(171) Erkeğin Küçük Kız Çocuğu Öpmesi

(171) Erkeğin Küçük Kız Çocuğu Öpmesi

365— (89-s.) Mahreme'nin babası Bükeyr görcUi ki, Abdullah ibni Cafer, Ömer ibni Ebu Seleme'nin kızı Zeyneb'i öpüyor. Kızcağız iki ya­şında veya bunun gibi bir yaşta bulunuyordu.[718]

Bu haberden anlıyoruz ki, şefkat hissi ile küçük yaşta o!an kız çocuk­ları öpmekte bîr beîs yoktur. Burada adı geçen kız çocuğu Zeyneb, Hz. Peygamber in üvey kızıdır. Annesi ümmü Seleme hazretleri olup, kocası Ebu Seleme öldürüldükten sonra onu Peygamber Efendimiz nikahlamıştı.

Halbuki metinde Zeyneb, Ebu Seleme 'nin oğlu O m e r 'in kızı olarak gösterilmektedir. Bu İfadeye göre Zeyneb, Ebu Sele­me'den olma Zey n e b'den başka Ömer ve Dürre adında İki ço­cuğu daha vardı. Bunların en büyüğü de Ömer idi. Ömer ibni Ebu Seleme 'nin hal tercemesinde Muhammed adında bir çocuğuna ras-gelİndi İse de Zeyneb adında çocuğu söylenmemiştir. Bununla beraber Zeyneb adında çocuğu olmass da uzak değildir. Bu çocuğu öptüğü ri­vayet olunan Abdullah ibni Cafer de Ömer gibi Habeşis­tan'da doğmuştur. Her ikisi yaşıt olduklarına göre, arkadaşı Ömer'in çocuğu kendisinden çok küçük olacağı muhakkaktır. Bu itibarla Abdul­lah'ın Medine'de ö m e r 'in iki yaşındaki kızını sevip öpmesi gerçek bir ifade olur.

Abdullah, Peygamber Efendimizin amcası Ebu T a I i b 'İn toru­nudur. Abdullah'ın babası Cafer olup, Habeşistan'a hicreti zama­nında doğmuştur. Habeşistan'da İlk müslüman olarak doğan çocuk Ab­dullah 'dır. Ebu Seleme 'nîn oğlu Abdullah da Habeşistan'da doğmuş ise de, bunun doğumu daha sonradır.

Ahlâkta ve yaratılışta Hz. Peygamber'e en ziyade benzeyen bu hal tercemesi geçen Abdullah idi. Hicretin 84 veya 85 yılında, 80 yaşında olduğu halde vefat etti. Allah onlardan razı olsun.[719]

366— (90-s.) Hz. Hasan'dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:

«— Aile efradından birinin saçına bakman gerektiği zaman, bakaca­ğın kimse ya ailen olsun, yahud küçük yaşta kız çocuğu olsun.»[720]

İslâm fıkhında insanların birbirlerine bakması ve dokunması mevzuu dört kısımda mütalâa edilir:

1— Erkeğin emeğe bakması : Bir erkek mükellef çağındaki diğer bir erkeğin göbeği ite diz kapaklan altı arasındaki kısım hariç olmak üzere diğer büiün organlarına bakabilir ve dokunabilir. Kötü bir niyet olmaksızın bunda yasaklık yoktur. Muayene ve tedavî gibi zarurî hallerde bakılması haram kısımlara, ihtiyaç miktarı bakmak ve dokunmak mubah olur.

2— Kadınların kadınlara bakması: Aynen erkekler gibi, kadınlar da göbekten diz kapağı altına kadar olan kısmın dışındaki azalarına baka­bilir ve dokunabilirler.

3— Kadınların yabancı erkeğe bakması : Kadınlar erkeklerin göbekle diz kapağı altına kadar olan kısmın dışındaki azalarına bakabilirler, ancak zaruret olmadıkça bu kısımlarına dokunamazlar.

4— Erkeğin kadına bakması : Bu kısım üçe ayrılır. Erkeğin zevcesine bakması, mahremine bakması, yabancılara bakması.

a) Erkeğin kendi zevcesine bakması : İster şehvetle olsun, isterse şeh-vetsiz olsun erkekler zevcelerinin baştan ayağa kadar bütün azalarına ba­kabilirler. Kadınlar da bu şekilde kocalarına bakabilirler ve birbirlerine şehvetle ve şehvetsiz dokunabilirler.

b) Erkeğin kendi mahremlerine bakması : Bir kimseye nikâhı caiz ol­mayan yakın akrabaya «Mahrem» denir. Anne, kız kardeş, hala, teyze ve büyük anneler gibi... Böyle mahrem olanların bütün baş kısımlarına, omuz­dan itibaren bütün kollarına, boyun ve göğüs kısımlarına, dizden aşağı bacaklarına şehvetsiz olarak bakabilirler ve dokunabilirler. Şehvetle bak­mak ve dokunmak haramdır.

c) Erkeğin yabancı kadınlara bakmass : Şehvet hissi olmamak şartı ile erkekler, yabancı kadınların yalnız e!, yüz ve ayak kısımlarına bakabi­lirler. Erke!< şehvetten emin olsa bile, yabancı kadınların hiç bir azasına dokunamaz. Ancak tıbbî müdahale gibi zaruret hallerinde İhtiyaç miktarı dokunabilir.

Bulûğ çağına yakın olmayan küçük yaştaki kız çocukann, şehvet hissi olmaksızın galiz yerlerinden başka azalarına erkeklerin bakmasında beis yoktur. Nİtekİm metinde icasdedil-en kız çocukları bu hükme girmektedir. Saçlarına bakılabildiği gibi, diğer azalarına da bakılabilir. Yaş hududu, şehveti celb etmİyecek şekilde gelişmemiş olmakla tayin edilmiştir. Gelişmiş ve gösterişli çocuklar, bulûğa ermişler gibi hüküm taşırlar.[721]

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

HGS