(65) Kötü Komşu

(65) Kötü Komşu

117— Ebû Hüreyre'den (Radiyallahu anh) rivayet edildiğine göre şöy­le demiştir:

— Peygamber (Saltallahü Aleyhi ve Se'.Iemj'm dualarından biri şöyle idi:

«— Allah'ım! Devamlı ikâmet edilen yerde kötü komşudan sana sı­ğınırım. Çünkü muvakkat yerdeki komşu değişir.»[233]

Hadîs-İ şerifte geçen «Darü'l-Mukam veya Darü'l-Mukame» Cennet man âsi nq geliyorsa da, burada aynı manâyı kullanmak uygun düşmez. Zİra Cennette hiç bir keder ve eziyet, meşakkat ve kötülük yoktur. Fatır sûresinin 35. âyet-i kerîmesi buna delâlet etmektedir. Bunun için burada Darü'l-Mukam, devamlı olarak ikâmet edilen yer, mesken olarak seçilen ev demektir. Böyle bir evden İnsan hayatı boyunca ayrılmadığından kendisine isabet edecek kötü ahlâklı bir komşunun eziyet ve fenalıklarını ömrü devam ettikçe çeker. Evinde huzur ve neş'e bulamayacağı için, bu kötü durumdan Peygamber Efendimiz istİaze buyurmuşlardır. Amma devamlı oturulmayan Sayfiye gibi muvakkat ikametgâhlarda karşılaşılacak kotu komşudan istia-zeye lüzum yok. Çünkü onun bulunuşu az bir zaman olur. Yer değiştirmek sureti ile komşu da değişmiş olur. Zaten muvakkat yer diye terceme edilen Dünya, Hakîm'İn tahriçlerinde El-Badiye olarak geçer. Badiye (Çöl) gibi yerlerde ikâmet kısa olur, göçebe hayatı sürülür.[234]

118— Ebû Musa'dan rivayet edildiğine göre, Resûlüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) $§y]& buyurdu:

«— İnsan, komşusunu, kardeşini ve babasını öldürmedikçe kıyamet kopmaz.»[235]

Babayı ve kardeşi öldürmek en büyük cinayet olduğu gibi, İnsanın em­niyeti ve muhafazası altında bulunan komşuyu öldürmek de aynı cinayet­ler arasında anıldığından, böyle kötü komşunun zararından AMah Tealâ'ya sığınmak icab eder. öyle'ki, bu cinayetler, azgınlığın had safhası olduğun­dan bu devrenin gelişinden sonra kıyametin kopması beklenmelidir.

Ebu Musa El-Eş' a r î kimdir? :

Ashab-ı Kiramdan olan Ebû Musa 'nın adı Abdullah i b n i K a y s 'dır. Hem künyesi; hem de ismi Me şöhret bulmuştur. Hz. Peygamber İn hicretlerinden önce, Yemen den Mekke'ye gelerek Müslüman oldu. Eş'ar kabilesinden olup, kardeşleri ile Mekke'ye gelmişti. Sonra Ha­beşistan a ve oradan da Medîne-i Münevvere ye hicret etti.

Peygamber Efendimiz tarafından Aden ve Yemenin bazı sahH belde­lerine vali olarak tayin edildi. Hz. Ömer (R.A.) devrinde de KÛfe ve Basra valiliklerinde bulundu. Isfahan ve Nusaybin gibi yerleri de fethet-mİştir. Siffîn vak'asında Hz. Ali (R.A.) tarafından E bu Musa (R.A.) ve Hz. Muaviye (R.A.) tarafından da Amr ibni As (R.A.) hakem tayin edilmişlerdi. Kendisi çok doğru bir kimse olduğundan Anir tara­fından aldatılmıştı. Bu hadiseden müteessir olarak Mekke'ye dönmüş ve hicretin 42 veya 53. yıllarında burada vefat etmiştir. Küfe de vefat ettiği de söylenir. Kısa boylu ve hafif vücutlu idi. Çok güzel sesi olup, Kur'ân-ı Ke-rîm'i en güzel okuyanlardandı. Hz. Ömer (R.A.) onu her görünce, ona Kur'ân okuturdu. Kendilerinden 360 hadîs-i şerîf nakledilmiştir. Vali bulun­duğu sırada halife Hz. Ömer (R.A.)'le olan mektuplaşmalarında, yazıla­ra tarih konmasını halifeye tavsiye etmiş ve ilk tarih kullanılmasına sebep olmuştur. Zühd ve takvası yüksek bir şahsiyet idi. Allah ondan razı olsun.[236]

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

HGS