Gururdan Kurtuluş

Gururdan Kurtuluş

Bilmiş ol ki; gururdan kurtulmanın üç yolu vardır. Bunlar akıl, ma­rifet ve ilimdir. Kurtuluş için bu üç şey lâzımdır.

1. Akıl: Yaradılıştaki bir garize ve kendisiyle eşyanın hakikati idrâk edilen asıl bir nurdur. Zekâ ve zeyreklik, ahmaklık ve gabâvet fıtrîdir, Bunlar, yaradılıştadır. Ahmak ve gabi insan, kendisini aldanmaktan ko­ruyamaz. Akıl ve fehm, insanın yaradılışında olacak. Yaradılışında akıl ve fehimden mahrum olanlar, bunları sonradan te'mîn edemezler. Ancak bunların asılları kimde varsa, o, tecrübe ve denemelerle bunları inkişâf ettirebilir, geliştirebilir. Demek ki, bütün saadetlerin esâsı, akıl ve zekâ­dır.

2. Marifet: Marifetten maksadımız, dört şey'i bilmektir. Bunlar da nefsi, Rabbi, dünyâsı ve Âhireti dir.

Nefsini kulluk ve zillet ile ve bu âlemde garîb ve behimî şehvetle­rinden kaçınmak ile bilerek tab'an kendisine yaraşan, Allahu Teâlâ'yı bilip yalnız Ona, Onun emirlerine ve rızâsına bakmaktır. Nefsini bilme­yen Rabbini de bilemez.

Rabbini bilmeyene gelince: O da Mahabbet, Kalb, Tefekkür ve Şu konularda anlattıklarımızdan yardım alarak Rabbini öğrensin. Zira orada nefsin vasıflarına ve Allahu Teâlâ'nın Celâlinin vasfına işaret edilmiştir. Onları okumakla kısa da olsa bir malûmat edinir. Kemâl-i marifet ise bundan sonradır ve aynı zamanda mükâşefe ilmidir. Biz bu konuda muamele ilmi üzerindeyiz.

3. İlim: Ne zaman ki, kâmil aklı ile Allah ve nefsini bilerek Allah sevgisi kendisinde galebe çalarsa, o zaman üçüncü bir şey'e muhtaç olur ki, o da ilimdir. Yâni Allah'a giden yola nasıl sülük edilir, onu bilmesi ve Allah'a kendini yaklaştıran ve Allah'tan uzaklaştıran şeyleri öğren­mesi, bu yolun âfet, ukubet ve gaailelerini anlamasıdır.

Son nefesde şeytan Allah'ın bir velîsine giderek:

“Benden kurtuldun” deyince, velî:

“Yok daha bir nefes var, henüz tama­men senden kurtulmuş değilim.” dedi. Bu hususta şöyle denilmiştir:

“İnsanlar hep helaktedir yalnız âlimler helakten kurtuldu. Âlimler de helaktedir yalnız ilmîyle âmil olanlar kurtulmuştur, ilmiyle âmil olan­lar da helaktedir yalnız ihlâs sahihleri kurtulmuştur, ihlâs sahibleri de büyük tehlikededir. Mağrur helakte, gururdan kaçan muhlis de tehlike­dedir.” Bunun içindir ki Evliyâullah dâima korku üzerindedir.

Ey saadet yolunun yolcusu!.. İnsaflı ve şuurlu düşündüğün vakit, Ulu Allah'ın kuvvet ve kudretinin ululuğunu, buna kar­şılık insanoğlunun acizliğini ve koyu cahilliğini görecek ve bunlara asla gönül vermeyeceksin. Sakın ha, fani varlıkları överken çok dikkatli ol. Çünkü onları övmekle, onlara büyük değer vermekte hiç bir fayda yoktur. Yaptığın bir iyiliğe, bir ibadete karşılık onların da seni övmelerini asla isteme!

Yine insafla ve şuurla düşündüğün vakit geçici dünya yatının ne derece aşağı ve bayağı olduğunu, hızla yok olmaya doğru gittiğini yakından görecek ve Ulu Allah'a ibadet ederken asla dünyalık arzu ve istekler peşinde koşmayacak­sın. Sakın ha, ibadet ve tâat ederken dünyanın geçici ve al­datıcı güzelliklerine gönül vererek dünyaya tapanların durumuna düşme. Nefsine şu fikri aşıla:

“Ey nefsim!.. Kâinatın ortaksız sahibi olan Allah'ı övmek verdiği sayısız nimetlere karşılık O'na olan şükür borcunu ye­rine getirmek; aciz, cahil, senin amelinin gerçek değerini takdir edip mükâfatını veremiyen, senin gerçek değerini bi­lemeyen, hatta bazan derecesi çok düşük olan birisini sen den yüksek gösteren; ihtiyaç ânında seni bırakıp kaçan fanî yaratıkları övmekten daha hayırlıdır.

Şimdi düşün ey nefsim, O yaratıklar ki, senin işlediğin amelin gerçek karşılığını veremezler; kendilerine muhtaç ol­duğun vakit derdine derman bulamazlar .'Şu halde bunların elinden ne gelir? Bunların gücü neye yeter?

Dahası var ey nefsim, onların canı da Allah'ın kudret elindedir. Allah dilediği zaman dilediği gibi onlar üzerinde hükmeder. Öyle ise kendine gel ey nefsim!.. Fani varlıkların sevgisine gönlünde yer vererek değerli amellerini mahva uğrat­ma. Sana en büyük iftihar vesilesi ve en büyük azık olacak olan bir övmeyi kaçırma. Bu, ulu Allah ı övmektir. Ezel ve ebed sıfatlarının sahibi olan Allah'ı övmek sana en büyük iftiharı, en büyük ihsanı sağlıyacaktır.

Saadet yolcusu, ömrünü bu gösterdiğim prensiplere uygun geçirirsen, işlediğin amelleri sırf Alah rızası için işlemiş, O nun korkusunu kalbinde kökleştirmis ve O'na olan minnet ve şükran borcunu hatırlamış olursun. Artık bu durumda sen bu korkulu geçiti aşmış, onun felâketlerinden paçayı kurtarmış aynı zamanda sermayeni de eşkıyalardan korumuş oluyorsun

Bol ve yaygın lütuf ve keremiyle hidayete eriştiren an­cak Ulu Allah'tır. O’nun kuvvet ve kudretine son yoktur.[44]

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

HGS