Hadisten Çıkarılan Sonuçlar

Hadisten Çıkarılan Sonuçlar

Bu konu ile ilgili hadisten çıkan önemli bazı sonuçlar bulunmaktadır:

İman ve İslâm, mahiyet itibarıyla birbirinden farklıdır.

Olgun mümin olduğuna dair hakkında âyet-hadis bulunmayan kişilerin olgun mümin olduğuna dair kesin görüş belirtmekten kaçınmak gerekir.

Bazı yorumcular bu hadisten yola çıkarak "Cennetlik olduklarına dair hak­larında âyet-hadis bulunanlar dışında kimsenin kesin olarak cennetlik olduğu söylenemez" sonucunu çikarmışlarsa da bu, hadisten açık olarak anlaşılmaz.

Evet hakkında nass bulunmayan kişi hakkında bu böyledir. (Ne var ki bu hu­sus, bu hadisten çıkmaz).

Bu hadis iman etmek olmak için kelime-i şehadeti dille söylemiş olmayı yeterli sayan Mürcie mezhebinin aşırılarını da reddetmektedir.

Devlet başkanı kamu yararı için ayrılmış mallarda tasarrufta bulunur. Bu tasarrufunda bazı kimseler işin iç yüzünü bilmiyor olsa bile o, öncelik sırasına riayet eder.

Bir kimse, aracılığın caiz olduğuna inanıyorsa, devlet başkanı yanında başkaları için aracılık yapabilir.

Alt konumda bulunan bir kişi, üst konumda bulunan bir kimsenin hata yaptığını düşündüğünde ona uyanda bulunabilir.

Şayet bir kötülüğe yol açmayacaksa, katında aracılık yapılan kişiye bir ko­nu hakkında müracaat etmek.

Zekât bölümünde Sa'dın "Kalkıp Hz.Peygamber'le gizlice konuştum" şek­lindeki rivayetinde de geleceği üzere, nasihati gizli yapmak, açık yapmaktan daha evladır. Hatta açıktan nasihat yapmak bir kötülüğe yol açacaksa, nasihati gizli yapmak zorunlu hale gelir.

Bir konuda kendisine görüş belirtilen kişi, karşı tarafın görüşünü yadırga­maz, doğru görüşün delilini ona açıklar.

Şayet maslahat aracılık eden kişinin görüşünü terk etmekte ise, aracılık eden kişiye bunun gerekçesi anlatılır. Aracılık eden kişinin görüşünün reddedil­mesi onun için bir kusur sayılmaz.

Soru sorma (veya bir şey isteme) konusunda ısrarlı olmamak müstehaptır.

Zührî şöyle demiştir: "Bu hadisten, İslâm'ın söz, imanın ise amel olduğunu anlıyoruz. "Bu, Cibril hadisine göre müşkildir. Çünkü bunun zahiri Cibril hadisi İle çelişmektedir.

Zührî'nin kastı şu olabilir: Kelime-i şehadeti getiren kişinin Müslüman oldu­ğuna hükmedilir. Bu kişi amelde bulunmadıkça kendisine mümin denmez. Amel hem kalp hem organlarla yapılan amelleri kapsar. Organların ameli kişinin Müs­lümanlık sözünün doğru olduğunu gösterir. Cibril hadisinde zikredilen İslâm ise şu âyette kasdedilen kâmil Müslümanlık anlamında serî hakikattir: "Kim İslâm'­dan başka bir din ararsa bu kendisinden asla kabul edilmez".[75]

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

HGS