Bâb: Birinci Teşehhüdü Eda Etmeyen Kimse

Bâb: Birinci Teşehhüdü Eda Etmeyen Kimse

92- Ebu'l-Yemân bize anlatarak dedi ki: Şuayb bize İbni Şihâb ez-Zührî'den, o Abdülmuttalip oğulların azatlısı Abdurrahman b. Hürmüz'den şöyle dediğini nakletti: Rebîa b. el-Hâris'in azatlısı dedi ki: Abd-i Menâf oğullarının müttefiki, olan Ezd-i Şenûe'den Abdullah b. Buhayne (ra) -ki kendisi sahabedendir- şöyle dedi:

Allah Resulü (sav) onlara öğle namazını kıldırdı. İlk iki rekatte oturmayıp hemen kalktı. İnsanlar da O'nunla birlikte kalktılar. Namaz sona erdiğinde insanlar O'nun selam vermesini beklediler. O, kâdede otururken tekbir getirdi ve selam vermeden önce iki defa secdeye vardı, sonra selam verdi.[29]

Şerh

Abdurrahman b. Hürmüz bana anlattı" ifa­desinde sözü edilen kişi el-A'rac olarak bilinen râvidir.

Ezd-i Şenûe" meşhur bir Arap kabilesidir.

İlk iki rekatte oturmayıp hemen kalktı" ifadesinde murat edilen, Allah Resûlü'nün (sav) teşehhüd için kâdede bu­lunmayarak ayağa kalkmasıdır. İbni Reşîd meseleyle ilgili olarak şöyle der: Namazla ilgili hadislerde her hangi bir kayıt konmaksızın "oturma" fiili kul­lanıldığında bununla teşehhüd için oturma (kâde) anlaşılır.

Hüküm

Hanefî mezhebine göre imamın namazın rükünlerinden her hangi birini terki veya ihmâli durumunda uygulanacak başlıca hükümler şöyle sıralanabi­lir:

İmam kunut duasını, bayram tekbirlerini, birinci kâdeyi, tilâvet ve sehiv secdelerini terk etse, cemaat de terk eder.

İmamın fazladan aldığı tekbirlerde, veya beşinci rekata kalkmasında ce­maat ona uymaz.

İmam beşinci rekata kalktığında eğer dördüncü rekat için kâde yapmışsa cemaat ona uymayıp kâde hâlinde bekler. İmam hatasını fark edip selam verirse cemaat de selam verir. Eğer imam dördüncü rekatta de kâde yapma­mış ise cemaat bekler, eğer imam hatasını fark edip kâdeye döner ve selam verirse cemaat de selam verir. Fakat imam beşinci rekati secdeyle kayıt altı­na alır ve cemaat de ona uyarsa hepsinin namazı bozulur.

Ders

Bu hadis-i şeriften çıkaracağımız ders, imamın bir şekilde sehivde bu­lunması hâlinde cemaatin namazın huzur ve huşüunu zedelemeden onun hatasını tashih etmesine fırsat vermesidir. Eğer imam hatasını fark etmezse, cemaat o zaman namazın rekat sayısına göre hareket ederek selamını verip namazdan çıkar. Bu takdirde namazları sahih olur. Ancak hatasına rağmen imama uymakta devam ederlerse, o vakit hem imanım hem de cemaatin na­mazları fasid olur.

Buradan çıkan ders, imama uymanın da bir sınırı olduğunun bilinmesi ve hatalı olduğunu bile bile ona ısrarla tâbi olunmamasıdır.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

HGS