warning: Creating default object from empty value in /home/khadis/domains/kuranvehadis.com/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

iman

İman, cimriliği reddeder

Rahmet Peygamberi Efendimiz s.a.v. buyurmuştur: “İman ile cimrilik bir kulun kalbinde asla bir arada bulunmaz.” (Ahmed, Nesâî, Hakim).

Demek ki, imanla cimrilik birbirine zıttır. Müminin imanı ve irfanı onu ihsan ve iyiliğe sevk etmelidir. Allah Tealâ’yı seven, onun yarattıklarını da sever. Hele bu kimse Allah’ın kendisine kardeş yaptığı mümin olunca, onu kendisi gibi sever ve korur.

Allah Rasulü s.a.v. Efendimiz, Yezid b. Esed r.a.’a,

– Cennet’e girmek istiyor musun, diye sordu. Yezid;

– Evet, dedi. Efendimiz s.a.v. şöyle buyurdu:

(154) Bir Kîmse Arkadaşının Kibre Düşmesinden Emin İse Onu Övmesi

(154) Bir Kîmse Arkadaşının Kibre Düşmesinden Emin İse Onu Övmesi

337— Ebû Hüreyre'den rivayet edildiğine göre, Peygamber (Saîlallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

«— Ebû Bekir ne güzel adamdır, Ömer ne güzel adamdır, Ebû Ubeyde ne güzel adamdır, Üseyd ifcni Hudayr ne güzel adamdır, Sabit ibni Kays ihni Şemmas ne güzel adamdır, Muaz ibni Amr ibni'l-Cemûh ne güzel adamdır, Muaz ibni Cebel ne güzel adamdır!» (Sonra Peygamber) buyurdu:

— Falanca ne kötü adamdır, falanca ne kötü adamdır!» yedi kişiye kadar saydı.[664]

(137) Cimrilik

(137) Cimrilik

281— Ebû Hüreyre (Radtya'tlahu anh) 'den rivayet edildiğine göre, demiştir ki:

— Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

«Allah yolundaki (cihad esnasında çiğnenen) toz-toprak ile Cehen­nem dumanı bir kulun ciğerine ebediyyen toplanmaz. Cimrilikle îman da hiç bir zaman bir kulun kalbinde toplanmaz.»[559]

(21) Babana Sıla Ecenle İlgiyi Kesme, Nurun Söner Sılâ-i Rahmin Fazileti

(21) Babana Sıla Ecenle İlgiyi Kesme, Nurun Söner Sılâ-i Rahmin Fazileti

42— (14-s) Ubbade El-Ensarî'den oğlu Sa'd naklettiğine göre, babası şöyle demiştir:

«— Medîne-i Münevvere'nin mescidinde Hazret-i Osman'ın oğlu Amr ile oturuyorduk. Abdullah Ibni Selâm, kardeşi oğluna dayanarak bize uğ­rayıp meclisimizden öteye geçti. Sonra (hoşnud olmıyan bir tavırla) Amr'ı kasdedip oradakilere döndü ve şöyle dedi:

41. Ameller Niyetlere Ve Sevap Elde Etme İsteğine Göredir, Herkes İçin Niyet Ettiği Vardır

41. Ameller Niyetlere Ve Sevap Elde Etme İsteğine Göredir, Herkes İçin Niyet Ettiği Vardır

Buna; iman, abdest, namaz, zekat, hac, oruç ve (diğer) hükümler de girer.

Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "De ki: Herkes kendi mizaç ve meşrebine göre iş yapar [34] Yani kendi niyetine göre amel eder. Kişinin Allah rızasını umarak ailesine yaptığı harcama sadakadır. Hz. Peygamber tihten sonra hicret yoktur) Ancak cihad ve niyet vardır" buyurmuştur.

54. Hz. Ömer den rivayet edildiğine göre Allah Resulü şöyle buyurmuştur:

38. Bâb

38. Bâb

51- Ubeydullah b. Abdullah'tan rivayet edildiğine göre Abdullah b. Abbas şöyle söylemiştir:

Ebû Süfyan bana Herakleios'un şöyle söylediğini anlattı:

"Sana onların sayısı artıyor mu azalıyor mu diye sordum, sen onların sayısı­nın arttığını söyledin. îman da tamamlanıncaya kadar böyledir.

Cebrail'in Selam Vermeden Konuşmaya Başlaması

Cebrail'in Selam Vermeden Konuşmaya Başlaması

Şu sorulabilir: Cebrail niçin selam vermeden önce konuşmaya başlamıştır? Buna şu şekilde cevap verilmiştir:

a. Durumunu gizlemede mübalağa için bunu yapmış olabilir.

b. Bunun farz olmadığını göstermek için bunu yapmıştır.

c. Selam verdiği halde hadisi rivayet eden ravi bunu aktarmamıştır.

37. Cebrail'in Hz. Peygamber E İman, İslâm, İhsan Ve Kıyametin Bilgisi Hakkında Soru Sorması Ve Hz. Peygamberin Bunları Ona Açık

37. Cebrail'in Hz. Peygamber E İman, İslâm, İhsan Ve Kıyametin Bilgisi Hakkında Soru Sorması Ve Hz. Peygamberin Bunları Ona Açıklaması

Daha sonra Hz. Peygamber Bu Cibril aleyhisselamdır. Size dininizi öğretmek için geldi" buyurdu. Hz. Peygamber Cebrail'in sorduğu tüm konuları din olarak kabul etmiştir.

Hz. Peygamber'in Abdülkays heyetine imanı açıklaması

Yüce Allah'ın şu sözü: "Kim İslâm'dan başka din ararsa, bu kendisinden asla kabul edilmez.[17]

50- Ebu Hureyre rad a Birgün Hz. Peygamber adam ona gelerek sordu: İman nedir?

36. Müminin, Farkında Olmadan Amelinin İptal Edilmesinden Korkması

36. Müminin, Farkında Olmadan Amelinin İptal Edilmesinden Korkması

İbrahim et-Teymî şöyle demiştir: "Sözlerimle amelimi karşılaştırdığımda hep yalancı çıkmaktan korkarım."

İbn Ebî Müleyke şöyle demiştir: "Hz. Peygamber'in asha­bından otuz kişi ile karşılaştım, hepsi de kendileri hakkında münafıklıktan korku­yorlardı. Hiçbirisi kendisinin Cebrail ve Mikâil gibi bir imana sahip olduğunu söylemezdi."

Hasan Basrî'den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Bundan ancak mümin korkar, münafık emin olur."

9. Îmanın Tadı

9. Îmanın Tadı

16- Enes'ten radıyâiiâhu anh rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

"Üç şey kimde bulunursa imanın tadını bulur:

1. Allah ve Resulünü başka her şeyden çok sevmek,

2. Sevdiği kişiyi yalnızca Allah için sevmek,

3. İnkarcılığa dönmeyi, ateşe atılmak kadar kötü görmek. [53]

2. Duanız İmânınızdır

2. Duanız İmânınızdır

8- İbn Ömer şöyle demiştir: Allah Resulü şöyle buyurdu:

"islâm beş şey üzerine bina edilmiştir:

1. Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şahitlik etmek,

2. Namaz kılmak,

3. Zekât vermek,

4. Hacca gitmek,

5. Ramazan orucunu tutmak.[44]

Yakîn - îmân İlişkisi

Yakîn - îmân İlişkisi

îbn Mesud'un "Yakîn, imanın tamamıdır" sözüne gelince; "İman yalnızca, tasdîkten ibarettir" görüşünü kabul edenler bu söze dayanmışlardır. Oysa İbn Mesud imanın kökünün yakîn olduğunu belirtmek istemiştir. Kalpte yakîn olun­ca, organların tümü salih ameller işlemek suretiyle Allah'a kavuşmayı arzular. Nitekim Süfyan-ı Sevrî de şöyle demiştir: 'Yakîn, gerektiği gibi bir kalbe yerleşse cennet iştiyakı ve cehennem korkusu ile o kişi uçardı."

2. BOLUM ÎMÂN

2. BOLUM ÎMÂN

1. Hz. Peygamberin İslâm Beş Temel Üzerine Bina Edilmiştir" Sözü

Îman hem söz hem de fiildir, artar da eksilir de. Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

İmanlarına iman katsınlar diye.[31]

Onların hidayetini arttırdık.[32]

Allah iman edenlerin hidayetini arttırır.[33]

Doğru yolda olanların hidayetini arttırmış ve onlara takvalarını vermiştir.[34]

İman edenlerin imanı artsın diye.[35]

KIRK BİRİNCİ HADİS İNSANIN HEVASI VE İMAN

KIRK BİRİNCİ HADİS

İNSANIN HEVASI VE İMAN

Ebu Muhammed Abdullah bin Amr bin As (r.a.)’den şöyle dediği rivayet edildi: Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki:“Hevası benim getirdiğim şeye tabi olmadıkça sizden biriniz (kamil) iman etmiş olamaz.”fieyh rahimehullah dedi ki:Hadis hasen, sahihtir, bunu Huccet kitabında sahih bir isnatla rivayet ettik.

İMAN

5961 - Cündüb İbnu Abdillah radıyallahu anh anlatıyor: "Biz erginlik çağına yaklaşmış bir grup genç Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ile beraberdik. Kur'ân'ı öğrenmezden önce imanı öğrendik. Sonra da Kur'ân'ı öğrendik. Kur'ân sayesinde imanımız daha da arttı."

5962 - İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Bu ümmette iki sınıf vardır, onların İslâm'dan hiçbir nasipleri yoktur: Mürcie ve Kaderiyye."

Konu: İçki İçmek

Konu: İçki İçmek

1- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“İçki içip de tövbe etmeyen kimseler, ahiretde (cennetin) meş­rubatından mahrum kalacaklardır.”[340]

2- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“İçki içen kimsenin kalbinden iman nuru çıkar.”[341]

3- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Sarhoşluk yapan bir maddeyi içen kimsenin Hz. Allah kırk gün­lük namazını kabul etmez.”[342]

NAHL SURESİ

NAHL SURESİ

674 - İbnu Abbas (radıyallahu anhüma), "Gönlü imanla dolu olduğu halde, zor altında olan kimse müstesna, inandıktan sonra Allah'ı inkâr edip, gönlünü kâfirliğe açanlara Allah katından bir gazap vardır, büyük azab da onlar içindir" (Nalh, 106) ayetindeki umumi hükümden şöyle bir istisna yaptı: "Rabbin, türlü eziyete uğratıldıktan sonra hicret eden, Allah uğrunda savaşan ve sabreden kimselerden yanadır. Rabbin şüphesiz bundan sonra da bağışlar ve merhamet eder." (Nahl, 110).

YUSUF (ALEYHİSSELAM) SURESİ

YUSUF (ALEYHİSSELAM) SURESİ

661 - Urve tu'bnu Zübeyr (rahimehullah) anlatıyor: "Ben, diyor, Hz. Aişe (radıyallahu anhâ)'ye şu ayetten sordum: "Öyle ki, peygamberler ümidsizliğe düşüp, yalanlandıklarını sandıkları bir sırada onlara yardımımız gelmiştir" (Yusuf 110).

-Bu ayette geçen bir kelime küzzibû şeklinde şeddeli mi okunmalı, küzibû şeklinde şeddesiz mi okumalı? dedim. Bana: "Onları kavimleri yalanladı" diye cevap verdi.

Konu: Yararlı Ameller

Konu: Yararlı Ameller

1- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Hz. Allah, yoldan diken ve çalı çırpılarını yoldan atan bir kim­senin geçmiş ve gelecek her türlü küçük günahlarını af eder.”[42]

Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

2- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Zamanında zina etmiş bir kadın, ayağından çıkardığı mestini ba­şındaki tülbenti bağlıyarak kuyudan aldığı su ile susuzluktan ölecek ha­le gelen köpeği suladığından dolayı Allah'ın affına mazhar olmuştur.”[43]

3- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

KİTABU'L-EMANET

84 - Huzeyfetu'bnu'l-Yemân (radıyallahu anh) anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), bize iki hadis irad buyurmuştu. Ben bunlardan birini gördüm, diğerini de bekliyorum. Buyurmuştu ki: Emanet (din, adalet duyguları) insanların kalplerinin derinliklerine (yaratılışlarında, fıtrî meyiller olarak) konmuştur. Sonradan Kur'ân-ı Kerîm indi. (İnsanlar kalplerine konmuş olan bu fıtrî temâyüllerin) Kur'ân ve hadiste te'yîdini buldular.

EMANETİN GİDİŞİ

7186 - İbnu Ömer radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Aziz ve celil olan Allah, bir insan helak etmek istedi mi, ondan önce hayayı çeker alır. Hayası bir kere gitti mi sen ona artık herkesin nefretini kazanmış bir kimse olarak rastlarsın. Herkesin nefretini kazanmış olarak rastladığın kimseden emanet çekilip alınır (artık o, güvenilmeyen, kuşkulu kişidir). Kişiden emanet (güven) çekilip alınınca ona artık hep hain ve herkesce hain bilinen biri olarak rastlarsın.

Tevekkülün Fazileti

Tevekkülün Fazileti

Allahü Teâlâ herkese tevekkülü emreylemiştir. ve:

“Tevekkül îmanın şartıdır”, buyurmuştur. Sûre-i Mâide'de:

“Eğer îmanınız varsa, Allah'a tevekkül ediniz” . Sûre-i İmrân'da:

“Allahü Teâlâ tevekkül edenleri el­bette sever”. Sûre-i Talâk'da:

“Bir kimse Allahü Teâlâ'ya tevekkül ederse, Allahü Teâlâ ona kâfidir”. Sûre-i Zümer'de:

“Allahü Teâlâ, ku­luna kâfi değil midir?” gibi daha nice âyet-i kerîme vardır.

Resûlüllah (sallâllahü aleyhi ve sellem) buyuruyor ki:

Şeytanın Nuh Peygamber İle Gemide Karşılaşması

Şeytanın Nuh Peygamber İle Gemide Karşılaşması

Günlerden bir gün; bir ihtiyar, yanında genç bir delikan­lı olduğu halde, Nuh'un yanına varıp:

“Oğlum! Bu adama sakın aldanma. Bunun dinini kabul etme!” diye tenbih ettiğinde, genç delikanlı dedesinin elindeki asayı, yâni bastonu alıp Nuh Aleyhisselâmın başına kuvvetle vurdu. Dedesine dönüp

“Şim­di benden memnun oldun mu?” dediğinde; ihtiyar:

“Şimdi ba­na lâyık evlâd olduğunu isbat ettin” dedi. Hz. Nuh'un başın­dan akan kan mübarek sakallarından damlıyordu.

Dinin Esas Hükümleri

Dinin Esas Hükümleri:

Yüce İslâm dininin esasları üç bölümde incelenir. Bunlar; itikat, ilim ve ameldir.

1- İtikat; inanılması gerekli esaslardır.

2- İlim ve iman; mahiyet ve hakikî anlamını etraflıca bilme zaru­retini gideren, usûl (temel) ve furu (talî) olmak üzere iki bölümde in­celenen iman, koruyucusu ve kalesi olarak bilinen, birbirine dayalı ve bağ­lı bir kaideler ve açıklamalar zinciridir.

Îmanın Şartları

Îmanın Şartları

Soru: İmanın şartı nedir ve kaç tanedir?

Cevap: İslâm dininde inanılması, tasdik edilmesi gereken ve dince zarurî şeyler olarak sayılan altı temel esasa, imanın şartları diyoruz. İmanın altı şartı vardır:

1- Ulu Allah'a inamak,

2- Meleklere inanmak,

3- Kitaplara inanmak,

4- Peygamberlere inanmak,

5- Âhiret gününe inanmak.

6- Kaza ve kadere inanmak.

Soru: İmanın şartlarından birini inkâr eden hak­kındaki hüküm nedir?

İMAN

1- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Şüphesiz, Şeytan içimizden birinin kalbine girerek şöyle bir Soru sorar:

Semayı kim yarattı? Kul, Allah yarattı cevabını verir. Yeryüzünü kim yarattı? Kul, Onu da Allah ( c.c. ) yarattı. Şeytan, “ Peki ama Allah'ı kim yarattı” diye sorar. Biri böylesine sapık bir düşüncenin, vesvesesini kalbinde bulursa, Allah'a ve Hz. Muhammed'in onun hak peygamberi olduğuna iman ettim, desin.”[45]

Ulu Allah buyuruyor ki:

KADERE RIZA

4806 - Sa'd İbnu Ebî Vakkâs (R.a) anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Ademoğlunun saadet (sebepleri)nden biri de Allah Teâla'nın hükmettiğine rıza göstermesidir. Şekâvet (sebepleri)nden biri de Allah Teâla'ya istihareyi terketmesidir. Keza şekâvet (sebepleri) nden bir diğeri de Allah'ın hükmettiğine razı olmamasıdır."

Tirmizî, Kader 15, (2152).

4807 - Hz. Ebu Hureyre (R.a) anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

Son yorumlar

HGS