strict warning: Only variables should be passed by reference in /home/khadis/domains/kuranvehadis.com/public_html/modules/book/book.module on line 559.

BEŞİNCİ HADİS: DİNDE BİDATLAR

BEŞİNCİ HADİS:
DİNDE BİDATLAR

Müminlerin annesi, ümmü Abdillah (1) Ayşe (r.a)’den dedi ki: Rasululalh (sav) buyurduki: Bizim bu işimizde dinimizde ondan olmayan birşey ortaya çıkarırsa, o reddolunur) Buhari ve Müslim rivayet etti.

Müslimin bir rivayetindede: Kimbizimişimiz (dinimiz) üzere olmayanbir amel yaparsa o reddolur)

Bu hadisi şeyhayn sahihaynde tahric etti. Kasım bin Muhammed halası Ayşe (ra)den rivayetetti, Lafızları farkı bir manalır birbirine yakındır, bazılafızlarında kim bizim dinimizde ondan olmayanı çıkarırsa o merdudu”

Bu hadis islam temellerindenbüyükbir asıldır, ameller için zahirinde ölçüdür. Allahın rızası istenmedne yapılan amelin amiline sevab olmadığı gibi Allah ve rasulünün emri üzere olmayan ameldeişleyene reddolunur, Allah ve rasulünün izin vermediği hususta dindekim bir şey ortaya çıkarırsa o dinden değildir.

İrbad bin Sariye’nin peygamber (sav)in şöyle buyurduğu hadisi rivayet ettiği gelecek: (S: 115) Benden sonra sizden kim yaşarsa çok ihtilaf görecek benim ve benden sonra hulefai raşidinin sünetine uyun,azı dişlerle ısırın, işlerin sonradançıkanından sakının, muhakkak her sonradan çıkan bidattır, her bidatda dalalettir”

Hutbesinde şöyle buyuyordu: (Sözlerin en doğrusu Alahın kitabı, hidayetlerin en hayırlısı Muhammed (sav)’in hidayetidir, işlerin en şerlisi sonradan çıkarılanlarıdır (2)

Sonradan çıkarılan işler üzerine kelamı iaret olunan İrbad hadisinin zikre zamanına bırakacağıız, burada şaiin emri üzere olmayan ameller ve onların reddolunması üzerine konuşacağız.

Bu hadis mantukuyla (Mantul kelam: Usul terimlerinden bir terimdir, Metercim) şairin emri üzere olmayan her amelin reddolunacağına delildir. Mefhumuylada emri üzere olan amelinde merdud olmadığını (makbul olduğunu ) bildiriyor, burada murad, onun dini ve şer’idir. O halde mana: Kimin ameli şeratın dışındaysa ve şeriatla bağlı değilse o reddolunur. Bizim emrimiz üzere değilse) sözü şuna işarettir: Amel yapanların amellerin hepsinin şeriatın hükümleri altında olması gerektir, o amellerin üzerinde şeriat emriyle yasağıyla hükmedicidir.Kimin ameli yeriatın hükümleri altındaysa ve ona uygunsa o makbüldür,kiminki bundan dışarıdaysa oda reddolunur.

Ameller iki kısımdır: İbadetler ve muamelat. İbadetler gelince: Onlardan tamamen Allah ve rasulünün hükmüden bazısı haricse o ameline (ameli yapana) reddolunur, ve Alllah ve rasulünün hükmeden bazısı haricse o amilen (ameli yapana) reddolunur, ve Allah tealanın şu kavli altına girer: Yoksa onların, Allahın izin vermediği bir dini getiren ortaklarımı var? (3) Kim Allah ve rasulünün Allah yaklaşma vesilesi kılmadığı bir amelle Allaha yaklaşmak isterse ameli batıldır, kendisine reddolunur. Bu beytullahta namazları ıslık ve el çır0ma olanların haline benzer.

İbadette yakınlaşma olmayan başkasından mutlaka yakınlaşma olmaz, peygamber (sav) güneş altında ayakta duranbir adam gördü, onu sordu, ve denildiki: O adam oruç tutmaya ayakta durup oturmamaya ve gölgelenmeye adak yaptı, Peygamber (sav) ona oturmasını,gölgelenmesini ve orucunuda tamamlanmasını emretti (4) Onun ayakta güneş altında duruşunu Allaha yakınlaşma olaraksaymadı Bununcuma günü peygamber (sav)’in hutbesini dinlerken olduğu rivayet edilir (5) adam peygamber (sav) hutbeye devam ettiği müddetçe, peygamber (sav)’in hutbesine saygı için ayakta durup oturmamayı, gölgelenmeyi adamıştı, peygamber (sav) bunu ifa edilmesi gereken Allaha yaklaşma vesilesi saymadı, bununla beraber başka yerlerde ayakta durmak ibadettir, namaz, ezan ve arafatta dua için olduğu gibi. İhramlı içinde güneşte durmak yakınlaşma vesilesidir, bunlar bazıyerlerdeki hareketler yakınlaşma vesilesiyle her yerdede yakınlaşma vesilesi olmadığına işaretitr. Bu hususta şeriata yerleri varid olan şeylere uymak gerekir. Aynı şekilde hususan nehyedilmiş ibadeti yapmakta yaklaşma vesilesi olmaz, bayram günü oruç tutmak veya nehyedilen vakitte namaz kılmak gibi. Ayşe ümmü Abdillah diye kimselerdi Denildiki Ona bu kimseyi kardeşinin oğlu Abdullah bin Zübeyr ile Rasullah (sav) takti Yine denildiki:Rasululalh’tan (sav) birdüşük yaptı onu Abdullah ismiyle isimlendirdi. (Bidayevennihaye ibni Kesir 8/ 91) (2) Bu Nesainin rivayetiri. (3)Şura suresi ayet: 21 (4) Buhari, Ebu Davud ve İbni Mace İbni Abbas’tan tahric etti. (5) Taberina el Kebirde tahriç etti. Adak yapan) Abu İsraildir. İsmi Kueyn veya Besirdir.

Kimde aslı meşru ve yakınlaşma vesilesi olanbir amel yaparda sonra ona meşru olmayan bir şey katarsa, yada meşru bir şeyi ihlal ederse ihlali kadar şeriata muhalefet etmiştir, veya kendisinden olmaya şeyi girdirdiği nisbette muhafet etmiştir, ameli temelinden reddolunurmu, olmazdı? Buna kabul olunur veya reddolunur diye bir şey söylenmez ve bakılır. Eğer ihlal ettiği şey amelin parçalarından veya şeriatta batul olmasını gerektirecek şartlarından biriyse, namaz için teharete gücü yettiği halde ihlaleden gibi, veya namazda rüku veya secdeyi ihlal eden gibi,bu amel reddolur,eğer amel farzsa iadesi gerekir.

Eğer ihlal ettiği şey amelin batıl olmasını gerektirmiyorsa, farz namazda cemaati kaçıran gibi, buna ameli reddolunur denmez bilakis nakıstır.

Eğer ameli meşru olmayan bir şey ziyade etmişse, ziyadesi reddolunur, yani ve yaklaştırıcı vesile olmaz ve ona sevab verilmez. Fakat bazan amel temelinden ibtal olur, mesela nakazına bilerekbir rekatdaha fazla etleyen gibi, bazanda temelinde ibtal etmez (S: 117), abdesti üçerüçerdeğilde dörder kere su kullanarak alak gibi, veya gündüzle beraber geceyide oruç tutmak gibi.

İbadette emrolunan şey yasak olunanla değitirebilir,namazda avret yerini haram elbiseyle örten gibi, veya abdesti gasbedilmiş su ile alan gibi, veya gasbedilmiş arazide namaz kılmakgibi, alimler bunda ihtilaf ettiler: Ameli aslından reddolurmu, olmazmı? Fakihlerin çoğu aslında reddolunmayacağı görüşündedir.

Abdurrahman bin Mehdi kelam ashabından (Şimeriyle) denilenlerden, Ebu Şemr (1) ashabınadan şöyle dediklerini hikaye etti: Ücretinde haram para bulunabir elbiseyle namaz bir kimse kılarsa, namazı geri iade etmesi gerekir, ve dedi ki: Onların sözlerinden daha çirkin bir söz duymadım.. Allahtan afiyet istiyoruz. Abdurrahman bin Mehdi selefin sözlerine vakıf olan büyük fakihlerdendir, bu söze inkar ette ve bidrat kıldı,bu onun bu gibi durumlarda namızın iadesine dair seleften bir şey bilmediğine işaret ediyor. Bu haram malla hac yapmaya benziyor, hadiste reddolunacağına dair rivayet variddir,fakat hadissabit değildir (2)

Alimler farzın düşüp, düşmeyeceği hususunda ihtilaf ettiler.

Buna yakın: Haram aletle kurban kesmek, veya kesmesi caiz olmayanın kesmesi, mesela hırkıs,gibi alimlerin çoğu dedik: Bu şekilde kesilen mübah olur, bazıları: Haramdır, dedi. Yine ihramlının av hayvanını kesbeside ihtilafladır, fakat bunun bunun haramlığına dair söz daha meşhur daha zahirdir, çünkü yasaklanmıştır. Bunun için bazı alimler ibadete has olupta onu ibtal edecek yasakla, onu ibtal etmeyecek yasağı ayırmışlardır. Necasetle veya taharetsiz veya avret yerini örtmeden veya kıbleden başka yere dönüp kılınan ibtal olur (S:118), çünkü yasak namazla özeldir, gasb edilen yerde kılınannamaz bunun gibi değildir. Buna şuda delildir: Orucu yeme içme ve cinsel ilişki gibi oruca özel yasaklar bozar, oruca özel olmayan yalan söylemek, gıybet cumhura göre bozmaz.

Hacda böyledir: İhramlıyken yapılması yasaklanan şey onu ibtal eder, oda cinsel ilişkidir, haccı ihrama has olmayan yasaklar ibtal etmez, adam öldürmek, hırsızlık yapmak yapmak ive içki içmek gibi. İtikafta böyle: buna has bir yasakla ibtal olur oda cinsel ilişkidir. Bizim ve çoğunluğun görüşüne göre sarpoşluklada ibtalolur çünküsarhoşun mescide girmesi yasaklanmıştır,ve Alah tealanın şu ayetininiki yorumunda birine girdiğ için: Sarhoşlar iken namaza yaklaşmayın) (3), murad namaz mekanlarınadır,hayızlı gibioldu,bizim görüşümüzde başka büyük günahları işlemesiyle itikafı batzıl olmaz, ekser alimlerin görüşüde budur. Bu hususta seleften bir grub muhalefet etti, onlardan bazısı: Ata, Zühri, Sevri, Malik ve başkalarından da hikaye edildi.

_______

Akidesi Mürcielik ve kaderciliktir. İmanın sadece Allah bilmek olduğunu zannettiler. (ElMilel vennihal) (2) Bezzar ve Taberani evsatta tahric etti, Eshehani Ömerin kölesi ve Eslemden rivayet etit, mürseldir Heysemi Bezzarın rivayetihakkında dedik: Rivayette Sülelyann bin Davud el Yemani var O zayıftır, Meckauzzevaid 3/ 209 ve sonrası. (3) Nisa suresi, ayet: 43

Mamelat ise: Akidler, feshler ve bu ikisi gibidir, onlardan şeri konumları değiştirenler, zina haddini mali ceza yapmak v.b gibi bu aslında reddolunur çünkü bu islamın hükümlerinde dah önce görülmemiştir.Buna şu delildir: Bir adam peygamber (sav)’e : Benim oğlum filanın yanıda ücretli işçidir, onun karıksıyla zina etti, bende fidye olarak yüz koyun ve bir hizmetçi verdim, dedi, peygamber (sav) buyurduki: Yüz koyun ve hizmetçi sana geri verilir, senin oğlunada yüz sopa ve biryıl uzaklaştırmadır” (1) Onlardan bazısı ya akid yapılmayacak cinsten şeye akid yapmak veya şartlardan biri olmadığı için,veya akid yapılana zulüm oluyorsa veya akid vakit darlığından dolayı gerekli (farz) olan Allahın zikrinden (namaz vs.) alıkoyuyorsa, bu akid tamamen reddolunurmu, olmaz mı?

Bu hususta insanlar çok ihtilaf ettiler, (S: 119) Bazıları redolur mülk ifade etmez, bazı şekillerde mülkifade edre diye varid (rivayet) olduğundan dolayı ihtilaf ortaya çıkmıştır inşa Allah doğruya en yakın olanı:% Yasak Allahın hakkındaysa, bu tamamen mülkiyet ifade etmez. Hakkın Allah için olmasının manası: İki anlaşmalının(akidleşenin) rızasıyla düşmez. Eğer yasak Belli bir insanın hakından dolayı ise, onun rızasıyla düşer, bu iş onun rızasına kalmıştır, eğer razı olursa akid lüzumlu olurve mülk devam eder, eğer razı olmazsa fesholur. Eğer zarara uğrayacak olanın rızası tamemen muteber değilse, köle ve karının boşama ve azad etmedeki durumları gibi, onun rızaına da öfkesinede itibar edilmez,zorluk olacağından dolayı şefkat için hususan yasak olmuşsa buna muhalefet edipte zorluğu işlemişse bununla ameli ibtal olmaz.

Biriniciye gelince: Onun çok şekilleri var: Birisi nikahı haram olanınnikahı, ebedi olarak ya neseb yada sebebten (süt v.b) veya iki kardeşi aynı nikah altında toplamak sebebiyle zatı itibariyle harma olanlar veya düşürülmesine razı olunmasıyla düşümeycek olanbir şartın yerine gelmemesiyle haram olanlar, iddet bekleyen,kadınınnnikahı, veya ihramlı kadının,veya velisiz kadının nikahı gibi. Peygamber (sav)’in bir erkekle kadını kadın hamileyken ayırdığı rivayet edilir. (2), nikahın iddet esnasında olmasından dolayı reddetki. Faiz akdi mülk ifade etmez,geri verilmesi emredilir, peygamber (sav) bir sa’hurmayı iki sa’ile satana geri vermesini emretti. (3)

İçkinin, ölü etinin, domuzve köpek gibi sair satışı yasaklananlarında satışı yasaktır.

İkinci gelince: Bunun çeşitli şekilleri vardır: Velinin kızı ancak izniyle evlendirmesinin caiz olduğunu durumda kız izni olmadan evlendirmesi, peygamber (sav) kızını izinsiz evlendiren babanın yaptığı nikahı reddetti (4) Bu nikahın ibtali veya cazliği konusunda Ahmedden iki rivayet var. (S:120)

Bazı alimler başkasının malında izinsiz tasarruf yapanın tasarrufunu aslından batıl saymadılar,bil akis mal sahibinin iznine bağlıdır, Eğer caizgörürse caizdir,icazet vermezse caiz değildir, dediler. Urve bin Ca’din peygamber (sav)e iki koyun satın almayıyla delil getirdiler. Halbuki peygamber (sav) ona bir koyunalmasını emretmişti, sonra birini sattı, bunuda peygamber (sav) kabul etti. (5)

Ahmed bunu meşhur rivayetinde başkasının kendisine verilen izne muhalifi kullanmasına has kılıyor. Yine onlardan: Hastanın kendi malının tamamında tasarruf sahibi olup olamayacağı, tasarruffu aslından batıl olup olmayacağı yoksa tasarrufunun varislerin izin vermesiyle malının ççte ikisinedemi olacağı meselesi. Bunda fakihler arasında meşhur ihtilaf var.

_______

Ahmed ve kütübü sitte ashabı tahric etti. (2) Ebu Davud ve Abdurrazzak Musannefinde rivayet etti. (3) Hadis sahihtir,Buhari ve Müslim Ebu Said Hudrive Ebu Hureyneden tahric etti. (4) Ahmed Ebu Davud ve İbni Mace İbni Abbas’tan (ra) rivayet etti. (5) Hadis sahihtir, Ahmed Buhari, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Mace İbni Hiban Urve bin Ebil Ca’d el Barikiden rivayet etti.

Bir adam altı kölesinden başka malı yoktu hepsini azad etti, durum peygamber (sav)’e havale edildi, onları çağırdı ve onları (köleleri) üçte ayırdı ikisini azad ettirdi dördünü köle yaptırdı, ve adamda çok ağır söz buyurdu (1). Her halde varisler hepsinin azad edilmesine cevaz vermemişler. Allah en iyisini biir. Yine satıcının malın ayıbının gizlemesi v.b,musarrat gibi (hayvanın sütünü bir kaçgün sağmayıp satışa çıkarmak, bu durumdahayvanın memeleri büyük ve çok sütlü görünür, mütercim), necş alışverişi gibi (Satışa çıkarılan bir malı alıcı olmadığı halde fiyatlandırmak, şu kadara alıyorum deyip diğer alıcılarında ona göre fiyat vermesini sağlamak), şehrin tücarının dışardan mal getirenlerin malını şehrin pazarına gelmeden yolda karşılayıp almak, ya pazar ehlinezarar vermek yada gelenlere fiyatı kapalı tutmak amacıyla bu şekilde yapmak v.b bunların sahihliği husuunda Ahmedin mezhebinde meşhur ihtilaf vardır. (S: 121) Hadis ehlinden bir grub bunun batılolduğu ve geri verilmesi gerektiği görüşündedir. Sahih olan zulme uğrayanın cevaz vermesiyle geçerli oluşudur.

Peygamber (sav)’den sahih olarak sabittirki, musarrat müşterisini buhayler bırakmıştır (2) dışaradn mal getirenleri pazara indiklerinde muhayyer bırakmıştır, (3), bütün bunlar aslında reddolunmayağına delildir.

Yerleşik olanın çöldekine satışan gelince: Bu doğrulayan kimse bu kabilden saymıştır, batıl görenlerse hakkı bütün belde ehli için kılmıştır, ve onlarda sayıya gelmeyecek kadar çoktur, haklarının düşürülmesi düşünülemez, ve Allahın hakkı olmuştur. Bunlardan: Birisi aralarınının ayrılması haram olanbir köle satsa ve aralarının ayırsa anne ve çocuğu gibi, bu batıl olupredmi edilir yoksa bunların rızasınamı bağlıdır? Peygamber (sav)’den bu satışın geri çevrilmesini emrettiği variddir (4) Ahmed (ra) razı olsalarda satışın caiz olacağını söyledi,onlardan bazıları: Nahai,Ubeydullah bin Hasan el Anberi, buna göre sahih olur ve rızaya bağlıdır.

Yine onlardan: Birisi bazı evladına bağışta bulunup diğerlerine bulunmasa, peygamber (sav)’den sabittirki, Beşir bin Sa’d oğlu Noman hususi sağışta bulununca ona peygamber (sav)geri almasını çocuklar arasında eşit davranmasını) emretti. (5), Böylece mülkün çocuğa intial etmediğine işaret edilmiş olmadı. (S: 122) Çünkü bu bağşı durumu gözetleyereksahih olur, eğer bağışta çocuklara eşit davranırsa veya çocuğa verdiğini geri alırsa, caizolur, şeyat ölürde böylebir şey yapmazsa, Mücahid dedi ki: O mirastır, İmam Ahmeddende buna benzer rivayet vardır,bağış bozulur, cumhura göreyse bağış bozulmaz Varisler bu bağışa dönebilirlermi? Bunda iki meşhur görüş var,ikiside imam Ahmed’den rivayet edilir.

Yineyasak edilmiş boşama, hayız anında boşama gibi, çünkü denildiki: Bundan eş hakkı için nehyedildi,pişmanlık duyabilir diye, kimde bir şeyden acımadan dolayı yasaklanmışsa ondan kaçınmayabilir.bilakis onu yapar ve zorluğunada katlanır, yaptıının batıllığıyla hükmedilmez, hastalık ve yolculuk anında oruç tutan kimse gibi, veya malını tamamen elinden çıkarıpta insanalar el açan insan gibi, veya ayakta durması hastalığından dolayı zararlıyken ayakta namaz kılmaz, veya nefsine zarardan korkmakla birlikte suyla gusül yapması, teyemmüm yapmaması, veya senenin tamamını oruç tutması, gece uyamayıp gece boyu ibardet etmesi, haramlığı söylenmesine rağmen üç talak birden yapması. Denildiki: Hayızlıyken boşamaktan kadının hakkı için nehyedilmiştir, çünkü bunda iddetinin uzaması söz konusudur,şayet razıolsada hayız esnasında kadın bedel karşılığı kocasından boşamasını isteseharamlık veşekilde ortadan kalarak mı? Bunda alemlerin iki meşhur görüşü var,bizim meşhur mezhebimize ve Şafiinikine göre haramlık bu şekilde ortadan kalkar.

________

(1) Ahmed, Ebu Davud veNesai Ebu Zeyd elEnsariden tahric etti. (2) Hadis sahihtir, kütübü sitte ashabı ve Ahme tahric etti. (3) Hadis sahihtir Buhari haricinde diğer küübü sitte ashabı ve Ahmed tarhic etti. (4) Buhari ve Nesai ibni Ömerden tahric etti (5) Müttefak aleyhtir.

Eğer denilse ki: Haramlık özellikle erkeğedir, eğerbu işe girişip kendininhakıkın iskat eese sakıtolur, eğer bu haramlığın zararı kadına olsada yine talak vaki olur, çünkü talakın vaki olması için müslümanların hepsine göre kadının rızası geçerli değildir,bu hususta Rafizi ve benzerleri gibi çok az bir frub muhalefet etti, aynı şekilde azad etmede kölenin rızası geçerli değildir, isterki zarar görsün, fakat kaın zarar görürse ve talakından bir şey (üç talaktanbir veya ikisi) kalmışsa, kocaya geri ona dönmesi emredilir. peygamber (sav)4in ibni Ömere eşine dönmesini emrettiği gibi (1),bu hem kadının zararını telafi hemde, erkekten vaki olan harma boşamayı telafi içindir.

Ta ki ayırıcı talakı haram talaktan ortaya çıkmasın ve mübah talak mümkün olsun.

Ebuz Zübeyr İbni Ömer (ra)den rivayet etti, peygamber (sav)kadını ibni Ömere geri gönderdi İbni Ömer kadını hiç bir şey görmedi (2), bu rivayetle İbni Ömer ashabının tamamındanyalnız kalmıştır,ğlu salim, kölesi Nafi’ Enes, İbni Şirin Tavus, Yunus bin Cübeyr, Abdulah bin dinar, Said bin Cübeyr ve Meynun bin Mihran.. ve diğerleri gibi bu lafzından dolayı Ebu Zübeyre muhaddis ve fakihlerden itiraz ettiler ve dediler: O güvenilir kimselere muhalefet etti, onun yalnız kalması kabul edilemez. cemaatin ibni ömerden yaptığı rivayet çok yönlerle peygamber (sav)’in ibni Ömerin boşamasının saydığına işaret ediyor, kadını hayz halindeboşamıy ibni ömere sorana,İbni Ömer: Eğer birveya iki defa boşamışsan,peygamber (sav) bana şu şekilde yani kadına geri dönmemi emretti,eğerüç defa boşamışsan muhakkak Rabine asi olmuşsundur, ve karınsenden ayrılmıştır, diyordu. (3)

Bir rivayette ebu Zübeyrin ziyade bir rivayeti var, fakat onun arkasına düşülmedi(takip edilmedi) sonra rasulullah (sav) şunu okudu: Ey peygamber! kadınları boşayacağınızda, onlarıiddetlerini gözeterek boşayın ve iddetide sayın. (4)

Ravilerin hiç biri bunu ibni Ömerden zikretmedri, ancak Abdullah bin dinar ibni ömerdenbu hadisi rivayet edirken okuduğnu rivayet ediyor,sahih olandabudur.

Bazılarıda İbni Ömer talakınınüç kere olduğuna inanıyor, peygamber (sav)’in kadını geri kendisine dönderdiğini çünküboşamayı hayz esnasında yapmamıştır, diye inanıyorlar.

Buda yine Muaviye bin Ammar ed Dühni’nin Ebu Zübeyrden yapılan rivayetiyle sabitir. (S: 124)Herhalde EbuZübeyrbuna inanıyordu,lafzı anladığı manada rivayet etmiş olmalı.

İbni Lehia bu hadisi Ebu Zübeyrden rivayet etti, Cabir’den rivayetle dedik: İbni Ömer karısını hayızlıyken boşadı peygamber (sav) buyurduki: Ona geri dönsün o onun karısıdır” bu isnadda Cabirizikretme hususunda hata etti, o onun karısıdır sözüylede yalnız kaldı, bu talakın vuku bulmadığına işaret etmiyor ancaküç defa vuku bulmadığına işaret ediyor, bu hadiste Ebu Zübeyr üzerinde ihtilaf oldu, İbni Ömerin güvenilirveonu bilen ve devamlı onunla beraber olan ashabında ihtilaf edilmedi.

Ebu Eyyup ibni Şirinin şöyle dediğini rivayet eti: Yirmi sene kendilerini itham etmediğim kişiler bana ibni Ömerin karısını üç defa boşadığını bahsetti, ve karısıdahayılı iken peygamber (sav) ona geri dönmesini emretti. Ben onları itham etmiyorum ve hadiside bilmiyorum taki Ebu Gallab Yunus bin Cübeyrle karşılaştığm o sağlamdı,bana kendisininibni Ömere sorduğunu ve kendisine bir defa boşadığnı anlatığını bana söyledi. Bunu Müslim tahric etti (5)

______

Bu geçen sahih hadiste açıktır. (2) Ahmed, Ebu Davud ve Nesai İbni Ömeden tahric etti. (3) Ahmed, Müslim, Nesai ve Beyheki tahric etti. (Neylül Evtar 6/22) (4) Talak suresi, ayet: 1 (5) Hadisi Ahmed, Buhari ve Müslim tahric etti.

Bir rivayette, ibni Sirin dedi ki: Hadisin vechini bilmiyor ve anlamıyordum. Buda güvenilir olupta fıkıh ehli omayan kişiler arasında İbni Ömerin karımını üç defa boşadığı hadisesi yayıldığına işarettir, herhalde Ebu Zübeyrde bu kabildendir,bunun için Nafi’ İbni Ömerin boşamasının bir defamıüç defamı olduğu soruluyordu, Nafi’ Mekke’ye gelince Ata’nın meclisinde n oraya bu şüphe için sormaları üzerine adam gönderdi. İbni Sirinharam boşamanın vaki olmadıını söyleene itiraz ediyordu. İmam Ahmed Ebil harisrivayetinde dedi ki: Emrolunduğu şeye muhalif olduğu için haram boşama vuku bulmaz diyen kişi hakkında soruldu: dedi ki: Bu kötü pis adamın sötüdür,dedi ve ibni ömerin kıssasını zikretti. Ebu Ubeyd dedi ki: Hicaz,Tihame, Yemen, Şam Irak ve Mısır gibi bütün şehirlerdeki alimerin icmai haam talakın vakiolacağı üzerinedir. İbnil Münzir bunu ehli ilimden sözünü ezberlediği her kimseden hikaye etti, ancak sözlerij hesaba alınmayan bidat ehli müstesnadır.

İbni Hazmın (1) İbn-i Ömerden haylzlıyken talakın olmayacağı Muhammed bin Abdusselamel Huşeni’ye dayarak yaptığı rivayet ise: (S: 125) Bize Muhammed bin Beşar, bahseti (o’da)Bize Ubeydullah bin Ömeden O’da Nafiden,O’di İbni Ömerden Abdul Vehhab esSekafi anlatı, kadının hayızlıyken boşanması hakkında (anlattı) ve dedi ki: O sayılmaz. Bu eserin sonunda birlafız düşmüştür, oda şudur: bu hayız sayılmaz (hesaba alınmaz) Aynı şekildede Ebu Bekir bin ebi Şeybe bunu kitabında zikretmiştir. (2) ve Abdulhabb es Sekafiden rivayetetmiştir.Yine Yahya bin Main de Abdul Vahhabtan rivayet etti ve dedi ki: İbni Ömerin muradı: Kadının boşandığı hayz kadının kur (hayız) manasınada temizlik manasınada gelir, mütercim, Ayette üç kur (boşananların)beklemesi emrediliyo, bu iddettir,bu kelimeniniki zıt manayı taşımasından dolayı alimelrihtilaf etttiler, bir kısmıüç temizlik görene kadar bekleyecek, bir kısmıda üç hayz görene kadar bekleyecek dedi, mütercim) sayılacağı bir şey değildir, bu hilas’ında ve başkasınında muradıdır.

Bu yine seleften bir topluluktan rivayet edildi, bazıları:Beyd bin Sabit, Said bin Müseyyeb, tefsirciler ve başkalarında bir cemaat ibni Hazman zannettiği gibi zannetti ve bazı zikrettiklerimizden hayızlıyken talakın olmayacağını hikaye ettiler. Bu onların vehmi sebebiyledir. Allah en iyisini bilir.

Bu hadisi kasım bin Muhammed, kendisinebir adamın üç meskeni bulunduğu veüç meskeninüçte birini vasiyyet ettiği, bunların tek bir meskende mi toplanacağı sorulunca,rivayetetti ve dedi ki:Bütün bunlarınhepsi (üç mesken için üçte birlik vasiyyet) bir evde toplanır. (yani adamınüçte birlik vasiyyeti bir ev yapıyor bir evlik pay ayrı ayrı üç evden değilde komple bir evin vasiyyetedilene verileceğidir) Mütercim. bana Ayşe (r.a) peygamber (sav)’in şöye buyurduğunu söylede: “Kim bizim işimiz üzere olmayanbir amel yaparsa o reddolur”

Muradı vasiyyet edenin vasiyetini Allah için daha sevimli ve daha faydalı oarak değiştirmek caizdir, bu Ata ve İbni Cüreycten hikaye edildi.

Belki bu görüşte olan Allah tealanın şu kavliyle delilgetirebilir: (Her kim vasiyyetedenin haksızlığa yahut günaha meyletmesinden endişe ederdi(alakalıların aralarını bulursakendisine günah yoktur. (3), herhalde bu görüşü bütün köleleri azad edenkişinin meselesinden delil çıkarmıştır, sahiholarak sabittirki bir adam ölümü anında altı kölesinden başkamalı yokken altısınıda azad etmişti, peygamber (sav) onları çağırdıve üçe ayırdıikisini

__________

(1) El Muhalla Mesele: 1449 10/ 197 (2) Musannef: 5/5 (3) Bakara, ayet:182

Çünkü kölenin azadını tamamlamak onları bölmekten daha hayırlıdır (yani yarı hür yarı köle olmasındandaha iyidir, mütercim). Bunun için siraye ve siaye (bir kısmı azad edilmiş köle çalışır, ve çalıştığının ücretini kendisini azadetmeyendiğer efendisine verir ve tamamen hür olur) Bir köleye iki efendi sahibte biri kendi nasini azad etmişse yukardaki Sira’ye ve siaye meşru olmuştur. Peygamber (sav) kölesinin bir kısmını azad eden adama: Onun tamamı azad edilmiştir. Allahın ortağı yoktur” buyurdu (1)

Alimlerin çoğu kasım’ın görüşene muhaliftir, vasiyyet edenin vasiyyeti toplanmaz görüşündedir, sözün şu ekleme yapılır: Ancak özellikle köle azandı müstesnadır, çünkü köle azad etmedeki toplanan mana diğer mallarda mevcut değildir, onlarda vasiyyet edenin vasiyyeti gereğince amel ediir. Fakihlerdenbir kısmı azad e meselesinde her kölenin üçte birinin azad edileceği ve geri kalan kısımlarındada yardım taleb edileceği görüşündirler.Peygamber (sav)’in hükmünü uymakdaha iyidir. Kasım vasiyyet olunana baktı varislerle bütün meskenlere ortak olması onlara zarar vereceğini düşündü ve bu zararın vasiyyeti bir meskende toplamakla önleceğine karar verdi, çünkü allah teala vasiyyette zarar olmamasını şart koştu buyurduki kimse zarara uğramaksızın yapılacaktır.

Bu onar size Allah’tan vasiyyettir. Kim vasiyyetinde zarar verirse ameli reddolur çünkü vasiyyet hakkında allahın şartına muhalefet etmiştir.

Fakihlerden bir tarife birinin meskenlerinin tamamında üçte birinivasiyyet etmesi ve meskenlerden üçte ikisinin telef olması durumunda ve sadece üçte birinin kalması durumunda tamanını vasiyyet edilene verileceği görüşündedir bu Ebu Hanife’nin ashabındanbir gubun görüşüdür.

Ebu Yusuf ve Muhammedden ve ashabımızdan Ebu Ya’lanın bunazıt görüşünün olduğunu hikaye edilir. Bunu müşterek meskenlerin ortaklar arasında zorunlu taksim edileceğini görüşü üzerine bina ettiler. bu malik ‘in görüşüdür. Ashamızdan ibni ebi Musa ve sözünün zahiri ve ashabımızın meşhur görüşü: (S: 127) Çok muhtelif meskenler mecburitaksim edilmez, ve bu Ebu WHanife ve Şaiinin görüşüdü.Bazı Malikiler Kasımın bu mezkur fetvasını bu hadisle yorumladılar, varislerdren iki grup veya vasiyyet edilenler mesmenlerin paylaştırılmasını taleb etti ve meskenler birbirine taksim anında katmakta mümkünse diye yorumladılar. ve bunların sözüne taksim esnasında olumlu cevap verilir dediler. Bu yorum zahire muhalif ve uzaktır. Allah en iyisini bilir.

________

Ahmed, Ebu Davud, Nesai ve İbni Mace Ebil Melihten tahric etti. O’da babasından rivayet etti (2) Nisa suresi, ayet: 12

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

HGS