«Rehin Babı»

«Rehin Babı»

Rehin, lügatte: Sübût ve devam manasınadır. Bazılarına göre de hapis mânâsına gelir.

Şer'an ise : Malî kıymeti hâiz olan bir aynı (şeyi) bir borca karşı vesika yapmaktır; fakat bu vesikan n o borcun temamını veya bir kıs­mını ödeyecek kıymette olması şarttır. Rehni verene; râhin; alana, mürtehin derler.

Rehnin hükmü: beyi' gibi caiz olmaktır. Satılması caiz olan her şeyin rehni de caizdir.

Delili: Kitab, Sünnet ve icmâ'-i ümmettir.Kİtab'tan delili :

«Eğer[181] seferde olur da kâtİb bulamazsanız o halde işte makbuz rehinler» âyeti kerîmesidir.

Bu âyette Teâlâ hazretleri, kâtib bulunmadığı zaman borçlunun bir vesika vererek alacaklısını tatmin etmesini emir buyurmuştur. Rehnin meşru' olduğuna icmâ'-ı ümmet vardır.

Sünnetten delili : Peygamber (S.A.V.) in zırhını Medine'de bir ya-hûdîye rehnetmesi ile aşağıda i' hadîslerdir.[182]

878/721- «Ebu Hüreyre radn/allâhih anh'ûen rivayet edilmiştir.Demiştir ki:Resûfüllah sallallahü aleyhi ve scllcm:

— Hayvana eğer rehin ise nafakası mukabilinde bini­lir. Sağılan süt şayet (hayvan) rehin ise masrafı karşılığı içi.ir. Masraf binenle içene aittir; buyurdular.»[183]

Bu hadisi Buharı rivayet etmiştir.

Hadîsteki «binilir» ve «içilir» şeklinde meçhul kullanılmış bu­lunan fiillerin naibi failleri mürtehindir. Çünkü hayvana binen ve sütü içen odur. Rehin oimak ihtimâli de varsa da bu ihtimâl uzaktır. Zîrâ hay 'an onun milki olduğu için binse de binmese de keza sütünü içse de içmjse de onu beslemek kendisine aittir; binâenaleyh onun hakkında (bi.ıenc ve içene) diye kayıtlamağa lüzum yoktur.

.Hadîs-i Şerif, mürtehînin rehin maldan nafakası mukbilinde fayda­lanabileceğine delîidîr. Bu mes'elede üç kavil vardır :

1— îmam Ahmcd ve diğer bazı ulemâ bu hadîs iie istidlal ederek, istifâdeyi yalnız binmekle sütünü içmeye tahsis etmişlerdir. Onlara gö­re mürtehîn hayvana yaptığı masraf miktannea yalnız bu iki şeyden faydalanabilir. Şâir hususat bunlara kıyas edilemez.

2— Cumhur-u ulemâ'ya göre mürtehîn rehinden hiç bir suretle fay­dalanamaz. Zîrâ bu hadîs-i şerif kıyasa iki vecihle muhaliftir :

a) Sahibinin izni olmaksızın gayrin milkinde binme ve içme ispat ediyor. Mecelle-i Ahkâm-ı adliyye'nin 96. cı maddesinde: «bir kim­senin7 miîk'nde onun izni olmaksızın ahar bir kimsenin tasarruf et­mesi caiz ceğildir» denilmektedir.

b) Bunları kıymetleri ile değil de hayvana yapılan masraf ile öde­tiyor.

İbni Abdilberr (368 - 463) şöyle diyor : «Bu hadîsi cumhur-u fu-kâhâ'ya göre elde bulunan bunca kaideler ve sahîh olduğunda ihtilâf odümiyen sabit Asar reddediyor. Bunun mcnsuh olduğuna İbni Ömer (R.A.) in rivayet etmiş olduğu şu hadîs delâlet eder :

Bir kimsenin hayvanı onun izni olmaksızın sağıla t 'kûr hadîsi Buharı (ebvabül'-Mezâlim) de tahriç etmiştir.

İmam fyifiî (150 - 2O.'j) «hadisteki meçhul fiillerin nâib-i faili râhindir» diyor. Bu takdirde mânâ: râhin hayvanına binmekten, onun sütünü içmekten menedüemez; demek olur.Fakat ŞâfiVyc «hadîste mürtehin lâfzı vardır. Binâenaleyh mürtchîn'in fail olduğu aşikârdır» diye itiraz olunmuştur.

3— Evzaı, Lcys ve diğer bazılarına göre murâd şudur: eğer râ-hîn hayvana yiyecek vermekten çekinirse o zaman hayvanın haya­tını kurtarmak için nafaka verilir ve buna karşılık ona binmek, sü­tünden içmek gibi şeylerden istifâde edilir; yalnız bu istifâde hay­vana verilen alâf kıymetini geçmemelidir.

Bu üçüncü kavü umumî kaidelerden derlenmişe benziyor ki hu­lâsası şudur: Şâri'in İzni ile bir kimsenin elinde bulunan başkasına âid bir hayvana sonra sahibinden almak şartı ile masraf yapılabilir. Bu hayvanı kiraya vermek yâhud alâfı (yemi) karşılığında sülün­de tasarrufta bulunmak da caizdir. Yalnız o yerde hâkim bulunup da ondan izin almadan masraf etti ise yaptığı masrafı hayvan sa­hibinden istiyemez.[184]

879/722- «(Yine) Ebu Hüreyre ra-dıyallâhü anh'âen rivayet olun­muştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem:

— Rehin, onu rehneden sahibinin elinden çıkmaz. O-nun geliri sahibinin; masrafı da sahibinindir; buyurdular.»[185]

Bu hadîsi Dâre Kutnîjle Halcim rivayet etmişlerdir. Ricali sika'-dırlar. Şu kadar var ki, Ebu Dâvud ve başkalarına göre mahfuz olan, onun mürsel oluşudur.

Hâfiz İbni Abdilberr diyor ki : «geliri sahibinindir; masrafı da sahibinindir; cümleleri hakkında ihtilâf olunmuştur. Bazıları­na göre bu söz Sald b. Müscyycb tarafından Müdrectir. Ama onu İbni Ebi Zi'b ile Ma'mer ve başkaları, hem - îbni Ebi Zi'b hakkında ihtilâf vardır diye - mürsel hem de merfu1 olarak rivayet etmişler­dir. Bazıları mevkuf olarak rivayet ettiler.»

Bu hadîsi İbni Vehb dahî rivayet etmiş ve güzel bulmuş; bundaki lüfzın İlmi Müseyyeb'in[186] sözü olduğunu da beyân etmiştir. Keza Kim Dâvud mürselleri arasında bu sözün İbni Müseyyeb'in kelâmın­dan olduğunu kuvvetle beyân etmiştir».

Hadîs-i Şerif câhiliyyet devrinin (rehini mürtehine mal etme) rVIrtinİ iptal ile onun geliri ile masrafının sahibi bulunan mürte-hin'e âid olduğunu beyân için vârid olmuştur.[187]

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

HGS