ON BEŞİNCİ HADİS: ALLAH’A VE AHIRET GÜNÜNE İMAN HASLETLERINDEN

ON BEŞİNCİ HADİS

ALLAH’A VE AHIRET GÜNÜNE İMAN HASLETLERINDEN

(S: 248) Ebu Hureyre (r.a)’den rivayet edildi:Rasulullah (sav) buyurduki: Kim Alah’a ve ahiret gününe inanıyorsa,hayır söylesin, yahutsussun,kim Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa, komşusuna ikram etsin, kim, Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa, misafirine ikram etsin. Buhar ve Müslim rivayetetti.

Bu hadisi Buhari ve Müslim bir çokyollarlaebu Hureyre’dentahric etti,bazı lafızlarında: Komşusuna eziyet etmesin” Bazısında misafirinkonuklamayı iyi yapsın

bazısına Sılai rahmini gözetsin” geçmektedir.

Yine Buhari ve Müslim Ebu Şüreyh el Huzai’den mana olarak tahirc ettiler.

Bu hadis Peygamber (sav)’den ,Ayşe Ebu Mesud, (S: 249) Abdullah bin Amr, Ebu Eyyub el Ensari,İbni Abbas ve başka sahabeler tarafından rivayet edildi.

Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyosa şöye şöyleyapsın sözü bu hasletlerin imandan olduğuna delidir,daha önce amellerin imana dahilolduğunu söylemiştik.

Peygamber (sav7 imanı sabır ve müsamaha diye tefsiretti. Hasan deiki: Sabır ile murad:

Masiyetlere , Müasamaha ile : İtaata karşıdır.

İman amelleri bazan Allah’ın haklarıya alakalı olabilr, farzalrın yapılıp, haramların terk edilmesi gibi.Hayır söyleyip, diğerlerinden susmakta bunlardandır. Bazan da kullarının haklarıyla alakalı olur, misafire komşuya ikram etmek, onaeziyet etmemek gibi. Şu üç şeyle mü’minleremrolunuyor:

Birincisi: Hayır söyleyip,onun dışında susmak. Taberani Esved bin Esram el-Muharibi’den şöyle dediğini tahric etti.: dedi ki: Ey Allah’ın rasulü banatavsiye et. Buyurdu ki: Eline sahip oluyormusun? Elime sahip olamazsam,başka neye sahip olayım dedim? Buyurdu ki: Dilinle ancak iyiolanı söyle, elini de ancak hayraaç”(1)

Dil istikametininimandan olduğu varid oldu. Müsned’de Enes (ra)’den peygamber (sav)’in öyle buyurduğu rivayet edildi: Kulun kalbi istikametli oluncaya kada imanı istiametli olmaz,dili istiakametli oluncaya kadar da kalbi istikametli olmaz. (2)

(S: 250) Taberani Enes (ra)4den peygamber (sav)’inşöylebuyurduğunu tahric etti: “Dilinden üzülünceye kadarkulimanın hakikatına uluşamaz.

Taberani Muaz bin Cebel (ra)’den peygamber (sav)’in şöyle buyurduğunu tahric etti.

Sensustukça selamettesin,konuşuncaya ya lehine,yadaaleyhine yazılır.(3)

İmam Ahmed’in müsnedinde Abdullah bin Amr bin As (ra)tan peygamber (sav)’in şöyle buyurduğu rivayet edildi: Kim susarsa kurtulur. (4)

_________

(1) Hadis sahihtir (2)Sahihtir , Ahmed,Ebu Davud, Nesai tahri cetti. (3) Daha önce geçti, zayıftır. (1)Taberani kebir’de tahric etti. Heysemi dedik: İsnadıı güzeldir (2) Ahmed ve İbni Ebid Dünya Ali bin Mesade’den tahric etti, o zayıftır (3) Tabarena sağirve evsat’ta tahric etti. sahihtir (4) Ahmed, Tirmizi, Darimi,i ibnilMübarek ve ibni ebid dünya ibni Amr’dan tahric etti. Ahmed ve Tirmizi’ninhadrisininisnadı zayıftır.

Taberani’deki sened güzeldir. (5) Hadis sahihtir,Buari, Müslimve İbni Hibban tahric etti. (6) Hadis zayıftır, Ahmet tahric etti, senedinde Muhammed bin İshak var o müdellistir.

Sahihaynde Ebu Hureyre (ra)’den peygamber (sav)’in şöyle buyurduğu rivayet edildi: Kul içerisinde ne olduğu açığa çıkmayan birkelime konuşur, o sebepten doğu vebatı arasından uzak cehenneme iner.(5)

İmam Ahmed ve Tirmizi Ebu Hureyre’den tahric etti: Peygamber (sav) buyurduki:Bir adam sakınca görmediğini birkelime konuşurda onun yüzünden yetmiş yıl ceheneme iner.

Sahihi Buharide Ebu Hureyre (ra)’den peygamber (sav7’in şöyle buyurduğu rivayet edildi:

Bir adam önem vermediği, Allah’ın rızasını kazandıracak birkelie konuşur da,Allah onun sebebiyle onun derecelrini yükseltir, ve kul önem vermediği, Allah’ın gaabanı kazandıracak bir kelime konuşur da onun yüzünden cehenemde aşığı (tabakalara iner”

(S: 251) Ahmed Süleyman binCühaym4den oda annesinden tahric etti (6) dedi ki: Peygiamer (sav)’i duydum buyuruyorki:bir adam cennete kendisiyle cennet arasında birzara ölçü birimi)kadar kalıncyaa kadra şyaklışır da bir kelime konuşur, cennetten Sana’dan daha uzak bir şekide uzaklaşır.

Ahme, Tirmizi ve Nesai Bilal bin Haris’ten şöyledediğini tahirc etti: Peygamber (sav)’i duydum buyuruyor ki:Sizden birinzi,ulatığı dereceye yetişceğini zannetmeden Allah’ın rızasını kazandıracak bir kelime konuşurdaallah o kelime sebebiye huzurna çıkacağı güne kadar hoşnutluğunu yazar, sizden biriniz de ulaştığı dereceye yetişeceğini zannetmeden, Allah’tın gazabını kazandıracak bir kelime konuşur da huzuruna çıkacağı güne kada, allah ona o kelime sebebiyle gazabanı yazar. “ (1)

Daha önce ümmü Habibe’nin peygamber (sav)den şöyle buyurduğunu rivayet ettiğini zikretmiştir. Adem oğlunun her söyediği,iyiliği emretme,kötülükten nehyetme ve Allah’ın zikri hariç, aleyhinedi, lehine değldir.

Hayır söylesin, yada sussun sözü, hayarısöylemeye ve onun dışında susmaya emirdir. Bu konuşmaı da susması, da eşit olan sözün var olmadığına da işarettir. Söz ya da haır,olur, söylemekle emredilir,veyahayır olmaz susmakla emredilir. Muazve ümmü Habibe hadisi buna delildirler.

İbni ebid Dünya Muaz bin cebel’den tahric etti. lafzı: S: 2527 Peygamber (sav7 ona dedi ki: Ya Muazanen senikaybetsin,senin söylediğin şey ya lehine,ya aleyhine olmaz mı? (2)

Allah tealabuyurduki: İki melek insanın) sağında ve solunda oturarak yaptıklarını yazmaktadırlar. İnsan hiçbirsöz söylemez ki yanında gözetleyenyazmaya hazırbir melek bulunmasın) (3) Selefi salih sağdakininiyilkeri , soldakininkötülükleri yazdığna icma etti.

Buzayıf bir isnadla merfu olarak Ebu ümüame4den rivyaet edildi.

Sahih4te Peygmaber (sav)’den Ebu Ümame’den rivayet edildi.

Sahih’te Peygamber (sav)’den şöyle buyurduğu rivayet edildi: Sizden biriniz namaz kılarken,Rabbiyle fısıldaşıyor, melekte sağındadır. (4)

Huzeyfe’den merfu olarak rivyaet edildi: Sağında iyiliklere yazan vardır(5)

Herkonuştuğunu mu yoksa, sevap ve ceza gerektirenleri mi yazarL bunda ihtilaf ettiler.

Bunda iki görüş var

Ali bin Talha,İbni Abbas’ın şöyle dediğini söyledi:Konuştuğu herhayır ve şeryazılır,hatta yedim, içtim,geldim, gittim sözleri de yazılır.(S: 253)Hatta perşembe günü olunca sözü ve ameli arz edilir,hayır ve şer olanar kabul edilir, diğerlre atılır.Bu Alah tealanın şu kavlidir:(Allah dilediğini siler,dilediğini sabit bırakır, onun katındakitapların nası vardır.) (6)

Yahya binKesir’den şöyle dediği rivayet edildi:bir adam eşeğe bindi,eşek tözekledi.adam dedik:Eşeğin ayağı tökezledi: Sağdaki melek dedik: Bu bir iyilk değil ki yazayım, soldakidedi ki:Bu bir kötülük değil ki yazayım Allah soldakine, sağdakinin terk ettiğini yaz diye vahyetti, kötülüklerde Eşeğin ayağı tökezledi yazıldı. (7)

Bunun zahiri şudur ki: İyilik zahiri şudur ki: İyilik olmayan, kötülüktür, hernekadar bunun için cezalanmasa,bile; bazı kötülüklereceza verilmez.

İmam Ahmed, Ebu Davud ve Nesai Ebu Hureyre (ra)’den peygamber (sav)’den şöyle buyurduğunu rivayet ettiğini tahci etti: Hangi bir kavim bir meclisten Allah’ın zikretmeden kalkarsa eşek leşinin üzerinden kalkmış gibi olular, ve kendilerini için pişmanlık olur (8) Tirmizi ‘de tahric etti, lafzı:Hangi birkavi bir mecliste Allah’ı zikrederler de Peygamberlerine salavat getirmezlerse onlar için bir noksanlık olur, Allah dilerse onları azaplanıdırr, dilerse bağışlar. (9)

Ebu Davud ve Nesai’nin bir rivayetinde: Kim bir oturacak yere oturur da orda Allah’ı zikretmezse onuniçüin Alah’tan bir noksanlık olur, ve kim biryatacak yere yatarda orda Allah’ı zikretmezse, onun için Alah’tan noksanlık olur.

Nesai şunu ekledi: Kim ayakta duracak bir yerde dururda orda Allah’ı zikretmezse, onun için Allah’tan noksanlık olur.

(S: 254) Yine Ebu Said’den rivayetle peygamber (sav) öyle buyurduğunu tahric etti. Her bir kavimbir meclise otururlarda orda Allah’ı zikretmezlerse, kıyametgünü cennete de girseler kendieri için pişmanlık olur.

Mücahid dedi ki: Birkavim bir meclise oturur da Allah’ı zikretmeden önce dağılırlarsa ancak en kötü kolu uleşüzerinden dağılmış olurlar, meclislerikendi aleyhlerine gafletlerine şahitlik eder, hangi birkavimde birmeclise oturur, dağılmadan önce Allah’ı zikrederlere, misk kokusundan daha hoş bir kokudan istifade ederek daılmış olurlar, meclisleri kendilerine zikrettiklerine şahitlik eder. Selefin bazısı dedi ki:kıyamet günü Adem oğluna ömrünü saatleri arz edelir, Allah’ı zikretmediği her bir saata pişmanlıktan yüreği parçalanır”Taberini Ayşa (ra)’den merfu olarak tahic etti. Adem oğlu hang ibir saati Allah’ı hayırla zikretmeden geçirmişse, kıyamet günü ondan dolayı pişmarlık duyacaktır.

Buradan konuşması hayır olmayan şeyden dolayı susmak konuşmaktandaha efdal olduğu bilinir,ancak ihtiyaçctan dolayı zaruri olan şeyler hariçtir.

İbni Mesud’danşöyle dediiğ rivayet edildi: Sözün fazlasından sakının, ihtiyacı kadar konuşması kişiye yeter.

Nahai’den şöyle dediği rivayet edildi: İnsanlar fazla mal ve fazla sözden dolayı helak oluyor.

Yine ihtiyaç olmayan fazla sözden dolayı kalp katılaşır, Tirmizi’de İbni Ömer’den merfu olaraktahirc edildi: Allah’ın zikri dışında sözü çoğaltmayın, çünkü Allah’ın zikri dışında çok kelam kalbi katılaştırır. Allah’tan en uzak olanı kalbi katı olandır. (2)

Ömer (ra)’dedi ki: Sözü çok olanın yalanı da çok olur, yalanı çok olanın günahı da çok olur, kimin de günahı çok olursa ateş ona en layıktır. (3) Bun Ukayli İbi Ömer’den zayıf bir isnatla tahric etti. (S: 255) Muhammed bin Aclan dedi ki: Söz dörttür. Allah’ı zikretmen, Kur’an okuman, birilimden sorulup ta ondan habervermen veya seni ilgilinderen dünya işinden konuşmandır. Bir adam Selman’a deriki:Bana tavsiye et. Konuşma! Dedi. Adam:İnsanlar içinde yaşayıp ta buna güç yetirecek kimse yoktur, dedi. (Selman) Konuşursan hak ile konuş veya sus. (4)

_______

(1) Hadis sahihtir, Malik, Ahmed, ve Tirmizi tahric etti. (2) Taberani ve biniebid dünya Muaz’dan tahric etti. (3) Kaf suresi,ayet: 17-18 (4) Hadissahihtir, Ebu Hureyre’den Abdurrazak, Buhari ve Begavi tahric etti, İbni Hibban doğruladı. (5) İbni ebi Şeybe sahih bir isnata tahric eti. (6) Ra’d suresi, ayet: 39 (7) İbini ebi Şeybe ve Ebu Nuaym hilyede rivayet etti. (8) Ahmed, Ebu Davud, nesai ve Hakim Ebu Hureyre-’den tahric etti. sahihtir. (9) Tirmizi, Ebu Davud ve İbniMace EbuHureyre ve Ebu Saidi Hurdi’den tahirc e etti, hasendir.

(1) Taberani evsatta tahric etti, Heysemi dedi ki:Senedinde amr bin Husayn el Ukayli var, O metrüktür. (2) Tirmizi tahri cetti,ve dedi ki:Hadis hasen, gariptir. (3) İbni Hibban, Kudai ve Taberani evsatta tahri cetti, Heysemi Taberani’nin rivaeytindede dolayı dedik:Senednidne bilmediklerim var. (4) İbni Ebid Dünya tahri cetti. (5) Malik, Abdullah bin Ahmed ve ibni ebiddünya tahric etti. (6) Taberani ,bir çok isnatla tahric ettii, adamalrı güvenilirdir. (7) İbni ebiddünya tahric etti. (8) İbni ebiddünya ve Ebu Nuaym hilyede Şümeyt’in kıssaları bölümünde tahric etti. (9) Ahmed tahric etti, İbniHibban doğruladı.

Ebu Bekir (r.a) dilini eline alıyor ve diyorduki: Bu beni kaynaklara götürdü. (5) İbniMesud dedi ki:Kendisiden başka ilah olmayan Allah’a yeminolsunki, yeryüzünde dilden daha uzun hapse müstehak bir şey yoktur. (6) Vehb bin Münebbih dedi ki: Hikmet erbabı hikmetin başının susmak olduğuna icma ettiler.(7) Şümeyt bin Aclan dedi ki: Ey Adem oğlu sen susarsan selamettesin, konuşursan sakınarak konuş ya senin lehine, yada aleyhinedir. (8) Bubab uzundur.

Rasulullah (sav)’in hayır olmayan şeylerde susmayı emri maksattır.

İmam Ahmed ve İbni Hibban Bera bin Azib’ten tahric etti. Bir adam dedi ki: Ey Alah’ın rasulü benicennete girdirecek bir amel öğret... Hadisi zikretti ve o hadis içerinide peygamber (sav) buyurduki: Açı doyur, susuzu sula, kötülükten nehyet,eğer buna güç yetiremezsen hayır dışında diline engel ol (9) Ne söz, nede susmak mutlak manada emredilmiş değildir, mutlaka hayır söylemek ve şerdensusmak gerekir.Selef çoğu zaman şerden ve malayani şeyleden susmayı methediyorlardı, çünkü o nefse ağırdır, bununiçin insanalrınçoğu buna düşüyorar, onun için selef kendilerini ilgilendirmeyen konularda susmak için nefisleriyle mücadele ediyorlardı.

Fudayl bin İyad dedi ki: Ne hac, ne nöbet tutmak, nede cihaddili tutmaktan daha zor değldir. (S: 256) Eğer dilin seni kederlendirerek sabahladıysan, çok şiddili bir gam içerisinde sabahlamışsındır. (1) ve dedi ki:Dilinhapsi, mü’minin hapsidir,eğer sen dilinin kederiyle sabahlamışsan çok kederli sabahlamışsındı. (2) İbnil Mübarek Lokman-’ın oğluna sözünden soruldu: Eğer söz gümüş ise sükut altındır” (3), ve dedi ki:Manası: Eğer Allah’ın taatı yolundaki söz gümüşse, Allah’ın masiyetinden dolayı susmak altındır.

Bu masiyetleri terk etmenin taat amellerinden efdal olduğuna dönüyor.

Ahnef binKays’ın yanında: Susmak mı, yoksakonuşmak mı daha faziletlidir? Dediler,Bir grup:Susmak efdaldi, dedi, Afnef dedik:Konuşmak efdaldir, susmanın faydası sahibinden başkasına geçmez, güzel konuşmayla ise, dinleyenlerde faydalanır. (4)

Alimlerden biri Ömer bin Abdul Aziz’in yanında dedi ki: İlim üzere susan,ilim üzere öğrenen gibidir, Ömer dedi ki: Benilim üzere konuşanın kıyamet günü daha iyi halde olacağını ümit ediyorum; çünkü onun menfaati insanlardır, diğerinin susması ise kendi nefsinedir. Alim ona dedi ki: Ey mü’minlerin emiri: Konuşmanın fitnesi nasıl olacak? O zaman Ömer çok şiddetli ağladı. (5)

Ömer bin Abdul Azizbir gün hitap etti, insanlar inceldi ve ağladılar, hitabı kesti, ora denildi ki:Kelamını tamamlasan onunla Allah’ın fayda vermesini ümid ediyoruz. Ömer dedi ki: Söz fitnedir, fiil mü’min için sözden daha hayırlıdır.

Uzun zamandan beri Ömer binAbdul Azizi rüyamda görüyordum, onu bu meselede konuşursam kelamını işittim, zannediyorum ben bu meseleyi ona havale ettim ve sözünden şunu anladım:Hayır ilekonuşmak susmaktan hayılırdır. Zannediyorum söz esnasında Süleyman bin Abdul Melik’in zikri geçti, Ömer ona bunu söyledi.Süleymanbin Abdul Melik’in şöyle dediği rivayet edildi:(S: 257) Susmak aklın rüyasıdı, konuşmaksa uyanıklığıdır,birhal ancak diğer birhal ile tamam olur.Yani susmak, ta konuşmak ta lazımdır.

Abdullah bin ebi Cafer’in söylediği ne güzeldir. Vaktinde Mısır’ın fakihi ve hikmet ehlinden biriydi. Kişi bir mecliste konuşuyordakonuma kendinin hoşuna gidiyorsa sussun, eğer susuyor,susmak hoşuna gidiyorsa konuşsun. (6)

Bu güzeldir, çünkü kim böyle olursa konuşması ve susmakı, nefis vehevayı beğenmeye muhalif olur,kim böyle olursa Allah’ın tevfikine layık olur. Çünkü onun konuşması da susması da Allah içindir.

Hasan-ı Basrinin mürsellerinde, peygamber (sav) Rabbinden rivayetle, buyuruyor ki:temizliğin alameti, kulun kalbi benim katımdakiyle alakalı olmasıdır, böy.leolursa beni hiçbir hal üzere tunutmaz, eğer böyle olursa ben ona, beni unutmaması için benimle meşgul olmayı ihsan ederim, eğer beni unutursa kalbi hareket eder, eğer konuşursabenim için konuşur, susarsa benim için susar, işte bu kişiye yardım benim katımdan gelir. (Bunu İbrahim bin Cüneyd tahric etti.

Her halükardasusmak ve onu mutlak olarak veya hac itikaf, oruç gibi bazı ibadetlerde Allah’a yaklaşmak olarak inanmak yasaklanmıştır.

Ebu Hüreyre(ra)’den peygamber (sav) susma orucundan nehy ettiği rivayet edildi. İsmaili ali (ra)’den peygamber (sav) bizi itikafta susmaktan nehyetti.

Süneni Ebu Davud’da Ali (ra)’in şöye dedii rivayet edildi: Gündüz geceye kadar susmak yoktur.

(S: 258) Ebu Bekir (r.a) susarak hacceden kadına dedi ki: Bu helal olmaz, bu cahiiye amelindendir (1)

Hüseyin oğlu Ali , Zeynel Abidden şöyle dedii rivayet edildi: Susma orucu haramdır.

İkincisi: Bu hadiste peygamber (sav)’in mü’minlere emrettiği şeylerden: Komşuya ikram etmek” Bazı rivayeterde de: Komşuya eziyet etmekten nehy vardır.

Komşuya eziyet etmekse haramdır, haksız yere eziyet vermek herkes için haramdır, fakat komşu hakkında haramığı daha şiddetlidir. Sahiynde İbni Mesud’dan rivayet edildi: Peygamber (sav)’e günaların hangisi daha büyüktür?diye soruldu. Buyurdu ki: Seni yarattığı halde Allah’a denk tutmandır” Denildiki:Sonra hangisi?Buyurduki:Seninle beraber yemesinden korkarak çocuğunu öldürmendir. Denildiki: Sonra hangisi? Buyurdu ki:Komşuyun karısıyal zina etmendir. (2)

İmam Ahmed’in müsnedinde Mikdad bin Esved’den şöyle dediği rivayet edildi: rasulullah (sav) buyurduki:Zina hakkında ne dersiniz? Dediler ki: Haramdır, Alla ve rasulü haram kılmıştır, o kıyamete kadar haramdır.Rasulullah (sav) buyurduki: Bir adamın on kadınla zina etmesi, komşusunun karısıyla zina etmesinden daha hafiftir.Buyurdu ki: Hırsızlık hakkında ne dersiniz? Dedilerki: Allah ve rasulü onu haram kılmıştır ve onu haramdır.Buyrduki: Bir adamın on evden hırsızlanması, komşusunun evinden hırsızlamasından daha hafiftir. (3)

Sahihi Buhari’de Ebu Şüreyh’ten peygamber (sav)’inşöyle buyurduğu rivayet edildi: Vallahi iman etmemiştir. Vallahi iman etmemiştir, vallahi iman etmemiştir. Denildiki: Kim Ey Allah’ın rasulü ? Buyurduki: Komşusu şerlerinden emin olmayankimse Bunu imam Ahmedve başkasıEbuHureyre (ra)den tahric etti.

(S: 259) Sahihi Müslimde Ebu Hureyre (r.a)den peygamber (sav)’in şöyle buyurduğu rivayet edildi: Komşusu şerlerinden emin olmayan kimse cennete giremez.

İmam Ahmed ve Hakim Ebu Hureyre (r.a)’den öyledediğini tahirc etti: Denildiki: Ey Allah-’ın rasulü: Filanca kadın geceleri namaz kılıyor,gündüzleri oruç tutuyor, fakat diliyle komşularını eziyet ediyor? Buyurduki: Onda hayır yoktu, o ateştedir” Denildiki: Filanca kadın farz namazları kılıyor, ramazan orucunu tutuyor, süzme yoğurttan da sadaka veriyor, kendisinin ondan başka birşeyi yok, ve kimseye eziyet etmez. Buyurduki: O cennettedir.

İmam Ahmed’in lafzı: Diliyle komşularına eziyet etmiyor.

Hakim Ebu Cuhayfe’den şöyle dediğini rivayet etti:Bir adam Peyamber (sav)’e geldi ve komşusunu şikayet etti, peygamber (‘sav) ona: Eşyalarını yola at, buyudu. dedi ki: İnsanar ordan geçmeye ve o komşuya lanet etmeye başaldılar. Adam peygamber (sav)’e geldi ve dedi ki:Ey Allah’ın rasulü,insanlarda gördüğüm nedir? Buyurduki: onlardan ne gördün? dedi ki: Baba lanet ediyorlar.Buyurduki: İnsanlardan önce Allah sana lanet etti” Adam: Ey Allah’ın rasulü bir daha böyle eziyet yapmayacağım, dedi. (4)

(1) İbni Ebid Dünya ve Ebu Nuaym hilyede tahric etti 8/ 110 (2) Ebu Nuaym’ın hilyede tahric etti ğibi Fudall’in sözünün tamamıdır. (3) İbni ebiddünya Süleyman (sa)dan tahric etti. (4) İbni ebiddünya tahric etti.

(5) İbni Ebiddünya , tahric etti. (6) İbniEbiddünya tahriç etti.

Bunu Ebu Davud manasıyla Ebu Hureyre’den tahirc etti, insanlardan önce, Alah sana lanet etti cümlesini zikretmedi.

(S: 260) Haraiti Ümmü Seleme’den şöyledediğini rivayet etti: Komşumuzun bir koyunu geldi, ve bir parça ekmeğimizi, aldı, ben kalktım, koyunun sakalından tuttum, rasulullah (sav)’ buyurduduki: Komşuya eziyet etmeninazı yoktur. (5)

Komşuya ikram etmek ve iyilikte bulunmaksa emredilmiştir, Allah teala buyurduki: Allah’a ibadetedin ve ona bhiçbirşeyi ortak koşmayın Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunan (köle, cariye, hizmetçi, ve benzerlerine) iyi davranın; Allah kendini beğenip böbürleneni sevmez.) (1) Allah teala bu ayette kendisinin ve kulların kul üzerindeki haklarını bir arada zikretti.

Kendilerine iyilikte bulunulmasını emrettiği kullar beş çeşittir.

Birincisi: Aralarında akrabalık bulunan kimse. Onlardan ana-babayı diğer akrabalara karşı ayrıcalıkları olduğu için özellikle zikretti, o ikisi çocuğun var oluşunda sebeptir ve onların terbiye hakları vardır:

İkincisi: İyiliğe muhtaç,zayıf olan kimse: Oda iki kısımdır: Bedeninin zayıflığıdan dolayı muhtaç olan kimse, o yetimdi. Malının azlığından dolayı muhtaç olan kimse, oda miskindir.

Üçüncüsü: Yakınlık ve birbirine karışmışlık hakkı olan kimse. Onlardan üç kısımdır:

Akrabalık sahibi komşu, yakın komşu ve yakın arkadaş. Tefsirciler bunun tefsirinde ihtilaf ettiler. Bazıları dedi ki: Yakınlık sahibi olan komşu: Akrabalığı olan komşudur, elcarul cünüb: Yabancı komşudur:Bazıları:Kadını akrabalığı olan komşuya dahil etti, bazıları yabancı komşuya dahil ettiler, bazıları yolculuk arkadaşını yabancı komşuya dahil ettiler.Peygamber (sav)’den duasında şöyle dediğini rivayet edildi (S: 261) Ey Allah’ın ikamet diyarında (ahirette) kötü komşudan sana sığınırım; çünkü dünya komşusu değişir.”(2)

Bazıları dedi ki: “elcaru zül kurba) Yakınlık sahibi komşu:Müslüman komşudur, Carul cünübi: Kaafir komşudur.

Bezzar’ın müsnedinde Cabir’den merfu olarak rivayet edildiki: Komşular üçtür: Bir hakkı olan komşu, bu komşulardan hakkı en az olanıdır, iki hakıolan komşu ve çç hakkı olan komşu, bu hak bakımından komşuların en faziletlisi olanıdır.

Bir hakkı olana gelince: Müşrik ve akrabalığı olmayan komşudur, onun komşuluk hakkı vardır. İki hakkı olana gelince: Müslüman komşudur. Onun müslümanlık ve komşuluk hakkı vardır. Üç hakkı olana gelince:müslüman ve akraba komşudur. Onun müslümanlık, komşulukve akrabalık hakkı vardır. (3)

Bu hadis diğer muttasıl ve mürsel vecihlerle de rivayet edildi: hepsi de sözden hali deildir. Denildiki: Carü zül kurba: Bitişik komşudur, Elcarul cünübi: Uzak komşudur.

Sahihi Buhari’den Ayşe (ra)den şöyle dediği rivayet edildi:Dedim ki: Ey Allah’ın rasulü, benim iki komşum var, hangisine hediye vereyim?Buyurduki: Kapısı en yakın olana (4)

Seleften bir grup dedi ki: Komşuluk sınırı: Kırk evdir. Denildiki: Her yönden kırk evdir. Zühri’ninmürsellerinde şöyle geçmektedir. Bir adam peygamber (sav)’e geldi komşusunu şikayet etti, peygamber (sav) bazı ashabına şöyle çağırmalarını emretti: Kırk ev komşudur.

Zühri dedi ki: Kırk böylesine, kırk böylesine, kırk böylesine, kırk böylesine. Yani Önünden, arkasından, sağından solundan.(5)

(S: 262) İmam Ahmed’e yolculuk evinde bir tencere yemek pişiren ve aynı evde kendisiyle beraber bulunan otuz veya kırk kişinin bulunduğunu kişinin durumu soruldru. dedi ki: Önce

_______

(1) Buhari ve Darimi tahirc etti. (2) Hadis sahihtir, Buhari, müslim tahric etti, İbni Hibban doğruladı. (3) Ahmed tahri cetti, lafız onundur,senedi güzeldir, ravileri güvenilirdir. (4) Hakim, Buhari edebül müfredde tahri cetti. Taberani ve Bezzar güzel bir isnatla buna benzer tahric etti. (5) Taberani, kebir’de koyun kıssasını zikretmeden tahri etti, Heysemi dedi ki: Adamları güvenilirdir.

kendi nefsinden ve ailesinden başlar eğer atarsa en aykın olana verir. Onların hepsine vermesi nasıl mümkün olsun. Onu denildiki: Belki komşusu kendine gönderilen miktarı küçümserse ve yanında bir değeri olmazsa. Bu durumda göndermeyeceği görüşünü benimsedi.

Essabibu bil cenbi, ise: Bir grup eş diye tefsir etti, İbni Abbas gibi bazıları da yolculuk arkadaşı diye tefsir etti, ikamettte devamlı arkadaşı murad etmediler, yolculuk arkadaşlığının kafi olacağını söylediler, mukimlikte devamlı arkadaşlık daha evladır.

Bunun için Said Bin Cübeyr dedi ki: O salih yoldaştır. Zeyd bin Eslem dedi ki: O mukimden senin oturup kalktığın,seferde de yoldaşlık ettiğindir. Müsned ve Tirmizi’de Aldullah bin Amr bin As’tan peygamber (sav)’in şöyle buyurduğu rivayet edildi: Allah katında arkaşların en hayırlısı: Arkadaşına hayırlı olandır. Allah katında komşuların en hayırlısı: Komşusuna hayırlı olandır. (1)

Dördüncüsü: İnsanın yanına gelip, mukim olmayan yolcudur.

Bazısı Konuğu şöyle tefsir etti, yolcu birinin yanına misafir olarak geldiği zaman.

Beşinci:Elim altındakiler, Peygamber (sav) çokça onlara iyilik edilmesini tavsiye buyurdu.

(S: 263) Rivayet edildiki, ölüm anında en son yaptığı vasiyyet şudur: Namaz ve eliniz altındakiler (2)

Selefin bazısı insanın sahip olduğu hayvanları da dahil etti.

Komşuya ikram hususunda Ebu Hureyre hadisinin şerhine dönelim:

Sahihaynde Ayşe ve İbni Ömer (ra)’den peygamber (sav)’in şöyle buyurduğu rivayet edildi: Cebrail bana komşuyu tavsiye etmeye devam etti, hatta ben onu varis kılacak zannettim.

İhtiyacı anında genişlik sağlamakta komşuya iyilik çeşitlerindendir.

Müsnedde Ömer (ra)’den Peygamber (sav)’in şöyle buyurduğu rivayet edildi: Mü’min komşusu açken doymaz (3)

Hakim İbni Abbas (r.a)’den peygamber (sav)’in şöyle buyurduğunu tahirc etti. Komşusu açken kendisi doyan Gerçek) mü’min değildir.

(S: 264) Diğer bir rivayete de İbni Abbas (r.a)’tan peygamber (sav)’in şöyle buyurduğu rivayet edildi:Komşusu açken tok yatan (gerçek) iman etmemiştir. (4)

Müsnedde Ukbe bin Amir’den peygamber (sav)’in şöyle buyurduğu rivayet edildi:

Kıyamet günü ilk iki düşman: İki komşudur.

________

(1) Nisa ayet, 36 (2) Buhari edebül müfred’de, ve Ahmed,Nesai tahric etti. ibni Hibbanm ve Hakim’de tahric edip, doğruladılar. (3) Bezzar tahric etti, bu yaEbu Nuaym’ın hilyedeki sözüne göre munkatı’dı, veya Heysemi’nin dediğine göre, uyudurmadır. (4) İbni ebiddünya, Mekarimil ahlak’ta tahric etti. (5) Taberani zayıf bir senetle Ka’b bin Malik’ten merfu olarak tahric etti.

(1) Hadis sahihtir, Ahmed,Buhari edebül müfredde (115) tahric etti. (2) Ahmed,ibni Mace, Nesai Enes’ten kopuktur. Ahmed ve Hakim tahric eti. (4) Bu rivayet Kamil’de ibni Adiy’dendir, senedinde Hakim bin Cübeyr var, o zayıftır, Taberani ve Bezzar’da tahric etti, isnatları güzeldir, fakat Taberani’nin isnadında Muhammed bin Said bin esram var, Ebu Zür’a onu zayıf gördü, Ebu Hatim onun hakkında dedi ki: münkerül hadistir. (5) Haraiti Mekarimil ahlakta tahric etti, sonra hafız Münziri Tergib ve terhib’te dedi ki: Her halde Komşunun hakkı nedi, biliyormusun?.. Söz ü ravinin kelamındandır, merfu değildir. Fakat Taberani Muaviye bin Hayde’den şöyle dediğini rivayet etti: dedim ki: Ey allah’ın rasulü , benim üzerimde komşunun hakkı nedir? Buyurdu ki: Hastalanırsaziyaretedersin, ölürse cenazesini kaldırırsın, senden borç isterse borç verirsin muhtaç olursa onu örtersin hadisi buna benzer zikretti. Heysemi Mecmauz zevad’de bunun hakkında dedi ki: Senedinde Ebu Bekir el Hüzeli var, o zayıftır.

Buhari’nin edeb kitabında, İbni Ömer (r.a)’den peygamber (sav)’in şöyle buyurduğunu rivayet edildi: Nice bitişik komşu olan kıyamet günü derdiki: Ya Rabbi! Bu kapısını bana kapattı, iyiliğini engelledi.

Haraiti zayıf bir isnatla Atael Horasini’den tahric etti, Oda Amr bin Şuayb4tan Oda babasından, Oda dedesinden, peygamber (sav)’in şöyle buyurduğunu rivayet etti:

Kim ehli ve malı üzerine korkarak kapısını komşusuna kapatırsa, bu gerçek mü’min deildir. Komşusu şerlerinden emin olmayan mü’min değildir. Komşusunun hakkının ne olduğunu biliyormusunuz? Senden yardımisterse yardım etmen, senden borç istekse borç vermen, ihtiyaç duyarsa yanında olman, hastalanırsa ziyaret etmen, bir hayır isabet ederse tebrit emne, bir musibet isabet ederse teselli etmen, ölürse cenazesininp peşinden gitmendir, izni dışında binayı yükseltip rüzgarına engel olma,birkepçe de ona vermen, haricinde kazanıyın kokusuyla ona eziyet verme. Bir meyve satın alırsanona hediye et, eğer yapmazsan gizli (eve) girdir, çocuğun o meyveyle onun çocuğunu öfkelendirmek için çıkmasın. (6)

(S: 265) Bu sözü merfu saymaya itiraz edilir, herhalde bu Ata el Horasani’nin tefsirindendir. Yine Ata’dan , Oda hasan’dan Oda Cabir’den rivayetle merfu olarak rivayetedildi:

Komşuluğun en aşağı derecesi: Kazanındaki yemeğinin kokusuyla ondan bir kepçe vermen haricinden komşuna eziyet vermemendir. (1)

Sahihi Müslimde Ebu Zer’den şöyle dediği rivayet edildi: Halilim (dostum) (sav) bana çorba pişirdiğin zaman suyunu, çoğalt, sonra komşularının ev ahalisine bak,ondan onlarada bir iyilk yap, diye tavsiye etti.

Bir rivayette de peygamber (sav) buyuduki: Ey Ebu Zer bir çorba yaptığın zaman suyunu çok yap, komşularına da ver.” (2)

Müsned ve Tirmizi’de Abdullah bin Amr bin As’tan rivayet edildi: O bir koyun kesti ve dedi ki: Bundan Yahudi komşumuza hediye ettiniz mi? Üç kere dedi, sonra dedi ki: Peygamber (sav) işittim buyuruyorki: Cebrail komşuyu bana (o derece) tavsiye etti ki, onu varis kılacak zannettim. (3)

Sahihaynde Ebu Hureyre’den peygamber (sav)’in şöyle buyurduğu rivayet edildi: Sizden biriniz komşusunu duvarının üzerine tahta koymaktan menetmesin” Sonra Ebu Hureyre (ra) diyorki: Bana ne olmuş ki sizi ondan yüz çeviriyor görüyorum, vallahi o tahtayla omuzlarınızın arasına atarım.

(S: 266) İmam Ahmed’in görüşü: Komşu, komşuya davuranın üzerine tahta koymaya imkan sağlamıs,ihtiyacı varsa,ve duvarına da zarar vermiyorsa, gereklidir.

Kelamının zahirine göre kendisine zarar vermiyorve komşunun da buna ihtiyacı olduğunu biliyorsa, bu konuda ona imkan tanıması vaciptir.

Mervezi dedi ki: Ebu Abdullah’a dedim: Ben yolda soru soranı işittim diyorki:Ben açım.dedi ki: yalanda, doğruda, olabilir, Dedimki: Benim aç olduğunu bildiğim komşum olursa. dedi ki: Ona genişlik tanırsın. Dedim ki: Eğer benim yiyeceğim iki ekmek ise? Dedi ki: Ona biraz yedirirsin. Sonra dedik: Hadiste gelen ancak komşudur.

Mervezi dedi ki: Ebu Abdullah’a dedim ki: Zenginlere de genişlik tanımak vacip midir? dedi ki: Eğer bir kavim birşey üzerine bir şey koyuyorsa nasıl vacip olmasın? Dedim ki: Bir adamın iki gömleği veya iki cübesi varsa, onun da geişlik yapması (yardım etmesi) vacip midir? dedi ki: Eğer yanında fazlaysa.

Bu fazla mal hakkında yardımın vacip olduğuna, dair onun ifadesidir, bununla sadece komşuyu özel kılmamıştır. Birinc iifadesi komşuyu özel kılmayı gerektiriyor. İbni Hani rivayetinde yalan söyleyenlerin dilenmeleri hakında dedi ki: Onarın doğru söylemeleri bize daha sevimlidir, bize de ancak onarayardım etmek düşerdi. Bu komşu olsun, başkasıolsun, aça yardım etmenin vacipliğine delildir.

Sahihte Ebu Musa’dan peygamber (sav)’in şöyle buyurduğu rivayet edildi: Açı doyurunuz, hastayı ziyaret ediniz, esirikurtarınız. (4)

Müsned ve Hakim’in sahihinde,Ömer (ra)den peygamber (sav)’in şöyle buyurduğu rivayet edildi: Arsa ehlinden biri aç olursa, Allah’ın zimmeti onlardan beridir. (5)

(S: 267) Malik ve Ahmed’in mezheb görüşü: Komşu kendi özel mülkünde komşusuna zara verecek tasarrufta bulunmaktan engellenir, bu durumda zarar verecek faydalanmayı engellenmekte,komşudan eziyeti engellemek vaciptir,velevki fadaylanan kendi özel mülkünden faydalanıyor olsun.

Hasan dedi ki: Güzel komşuluk, elleri eziyetten korumak değildir, fakat güzel komşuluk eziyete tahammül etmiktir. Ahmed’e göre komşusunun muhtaç olduğu ve kendisinin de vermesi durumunda zarar görmeyeceği şeyi vermesi vaciptir.Bundan daha üstünü:Komşusununeziyetine sabredip, eziyetle karşıık vermemesidir.

Ebu Zer’den merfu olarak rivayet edildi: Allah komşuluğu kendisine eziyet veren, ve aralarını ölüm veya yolculuk ayırıncaya kadar komşusunun eziyetine sabreden adamı Allah sever Bunu İmam Ahmed tahric etti.

(1)

Ebu Abdrurrahman el Hubuli’nin mürsellerinde şöyle geçiyor: Bir adam peygamber (sav)’e geldi,komşusununu şikayet etti, peygamber (sav) onabuyurduki: Sen ona eziyet etme, onun eziyetine de sabret, ayırcı olarakölüm yeter Bunu ibni ebiddünya tahric etti. (2)

Üçüncüsü: Peygamber (sav)’in mü’minlere emrettiği şeylerden biri de: Misafire ikramdır. Misafirineikramdan murad: Sahiyande Ebu Şureyh (r.a)’den şöyle dediği rivayet edildi:

İki gözüm rasulullah (s.a.v)’i gördü,iki kulağım konuşurken işitti, buyurduki:Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa misafirine cazesini ikram etsin “ Dediler ki: Caizesi nedir?Buyurduki:Bir gün birgece Buyurduki:Misafrilik üç gecedir, bundan sonrası sadakadır. (3)

Müslim yine Ebu Şureyh’ten peygamber (sav)’dan şöyle buyurduğunu tahric etti: Misafirlik üç gündür, caizesi bir gün bir gecedir, bundan sonra infak ettiği sadakadır, misafire uzun süre (ev sahibini ) günaha sokana kadar ikamet etmesi helal olmaz. (S: 268)

Dediler ki:Onunasıl günaha sokar? Buyrduki: Yanında ikameteder, onu konuklayacak bir şeyi Yanında olmaz(4)

İmam Ahmed Ebu Saidi Hudri’den peygamber (sav)’in şöyle buyurduğunu tahri cetti:

Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa misafirine ikram etsin” Bunu üç kere söyledi Dediler ki: Ey Allah’ın rasulü misafirin ikramı nedir? Buyurduki:Üç gündür, bundan sonra kalırsa o sadakadır.

Bu hadislerin ifadesi: Misafirin cazesi bir gün bir gecedir, misafirlik üç gündür, misafirlikte caizeyi ayırdı, caizeyi tekid etti (kuvvetlendirdi) Onun mükemmelliği hususunda başka hadisler de variddir.

Ebu Davud Mikdam binMa’dikerib’ten, peygamber (sav)’in şöyle buyurduğunu tahric etti:misafirin gcesi her müslüman üzerine haktır, kimin avlusundan sabahlarsa onun üzeride borçtur, dilerse borcu öder, dilerse terk eder.

Bunu İbni Mace’de tahric etti, lafzı:misafirin gecesi her müslüman üzerine haktır (5)

İmam Ahmed ve Ebu Davud yine Mikdam’dan peygamber (sav7’in şöyle buyurduğunu tahric etti: Hangi bir adam bir kavmi konuk ederde, konuk mahrum olarak sabahlarsa, o

__________

(1) İsnadı zayıftır; çünkü Hasan Cabir’den duymadı. (2) Hadis sahihtir, Müslim ve Ahmed tahric etti. İbni Hibban doğruladı.(3) Ahmed, Tirmizi tahric etti. Hasen, garib geldi. Buhari edebül müfrededde tahric etti,isnadı sahihtir. (4) Hadisi Ahmed, Buhari ve Ebu Davud tahric etti, İbni Hibban doğruladı. (5), Ahmed, Hakimİbni Ebi Şeybe ve Bezzar tahric etti, isnadında Esbağ bin Zeyd ve Kesir bin Mürre var, birincsii hakkında ihtilaf edilmiştir, ikisincisi de ibni Hazm’ın görüşüne göre mechuldür, ibniSa’d güvenilir, gördü ve Nesai onunla delil getirdi.

konuğa o ev sahibinin malından, ekininden bir gecelik konuklama miktarı alıncaya kadar yardım etmesi her müslüman üzerine haktır.

Sahihayn’de Ukbe’nin Amir’in şöyle dediği rivayet edildi:Dediki0 Ey Allah’ın rasulü sen bizi elçi olarak gönderiyorsun,biz, bizi konuklamayan bir kavmin yanına iniyoruz, görüşünüz, nedir? Rasulullah (sav) bize buyurduki:bir kavmin içine inerseniz, konukluk için gereken şeyi size emrederlerse kabul edin, eğer yapmazlarsa, onlardan size gereken konukluk hakını alın.

(S: 269) İmam Ahmed ve Hakim Ebu Hureyre (ra)den peygamber (sav)’in şöyle buyurduğunu tahirc etti. Hangi bir misafir bir kavme inerde, misafir mahrum olarak sabahlarsa, onun için kendisini ağırlayacak miktarı alma hakkı, vardır, ve ona bir sıkıntı günah yoktur. (6)

Abdullah bin Amr dedi ki: Kim konuk ağırlamazsa O ne Muhammed(sav)’dendir, ne de İbrahim (AS)’dendir.

Ebu Hureyre konuklamalarını isteyipte kendini konuklamayan bir kavme indi, bir tarafa ayrıldı, onları yemeğe çağırdı, icabet etmediler onlara dedi ki:Misafi eve indirmiyorsunuz ve davete icabet etmiyorsunuz. Onlardanbir adam onu tanıdı ve Allah sana afiyet versin, buyur,dedik:dedi ki: Bu şer üstüne şerdir,siz ancak tanıtıklarınızı konukluyorsunuz.

Bu hüküm Ebud Derda tarafından da rivayet edildiy, ancak onara dedi ki:Siz dinde ancak bu gibi konumdasınız. Elbisesinin bir tarafına işaret etti.

Bu naslar konuklamanınbir gün bir gece olduğuna delildir, bu Leys ve Ahmed’in görüşüdür.

Ahmed dedi ki: Ev sahibi engelerse, isteme hakkı vardır, çünkü onun vacip hakkıdır.

Engellediği zaman malından eliyle alın mı, veya meseleyi hakime havale eder mi?

Kendisinden iki rivayet var.

Humeyd bin Zenceveyh dedi ki: Gece konuklaması farzdır, ancak müslümanların genel menfaati için sefere çıkmışsa, kendini ağırlayacak miktarını zorla alabilir, eğerkendi şahsi menfaatiiçin sefere çıkmışsa, zorlamaza.

Leys bin Sa’d dedi ki: Birmasifir, bir köleni yanına inse, yanında bulunan maldan, efendisinin kendisine izin verdiğini bilmese bile yer, çünkü konuklama farzdır. Bu Ahmed’in görüşünün kıyasıdır. çünkü o ticarete izin verimiş kölenin yemek davetine icabet etmenin caizliğini ifade emiştir. (S: 270) Sahabeden bir cemaatın kölenin davetine icabetettiğ rivayet edildi.Bu yine Peygamber (sav7’den rivayet edildi: (1) Başlangıçta insanları yemeğine davet etmesi caizse,yanına ineni konuklaması daha evla caizdir.

Kendisine ticaret izni verilen kölenin efendisininizni olmadan davet etmesini Malikve Şaafii Caiz görmedi.

Ali bin Said İmam Ahmed’den özellikle kendilerine uğrayan savaşçıların üç gün konuklanmasınınfarz olduğunu nakletti. Meşhur olan birinci görüştür, oda bir kavim üzerine inen herkes için konuklamasının farz oluşudur,

Sözü şukonuda farklı oldu: Şehir ve köy ahalilerine mi farzdır, yoksa köylülere ve yolcuların uğrak yoları üzerinde olanlara mı farzdır. Kendisinin ifade ettiği iki rivayet vardır, onun ifade ettiği müslüman ve kafir için farz oluşudur.

__________

(1) Hadis zayıftır, Ahmet tahric etti, senedinde İbnil Ahmes var, o meçhuldur. (2) Hadis zayıftır, ibni ebiddünya mekarimil ahlakta tahric etti, senedinde Rişdinbin Sa’d var, o zayıftır. (3) Hadis sahihtir, Buhari, Müslim ve Malik tahri cetti. (4) Müslim ve Malik tahric etti. (5) Ahmed, Ebu Davud ve İbni Mace sahihbir isnatla tahric eti (6) Hadis sabihtir, Ahmed ve Hakim tahric etti.

(1) Buhari ve Müslim Enes’ten tahric etti: Bir terzi peygamber (sav7’i yemeğe davet etti, davitine icabet etti. (2) Fussilet suresi, ayet: 9-10 (3) Gerçekte bunu Haraiti tahric etti.

Ashabının çoğu müslüman için özel olarak farz kıldı, iki rivayetten birinde din farklılıından dolayı akrabaların nafakasının da farz ollmadığı gibi. Diğer iki gün ise:İkinci ve üçüncü gün konuklamanın tamamındandır.

İmam Ahmed’in ifadesine göre farz olan ilk caize’dir (bir gün, birgece) ve dedi ki: Caize ile konuklama birbirinden ayırt edildi, caize daha müekkeddir.

Ashabımızdan konuklamayı üç gün farz kılanlar var. Ebu Bekir bin Abdul aziz, İbni ebi Musa ve amidi onlardandır.

Üç günden sonrası sadakadır. İnsanların bazısı, konuklamanın ilk gün ve geceden sonra üç gün olduğunu zannetti.Ahmed bunu, şu hadise dayanarak reddetti: Konuklama üç gündür, fazlası sadakıdır. zannedildiği olsaydı dört gün olurdu.

Derim ki: Bunun benzeri Allah tealanın şu kavlidir: Dediki Gerçekten siz, yeri iki günde yaratını inkar edip ona ortaklar mı koşuyorsunuz? O alemlerin Rabbidir. O yeryüzüne sabit dağlar yereştirdi.orada bereketler yarattı ve orada tam dört günde isteyenler için fark gözetmedengıdalar takdir etti.) *) (S:271) Muraddördün tamamıdır.

Bu İmam Ahmed’in delili daha öncede Ebu Şureyh’ten rivayet edilen hadistede geçti ve Buhari Ebu Hureyre (ra)’den peygamber (sav)’in öyle buyurduğunu tahric etti. (Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa misafir ağırlamasını iyi yapsın “Denildiki Ey Allah’ın rasulü misafir ağırlaması nedir? Buyurdu ki: Üç gündür sonrasısadakadır. (3) Humeyd bin Zenceveyh dedi ki: İlk gün ve gecede kendisininve ailesininyediğ en güzel yemeklerden yediri, idiğer üç günde isekendi normal yemeğinden yedirir, bunda görüş var.

Misafir için zahmete girmekten nehy hakkında Selman’dan rivayetedilen hadisi zikredeceğiz.

Eşheb Malik’ten şöyle dediğini nakletti: Caizesi bir gün bir gecedir, bir gün bir gec ikram eder,özel şey yapar,üç gün ise misafirliktir. İbni Ömer yanına indiği kimsenin malından üç günden fazla yemekten kaçınıyordu, ona kendi malından verilmesini emrediyordu. (1)

Ev sahibinin üç günden sonra ayrılmasını emretme hakkkı vardır, çünkü üzerine düşeni yerine getirdi, bunu imam imam Ahmed yaptı.

Onu sıkıntıya sokuncaya kadar yanıda ikamet etmesi ona misafire elal olmaz(2) Yani onu sıkana kadar yanıda ikamet etmesi helal olmaz, fakat bu üç gün içcinde mi, yoksa üç günden sonrasında mıdır?

Farz olmayan zaman içerisinde haramlıında şüphe yoktur.

(S: 272) Farz olan, bir gün bir gcede ise: Bu şunun üzerine bina edilir: Konuklama konuklayacakbir şey bulamayana damı farzdır,yoksa bulana mı farzdır? Eğer denilse: Ancak konuklayacak şey bulana farzdıki bu ehli hadistenbur grubun görüşüdür, Humeyd bin Zenceveyh onlardandır, bu durumda konuklamaktan aciz olandan, misafirin kenisini konuklamasını istemesi helal olmaz.

Selman’dan şöyle dediği rivayet edildi: Rasulullah (sav) misafir için yanımızda olmayanı getirme meşakkatinie girmemizi yasakladı. (3)

Konuklayanın yanında olmayanbir şeyi misafir için getirme külfetine girmesi yasaklanırsa, bu ancak yanında olandan misafirin konuklamasının farz olduğuna ve yanında ihtiyaçtan fazla bir şey yoksa, kendisine konuklamanınfarz olmadığına delildir.

Fakat hakkında şu ayet inen Ensarinin yaptıı gibi nefsine tercih ederse: Kendileri zaruret içinde bulunsalar ible onarı kendi nefislerine tercih ederler. (4) Bu fazilet ve ihsan makamıdır, farz değildirr.

Eğer misafir kendisini ancak kendi ve çocukarına yetecek yiyecekle kendisini konuklayacaklarını bilse, onlardan kendisini konuklamalarını istemesi caiz olmaz. Rasulluh (sav)’buyurduki:Onu sıkıntıya sokana kadar yanında ikamet etmesi helal olmaz.

Yine konuklama esnasındaki nafaka fazdır, ancak akrabaların nafakası ve zekat gibi, kendi ve ailesinin ihtiyacından fazla olana konuklama fazdır.

Yanında konuklayacak bir şeyi olmamakla birlikte ikamet eden misafirin günahkar olacağına itiraz etti ve dedi ki: (S: 273) Benbunu hata olarak görüyorum. Nasıl günahkar olsun ki? Külfet gücce göredir. Üçü günden fazla kalmayı, kalbi daralmaması ve sadakının da başa kalkma ve eziyetle boşa gitmemesi için,hadishoş görmemiştir.

Bu söylediğinde görüş vardır, Hadiste ona itiraz edecek mahiyette tefsiri vardır. Hadisin şu şekilde anlaşılması gerek: Yanında , konuklayacak bir şeyi kalmadığı halde kalmaktır, belki kalbinin daralmasıev sahibini sözve fiille günaha sokacak bir şeye sevkedebilir, Acizliğiyle beraber konuklamayı terk etmesiyle günahkar olması murad edilmiş değildir. Allah en iyisini bilir.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

HGS