(99) İnsanın Kölesine Ve Hizmetçisine Yedirmesi Bir Sadakadır

(99) İnsanın Kölesine Ve Hizmetçisine Yedirmesi Bir Sadakadır

195— Mikdam (Radiyallahu anh) , Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellemf'm şöyle dediğini igitmiştir:

«Kendine yedirdiğin bir sadakadır. Çocuğuna, zevcene, hizmetçine yedirdiğin şey de bir sadakadır.»[388]

İnsanın kendi geçimini temin etmesi üzerine vacib olan bir iştir. Yine çalışamıyacak ve kazanamıyacak durumda olan yakınlarının da geçimini sağlamak üzerine vaciptir. İşte bu hizmetlerinin karşılığında bir sevap elde edildiğinden, yapılan harcamalar sadaka ismi ile anılıyor, insan, yardım etmeğe mecbur olmadığı uzak akraba ve yabancılara verir ve yedİrirse, bu nafile sayılan bir ibadet olur ve bundan da sevâb kazanır. Fakat va­cipten kazanılan sevâb, nafileden kazanılandan fazla olur.

Bu harcamalar, ancak helâl kazançtan yapılmış olduğu takdirde se­vaba vesile olurlar. Aksi halde haramdan kazanılan malın vebali olur, se­vabı olmaz.[389]

196— Ebû Hüreyre (Radiyallahu anhj'den rivayet edildiğine göre, şöyle dedi:

«Sackkanın hayırlısı, (fukaraya verildikten sonra, insanın ailesinin zarurî ihtiyacını karşüıyacak kadar) bir zenginlik geriye bırakan miktar­dır. Veren üst el, dilenip alan alt elden daha hayırlıdır. Verirken (harcayıp yedirirken) önce geçindirmeğe meclur olduğun kimselerden başla. (Eğer ailene bakmaz ve onlara bir şey bırakmazsan), hanımın: Bana nafaka ver, yoksa beni boşa, der. Kölen : Bana nafaka ver, yoksa beni sat, der. Çocu­ğun : Beni kimin himayesine bırakıyorsun, der.»[390]

Cenab-ı Hak, Kur'ân-ı Kerîm'de, Isra Sûresinin 29. âyet-i kerîmesinde : «Elini boynuna bağlı kılma (cimri olma). Büsbütün elini de açıp is­raf etme ki, sonra kınanmış olursun ve eli boş kalırsın.»[391]

Buyurmaktadır. Bu hadîs-i şerifte de sadakanın hayırlısı, o harcamadır ki, gerekli yerlere harcadıktan sonra, insanın elinde ailesinin zaruri İhti­yaçlarını karşılayacak kadar geriye mal bırakan bir miktardır.

Önce insan, nafakasını temin etmeye mecbur olduğu kimselere harca­ma yapacak ve bunların hiç olmazsa günlük ihtiyaçlarını karşılayacak ve ondan sonra arta kalan malından dışarıya tasadduk edecektir. Ayet-İ kerî­mede beyan buyurulduğu gibi, insan elinde bulunan malının hepsini verirse, muhtaç duruma düşer, başkaları tarafından kınanır ve hasretlik çeker. Onun için cimrilik yapmaksızın ve büsbütün de saçmaksızın orta bir yol tutmak en hayırlı bir tutumdur. Peygamber Efendimiz buna işaret buyurmuşlardır. İn­san kendi evine bakamıyacak duruma düşerse, ailesi, kölesi ve çocukları kendisine nafaka davasında bulunur ve onu müşkül duruma sokarlar.[392]

197— Ebû Hüreyre (Radiyallahu anh) 'den rivayet edildiğine göre şöyle dedi:

Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) sadaka vermeyi emretti. Bir adam dedi ki:

«Bende bir altın var.»

Hazreti Peygamber:

«Onu kendine (ihtiyacına) harca.» dedi.

Adam:

«Bende başka bir daha var.> dedi.

Hazreti Peygamber.:

«Onu zevcene (ailene) harca.» dedi.

Adam:

«Bende diğer bir tane daha var.» dedi.

Hazreti Peygamber:

«Onu hizmetçine harca. Sonra (yakınlarını ve muhtaçlarını) sen daha iyi bilirsin, (ona göre harcarsın).» dedi.[393]

Her şahıs, kendi nafakasını, zevcesinin ve ailesinin nafakasını, hizmet­çisinin nafakasını temin etmekle mükelleftir. Bu, üzerine bir farz olmakla beraber, harcadığı para, verilen sadaka gibi ona sevâb kazandırır. Har­cama da en yakından başlayıp uzak akrabaya doğru yapılır.[394]

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

HGS