümin kardeşleri tarafından ihtiyacı görülen veya kendisine bir iyilik dokunan kimse, önce bu vesileyi yaratan Rabbine şükretmeli, sonra da iyilik sahibine teşekkür ve hayır dua etmelidir. Edep budur.

Efendimiz s.a.v. şöyle uyarmıştır:

“İnsanlara teşekkür etmeyen kimse, Allah’a şükretmiş olmaz.” (Ebu Davud, Tirmizî, Ahmed)

Her iyiliğe karşı, mümkün olan bir karşılıkta bulunmalıdır. Rasulullah s.a.v. Efendimiz bu konudaki edebi şöyle belirtmiştir:

İyilik mala bağlı değildir

İyilik çeşitlerinden biri de, insanın kendisine karşı kusur işleyeni affetmesidir. Bir mümin kardeşini Allah için sevindirmek isteyen kimse, onun elinden ve dilinden gördüğü haksızlıkları affederek ahirete kalmış alacaklarından vazgeçip kendisine bir ikramda bulunabilir. Bu da bir infak ve hayır çeşididir. İşte bir örnek:

Rasulullah s.a.v.;

– Sizden birisi, Ebu Damdam gibi olamıyor mu, diye sordu. Sahabiler;

– Ebu Damdam ne yapardı, diye sorduklarında Efendimiz s.a.v.:

– O her sabah şöyle derdi: Bugün bana zulmedene (gıybetimi yapıp haksızlık edene) hakkımı bağışladım. Bana vurana vurmayacağım, sövene sövmeyeceğim, zulmedene zulüm etmeyeceğim.” (Ebu Davud)

İyilik ve hizmette sıra

Önce kendimizden sorumluyuz. Nefsin, yeme içme gibi maddi ihtiyaçlarını görmek vazifemiz olduğu gibi, onu terbiye edip manevi kirlerden temizlemek de ihmal edilmeyecek bir görevdir. Sonra, sırasıyla ailemiz, çocuklarımız, yakın akraba ve kapı komşularımız gelmektedir.

Ailemizden sonra ilgi, iyilik ve hizmet sırası akrabalık bağımız bulunan fakirlerdedir. Yardım ve iyilik yapılacak fakir akraba olunca iki yönlü sevap vardır: Birisi sadaka sevabı, diğeri de akrabayı gözetme sevabıdır.

Akrabadan sonra kapı komşularımız hak sahibidir. Maalesef günümüzde bu konu çok ihmal edilmektedir. Kendisiyle aynı binada oturduğu fakire ilgisiz kalıp, mahalle veya şehir dışındaki fakirlerin derdine düşen zengin hata etmektedir. Yine elinin altında çalıştırdığı işçileri zekâta muhtaç iken, onların ücretlerini düşük tutup haklarından kesen, bu parayla her sene nafile hacca veya umreye giden, dışarıdaki hayır kurumlarına bağışlarda bulunan, adını duyurmak için bir sürü israf ve masraf yapan işveren de hata içinde olup, sorumludur.

Fakirlerin zenginlere yaptığı iyilikler

“Veren el alan elden daha üstündür” hadisindeki verme olayı iki yönlüdür. Zengin fakire maddi olarak bir şey verdiği gibi, fakir de zengine manevi olarak çok şey kazandırmaktadır. Zengin kimse Allah rızası için bir fakire iyilik ve ihsanda bulununca birkaç yönden kazaç elde eder: Önce, cimrilik hastalığından kurtulur. Sonra cömertliğin şerefine ve müjdelerine ulaşır. İyilik yapmanın manevi hazzını tadar. Ayrıca her iyiliğine en az on sevap alır.

Bunların yanında malına şükretmiş ve onu koruma altına almış olur. Fakirlerin sevgisini kazanır ve samimi dualarına ulaşarak bir sürü afetten kurtulur. Allah’ın dostluğunu kazanır, hayırla anılır, ahiret hesabı kolay olur.

Görüldüğü gibi, bir fakire iyilik yapan zengin, kendisi de birçok iyilik bulmaktadır. Bu durumda teşekkürü en fazla fakirler hak etmektedir.

İyilik de kötülük de sahibine döner

“Kim ne yaparsa kendisine yapar” denilmiştir. İyilik de kötülük de sonuçta sahibine döner. Kazanan veya kaybeden insan olur.

Hz. Ali r.a. bir defasında yanındakilere,

– Ben hiç kimseye bir iyilik ve kötülük yapmadım, dedi. Oradaki bulunanlar şaşırarak,

– Bu nasıl olur? Kötülük yapmadığınız doğru. Fakat hiç kimseye bir iyilik yapmadınız mı? Bizler sizin çok iyiliğinizi gördük, dediler.

İyilik yapmanın şartları

Bir iyiliğin iyilik olabilmesi ve noksansız yerine getirilmesi için bazı şartlar vardır.

Bunların en önemlisi iyiliği Allah rızası için yapmaktır. Bunun için mümkünse yaptığı iyiliği gizli yapmak, halkın görmesini istememek, onu yaymaktan, açığa vurmaktan sakınmaktır.

Hikmet ehli bir zat şöyle demiştir: “Bir iyilik yaptığında onu gizle, fakat sana iyilik yapıldığında onu yay. Çünkü nefs saklananı ortaya çıkarmayı, gizlenmiş olanı da yaymayı ister.”

Bir diğer şart, yaptığı iyiliği küçük görüp gözünde büyütmemek, az bulup çok görmemektir. Böyle yapmalı ki iyilik şımarıklığa, yaptığı ile övünmeye, kibirlenmeye, başkalarını küçük görmeye sebep olmasın.

İyilik deyince

İyilik, Allah için yapılan bütün hayır çeşitlerinin ortak adıdır. İyilik iki türlü yapılır; sözle ve fiille... Sözle olan iyilik, güzel söz, güler yüz, hoş muamele ve benzeri amellerdir. Fiil ve davranış ile olan iyilik ise; birinin yardımına koşmak, bizzat işini görmek, ihtiyaç anında yardımcı olmak gibi işlerdir. İnsanı buna ulaştıracak temel şey Allah aşkı, insan sevgisi ve iyilik yapma duygusudur.

İyilik ve infak Cenab-ı Hakk’ın bize emanet olarak verdiği mal, mülk ve imkanları onun gösterdiği şekilde nefsimize, ailemize, akraba çevremize, din kardeşlerimize ve bütün cemiyete harcamamızdır.

(138) Bîlgîli Bulunanların Güzel Ahlâkı

(138) Bîlgîli Bulunanların Güzel Ahlâkı

284— Ebû Hüreyre (Radiyallahu anh), Resûlüllah (Saliallahü Aleyhi veSellem)'m şöyle buyurduğunu anlattı:

«— İnsan, güzel ahlâkı ile, geceyi ibadetle geçirenin derecesine ula-9«[565]

(114) Dünyada İyilik Edenler, Âhirette İyiliğe Kavuşanlardır

(114) Dünyada İyilik Edenler, Âhirette İyiliğe Kavuşanlardır

221— Kabîsa İbni Burme EI-Esedî'den (Radiyallahu cnft\ işitüdiğine göre, şöyle anlattı:

Peygamber (SallaUahü Aleyhi ve Sellem) 'in yanında idim, şöyle buyur­duğunu işittim :

«Dünyada iyilik işliyenler, âhirette iyiliğe kavuşanlardır. Kimler de dünyada kötülük işlerse, işte onlar âhirette kötülüğe kavuşanlardır.»[441]

(101) İnsan Yediği Şeyden Köleye Yedirir

(101) İnsan Yediği Şeyden Köleye Yedirir

199— Câbir ibni Abdullah'ın (Radiyallahu anh) şöyle dediği işitilmiştir:

Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), kölelere iyilik edilmesini em­rederdi ve şöyle derdi:

«Yediklerinizden onlara yedirîn ve elbiselerinizden onlara giydirin. Allah'ın yarattığına azab etmeyin.»[397]

188 sayılı hadîs-i şerife bakınız.[398]

(71) İyilik

(71) İyilik

129— Ebû Hüreyre'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: «— Resûlüllah (Sallaliahü Aleyhi ve Sellem) soruldu ki:

«— İnsanların hangisi en iyidir?» (Cevap vererek şöyle) buyurdular: «— İnsanların Allah katında en iyisi, en çok takvası olanıdır.» Ashab dediler ki:

«— Biz sana bunu sormuyoruz.»

Hazreti Peygamber:

— İnsanların en iyisi, Allah'ın peygamberi Yûsuf'dur. Babası Al­lah'ın peygamberidir. Babasının babası da Haliiu'llah = İbrahim'dir.» dedi.

Ashab:

(52) Babanın Çocukuna İyilik Etmesi

(52) Babanın Çocukuna İyilik Etmesi

94— (29-s) ibni Ömer'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

«— Allah Teâlâ, Kur'ân-ı Kerîm'de o salih kimselere "Ebrâr" ismini vermiştir; çünkü onlar, hem babalara» hem de çocuklara iyilik etmişler­dir. Senin babanın, üzerinde hakkı olduğu gibi, yine çocuğunun da se­nin üzerinde hakkı vardır.»[188]

(30) İyilik En Yakına, Ondan Sonra En Yakın Sırasına Göre Yapılmalıdır

(30) İyilik En Yakına, Ondan Sonra En Yakın Sırasına Göre Yapılmalıdır

60— (Resûlüllah (Sallaüahü Aleyhi ve Selîem) 'in şöyle buyurduğunu, El-Mıkdam îbni Ma'dî Kerib'in işittiği rivayet edilmiştir:

«— Allah, annelerinize iyilik etmenizi emrediyor, sonra annelerinize iyilik etmenizi emrediyor; sonra babalarınıza iyilik etmenizi emrediyor. Sonra en yakın akrabaya, ondan sonra en yakın sırasına göre iyilik etme­yi size emrediyor..»[120]

(27) Sılâ-i Rahmin Fazileti

(27) Sılâ-i Rahmin Fazileti

52— Ebû Hüreyre'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:

«— Bir adam, Peygamber (SalîaİUıhü Aleyhi ve Seîlem) 'e geldi de şöy­le dedi: «Ey Allah'ın Besûlü! Benim akrabam var, onlara varıyorum; on­lar ise ilgiyi kesiyorlar. Ben onlara iyilik ediyorum, onlar bana kötülük ediyorlar ve bana kötü söyleyip cefa ediyorlar. Ben bu yaptıklarına ta­hammül ediyorum ve bağışlıyorum.»

(25) Akbabalara İyilik Etmenin Gerekliliği

(25) Akbabalara İyilik Etmenin Gerekliliği

47— Küleyb tbni Menfa'a dedi ki, dedem (Bekir İbni'l-Haris) sordu:

«— Ya Resûlallah, kime iyilik edeyim?»

Peygamber:

«— Annene, sonra babana, kız kardeşine, erkek kardeşine ve bir de bunları takip eden akrabana (iyilik etmen) vacib bir haktır, yakınlarına da...» dedi.[94]

(19) Ebeveyne, Ölümlerinden Sonra İyilik Etmek

(19) Ebeveyne, Ölümlerinden Sonra İyilik Etmek

35— Ebû Üseyd'in insanlara anlatarak şöyle dediği işitilmiştir :

— Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)fin yanında idik. Bir adam dedi ki:

— Ey Allah'ın Resulü, ebeveynim öldükten sonra, onlara iyilik ede­bileceğim bir iyilik kaldı mı?»

Peygamber şöyle buyurdu:

« —Evet, dört haslet yardır:

(1) Onlara hayır duada bulunmak ve onlara mağfiret dilemek.

(2) Vasıyyetlerini yerine getirmek.

(3) Onların sadık arkadaşlarına ikram etmek.

(2) Anaya İyilik Etmek

(2) Anaya İyilik Etmek

3— Hakîm'in babası Muaviye îbni Hayde anlatıyor: «— Dedim ki, ya Resûlallah; kime iyilik edeyim?

— Annene, dedi. Kime iyilik edeyim? dedim.

— Annene, dedi. Kime iyilik edeyim? dedim.

— Annene, dedi. Kime iyilik edeyim? dedim.

— Babana; sonra en yakına, ondan sonra en yakına... dedi.»[8]

«TOPLU BAHİSLER»

«TOPLU BAHİSLER»

Toplu bahislerden murâd: Edeb, İyilik ve sıla, Zühd-ü takva, Kötü huylardan sakındırma, Güzel ahlâka teşvik, Zikir ve duâ nâmlarındaki altı bâbtır.[544]

YİRMİ YEDİNCİ HADİS: İYİLİK VE GÜNAH

YİRMİ YEDİNCİ HADİS:

İYİLİK VE GÜNAH

Nevvas bin Sem’an (r.a.)’dan rivayet edildi ki, Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: “İyilik güzel ahlaktır, günah: Nefsinde yerleşip de insanların ona vakıf olmasından hoşlanmadığın şeydir.” Bunu Müslim rivayet etti. Vabisa bin Mabed (r.a.)’den şöyle dediği rivayet edildi: “Ben Rasululllah (s.a.v.)’e geldim, buyurdu ki:

“İyilik ve günahtan sormak için mi geldin?”

“Evet” dedim. Buyurdu ki:

ON YEDİNCİ HADİS: HER ŞEY ÜZERİNE İYİLİK

ON YEDİNCİ HADİS

HER ŞEY ÜZERİNE İYİLİK

Ebu Yala: Şeddad bin Evs (r.a)’dan rasulullah (sav)’in şöyle buyurduğu rivayet edildi: Allah her bir şey üzerine yilik yazdı, öldürdüğünüz zaman öldürmeyi iyi yapınız, boğazladığnız zaman boğazlamayı iyi yapınız,sizden biriniz, bıçağını keskinleştirsin, ve hayvanını rahatlatsın “Bunu Müslim rivayetetti.

Konu: İyi Ahlâk

Konu: İyi Ahlâk

1- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olanlardır.”[562]

2- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Ümmetimin en hayırlıları, kötülük yaptıkları Aman tövbe eden, iyilik yaptıkları zaman da sevinen kimselerdir.”[563]

3- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Evlerin en hayırlısı, kendisine iyilik yapılan bir yetimin bulun­duğu bir evdir.”[564]

EMR-İ Bİ'L-MA'RUF VE NEHY-İ ANİ'L-MÜNKER

88 - Târık İbnu Şihâb anlatıyor: "Bayram hutbesini okuma işini namazdan öne alanın ilki Mervan'dır. O, bu işe tevessül edince cemaatten birisi ayağa kalkarak: "Yanlış iş yapıyorsun, namazın hutbeden önce kılınması gerekir" dedi. Mervan: "Artık o usül terkedildi" diyerek devam etmek istedi. Ebu Saîdu'l-Hudrî ortaya atılarak: "Bu adam, üzerine düşen vazifesini yaptı. Zira ben Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in şöyle söylediğini işittim: "Sizden kim (sünnetimize uymayan) bir münker görürse (seyirci kalmayıp) onu eliyle düzeltsin.

KONU: ALLAH'IN MURAKABESİ

KONU: ALLAH'IN MURAKABESİ

1- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“ Tam iyilik ve Allah'a karşı bağlılık, Allah'ı görür gibi ibadet etmenizdir. Her ne kadar sen O’nu göremezsen O seni görür.”[82]

2- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Sana tavsiyem şudur; Mensubu bulunduğun bir milletin salih bir liderinden utandığın gibi Allah’tan da utanmalısın.”[83]

Sevginin Hakikati

Sevginin Hakikati

Bu sevgi öyle zordur ki, bâzıları Allahü Teâlâ sevilemez dediler. Bunu açıklamak çok mühimdir. Bundan bahsederek sözün, çok ince olması icâbetttği ve herkesin bunu anlayamayacağını bildiğimiz hâlde vereceği­miz misâllerle uğraşan anlayabilecektir.

KONU: CÖMERTLİK VE İYİLİK

KONU: CÖMERTLİK VE İYİLİK

1- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Bir yolcu bir kavme ko­nuk olarak indiği zaman, şayet ev sahipleri o kimseye bir şey etmezler ve o konuk aç olarak sabahlarsa, muztar durumda kalan bu kimsenin ev sahiplerinin yiyecek ve içeceklerinden karnını doyuracak kadar alıp, karnını doyurmasında dinen bir mahzur yoktur,”[302]

2- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

DİNDE KOLAYLIK GÖSTERME

DİNDE KOLAYLIK GÖSTERME

1- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Kolay ve temiz olan bu di­ne sarılın. Meşru kılınan dini emirlerin üzerine bir şey artırıp da di­ni zorlaştırmayın, zira sonra bu zorluklara mağlup olursunuz.

Meşru olan emirleri de kısaltmayın, sonra yapılması lazım gelen hususları yapmaktan mahrum kalırsınız, (Demek oluyor ki, İla­hi müessese olan dinin esası üzerine ne bir ilave, ne de eksiltme yapmaya kimsenin hakkı olmadığı gibi, bu ikisini yapmak da tehlikeli yoldur.)”[257]

2- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

NASILSINIZ? DİYE HALİ SORULAN

7064 - Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Ey Allah'ın Resülü nasıl sabaha erdiniz?" diye sordum. Bana: "(Nafile) oruç tutmayan ve hiçbir hastayı ziyaret edemeyen bir adam olarak hayır ile sabahladım" diye cevap verdi."

Son yorumlar

HGS