Bâb: Hacerü'İ-Esved Hakkında Söylenenler

Bâb: Hacerü'İ-Esved Hakkında Söylenenler

188- Muhammed b. Kestr bize anlatarak dedi ki: Süfyân el~A'meş'ten, o İbrahim'den, o Abis b. Rebî'a'dan, o Ömer'den (ra) şunu nakletti:

Ömer (ra) Hacerü'l-Esved'in yanma geldi ve onu öptükten sonra şöyle dedi:

İyi biliyorum ki sen, zarar da, yarar da vermeyen bir taşsın. Allah Resû-lü'nü (sav) seni öpüyorken görmüş olmasaydım seni öpmezdim.[9]

Şerh

İbrahim" b. Yezîd en-Nehaî'dir. "(Ömer:) İyi biliyorum ki sen zarar da yarar da vermeyen bir taşsın" ifadesi, onun Hacer-i Esved'e bakışı hakkında kesin bir fikir vermektedir. Buna karşın Hacer-i Esved'in Kıyamet günü dile geleceği ve kendisini istilâm edenlerin tevhid ehli olduklarına dair şehadette bulunacağına dair hadisler de mevcuttur. Ancak bunların büyük bölümü, illetli rivayetlerdir.

Hacer-i Esved'le iljili en çok dillendirilen husus, bu taşın aslında süt be­yazı renginde olduğu, fakat müşriklerin günahlarının onu kararttığı yönün­dedir. Bazı miühitlerin, bundan hareketle tevhid ehli Müslümanların sâlih amellerinin onu neden ağartamadığı yönündeki sorgularına şöyle cevap veri­lebilir:

İbni Kuteybe bununla ilgili olarak "Allah dikseydi elbette öyle olurdu" demiştir ki bu, mülhitleri susturmaya yetecek bir cevaptır. Öte yandan Allah Teâlâ'nın koyduğu tabiat yasaları gereği bir şey siyaha boyanabilirken, eski rengine döndürülmesi imkansızdır.

el-Muhib et-Taberî ise şöyle demiştir: Onun siyah kalması, basiret ehli için bir ibret numunesi olarak baki kalması içindir. Günahların böylesine sert bir taş üzerindeki tesiri böyle olunca kalpler üzerindeki tesirleri kim bilir ne kadar şiddetli olacaktır!

Hüküm

Tavafa Hacer-i Esved'den başlamak, onun vâciplerindendir. Hacer-i Esved'den başlamaksızın tavaf eden kimse, tavafını tekrar etmelidir. Hacer-i Esved'i öpmek ise Allah Resûlü'nün (sav) bir sünnetini edâ etmek­tir.

Ders

Hz. Ömer'in (ra) bu sözünde bizler için alınması gereken çok Önemli bir ders vardır. O, Cahiliye dönemini yaşamış büyük bir sahabî olarak taşı tah­tayı takdis etmenin ne kadar yersiz olduğunu bilen biri gibi hareket etmiş ve sırf Allah Resulü (sav) onu öperken gördüğü için Hacer'i öpmüştür. Gerçek­ten de günümüz İslam toplumlarının bazılarında görülen şirk tezahürlerinin kökeninde bu konuda gösterilen gevşeklik yatmaktadır. Ölülerden medet ummak, türbelerin sandukalarına, eşiklerine yüz sürmek, kudsiyet izafe edi­len bazı eşyalara dokunmaktan bereket ummak gibi davranışlar sağlıklı İs­lam inancıyla bağdaşmayan davranışlardır. Yüce Allah'ın bize şah damarı­mızdan daha yakın olduğunu bile bile başkalarını araya sokmaya çalışmak, Mekke müşriklerinin düştükleri zavallı hâlden pek de farklı değildir. Unut­mamak gerekir ki Allah katında ancak O'nun izin verdikleri şefaatçi olabile­cektir. Dolayısıyla şefaatçiliği kendinden menkul ölü veya diri insanların maneviyatlarından istimdatta bulunmak, Müslüman için sakıncalı görülmesi gereken bir durumdur.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

HGS