Birinci Fasıl Hata ve Unutma Hakkındadır

Birinci Fasıl

Hata ve Unutma Hakkındadır

Hata: Fiiliyle bir şeyi kastedip, fiilini kastından başka şeye isabet etmesidir, misal kafir öldürmeyi kastedip ölümün müslümana isabet etmesi gibi. Unutma: Bir şeyi hatırlamış olup, yapma anında unutmaktır. İkiside affedilmiştir, yani onda günah yoktur, günahın kaldırılması unutmasına bir hüküm tereddüt etmesi ne zıt değildir, abdesti unutup kendsi abdestli zannederek namaz kılan gibidir, bu hususta ona günah yoktur, sonra abdestsiz namaz kıldığı açığa çıksa namazını yeniden kılınması gerekir, eğer abdeste başlarken besmeleyi terketse unutarak biz (Hanbeliler) farzlığını söylüyoruz, ona abdesti yeniden almak gerekir mi? Bunda iki rivayet Ahmed’den mervidir, yine kurban kesiminde besmeleyi unutarak terk ederse bu hususta ondan iki rivayet vardır, fakihlerin çoğunluğuna göre o kurban yenilir, eğer unutarak namazı terketse ona kaza gerekir, peygamber (s.a.v.) buyurdu ki: “Kim bir namazı kılmadan uyur veya unutursa onu hatırlayınca kılsın, onun için ancak keffaret vardır, sonra şunu okudu: (Benim zikrim için namız kıl)3 (Taha: 20/14) namazında necaset taşır vaziyetteyse affedilmez, sonra bunu namazda sonra veya esnanında bilse ve onu ortadan kaldırsa, namazı iade eder mi, etmez mi? bunda iki görüş vardır, ikisi imam Ahmed’in rivayetidir, peygamber (s.a.v.)’den namazda ayakkabıyı çıkarıp namazı tamamladığı ve şöyle dediği rivayet edilir: “Cebrail bana bu ikisinde pislik olduğunu haber verdi, namazını iade etmedi.”4

(1) Sahihtir cemaat tahriç etti (Ahmed, Buhari, Müslim Ebu Davud Tirmizi Nesai ve İbni Mace) ibni Hibban Ebu Hureyre’den, Taberani İmran bin Husayn dan tahriç etti (Camiulusul: 2/149) ve sonrası ve Camiussağir).

(4) Sahihtir. Buhari, Müslim, Ahmed Ebu Davud ibni Mace Nesai Amr bin As’ta yine Ahmed, Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai ve ibni Mace Ebu Hureyre’den tahriç etti (Camiulusul: 10/548).

(3) Hadisi Enes bin Malik ve Ebu Hureyre’de; Buhari, Müslim, Ebu Davud ve Nesai tahriç etti, sahih hadistir (Camiulusul: 6/134/137).

(4) Ebu Saidi Hudri’den Ebu Davud, Hakim Beyheki, ibni Huzeyme ve ibni Hibban tahriç etti, mevsul ve mürselliği hususunda ihtilaf etti, Ebu Hatim mevsulü terci etti, Hakim ve Taberani de zayıf rivayetleri vardır. (Neylül evtar: 2)121, Mecmauz zevaid: 2/56).

Namazda unutarak konuşsa, bununla namazının batıl olacağına dair Ahmed’deh iki meşhur rivayet vardır. fiafi’inin mezhebi bununla batıl olmayacağı şeklindedir. Eğer orucunda unutarak yese, çoğunluğa göre orucu bozmaz, Rasulullah (s.a.v.) şunu ancak Allah yedirmiş ve içirmiştir.”1

Malik dedi ki: Ona iade gerekir, çünkü namazı unutarak terkeden yerindedir, cumhur diyor ki: O oruca niyet etmiş ve onun mahzuratın (yasaklarının) bazılarını unutarak işlemiştir, o kendisinden affedilir.

Eğer unutarak cima etse hükmü unutarak yemenin hükmü gibi midir, değil midir? Bekir, kefaret gerekmesi husunda onun iki rivayeti vardır.

İkincisi: Bununla orucu bozulmaz, yeme gibidir, bufiafi’inin mezhebidir, Ahmed’den de rivayet edildi. İhramda iken unutarak cima hakkında ihtilaf da böyledir, bununla nüsük batıl olur mu, olmaz mı? Eğer bir şeyi yapmayacağına yemin etse yemini unutur veya hata icabı yaptığı şeyin yapmayacağına yemin etmediği şey zannederek yaparsa, yeminini bozmuş olur mu, olmaz mı? Bunda üç görüş vardır, bunlar Ahmed’den rivayetlerdir.

Birincisi: Yemin velev ki talak ve köle azadı üzerine olsun her halukarda bozulmaz, Hallal bu rivayeti Ahmed’den inkar etti ve dedi ki: O nakledici tarfından bir hatadır, bu fiafii’nin iki görüşünden biridir ve İshak’ın görüşüdür, Ebu Sevr ve ibniEbu fieybe’nin görüşürür.

Ata’dan İshak’ın şöyle dediği rivayet edilir: Yemininde unutmuş olduğuna dair yemin ettirilir.

İkincisi: Her halukarda yemini bozulur, bu seleften bir topluluğun ve Malik’in görüşüdür.

Üçüncüsü: Yemin talak ve köle azadı üzerine olmasıyla, bu ikisinden başkası üzerine olmasının hükmü ayrıdır, bu Ahmed’den meşhur rivayettir ve Ebu Ubeyd’in görüşüdür.

S:250 Yine Evzai’de talak hususunda böyle dedi ve dedi ki: Hata ve unutma hakkında hadiste gelen af unuttuğu müddeçedir, karısıyla beraber oldukça ona günah yoktur, hatırladığı zaman karısından ayrılması geekir, çünkü unutma ortadan kalkmıştır, İbrahim el-Harbi tabiinin unutan kimseye talakın gerçekleştiği üzerine de icması bulunduğunu hikaye etti.

Hataen bir mümini öldürse ona kitabı nassıyla keffaret ve diyet gerekir, yine kendi malı zannederek başkasının malını telef etse de böyledir, yine cumhur av hayvanını hataen veya unutarak öldüren ihramlı hakkında da ceza gerektiğini söyledi.

Bazısı dedi ki: fiu ayetin zahirine dayanarak (içinizden kim onu kasten öldürürse öldürdüğü hayvanın dengi ona cezadır) (Maide: 5/95) öldürmeyi kasten yapmadıkça ona ceza yoktur, bu Ahmed’den rivayettir, cumhur ayete şöyle cevap verdi: Kasten öldürene ceza Allah’ın intikamını düzenledi, bunun ikisi (ceza ve Allah’ın intikamı) kasıtlıyadır, kasıt olmasa intikam da olmaz, ceza da başka bir delile baki kalır.

-Allah en iyisini bilir- zahir olan şudur: Unutan ve hata edenden günahın o ikisinde kaldırılması şeklinde affedilir, çünkü günah niyetler ve kasıtlara terattüp eder, unutan ve hatalını kasıtları yoktur, ikisine günah da yoktur. O ikisinden hükümlerin kaldırılması ise bu nasların muradı değildir, bunun sabitliğine ve sabit olmayışına dair başka delile muhtaçtır.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

HGS