warning: Creating default object from empty value in /home/khadis/domains/kuranvehadis.com/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

zulüm

(130) Danışana Yanlış Yol Gösteren Günah İşlemiş Olur

(130) Danışana Yanlış Yol Gösteren Günah İşlemiş Olur

259— Ebû Hüreyre (Radiyaltahu anh) demiştir ki: Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: «Söylemediğim sözü bana isnad edip uyduran, cehennemdeki yerine hazırlansın. Kime de mtislüman kardeşi danışır da, bu danışılan adam o kardeşine yanlışı gösterirse, kardeşine hainlik etmiş olur. Kime de yanlış fetva verilirse, onun günahı (işliyene değil) fetva verenedir.»[513]

Hadîs-İ şerîfte üç hususa işaret edilmektedir:

(33) Sılâ-i Rahmi Terk Edenin Dünyadaki Cezası

(33) Sılâ-i Rahmi Terk Edenin Dünyadaki Cezası

67— Ebû Bekre'den rivayet edildiğine göre, Resûlüllah (Sallalkthü Aleyhi ve Sellem) şöyle dedi:

«— Sılâ-i rahmi terk etme ile azgınlık günâhını işleyenin —âhirette ona hazırlanan azabla beraber— dünyada Allah'ın acele olarak cezasını vermeğe bunlardan daha lâyık bir günah yoktur.»[134]

(17) Ana - Babanın Duası

(17) Ana - Babanın Duası

32— Ebû Cafer'den rivayet edildiğine göre, Ebû Hüreyre'nin şöyle dediğini işitmiştir:

Peygamber (SallalUthü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki;

«— Üç kimsenin; duası, makbul dualardır, bunların kabul edilişinde şüphe yoktur: Zulme uğrayanın duası, yolcunun (misafirin) duası, ana-babanın çocuklarına duası.»[64]

(4) Zulüm Etseler Bile, Ana-Babaya İyilik Etmek

(4) Zulüm Etseler Bile, Ana-Babaya İyilik Etmek

7— (3-s) İbni Abbas'dan (Allah ikisinden de razı olsun) rivayet edil­diğine göre, şöyle demiştir:

«— Müslüman ana-babaya sahib olan bir müslüman, Allah'dan sevab bekliyerek onların hizmetinde bulunursa, Allah ona muhakkak Cennet'-den iki kapı açar. Eğer ana-babadan biri bulunursa, bir kapı açar. Eğer onlardan birini kızdırırsa (gazaba getirirse), onun rızasını kazanmadıkça, Allah o çocuktan razı olmaz, İbni Abbas'a soruldu:

— Eğer ana-baba, o çocuğa zulüm etmiş olsalar da mı?

Bâb: Nikahta Helal Olmayan Şartlar

Bâb: Nikahta Helal Olmayan Şartlar

351- Abdullah b. Musa bize Zekeriyâ'dan (İbni Ebî Zaide), o Sa'd b. İb­rahim'den, o Ebû Seleme'den, o Ebû Hüreyre'den (ra) şunu nakletti:

Tavasını boşaltmak için başka bir kızkardeşinin boşanmasını iste­mek bir kadına helal olmaz. Onun için ancak kaderde yazılmış olan vardır.[18]

Şerh

«Gasıb Babı»

«Gasıb Babı»

Gasb: Lügatte : bir şeyi zulüm yolu ile almaktır.

Şeriatte ise ; Başkasının miiki olan kıymeti hâiz muhterem bir malı tecâvüz sureti ile almaktır. Yani gasb, başkasının maiında sahibinin rızâsı olmadan tasarrufta bulunmaktır. Bu ise memnu'dur.

Mccellc'nin 96. cı maddesinde: «Bir kimsenin milkinde onun izni olmaksızın ahar bir kimsenin tasarruf etmesi caiz değildir» denilmektedir.

Teâlâ Hazretleri.de :

[261] «Mallarınızı aranızda bâtıl ile yemeyin» buyurmuştur.

23. Zulümden Zulüme Fark Vardır

23. Zulümden Zulüme Fark Vardır

32- Abdullah'tan rivayet edilmiştir:

"İman edenler ve imanlarına zulüm karıştırmayanlar var ya.[82] ayeti indiri­lince Hz. Peygamber'in saib ve seipr.ı ashabı: "Hangimiz zulüm etmemiştir ki! [83] dediler. Bunun üzerine Allah şu âyeti indirdi: "Şüphesiz ki şirk büyük bir zulümdür.[84]

Açıklama

MEV'İZELER BÖLÜMÜ

5327 - Ebu İdrîs el-Havlânî, Ebu Zerr radıyallahu anh'tan anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm, azîz ve celil alan Rabbinden naklen anlattığına göre, Rabb Teâla şöyle buyurmuştur:

"Ey kullarım! Ben nefsime zulmü haram ettim, onu sizin aranızda da haram kıldım: Öyleyse birbirinize zulmetmeyin.

Ey kullarım! Hidayet verdiklerim dışında hepiniz dâll (doğru yoldan sapmışlar)sınız. Öyleyse benden hidayet isteyin de sizi hidayet edeyim!

Konu: Zulüm Ve İhanet

Konu: Zulüm Ve İhanet

1- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Ey Ebe! Velid! Allah'dan kork. Çünkü sen, ihanet ederek milletden aldığın deve, sığır ve koyunları kıyamet günü, bağrıştıkları halde yüklenip haşır meydanına geleceksin.”[432]

2- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Mazlumun bedduasından sakınınız. Çünkü o, kendisinden zulmen alınan hakkını Allah'dan istemekte ve Hz. Allah'da hak sahibinin hakkını mutlaka verir.”[433]

3- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

Konu: Ahirette Allah'ı Görmek

Konu: Ahirette Allah'ı Görmek

1- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Ey imanlılar! Gerçekten siz Allah'ınızı (berrak bir havada) ayı gördüğünüz gibi göreceksiniz. Ve Allah'ı görmek konusunda birbirinize zulüm etmeyeceksiniz. (Çünkü Allah'ı görmekte hepiniz eşit olacaksınız) Eğer sizin sabah ve ikindi namazını kılmaya gücünüz yetiyorsa muhakkak kılınız. (Çünkü bu İki namaz diğer tüm namazlardan daha üstün ve Allah'ı gösterecek en kuvvetli sebeplerden biridir.)”[412]

2- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

Konu: Büyük Günahlar

Konu: Büyük Günahlar

1- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Öylesine 5 türlü büyük günah vardır ki, onları af ettirecek hiç bir şey yoktur.

a) Allah'a şerik koşmak,

b) Öldürmeyi gerektiren (dinden dönmek, evli olduğu halde zina et­mek gibi) herhangi bir sebep yokken adam öldürmek,

c) Mümin olanlara iftirada bulunmak,

ç) Düşman cephesinden kaçmak,

Konu: Allah'ın Teklifleri Ancak İnsanların Yararlanmaları İçindir

Konu: Allah'ın Teklifleri Ancak İnsanların Yararlanmaları İçindir

1- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Hz. Allah bir hadisi kutside şöyle buyuruyorlar: “Ey kullarım”... (Ben, bütün kâinatı yaratmış olmama rağmen) kendime her türlü zulüm etmeyi haram kıldığım gibi, aynı zamanda size de haram kıldım... Öyley­se birbirinize zülüm etmeyiniz.

KONU: İSLAM ÜMMETİNİN FAZİLETİ

KONU: İSLAM ÜMMETİNİN FAZİLETİ

1- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

"Ey müminler, sizler yeryü­zünde Allahın şahitlerisiniz. Melekler de semada Allahın şahitleridir."[97]

Şahitlik sıfatını taşıyan Müslümanlar, her hangi bir Müslüman kardeşinin lehine şahitlik yapacak olursa, Cenab-ı Hak da o kimsenin yaptığı şahitliği kabul ederek, onu cennetine koyar. Eğer bu şahitlik yalancı şahitlik olursa, o zaman o kimseyi cehennemine ko­yar. Çünkü Müslümanlar Allah'ın yerdeki şahitleri, melekler ise gökteki şahitleridir.[98]

Hikaye

Hikaye

Sultan Murad Han her yıl Medine-i münevvere'de. Halil-ür-Rahman'da ve Kudüs'te bulunan sadata ve fukaraya hediyyeler, atıyyeler gönderir, yoksullarını ve muhtaçlarım sadakalariyle sevindirirdi. Kendi ülkesinde bulunan seyyidlere, şeriflere, âlimlere, şeyhlere keza hediyyeler takdim eder fakirlere de yardımda bulunurdu.

Son yorumlar

HGS