KIRKYEDİNCİ HADİS İNSANIN YIYECEĞI MIKTAR

KIRKYEDİNCİ HADİS

İNSANIN YIYECEĞI MIKTAR

Mikdam bin Ma’dikerib’ten şöyle dediği rivayet edildi: Peygamber (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu işittim: “Ademoğlu karnından daha şerli bir kab doldurmamıştır, Ademoğlu belini doğrultacağı lokmacıklar yeterlidir, ille de yiyecekse üçte birini yemeği, üçte biri içmesi üçte birini de nefsi için (boş) bıraksın” bunu imam Ahmed, Tirmizi, Nesai ve ibni Mace tahric etti, Tirmizi dedi ki: Hadis hasendir.1

Bu hadis sebibini zikriyle birlikte rivayet edildi, Ebu Kasım el-Beğavi muceminde Abdurrahman bin Murakka’dan rivayet etti, dedi ki: “Rasulullah (s.a.v.) meyvelerle yeşermişken Hayberi fethetti, insanlar meyveler arasına düştü ve onları humma kuşattı, Rasulullah (s.a.v.)’e şikayet ettiler Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki: “Humma ölmün kılavuzudur (öncüsüdür) Allah’ın yeryüzündeki hapsidir o ateşten bir parçadır, siz yakaladığı zaman suyu şen denilen kaplarda (küçük su kabıdır onun içinde başkalarındakinden daha soğuk olur) soğutunuz, iki namaz arasında onu üzerinize dökünüz” akşamla ve yatsıyı kastediyor, dedi ki: Bunu yaptılar onlardan gitti, Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki: “Dolduğu zaman Allah karından daha şerli bir kap yaratmaştır, ille de olacaksa üçte birini yemeniz, üçte birini içmeniz için, üçtebirinide hava için bırakınız.”2 Bu hadis bütün tıbbı toplayan bir asıldır.

(1) Bezzar Taberani Kebir’de, Ebu Ya’la tahric etti, Heysemi Mecma’da: (5/70) dedi ki senedinde Hubeyş bin Kays er Rahabi var, o zayıftır.

(1) Hadis hasen, sahihtir, Ahmed Tirmizi (2381) tahric etti ve dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir, yine Nesai ibni Mace Taberani Kebir’de, Kudai fiihab’ta tahric etti, ibni Hibban doğruladı, Zehebi ikrar etti, ancak ibni Mace dedi ki: Ademoğlunun nefsi üstün gelirse, üçte biri yemek için... (Terğib ve Terhib: 3/136).

(2) Hadis zayıftır, Taberani Kebir’de, Beyheki Delail’ de, Kudai fiihab ta tahric etti senedinde Muhabber bin Harun var, meçhuldür.

Rivayet edildi ki: Doktor ibni Masiveyh Ebu Hayseme’nin kitabında bu hadisi okuyunca, dedi ki: Eğer insanlar bu kelimeleri kullansalar, hastalıklardan kurtulurlar hastaneler ve eczaneler atıl kalır, bunu söyledi, çünkü her hastalık ağır yemektendir, bazısı dedi ki: Her hastalığın temeli aşırı yemektir, merfu olarakta rivayet edildi, merfu luğu doğru değildir.1

Arab doktor Haris el Kelede dedi ki: Perhiz ilacın başıdır, çok yemek hastalığın başıdır, bazısı bunu ref etti, yine sahih değildir.2 Yine Haris dedi ki: Çölü ve çölün içindeki yırtıcıları helak eden şey: Hazımdan önce yemek üstüne yemektir.

Başkası dedi ki: Kabir ehline denilse ki:

“Sizin ecelinizin sebebi nedir?” Derlerdi ki:

“Çok yemektir, bu az yemenin menfaatlerinin bazısıdır, bedene uygunluğuna nisbeten olan faydasıdır.”

Kalbe nisbeten faydalarına ve menfaatlarına gelince az gıda kalbi inceltir, anlayışı kuvvetlendirir, nefsi kırar heva ve gadabı zayıflatır, çok gıda bunun zıddını yapar.

Hasan dedi ki: Ey Ademoğlu karnıyın üçte birine ye, üçte birine iç, üçte birine terket nefes alsın tefekkür etsin. Merzevi dedi ki: Ebu Abdullah, yani İmam Ahmed açlık ve fakirliği o kadar büyütüyordu ki, S: 335 ona dedim ki:

“Adam şehvetlerinin terkinde ecir alır mı?” Dedi ki:

“Nasıl ecir almaz ki” ibni Ömer diyor ki:

“Dört aydan beri doymadım.” Ebu Abdullah’a dedim ki:

“Adem doyduğu halde kalbinde rikkat (incelik, acıma hisse) bulur mu?” Dedi ki:

“Bu görüşte değilim” sonra Mervezi Ebu Abdullah’tan ibni Ömer’in bu sözün bir vecihle rivayet etti, ibni Sirine isnadıyla rivayet etti dedi ki: Bir adam ibni Ömer’e dedi ki: Sana cevariş getireyim mi?1 dedi ki:

“O hangi şeyedir?” Dedi ki:

“Yediğin zaman yemeği hazmettirir” dedi ki:

“Ben dört aydan beri doymadım ki, ben buna güç yetiremediğimden dolayı değil, fakat ben doymalarından fazla aç kalan kavmi idrak ettim.”2

Nafile isnadla dedi ki: Bir adam cevariş ile ibni Ömer’e geldi ve dedi ki:

“Bu nedir? Cevariştir, bununla yemek hazmedilir” dedi ki:

“Onunla ne yapacağım, bana bir ay gelp geçiyorda doymuyorum?”3

Bir adama isnadla dedi ki: İbni Ömer dedim ki:

“Etin zayıfladı, yaşın büyüdü, senin meclisinin adamları senin hakkını ve şerefini bilmiyorlar, eğer ehline kendilerine döndüğün zaman sana lütfedecekleri (ikram edecekleri) bir şey yapsalar olmaz mı” dedi ki:

“Yazıklar olsun, sana, vallahi onbir senin beri doymadım, on iki, on üç on dört sendin beri bir kere doymadım, aslı olayım ömrüm az kaldı.”4 Amr bin Esved el-Absi’ye isnadla rivyaet etti ki: fiımarıklık ve kibir korkusuyla doymayı çokça terkediyordu.4

İbni Ebiddünya açlık kitabında Rafie isnadla İbni Ömer’in şöyle dediğini rivayet etti: Müslüman olduktan sonra doymadım.5 Muhammed bin Vasie isnadla şöyle dediği rivayet edildi: Kim yemeği az yerse, anlar, çok iyi anla, (zihni) safi olur ince (şefkatli) olur, çünkü çok yemek sahibini isteği çok şeyden ağırlaştırır.”5

(1) Ukayli Zayıflar da, ibni Adiy kalim de ibni Hibban mecruhinde Enes’ten merfu olarak tahric etti, senedinde Temim bin Necih vardır gerçekten zayıftır. Darekutni dedi ki: Doğruya en çok benzeyen bu Hasen Basri’nin sözündendir.

(2) Hafız Sehavi mekasıdul Hasene dedi ki: Peygamber (s.a.v.)’e raf’ı sahih değildir. Bilakis o Haris bin Kelede ve başkasının sözüdür, yine: “Karnı doldurmak derdin temeli perhiz devanın temelidir her bedene alıştığı şeyi yapın” rivayetin aslı yoktur.

(1) Bir çeşit tatlıdır yemeğin hazmına yardım eder.

(2) Ahmed zühd de tahric etti.

(3) Benzerini Ahmed Zühd’de tahric etti.

(4) Ahmed Zühd’de, Ebu Nuaym Hilye’de: (1/299) tahric etti.

(5) Ebu Nuaym Hilye’de: (5/156) tahric etti

(6) Taberani Kebir’de, Ebu Nuaym Hilye’de: 1/299 tahric etti.

(7) Ebu Nuaym Hilye’de (2/351) tahric etti.

Ebu Ubeyde el-Havvs’tan şöyle dediği rivayet edildi: Ölmün tokluğunda, hazzın açlığındadır, sen doyarsan ağırlaşırsın, uyursun, düşman senden imkan bulur, büyür, sen aç olursan düşman için gözetlemede olursun. Amr bin Kays’tan şöyle dedi rivayet edildi: “Karnınızı çok doldurmaktan sakınınız, çünkü o kalbi katılaştırır.”1

Seleme bin Said dedi ki: Eğer adam günahdan ayıplandığı gibi, karnını çok doyurmasından da ayıplanıyordu. Alimlerden birinin şöyle dediği rivayet edildi: Eğer karınlı isen nefsini hastalanıp zayıflamaya hazırla.2

İbnul E’rabi’den şöyle dediği rivayet edildi: Araplar diyordu ki:Karnı çok doymuş geceleyenin malına zarar gelmiştir. Ebu Süleymanı Darani’den şöyle dediği rivayet edildi:Eğer dünya ve ahiret ihtiyaçlarından birini istedinse, onu elde edinceye kadar yeme, çünkü yemek aklı değiştirir.

Malik bin Dinar’dan şöyle dediği rivayet edildi:Mümi’nin en büyük tasası karnı olmamalıdır, üstün gelende şehveti olmamalıdır. Dedi ki: Hasan bin Abdurrahman bana anlattı dedi ki: Hasan veya başkası dedi ki:Babanız Adem’in belası yemekten idi ve bu sizin kıyamete kadar belanızdır (imtihanınızdır.) Dedi ki: Deniliyordu ki:Kim karnına sahib olursa bütün salih amellere de sahip olur. Deniliyordu ki: Hikmet dolu midede yerleşmez. Abdul Aziz bin Ebi Davud’dan şöyle dediği rivayet edildi: Deniliyordu ki:Az yemek hayırlara sürat göstermeye yardımdır, Kusem el-Abid’den şöyle dediği rivayet edildi:Deniliyordu ki: Kişinin yemesi az olunca kalbi incelir ve gözleri yaşarır.

Abdullah bin Merzuk’tan şöyle dediği rivayet edildi:açlık devam ettikçe kibir görmedik, Ebu Abdurrahman el-Ömer’i ona dedi ki:

“Senin yanında bunun devamı nedir?” Dedi ki:

“Devamı Ebediyyen doymamandır” dedi ki:

“Dünyada olan kimse buna nasıl güç yetirebilir?” dedi ki:Velayet ehline ve Allah’ın kendisine itaata muvaffak kıldığı kimseye bu ne kolaydır ey bu Abdurrahman, o gibi kimse doyma miktarından az yer, bu açlığın devamıdır.

337 Bu söz Hasan’ı Basri sahabından birine bir yemek veripte, ashabının kendisine: Yemeye güç yetiremeyinceye kadar yedim demesi üzerine söylediği şu söze benzer Sübhanellah müslüman yemeye güç yetiremeyinceye kadar yemez.1 Yine Ebi İmran el-Cüveni’ye isnatla şöyle dediği rivayet edildi:Deniliyordu ki: Kim kalbinin nurlanılmasını severse yemeği az olsun. Osman bin Zaide’den şöyle dediği rivayet edildi: Süfyanı Sevri’ye yazdı ki: Cisminin sağlıklı olmasını istiyorsan, uykunu azalt, yemeği az ye.2 İbnus Semmak’tan şöyle dediği rivayet edildi. Bir adam kardeşiyle yalnız kaldı, dedi ki: Ey kardeşim, biz Allah’a karşı bizi aç bırakmayacağı kadar değersiziz, çünkü o evliyasını aç bırakır. Abdullah binEbul Ferec’ten şöyle dediği rivayet edildi: Ebu Said et Temimiye dedim ki:

“Korkan doyar mı?” Dedi ki:

“Hayır” dedim ki:

“Müştak (iştiyaklı, özlemli) doyar mı?”.

“Hayır” dedi. Rabah el Kaysi’den Ona bir yiyecek yekleştırıldı, onda yedi, ona denildi ki: Çoğalt, doyduğun görüşünde değilim, bir saha attı (bağırdı) ve dedi ki: Dünya günlerinde nasıl doyarım, günahkarların yiyeceği zakkum karşımdı? Adam yemeği önünden kaldırdı ve dedi ki: Sen bir şeyde, biz bir şeydeyiz.3

Mervezi dedi ki: Bir adam bana dedi ki: Ahmedi kastederek şu nimetlenen nerede, ona dedim ki: O nasıl nimetlenir? dedi ki: Yiyecek ekmek bulamıyormu? Kendisine yanaşıp ilişki kuracağı karısı yok mu? Bunu Ebu Abdullah’a (imam Ahmed’e) zikrettim, dedi ki: Doğru söyledi, istirca yapmaya başladı (İnna lillahi ve inna ileyhi raciun demeye başladı) ve dedi ki: Biz doyuyoruz. Bişr bin Haris dedi ki: Beş seneden beri oymadım ve dedi ki: Adama helalinden bir gün doyması gerekmez (yakışmaz), çünkü helalden doyarsa, nefsi onu harama çağırır, bu pisliklerden nasıl kurtulacak?

(1) Benzerini Süfyanı Sevri’den Ebu Nuaym Hilye’de (7/36) tahric etti.

(1)Ahmed Zühd’de tahric etti.

(2)Ebu Nuaym Hilye’de (7/7) tahric etti.

(3)Rabah bin Amr el Kaysi’den ebu Nuaym Hilye’de tahric etti (6/194).

İbrahim bin Edhem dedi ki:Kim karnını zaptederse dinini de zapteder, kim açlığına sahib olursa salih ahlaka da sahib olur, çünkü Allah’ın masiyeti açlıktan uzaktır, tokluğa yakındır, tokluk kalbi öldürür, ferah, şımarıklık ve gülme ondan olur. Sabit el Bünani dedi ki: Bize ulaştı ki, iblis (Allah’ın laneti üzerine olsun)Zekeriyya oğlu Yahya Aleyhisselama zuhur etti (göründü) üzerinde her şey asılı gördü, Yahya (a.s.) ona dedi ki:

“Ey iblis üzerinde asılı gördüğüm şeyler nedir?” Dedi ki:

“Bunlar Ademoğluna isabet ettiğim şehvetlerdir” dedi ki:

“Orada benim için birşey var mı?” dedi ki:

“Belki doymuşsundur, bizde seni namaz ve zikirden ağırlaştırmışızdır” dedi ki:

“Bundan başka?”

“Hayır” dedi, dedi ki:

“Allah’a söz veriyorum kanımı ebediyyen doyurmayacağım” dedi ki: İblis leanehullah dedi ki:

“Bende Allah’a söz veriyorum ebediyyen hiçbir müslümana nasihat etmeyeceğim.”1

Ebu Süleyman Darani dedi ki: Nefis acıkır ve susarsa kalb bafileşir ve incelir, doyar ve suya kanarsa kalb körelir.2 Ve dedi ki: 3Dünyanın anahtarı tokluk, ahiretin anahtarı açlıktır, dünya ve ahirette her hayrın aslı: Allah’tan korkmaktır çünkü Allah dünyayı kendinden korkanada korkmayana da veriyor, hakkın yanında biriktirilmiş hazineler vardır, onu ancak sevdiğine özel verir, akşam yemeğimden bir lokmayı terketmem onu yememden bana daha sevimlidir, sonrada gecenin başından sonuna kadar kıyam ederim(gece ederim).

Yahya bin Hasan el Huşeni dedi ki:Kim göz yaşını çoğaltıp kalbini inceltmek istrese, kanının yarısını yiyip içsin. Ahmed bin Ebil Havari dedi ki: Bunu Ebu Süleymana anlattım, dedi ki: Hadis geldi: “Üçte bir yemek, üçte bir içmek.” Ben onların nefislerini hesaba çektiği ve altıda bir kar ettikleri görüşündeyim.4 Muhammed bin Nadr el-Harisi dedi ki: Açlık takvaya götürür, aşırı tokluk aynen kibire götürdüğü gibi5 fiabi’den şöyle dediği rivayet edildi: Bir kez hariç on altı seneden beri doymadı, çünkü tokluk bedeni ağırlaştırır, zekayı giderir, uykuyu getirir, sahibini ibadetten zayıflatır.6

Peygamber (s.a.v.)Mikdam hadisinde az yemeyi mendub kıldı, buyurdu ki:“Ademoğluna belini doğrultacak lokmacıklar yeterlidir.” S: 339 Sahihayn de şöyle buyurduğu rivayet edildi: “Mümin bir bağırsağa, kafir yedi bağırsağa yer.”1 Murad şudur: Mümin şeriat adabıyla yer ve bir bağırsağın içerisine yer, kafir şehvet gereği, kibir gereği yer yedi bağırsağın içini dolduracak şekilde yer, Peygamber (s.a.v.) az yemekle birlikte, yemeğin birazı yetinip kalanına başkasını tercih etmeyi mendub kıldı, buyurdu ki:“Bir kişinin yemeği ikiye, ikinin yemeği üçe, üçün yemeği dörde yeter.”2 Peygamber (s.a.v.)’in Mikdam hadisinde zikrettiği gibi en güzeli mü’minin üçte birini yemesi, üçte çok içmek üçte bire (midenin) içmesi, üçte birini de nefesi için bırakmasıdır, çünkü çok içmek uykuyu getirir, yemeği bozar.

Süflan dedi ki:Her istediğinde su içme, içmezsen uyku gelmez.3 Selefin bazısı dedi ki: İsrail oğulları içerisinde ibadet eden gençler vardı, iftar anında birisi ayağa kalktı ve dedi ki: Çok yemeyeniz, çok içersiniz, çok uyursunuz, çok zarar edersiniz. Peygamber (s.a.v.) ve ashabı çok acıkıyorlardı, ve çok içmiyorlardı, şehvetten dolayı yemeyi azaltıyorlardı, bu yemeğin bulunmamasından dolayı değildi, ancak Allah rasulüne hallerin en mükemmelini ve en üstününü seçmiştir. Bunun için ibni Ömer buna benzemeye çalışıyor, yemeğe de gücü yettiği halde, böyleydi, kendinden önce babasıda böyleydi. Sahihayn’de Ayşe (r.a.) dedi ki:“Muhammed (s.a.v.) ailesi Medine’ye geleliden beri üç gece arka arkaya buğday ekmeğiyle doymadı, ölünceye kadar böyle oldu.”Müslim’in rivayetin dedi ki: “Rasulullah (s.a.v.) ölünceye kadar iki gün peşpeşe arpa ekmeğinden doymadı.”4

(1)Ebu Nuaym Hilye’de tahric etti (2/328-329).

(2)Hilye: 9/266.

(3) Hilye: 9/259.

(4)Hilye: 8/318.

(5) Hilye: 8/222.

(6)Ebu Nuaym Hilye’de (9/127), Beyhaki Adabuş fiafii’de, S: 106 tahric etti.

(1) Sahihtir, Malik, Ahmed, Buhari, Müslim, Tirmizi (1820) İbni Mace Ebu Hureyre’den, Buhari, Ahmed, Müslim, Tirmizi, (1819), ibni Mace, İbni Ömer’den, Müslim Cabir’den, Müslim ve ibni Mace Ebu Musa’dan (Camiul usul: 8/256 ve sonrası, Mecmauz zevaid: 5/31-33 Camius sağir: 2/184.

(2)Sahihtir, Ebu Hureyre’den Malik Buhari, Müslim, Tirmizi; (1821) “Birin yemeği ikiye ikinin yemeği dörde dördün yemeği sekize yeterlidir” lafzıyla tahric etti Tirmizi yine (1821) ibni Ömer’den tahric etti (Camiul usul 8/258).

(3)Ebu Nuaym Hilye’de: (7/18).

(4)Hadis sahihtir, Ayşe’den, Buhari, Müslim, Benzerini Malik, Buhari, Müslim, Ebu Davud Tirmizi, Nesai Abbas bin Rabia’dan tahric etti (Camiul usul: 4/153-156.)

Buhari Ebu Hureyre’den tahric etti:Peygamber (s.a.v.) vefat edinceye kadar üç gün yemeğe doymadı.Ondan şöyle dediği rivayet edildi: “Peygamber (s.a.v.) arpa ekmeğinden doymadan dünyadan çıktı.”1 Müslim’in sahihinde2 Ömer’den rivayet edildi:O hutbe okudu ve dünyadan insanlara isabet eden (elde ettikleri şeyi) söyledi ve dedi ki:Rasulullah (s.a.v.)’i gün boyu (açlıktan) kıvranıyor gördüm, karnını doyuracak kötü hurma bulamıyordu. Tirmizi ve ibni Mace Enes’ten tahric etti, Peygamber (s.a.v.) buyurdu ki:“Allah yolunda kimsenin olmayacağı şekilde eziyet gördüm, Allah için kimsenin korkutulmayacağı şekilde korkutuldum, benim üzerimden üç gün üç gece geçti ve benim için Bilal’in koltuğunun altında getirdiği şeyden başka bir şey olmadı.”3 Bunu ibni Mace4 Süleyman bin Burada isnadıyla şöyle dediğini tahric etti:“Rasulullah (s.a.v.) bize geldi, üç gece kaldık, üç gece yemeğe güç yetemiyorduk veya yetiremiyordu.”Ebu Hureyre’ye isnadıyla şöyle dediğini tahric etti:Rasulullah (s.a.v.)’e sıcak yemek getirildi, yedi ve buyurdu ki: “Elhamduluillah karnıma şu şu günden beri sıcak yemek girmedi.”5 Allah ve Rasulü şehvetlere tabi olanı kınadı, Allah teala buyurdu ki: (Nihayet onların peşinden öyle bir nesil geldi ki, bunlar namazı bıraktılar; nefislerinin arzularına uydular. Bu yüzden ileride sapıklıklarının cezasını çekecekler. Ancak tevbe eden, iman eden ve iyi davranışta bulunan kimseler hariçtir.) (Meryem: 19/59-60) Peygamber (s.a.v.)’den sahih olarak şöyle buyurduğu rivayet edildi: “Asırların en hayırlısı benim asrım, sonra onların peşinden gelenler, sonra onların peşinden gelenlerdir, sona şahit tutulmadıkları halde şahidlik eden, adak yapıp yerine getirmeyen bir kavim gelir, onlar içinde şişmanlık zuhur eder.”7

S: 341 Müsned’de1 “Peygamber (s.a.v.) şişman bir adam gördü, eliyle karnına işaret ederek buyurdu ki: “Eğer bu bundan (karnın) başka şekilde olsaydı, senin için daha hayırlı olurdu” Müsned’de2:“Ebu Hureyre, Peygamber (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu rivayet etti: “Sizin üzerine en çok korktuğum şey karınlarınızdaki azgın şehvetler, fercleriniz ve saptırıcı hevadır.”

Bezzar’ın müsnedinde3 Fatıma (r.a.)’dan o da Peygamber (s.a.v.)’den şöyle buyurduğunu rivayet etti:“Ümmetimin en şerlileri nimetlerle gıdalanan, çeşitli yiyecekleri yiyen çeşitli elbiseleri giyen ve avurtlarını şişirerek konuşanlardır (kibirlerinden dolayı)”.

Bezzar ve ibni Mace ibni Ömer’den şöyle dediğini tahric etti: “Bir adam Peygamber(s.a.v.)’in yanında geğirdi, bunun üzerine buyurdu ki: “Bizim yanımızda geğirmeni engelle, dünya en çok doyanlar kıyamet günü en uzun aç kalanlardır.”4

İbni Mace5 yine Selman’dan benzerini tahric etti, Hakim Ebu Cuhayfe’den tahric etti6 isnadlarının hepsinde söz vardır. Yahya bin Mende imam Ahmed’in menakıbı kitabında, isnadıyla imam Ahmed’den rivayet etti: O Peygamber (s.a.v.): “Üçte bir yemek, üçte bir içmek ve üçte bir nefes içindir” hadisinden soruldu, dedi ki:Üçte bir yemek: Geçimliktir (ölmeyecek kadar yemektir), üçte bir içmek:O kuvvettir. Üçte bir nefes için: O ruhtur.

(1) Hadis sahihtir, Buhari tahric etti.

(2) Müslim sahihinde tahric etti, sahihtir.

(3) Sahihtir, Tirmizi (2474), ibni Mace tahric etti, Tirmizi dedi ki:Bu hadis Hasen, sahih, garibtir, yine ibni Hibban da doğruladı.

(4) Tabii’nin bilinmemesinden dolayı isnadı zayıftır, ibni Mace ve Taberani Kebir’de tahric etti, fakat imam Ahmed Hasen gördü.

(5)Hadis zayıftır ibni Mace süneninde tahric etti, senedinde Süveyd bin Said var, o zayıftır, Nesai onu zayıf gördü (Mizanul itidal: 26248).

(7) 13 Sahabeden mütevatir bir hadistir (Nazmul metünasir, Kettani S:127 İmran bin Husayn’dan Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi (2223) ve Nesai tahric etti (Camiul usul: 9/404 ve sonrası).

(1)Hadis sabittir, Ahmed, ibni Ebiddünya, Taberani güzel bir isnatla, ve hakim tahric etti ve doğruladı, Beyhaki’de tahric etti (Terğib ve Terhib: 3/138).

(2)Sahihtir, Ahmed, Bezzar, Taberani üç mucemde tahric etti, Heysemi Mecma’da; (1/188) dedi ki: Adamları sahih rivayet adamlarıdır.

(3)Bezzar’ın Müsned’inde mevcut olan Fatıma’nın müsnedi değil, Ebu Hureyre’nin müsnedidir, Fatıma hadisini ibni Ebid’dünya gıybetin zemmi kitabında tahric etti (Terğib ve Terhib: 3/115) Ahmed Zühd’de Fatıma binti Hüseyin’den merfu olarak tahric etti, fakat mürseldir, Hakim başka bir tarikle mevsullaştırdı fakat zayıftır, senedinde Esram bin Havşeb var, yalanla itham edilmiştir, İshak bin Vasıl ed-Daybi var metrüktür.

(4) Hadis Hasendir, Tirmizi (2480), ibni Mace, Beyhaki Yahya el Bekka rivayetinden tahric etti ve Tirmizi dedi ki: Hadis Hasendir (Terğib ve Terhib: 3/137)Fakat Yahya el-Bekka zayıftır.

(5) Hadisin isnadı zayıftır.

(6) Hadis zayıftır, Hakim ve Bezzar iki isnatla tahric etti, birinin ravileri güvenilirdir, ibnu Ebid’dünya, Taberani Kebir ve Evsat’ta, Beyhaki tahric etti. Hafız Müniri Terğib ve Terhib’te dedi ki:(3/137)Hakim’in hadisindendir: Bilakis çok zayıftır.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

HGS