HAC BÖLÜMÜ

HAC BÖLÜMÜ

Bâb: Haccm Farziyeti Ve Fazileti

180- Abdullah b. Yusuf bize anlatarak dedi ki: Mâlik bize İbni Şihâb'dan, o Süleyman b. Yesâr'dan, o Abdullah b. Abbâs'tan (ra) şunu nakletti:

Fadl (b. Abbâs) Allah Resûlü'nün (sav) terkisinde bulunuyordu. Bu sırada Has'am'dan bir kadın geldi. Fadl kadına, kadın Fadl'a bakıyor­du ki Allah Resulü (sav) Fadl'ın yüzünü diğer tarafa çevirdi. Kadın: "Ey Allah Resulü! Allah'ın kullarına farz kıldığı hac farizası babama çok yaşlı iken ulaştı, binek üzerinde duramayacak hâlde. Acaba onun adına hac yapabilir miyim?" dedi.

O da "Evet" buyurdu. Bu, Veda Haccı sırasındaydı.[1]

Şerh

Has'am'dan bir kadın" ifadesinde geçen Has'am meşhur bir Arap kabilesidir.

"el-Fadl kadına, kadın da el-Fadl'a bak­maya başladı" ifadesinde iki genç ve güzel insanın birbirlerine baktıkları beyan edilmektedir. Hadisin farklı rivayetlerinde el-Fadl'ın kadının güzelli­ğini beğendiği için ona baktığı, kendisinin de yakışıklı biri olduğu geçmek­tedir.

Allah Resulü (sav) el-Fadl'm yüzünü diğer tarafa çevirdi" ifadesinden Efendimizin bu bakışmadan rahatsız olduğu ve yeğeninin yüzünü çenesinden tutarak öbür tarafa çevirdiği bildirilmekte­dir. Taberî'nin Ali'den (ra) yaptığı rivayette, Allah Resûlü'nün (sav) "İkisi­nin arasına şeytanın girmesinden korktum" buyurduğu yer almaktadır.

Allah'ın kullarına farz kıldığı hac farizası babama çok yaşlı iken ulaştı, binek üzerinde duramayacak hâlde" ifadesi Has'amlı kadına ait olup bir sorunun başlangıcıdır. Konuyla ilgili rivayetlerin büyük bölümünde soru sahibi ka­dınken, bir rivayette aynı soruyu bir erkeğin yaşlı annesi için sorduğu bilin­mektedir.

Hadisin bir başka rivayetinde çöl halkından bir adamın güzel kızını ev­lenmesi için Allah Resûlü'ne (sav) teklif ettiği, bu arada kızın dedesi için soru sorduğu geçmektedir. Çünkü babası zaten yanındadır.

Onun için haccedebilir miyim?" yani onun yerine haccetmem caiz olur mu? Onun adına çıktığım hac, onun haccı yerine geçer mi?

Evet, buyurdu" ifadesinden başkası adına haccın caiz olduğuna delil çıkmaktadır. Kûfelüer, bu hadis-i şeriften hareketle, hacca gidemeyen biri için vekâletle haccın sıhhatine hükmetmişlerdir.

Hüküm

İslâm'ın beş şartından biri olan hac ibadeti, Müslümanların Mekke'de bulunan Kabe'yi ve çevresindeki kutsal mekanları, bu ibadet için belirlenen belli bir zamanda, usulüne uygun olarak ziyaret etmeleri ve yapılması gerek­li diğer görevleri yerine getirmeleridir.

Hacca gidip gelinceye kadar kendisine ve bakmakla yükümlü olduğu kimselere yetecek miktarda parası olan kimseye, yol emniyeti bulunduğu takdirde hac farz olur.

Hac yapmaya gücü yeten müslümanlar için hac, ömürde bir defa yapıl­ması farz olan bir ibadettir.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

HGS