warning: Creating default object from empty value in /home/khadis/domains/kuranvehadis.com/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

sünnet

Bâb: Bir Koyunla Da Olsun Düğün Ziyafeti Vermek

Bâb: Bir Koyunla Da Olsun Düğün Ziyafeti Vermek

355- Ali bize anlatarak dedi ki: Süfyân bize Humeyd'den, o Enes b. Mâ-lik'ten (ra) şunu nakletti:

ABah Resulü (sav), Ensâr'dan bir hanımla evlenen Abdurrahman b. Avf a mehir olarak ne verdiğini sormuş, o da bir nevât ağırlığında altın verdiğini söylemişti.

a- Sünnî Talâk:

a- Sünnî Talâk:

Sünnî talâk (talâk-ı sünn), Kur'an ve sünnetin emirlerine uygun boşama biçimidir. Bu talâk biçiminin üç temel şartı vardır. 1. Eşin hayız halinde bu­lunmaması, 2. Hayızdan temizlendikten sonra cinsî temasın olmaması, 3. Boşanmanın yalnız bir talakla yapılmasıdır.

Bâb: Seferde Dar Kollu Cüppe Giymek

Bâb: Seferde Dar Kollu Cüppe Giymek

400- Kays b. Hafs bize anlatarak dedi ki: Abdülvâhid bize el-A'meş'ten, o Ebu'd-Duhâ'dan, o Mesrûk'tan, o el-Muğîrc b.Şûbe'den (ra) şunu nakletti:

Bâb: Allah Resûlü'nün (Sav) Sünnetine Sarılmak

Bâb: Allah Resûlü'nün (Sav) Sünnetine Sarılmak

491- Abdullah b. Mesleme bize Mâlik'ten, o İshâk b. Abdullah b. Ebî Talha'dan, o Enes b. Mâlik'ten (ra) şunu nakletti:

Allah Resulü (sav) -Medine halkına dua ederek- şöyle dedi: AHahım! Onların ölçeklerine bereket ver, sâ'lerine ve müdlerine bere­ket ver![2]

Şerh

KİTÂBU'L-İ'TİSÂM Bİ'L-KÎTÂBİ VE'S-SÜNNET

KİTÂBU'L-İ'TİSÂM Bİ'L-KÎTÂBİ VE'S-SÜNNET

KİTAB VE SÜNNETE SARILMA BÖLÜMÜ

Bâb: Allah Resûlü'nün (Sav) Sünnetine Sarılmak

490- Müsedded bize anlatarak dedi ki: Süfyân bize ez-Zührî'den, o Ubeydullah'tan, o Ebû Hüreyre (ra) ve Zeyd b. Hâlid'den (ra) şunu nakletti:

Allah Resûlü'nün (sav) meclisinde oturuyorduk... Buyurdu ki: Ara­nızda Allah'ın Kitâbı'na göre hüküm vereceğim.[1]

Şerh

Bâb: Zâtü'r-Rikâ Savaşı

Bâb: Zâtü'r-Rikâ Savaşı

303- Ebu'l-Yemân bize anlatarak dedi ki: Şuayb bize ez-Zührî'den, o Salim'den, o İbni Ömer'den (ra) şunu nakletti:

Necd tarafında Allah Resulü (sav) ile birlikte gaza ettim. Düşmanı karşımıza aldık ve onlar için saf tuttuk.[3]

Şerh

Necd tarafinda Allah Resulü (sav) ile birlikte gaza ettim" ifadesinde bahsi geçen gazanın Zâtü'r-Rikâ olduğu bilinmektedir.

Hüküm

Düşman ile savaş yapılacağı zaman onlara karşı saf tutmak Allah Resû-lü'nün (sav) savaşta uyguladığı sünnetlerdendir.

«Gusül ve Cünübün Hükmü»

«Gusül ve Cünübün Hükmü»

Gusül: "îğtisâlin yâni yıkanmanın ismidir. Bazılarına göre bu ke­lime ile su kasdedilirse ilk harfi ötre okunur. Masdar kasdedilirse ötre ve üstün okumak caizdir. Bazılarınca masdarase ilk harfi üstün, yıkan­mak mânâsı kasdediliyorsa ötre okunur. Bir kavle göre de.üstün okun­duğu takdirde yıkanmak fiilî; ötre okundukta kendisiyle yıkanılan şey: dir. Esre okunursa, su ile birlikte kullanılan uşnan ve sabun gibi şey­lerdir.

Cünübün hükmünden maksad : Cünüb olan kimseye müteâllik hü­kümlerdir.[299]

EVLENMENİN FAZİLETİ

6527 - Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:

"Nikah benim sünnetimdendir. Kim benim sünnetimle amel etmezse benden değildir. Evleniniz! Zira ben, diğer ümmetlere karşı siz(in çokluğunuz) ile iftihar edeceğim. Kimin maddi imkanı varsa hemen evlensin. Kim maddi imkan bulamazsa (nafile) oruç tutsun. Çünkü oruç, onun için şehveti kırıcıdır."

Hadisin Konu Başlığı ile İlişkisi

Hadisin Konu Başlığı ile İlişkisi

Amellerle ilgili hadisi, vahyin başlaması konusu ile İlgilisi olmadığı halde bu konu başlığı altında zikretmiş olmasından dolayı Buhârî'ye bazı itirazlar yöneltil­miştir.

Bâb: Mescitte Halka Olmak Ve Oturmak

Bâb: Mescitte Halka Olmak Ve Oturmak

49- Ebu'n-Nu'mân bize anlatarak dedi ki: Hammâd b. Zeyd bize Eyyûb'dan, o Nâfı'den, o İbni Ömer'den (ra) şöyle dediğini nakletti:

Allah Resulü (sav) hutbe verirken adamın biri geldi ve Allah Resû-hVne (sav) "Gece namazı nasıldır?" diye sordu.

Allah Resulü (sav) "İkişer ikişerdir. Sabah namazının vaktinin gir­mesinden endişe edersenbir rekatle vitir et. Böylelikle kıldığın bütün namazı vitr etmiş olursun" buyurdu.

SABAHIN SÜNNETİ

6297 - Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam abdest alınca, iki rek'at namaz kılar sonra (mescide) giderdi."

6298 - Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam fecirden önce iki rek'at namaz kılardı ve: "Şu iki sure ne kadar iyidir, sabahın o iki rekatinde bunlar okunur: Kulhü vallahu ahad" ve "Kul ya eyyühe'l-kafirün".

FARZLARLA KILINAN SÜNNETLER

6296 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, bir günde (farzlar dışında) oniki rekatlik namaz kılarsa, cennette onun için bir köşk kurulur. Bunun iki rek'ati sabahın farzından önce, iki rek'ati öğleden önce, iki rek'ati öğle namazından sonra, iki rek'at zannediyorum dedi ki- ikindi farzından önce, iki rek'at akşam farzından sonra ve iki rek'at -zannediyorum dedi ki- yatsı farzından sonra."

EZANDA SÜNNET

6165 - Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'ın müezzini Sa'd el-Karazi radıyallahu anh'tan rivayet edildiğine göre, "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Bilal radıyallahu anh'a (ezan okurken) iki parmağını kulağına sokmasını emrederek: "Şüphesiz bu, sesin daha çok yükselmesini sağlar" buyurmuştur."

İKİNDİNİN SÜNNETİ

2935 - Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor:"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ikindiden önce iki rek'at kılardı.''

Ebu Dâvud, Salât 297, ( 1272).

2936 - İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "İkindiden önce dört rek'at naf'ile kılan kimseye Allah rahmetini bol kılsın.''

Ebu Dâvud, Salât 297, (1271); Tirmizî, Salât 318, (430).

ÖĞLENİN SÜNNETLERİ

2928 - Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor:"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) öğleden önce dört, öğleden sonra da iki rek'at kılardı.''

Tirmizî, Salât 315, (424).

2929 - Yine Tirmizî 'nin bir diğer rivayetinde Hz. Aişe şöyle der: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) öğlenin farzdan önceki dört rek'atli sünneti, namazdan önce kılamazsa sonra kılardı.''

Tirmizî, Salât 317, (426).

Bâb: Cünüp Kimse Elini Yıkamadan Önce Kaba Sokabilir Mi?

21- Abdullah b. Mesleme bize anlatarak dedi ki: Eflah b. Humeyd bize el-Kâsım'dan, o Âişe'den (r.anhâ) şöyle dediğini haber verdi:

Ben ve Alah Resulü (sav) bir kaptan gusüi abdesti alırdık. Ellerimiz kap­ta birbirine karışırdı.[3]

Şerh

Ellerimiz kapta birbirine karışırdı", yani ellerimiz ardı ardına kaba girip çıkar, sıramız olmazdı, anlamındadır.

Bâb: Erkeğin Hanımıyla Birlikte Gusletmesi

20- Âdem b. Ebî İyâs bize anlatarak dedi ki: İbn Ebî Zi'b bize Zührî'den, o Urve'den, o Âişe'den (r.anhâ) şöyle dediğini nakletti:

Ben, Allah Resulü (sav) ile Ferak denilen maşraba türü bir kaptan gusül abdesti alırdım.[2]

Şerh

Ferak demlen" ifadesindeki Ferak, İbn Uyeyne'ye göre üç sâ, Nevevî'ye göre iki sâ hacminde bir su kabıdır. Ferak, yaklaşık 8 litre­lik bir su kabıdır.

Hüküm

Konu: Hz. Muhammed'in Sünneti (İzi) Ve İhya Etmesi

Konu: Hz. Muhammed'in Sünneti (İzi) Ve İhya Etmesi

1- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

Kurban Kesmek

Kurban Kesmek

Kurban, Yüce Allah'a yaklaşmak niyeti ile kesilen hususi bir hay­vandır. Kurban bayramını aşağıdaki şartları taşıyan herkesin “Kurbiyyet - yaklaşma” niyeti ile kurban kesmesi vâcibdir. Bunun şartlan; Müslüman, mukim ve zengin olmaktır. Dinimize göre zengin bir kim­se şudur: Zaruri ihtiyaçları dışında en az iki yüz dirhem gümüş miktarı bir mala sahip olan herkes dinimiz nazarında zengin sayılır. İşte böyle kimselerin kurban kesmeleri - eğer yukarıda söylediğimiz şartları da ta­şıyorlarsa - vâcibtir.

KONU: PEYGAMBERİMİZİN SÜNNETİ VE İHYA EDİLMESİ

KONU: PEYGAMBERİMİZİN SÜNNETİ VE İHYA EDİLMESİ

1- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

"Ey Bilal bil ki, şüphesiz kim ki, işlenilmeyen sünnetlerimden herhangi birisini ihya ederse, o kimse o sünneti işleyecek kimselerin sevapları kadar sevap kazanır. Fa­kat işleyenlerin sevaplarından da hic bir eksiklik olmaz.

SÜNNET (ÇIĞIR) AÇMAK:

6005 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Bir adam Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'in yanına gelmişti. Aleyhissalâtu vesselam, ashabı ona yardım etmeye teşvik etti. Ashaptan biri:

"Benim yanımda şu kadar mal var!" dedi. Cemaatte bulunup da adama yardım etmeyen kalmadı, herkes az veya çok bir yardımda bulundu. Bunun üzerine Aleyhissalâtu vesselâm şu hitabede bulundu:

REY VE KIYASTAN KAÇMA

5959 - Muâz İbnu Cebel radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, beni Yemen'e gönderdiği zaman şöyle tenbihte bulundular: "Sakın bildiğin (şer'i deliller dışında bir şeyle) hüküm verip, mesele çözmeye kalkmayasın! Şayet çözmede zorluk çektiğin bir mesele karşına çıkarsa (rastgele hükmetmekten) geri dur, meselenin aydınlanmasını bekle veya o hususu bana yaz."

5960 - Abdullah Amr İbnu'l-As radıyallahu anhümâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın şöyle söylediğini işittim:

REY VE KIYASTAN KAÇMA

5959 - Muâz İbnu Cebel radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, beni Yemen'e gönderdiği zaman şöyle tenbihte bulundular: "Sakın bildiğin (şer'i deliller dışında bir şeyle) hüküm verip, mesele çözmeye kalkmayasın! Şayet çözmede zorluk çektiğin bir mesele karşına çıkarsa (rastgele hükmetmekten) geri dur, meselenin aydınlanmasını bekle veya o hususu bana yaz."

5960 - Abdullah Amr İbnu'l-As radıyallahu anhümâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın şöyle söylediğini işittim:

SÜNNETE UYMA

5952 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kim bana itaat ederse, muhakkak ki Allah'a itaat etmiştir. Kim de bana isyan ederse muhakkak ki Allah'a isyan etmiştir."

5953 - Ebu'd-Derda radıyallahu anh anlatıyor: "(Bir gün) Resülullah aleyhissalâtu vesselâm yanımıza çıkageldi. Biz o sırada fakirlikten söz ediyor ve korkumuzu dile getiriyorduk.

Hadis-i Şeriflerin Çeşidleri

1308 senesinde İstanbulda basılan, (Mahzen-ül’ulûm) kitâbının, birinci cüz’, yüzotuzaltıncı sahîfesinde ve (Eşi’at-ül-leme’ât)in üçüncü sahîfesinde hadîs-i şerîflerin çeşidleri, şöyle ta’rîf edilmekdedir:

1 — (Hadîs-i mürsel): Sahâbe-i kirâmın “radıyallahü teâlâ anhüm ecma’în” ismi söylenmeyip, Tâbi’înden birinin, doğruca, Resûl-i ekrem “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, dediği hadîs-i şerîflerdir.

2 — (Hadîs-i müsned): Resûl-i ekreme “sallallahü aleyhi ve sellem” isnâd eden Sahâbînin “radıyallahü teâlâ anhüm ecma’în” ismi bildirilen hadîs-i şerîflerdir. Müsned hadîsler, müttasıl veyâ münkatı’ olur.

3 — (Hadîs-i müsned-i müttasıl): Resûl-i ekreme “sallallahü aleyhi ve sellem” kadar, isnâdı müttasıl olan, ya’nî aradaki râvîlerden hiçbiri noksân olmıyan hadîs-i şerîflerdir.

Sünnete uymak, bid‘atlerden kaçınmak

Sünnete uymak, bid‘atlerden kaçınmak

Sünnet ve bid‘at mevzuunda kaleme aldıkları bir mektuplarında, hicrî ikinci bin yılın müceddidi İmâm-ı Rabbânî (k.s.) hazretleri şunları yazmaktadır:

“Bazıları dediler ki: Bid‘at, hasene ve seyyie olmak üzere iki nevidir. Peygamberimiz (s.a.v.) ve Hulefâ-i Râşidîn (r.anhüm) devrinden sonra ortaya çıkan fakat sünneti yok etmeyen her güzel amel, bid‘at-i hasene yani güzel olan bid‘attir; sünneti ortadan kaldıran ameller de, bid‘at-i seyyie (kötü bid‘at)dir.’

“Şu fakîr ise, bid‘at nev‘inden olan hiçbir şeyde güzellikten ve nûrâniyetten bir şey müşâhede etmedim... Onlarda, tarafımızdan, zulmetten ve bulanıklıktan başka bir şey de hissolunmadı.

Peygamber Efendimiz (S.A.V )'in Sünnetini Doğru Anlamak

Günümüzde insanları, özellikle de gençleri, doğru olana, en güzel ahlak ve tavra özendirmek önemli bir sorumluluktur. Bir Müslümanın, tavrına ve ahlakına özenmesi, benzemek için çaba göstermesi gereken kişi ise, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)'dir. Kuran ayetlerinden ve hadis-i şeriflerden, mübarek Peygamberimiz (sav)'in güzel tavırlarını, konuşmalarını, gösterdiği güzel ahlakı anlayabilir, O'nu örnek alabiliriz.

Allah (cc) bir ayette şöyle bildirmektedir:

İman Sahipleri İçin Sünnet-i Seniyyenin Önemi -2-

Bir insanın Peygamberimiz (sav)’e olan teslimiyeti ve verdiği hükümleri eksiksiz yerine getirmesi, o kişinin imani bir şuurla hareket ettiğinin göstergesidir. Eğer bir insan gönülden Peygamberimiz (sav)’e uyuyor ve onun verdiği hükümler hakkında kalbinde hiçbir şüphe duymuyor ise, bu kişi aslında Allah (cc)'ın hükmüne uyduğunun bilincindedir. Rabbimiz ayetlerde “O hevadan (kendi istek, düşünce ve tutkularına göre) konuşmaz.

İman Sahipleri İçin Sünnet-i Seniyyenin Önemi -1-

"Size iki şey bırakıyorum ki, onlara tutunduğunuz müddetçe asla dalâlete düşmezsiniz: Allah'ın Kitabı ve Peygamberi'nin sünneti." (1)

SÜNNET'İN TANIMI

Sünnet; lügatte yol demektir. Şeriatta ise; bazen Nebi SallAllah’u Aleyhi VeSSellem’den nafile olarak nakledilen ibadetlerin isimlendirilmesinde, bazen de Rasulullah SallAllah’u Aleyhi VeSSellem’den sadır olan söz, fiil ve takrire isim olarak kullanılır.

Şer’î deliller hakkında konuşulurken Rasulullah SallAllah’u Aleyhi VeSSellem’in sözü, fiili ve takrirlerine “Sünnet” denir. Bunların hepsi Sünnettir. Bunların tamamı vahiydendir.

Son yorumlar

HGS