strict warning: Only variables should be passed by reference in /home/khadis/domains/kuranvehadis.com/public_html/modules/book/book.module on line 559.

4. Muhaddisin Haddesenâ (Bize Tahdis Etti) , Ahbaranâ (Bize Haber Verdi", Enbeenâ (Bize Bildirdi) Demesi

4. Muhaddisin Haddesenâ (Bize Tahdis Etti) , Ahbaranâ (Bize Haber Verdi", Enbeenâ (Bize Bildirdi) Demesi

Humeydî bize şöyle dedi: İbn Uyeyne'ye "haddesenâ (bize tahdis etti)", "ahbaranâ (bize haber verdi) "enbeenâ (bize bildirdi)" ve "semi'tu (işittim)" ifa­deleri aynı anlama gelir.

İbn Mes'ud "Allah Rasûlü buyurdu (haddesenâ) ki o doğru söyleyen ve sözü doğrulanandır demiştir.

Şakîk, Abdullah'tan şunu rivayet etmiştir: "Hz. Peygamber'den bir söz işittim.

Huzeyfe de "Allah Rasûlü bize iki hadis buyurdu (Had­desenâ)" demiştir.

Ebu'l-ÂIiye şöyle demiştir: İbn Abbas'tan, o da Peygamber'den Rabbi'nin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir.

Enes şöyle demiştir: "Hz. Peygamber Rabbi'nden şunu ri­vayet etmiştir.

Ebû Hureyre şöyle demiştir: "Hz. Peygamber'in Rabbi'n-den rivayet ettiğine göre.

61- İbn Ömer'den rivayet edildiğine göre Resûlulîah şöyle buyurmuştur.

"Ağaçlar arasında bir ağaç vardır ki yaprağı düşmez. Bu ağaç müslümana benzer. Bana bu ağacın ne olduğunu söyleyiniz".

İnsanlar çöl ağaçlarını saymaya başladılar. (Abdullah b. Ömer diyor ki:) Ak­lıma onun hurma ağacı olduğu geldi. Ancak utandığımdan bunu söylemedim. Daha sonra ashab-ı kiram "Ey Allah'ın Resulü onun ne oldu­ğunu bize bildir" dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber O hurma ağacıdır" buyurdu.[44]

Açıklama

Hurma ağacı ile Müslümanin benzeştiği yön, ağacın yaprağının düşmeme­sidir. Bunu Haris İbn Ebû Usâme'nin İbn Ömer'den diğer bir yolla yaptığı rivayet göstermektedir. O rivayet şöyledir: İbn Ömer şöyle demiştir: Birgün Resûlullah'ın yanında iken o şöyle buyurdu: "Mümin, yapraktan dökül­meyen bir ağaca benzer. Bu ağacın ne olduğunu bitiyor musunuz?" Ashab-ı kiram "Hayır" deyince Hz. Peygamber O hurma ağacıdır. Onun yaprağı dökülmez. Müminin de duası dökülmez (geri çevrilmez)".

Buhârî el-Et'ime (Yiyecekler) bölümünde A'meş'ten şunu rivayet etmiştir: Bana Mücâhid, İbn Ömer'in şöyle dediğini aktardı: Biz Hz. Peygamber'in yanında iken ona cummâr/hurma göbeği getirildi. Bunun üzerine o "Gerçekten ağaçlar içinden bereketi Müslüman'ın bereketi gibi olanı vardır" buyurdu. Bu, öncekinden daha genel bir ifadedir.

Hurmanın bereketi bütün parçalarında mevcut, bütün hallerinde devamlı­dır. Çıktığı andan kuruduğu ana kadar türlü hallerde yenilir. Daha sonra da bütün parçalarından yararlanılır. Örneğin çekirdekleri hayvanlara yem olarak verilir, liflerinden urgan yapılır. Bunun gibi pek çok yararı vardır. İşte aynı şe­kilde müslümanın bereketi de tüm durumlarda geneldir. Onun yararı hem ken­disi hem de başkaları için ölümünden sonra bile devam eder.

Burada Hz. Peygamber'in sorusu üzerine sahabe-i kiram hurma ağacını düşünmeyerek, göllerdeki ağaçların isimlerini hatırlamaya ve soruya bu şekilde cevap vermeye çalışmışlardır.

"Aklıma bunun hurma ağacı olduğu geldi. Ancak utandığımdan bunu söyle-yemedim": Yani "bunun hurma ağacı olduğunu söylemek istedim ancak bir de baktım ki oradakilerin en küçüğü benim". Nâfi'in rivayetine göre İbn Ömer şöyle demiştir: Baktım ki Ebû Bekir ile Ömer konuşmuyor ben konuşmayı hoş görme­dim. Oradan kalkınca Ömer'e "baba..." dedim. Mâlik'in rivayetine göre İbn Ömer şöyle demiştir: Babama aklımdan geçeni söyledim. Bana; "Onu söylemiş olmanı şunun şunun...benim olmasından daha çok isterdim" dedi.

Hadisten Çıkan Bazı Sonuçlar

Bu hadiste yukarıda açıklananlar dışında da bazı sonuçlar yer almaktadır:

Alimin (hocanın) öğrencilerin zihnini imtihan etmesi, anlamadıkları nok­tayı açıklaması. Ebû Davud'un Muâviye aracılığı ile Hz. Peygamber'den rivayet ettiği "Hz. Peygamber çetrefil şeyleri sormayı yasakladı" hadi­sine gelince bu hadisi rivayet edenlerden biri olan Evzâî burada kasdedilenin zor sorular olduğunu söylemiştir. Bu, yararı olmayan sorulara yahut da soru sorulan kişiyi sıkıntıya sokmak ve zora düşürmek için sorulan sorulara bağlanır.

Yine bu hadis, ilimde anlayış sahibi oİmaya teşvik etmektedir.

Utangaçlık, bir yararı elden kaçırmaya yol açmadığı sürece müstehaptir. Bu sebeple Hz. Ömer oğlunun soru karşısında susmamış olmasını temenni et­miştir.

Hurma ağacı ve meyvesinin bereketine işaret vardır.

Hurma göbeğinin alım-satımı caizdir. Çünkü yenmesi helal olan şeyin alım-satımı da helaldir. Bu yüzden Buhârî alım-satımlar bölümüne de bununla ilgili başlık koymuştur.

Hurma göbeği cummar toplamak caizdir.

Buhârî bu hadisi Tefsir bölümünde "Görmedin mi Allah nasıl bir misal ge­tirdi: Güze! bir sözü, kökü (yerde) sabit, dallan gökte olan güzel bir ağaca (benzetti) [45] âyetinin tefsirinde de zikretmiş ve burada kasdedilen ağacın hurma olduğuna işaret etmiştir. Bu el-Bezzâr'm; Musa İbn Ukbe, Nâfi', îbn Ömer yo­luyla rivayet ettiği-şu hadiste açık olarak İfade edilmiştir: Hz. Peygamber bu ayeti okuyarak "Bu ağacın hangi ağaç olduğunu biliyor mu­sunuz?" diye sordu. İbn Ömer diyor kî: "Ben bunun hurma ağacı olduğunu anladım. Ancak yaşım ufak olduğu için bunu söylemedim. Daha sonra Hz. Pey­gamber Bu hurma ağacıdır" dedi.

Bu hadisle yukarıdakinin arası şöyle bulunur: Hz. Peygamber'e hurma göbeği getirildi. O yukarıdaki âyeti okuyarak hurmayı yemeye baş­ladı. Sonra da "Ağaçlardan öylesi vardır ki yaprağı dökülmez. buyurdu.

İbn Hibban'ın; Abdülaziz İbn Müslim, Abdullah İbn Dinar, İbn Ömer aracılı­ğıyla rivayetine göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Ba­na mümine benzeyen ağacı kim söyleyecek?".

Bu hadis, birbirine benzetilen şeylerin her açıdan benzer olmasının gerek­mediğini göstermektedir. Çünkü cansızlardan hiçbir şey mü'mine benzemez ve denk olama2.

Bu hadis büyüğe saygı duyma ve küçüğün konuşma konusunda babasına öncelik verip, doğru olduğunu düşünse bile aklına gelen şeyi hemen söyleme­mesi gerektiği konusunu da içermektedir.

Yine bu hadis bazen büyük bir âlimin kendisinden alt seviyede olan kim­senin idrak ettiği bir şeyi idrak edemeye bileceğin i göstermektedir. Çünkü ilim Allah vergisidir. Ailah lütfunu dilediğine verir.

İmam Mâlik bu hadisi şunun için delil getirmiştir: Kişi aslen Allah için bir iyilik yapsa, sonra da kalbine yaptığı bu iyilikten dolayı övülme isteği gelse, bu durum o iyiliği zedelemez. Bu, Hz. Ömer'in temennisinden anlaşılmaktadır. İn­sanın doğasında kendisi ve çocuğu için iyiliği isteme özelliği vardır. Yine Hz. Ömer'in temennisi, küçüklüğüne rağmen çocuğunun üstünlüğünün ortaya çık­ması, Hz. Peygamberin ona karşı ilgisinin artması, Hz. Peygamber'in ona anlayış sahibi olması için dua etmesidir.

Bu hadis dünyanın Hz. Ömer gözünde ne Ölçüde değersiz olduğunu da göstermektedir. Çünkü o, oğlunun tek bir meseleyi anlamasını, miktarının çoklu­ğu ve fiyatının yüksekliğine rağmen kızıl tüylü develere sahip olmaya yeğlemiştir.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

HGS