warning: Creating default object from empty value in /home/khadis/domains/kuranvehadis.com/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

bid'at

Konu: Hz. Muhammed'in Vasiyetleri

Konu: Hz. Muhammed'in Vasiyetleri

1- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“(Bu hadisde peygamberimizin 13 vasiyeti yer almıştır:)”

a) Ben sana, Allah'a karşı takvalığı (emirlerine itaat, yasaklarından ise kaçınmayı) tavsfye ediyorum. Çünkü bu, tüm işlerin başıdır.

b) Kur'an-i Kerim çokça okuman gerekir. (Çünkü vücudun ana mer­kezi olan kalbi en yararlı hale getiren O'dur.)

c) Hz. Allah'ı zikretmek. Çünkü seni, semadaki melekler arasında andıran, yerde de insanlar arasında sevgi ve saygı nuruna kavuşturur.

2. Batıl Ve Günah Konuşmak

2. Batıl Ve Günah Konuşmak

Batıl konuşmak, bid'atler hakkında konuşmaktır. Günah söylemek ise, kendi fısk ve fesadını anlatmak ve başkalarına da anlattırmaktır. Şarabı ve fışkı anlatan hikayeler söylemektir. Yahut bir toplantıda münakaşa edip, birbirine galiz sözler söyleyenlerin, birbirlerini incitenlerin halleri­ni, sözlerini anlatmaktır. Yahut insanları güldürmek için kadın hikaye­leri anlatmaktır. Bunların hepsi günahtır. Birinci afet gibi değildir. Çün­kü dereceyi düşürür. Resûlüllah (Sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki:

İMAN

1- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Şüphesiz, Şeytan içimizden birinin kalbine girerek şöyle bir Soru sorar:

Semayı kim yarattı? Kul, Allah yarattı cevabını verir. Yeryüzünü kim yarattı? Kul, Onu da Allah ( c.c. ) yarattı. Şeytan, “ Peki ama Allah'ı kim yarattı” diye sorar. Biri böylesine sapık bir düşüncenin, vesvesesini kalbinde bulursa, Allah'a ve Hz. Muhammed'in onun hak peygamberi olduğuna iman ettim, desin.”[45]

Ulu Allah buyuruyor ki:

Sünnete uymak, bid‘atlerden kaçınmak

Sünnete uymak, bid‘atlerden kaçınmak

Sünnet ve bid‘at mevzuunda kaleme aldıkları bir mektuplarında, hicrî ikinci bin yılın müceddidi İmâm-ı Rabbânî (k.s.) hazretleri şunları yazmaktadır:

“Bazıları dediler ki: Bid‘at, hasene ve seyyie olmak üzere iki nevidir. Peygamberimiz (s.a.v.) ve Hulefâ-i Râşidîn (r.anhüm) devrinden sonra ortaya çıkan fakat sünneti yok etmeyen her güzel amel, bid‘at-i hasene yani güzel olan bid‘attir; sünneti ortadan kaldıran ameller de, bid‘at-i seyyie (kötü bid‘at)dir.’

“Şu fakîr ise, bid‘at nev‘inden olan hiçbir şeyde güzellikten ve nûrâniyetten bir şey müşâhede etmedim... Onlarda, tarafımızdan, zulmetten ve bulanıklıktan başka bir şey de hissolunmadı.

Son yorumlar

HGS