İKİNCİ HADİS: CEBRAİL SAHABELERE DİNLERİNİ ÖĞRETİYOR

İKİNCİ HADİS:

CEBRAİL SAHABELERE DİNLERİNİ ÖĞRETİYOR

Ömer bin Hattab’tan şöyle dediği rivayet edildi: Bir gün biz rasullalahın yanında oturuken saçı simsayah elbisesi bembeyazbir adam geldi, üzerinde yolculuk belirtisi yoktu, ve bizden hiç kimsede onu tanıyordu, peygamber (s.a.v)’in yanına oturdu, iki dizini iki dizine dayadı, avuçlarını ayaklarını üzerine koydu ve Ey Muhammed, bana islamdan haber ver dedi. Rasullah (s.a.v) İslam: Allahtan başka ilah olmadığına, Muhamedin Allahın rasulü olduğuna şehadet etmen, namaz kılman, zekat vermen,ramazan orucu tutman, ve gitmeye gücün yeterse beyte haccetmendir” buyurdu. Adam: Doğru söyledin, dedi Ömer (r.a) O’na şaşırdık, hem soruyor,hemde doğruluyor, dedi. Adam:Bana imandan haber ver, dedi. “Allah’a meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kaderin hayrına ve şerrine iman etmendir” buyurdu.

_______

Hadis sahihtir, kütübü sitte ashabı tahnic etmiştir.

Adam: Ey Allahın rasulü, islam nedir? dedi “İslam Allaha ibadet etmen ve O’na hiç bir şeyi ortak koşmamındır, farz namazı kılman, zekatı verme, ve ramazan orucunu tutmandır” buyurdu.

Adam: Ey Allahın rasulü ihsan nedir? dedi. Allahı görüyor gibi ibadet etmendir, sen O’nu görmüyorsanda muhakkak o seni görüyor buyurdu.

Adam: Ey Allahın rasulü kıyamet ne zamandır? dedi. “Soru sorulan, sorandan daha bilgili değildir.Fakat sana şartlarından bahsedeceğim: Cariye efendisini doğurursa, bu şartlanrındandır, ayakları yalın, çıplakları insanalrın başları olduğunu gördüğün zaman, buda kıyametin şartlarındandır, kuzu çobanları binaları yükselttiği zaman, buda şartlarındandır, Allah başka kimsenin bilmediği beşten biridir (kıyamet) buyurdu, sonra rasullah (s.v.v) şunu okudu:(Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak Allah katındadır. Yağmur O yağdırı, rahimlerde olanı o bilir Hiç kimse yarın ne olacağını bilemez. Yine hiç kimse nerede ölceğini bilemez. Şüphesiz Allah, herşeyi bilendir, her şeyden haberdardır. (1)

Sonra adam arkasını döndü, rasullulah (s.a.v) buyurduki: Adamı bana getirin,onu geri getirmeye kalktılar hiçbir şey göremediler. Rasullah (sav) buyurduki: “Bu Cebraildir, insanlar dinlerini öğretmek için geldi:

Müslim bundan daha tambir siyakla tahric etti (2) o rivayette, iman hasletlerinden: Kaderin tamamına iman etmendir” ihsan hakkınada: Allahtan O’nu görüyor gibi korkmandır” buyurdu.Bunu imam Ahmed müsnedinde tahric etti, Şehr bin Havşeb’ten, O’da İbni Abbas (r.a)’dan rivayet etti, Yine şehrden rivayet eti, O’nun hadisinden de dedi ki: Biz peygammber (sav)’in sevab vermesini duuyoruz fakat konuştuğu kimseyi ne görüyoruz nede sözünü işitiyoruz, bunu Müslim’in tahric ettiği hadis reddediyor ve o daha sahihtir. Hadis peygamber (s.a.v)den Enes Bin Malik ve Cerir bin Abdullah el Bücli vasıtasıyla da rivayet edildi, bu şanı çok yüksek bir hadistir, dinin bütün şerhini içeriyor, bunun için peygamber (s.av) buyurduki: Cebrail size dininizi öğretmek için geldi islamın, imamın ve ihsanın derecesini açıkladıktan sonra bunu dinin hepsi kıldı.

İslamın iman üzerine ve imanın islam üzerine takdim edilmesi hususunda rivayet farklıdı. Müslimin tahric ettiği Ömer (r.a) hadisinde, islamdan sual ile başladı, Tirmizi ve başkasının hadisinde imandan sualle başladı. Ebu Hureyre hadisinde olduğu gibi, Ömer (r.a) hadisinin bazı rivayetlerinde iman ileislam arasında ihsandan soru geldi.

İslama gelince peygamber (s.a.v) onu zahiri azaların söz ve fiille olan amelleridir diye tefsir etti, bunun ilkide Allahtan başka ilah olmadığına ve muhammedin Allahın rasülü olduğuna şehadet etmektir, bu dilin amelidir,sonra namaz kılmak, zekat vermek, ramazan orucu tutmak ve gücü yeten için beyte haccetmektir.. O namaz ve oruç gibi bedeni amele, zekat gibi mali amele, Mekke’den uzak olana oranla hem mali hem bedeni kısmına ayrılır. İbni Hibbanın rivayetinde buna: (S: 45) Umre yapmayı, cünüblükten yıkanmayı,ve abdesti tamamlamayıda ilave ettti, buda zahiri farzların hepsinin islama dahil olduğuna bir uyarıdır.

Üzerine bina edilen islamın temellerini burada zikrettik, Bunun şerhi ibni Ömer hadisinde gelecek0 İslam beş şey üzerinde bina edilmiştir. Bazı rivayetlerde: (9)Eğer bunu yaparsam ben müslümanmıyım, evet buyurması İslamın beş temelini yerine getirenin gerçek müslüman olacağına işaret ediyor, bununla beraber iki şehadeti getireninde hükmen müslüman olma durumu vardır, bununla islama girdiği zaman islamın diğer hasletlerini yerine getirmesi gerekmektedi,. şehadeti terkeden islamdan çıkar, terketmekle islamdan çıkması hakkında ihtilaf meşhurdur.

______

(1) Lokman suresi, ayet: 34 (2) Müslim sahihte, tahric etti, Rakam: 10

Aynı şekilde islamın diğer beş rükünlerinden geri kalanları terketmek hakkındaki ihtilafı yerinde zikredeceğiz inşallah.

Bütün zahiri amellerin islama girdiğine bir delilde peygamber (sav)’in şu hadisidir: Müslüman, müslümanların elindenve dilinden selamette kaldığı kimsedir. (1) Sahihaynda Abdulah bin Amr (ra)dan rivayet edildi. Bir adam peygamber (sav)’e sordu: İslamın hangi şeyi hayırlıdır? Yemek yedirmen ve tanıdığın vetanımadığına selam vermendir” buyurdu. Hakimin sahihinde (: 55) Ebu Hureyrenin şöyle dediği rivyaet edildi: İslamın yol işaretleri gibi işaretleri vardır, bunlardan Allaha ibadet etmen ve hiç bir şeyi ortak koşmaman,namazı kılman, zekatı vermen, ramazan orucu tutman,iyiliği emretmek, kötülükten neyheytemk, insanlarla karşılaştığın zaman selam vermen,girdiğin zaman ev ahaline selam vermendir kim bunlardan birini terkederse o islamdan terkettiği bir paydır, kim hepsini terkederse, islamı sırtının arkasına atmıştır.

İbni Mirdeveyn Ebud Derda (ra)’dan tahric etti, peygamber (sav) buyurduki: İslamın ziyasıve nuru vardır,yol işaretleri gibi işaretleri vardır, onun başı ve hepsini kapsayıcısı Allahtan başka ilah olmadığına, Muhammedin O’nun rasulü olduğuna şehadet etmek namaz kılmak,zekat vermek, abdesti tamamlamak, Alahın kitabı ve peygamberinin sünnetiyle hükm etmek, ulül emirlere itaat etmek, kendi nefislerinize ve ehlinize selam vermeniz, ve karşılaştığınız Adem oğluna selam vermenizdir. İsnadında zayıflık, var, herhalde mevkufdur. (2) Ebu İsahktan sahih olarak sabittirki, O Sıle bin Zifr’den O’da Huzeyfe’den rivayet eti, dedi ki: İslam sekiz paydır: İslam bir pay, namaz bir pay, zekat bir pay iyiliği emretmek birpay, payı olmayan zarar etmitir. Bezzar merfu (3) olarak tahric etti, fakat mevkuf daha sahihtir. Bazıları Ebu ishaktan O’da Haris’ten, O’da Ali bin Ebi Talib’ten O’da peygamber (sav)’den rivayet etti. Ebu Ya’la elMusuli (4) ve baykasıda tahric etti. Huzeyfe’ye mevkuf olan daha sahihtir, bunu Darekutni ve başkası söyledi (5)

İslam bir paydır sözü: Yani şehadettir, çünkü islamın alametidir. bununla insan müslümon olur. (S:54/) Aynı şekilde haramları terketmekte islama dahilidr. Peygamber (sav)den şöylebuyurduğu rivayet edilmiştir: Malayani şeyleri terketmesi kişinin islamının güzelliğindendir (6), Yine buna imam Ahmed, Tirmizi ve Nesai’ninNevvas binSem’an (ra)’dan tahric ettikleri hadis delildir. peygamber (sav) buyurduki: Allah dosdoğru yola örnek vermiştir şöyleki: Yolun iki yakasında kapıları açık,iki duvar vardır. Kapıları perdelidir, perdeleri indirilmiştir. Yolun başında çağıran biri vardır; onun üzerindede çağıran biri vardır.Allah darusselama (cennete) çağırır. dilediğini doğru yola hidayet eder, diye nida ederler. Yolun iki yanında olankapılara gelince onlar Allahın hududları (yasakları)dır; perdeler açılmakdıkça kimse allahın yasaklarına düşmez. (Birincinin) üzerinde çağıran kişi rabbinin vaizidir” Tirmizi şunu fazladan zikretti: Allah darusselama cennete çağırır, ve dilediğini doğru olduğunu vardır. Allah bunun üzerinden istikametli olmayı emrketmiştir, ve bunun hududlarını aşmayı yasaklamıştır, kim haramlardan bir şey işlerde hududu aşmıştır.

Müslim Cabir’den tahric etti, Ahmed, Tirmizi, Nesai, Hakim ve İbni Hibban Ebu Hureyreden, Buhari, Müslim Tirmizi Nesai Ebu Musa el Eşariden tahric etti.

(2) Aynı şekilde Taberani elkebirde tahric etti, Mecmauzzevaid: 1/38 (3)/ Heysemi dedik: Yezid bin Ata’yı Ahmed güvenilir, bir cemaatta zayıf kabul etti, gerikiler güvenilirdir. (4) Heysemi ondan dolayı dedik: İsnadında Harisvar o yalanıcıdır.Mecmauzevaid) 1/38 (5) Bezzar merfu olarak rivayet eti, senedinde Yezid bin Ata elYeşküri var, yine Ebu Ya’la Ali’den merfu olarak ve, Huzeyfe’ye mevkuf olarak rivayet eti, mevkuf olan daha sahihtir, (6) Hadis hasendir, Tirmizi ve başkası tahric etti. (7) Yunus suresi, ayet: 25

İmana gelince: Onu peygamber (sav) bu hadiste iç inaçları diye tefsir etti ve buyurduki: Allah’a, meleklerine,kitapalrına, peygamberlerine,öldükten sonra dirilmeye ve kaderin hayrına ve şerirne inananmandır” Allah teala kitabında beş esası çeşitli yerlerde zikretti, Allah tealanın şu kavli gibi: (Peygamber, rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, mü’minelrde (iman ettiler) (1) Ve şu kavli gibi: (Asıl iyilik, o kimsenin yaptııdırki, Allaha, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. (2) ve Allah teala buyurduki: (S: 57): Onlar ayba inanırlar, namaz kılarlar, kendilerine verdiğimiz mallardan allah yolunda harcarlar. (3)

Peygambere iman onların haber verdiklerinin hepsine inanmayı gerektirir, meleklere,peygambere, kitaba, dirilmeye ve bundan başka Allahın sıfatlarına, ahiret gününün özelliklerine, sırat, mizan, cenet ve cehennem gibi.

Kaderin hayrına ve şerrihen inanmakta imana dahil edilmiştir.

Bu kelimeden dolayı ibni Ömer kaderi inkar edene işin cebir ile olduğunu zannedene ve Allahın kaderinde olmadığına inananlara delil getirdi ve onları yanlış görüp onlardan kendini uzak tutut ve kadere inanmadan onların hiç bir amelinin kabul olmayacağını haber verdi.

Kadere iman iki derecedir:

Birinci derece: Kullarının yaratılmasından önce, kullarının işleyeceği hayır, şerrin ve onlardan kiminin cennet, kiminin cehennem ehli olduğunun Allahın ilminden olması, kullarının yaratmadan önce onlara amellerinin karşılığı ceza ve mükafatın hazırlanmış olması ve bütün bunların kendi katında yazılı olmasıdır, kullarının amelleri onun bilgisindeki gibi ve kitabında yazılı olduğu gibi cereyan ediyor. (4)

İkinci derece: Küfür, iman, itaat ve isyan olmak üzere kullarının bütün fiillerini Allah yaratmıştır, ve onları dilemiştir. Bu dereceyi ehli sünnet vel cemaat isbat ediyor, kaderiler inkar ediyor. Birinci dereceyi kaderilerin çoğu isbat ediyor ve Ma’bedil Cüheni gibi aşırıları inkar ediyor. Yine Amr bin Ubeyd ve başkasıda inkar ediyor. Selefin çoğu dedi ki: Kaderiyye ile ilimle münazara edin. (S: 58) Eğer kabul ederlerse, husubete uğrarlar, inkar ederlerse kafir olurlar. Bununla şunu murad ediyorlar. Kim kulların fiillerinin Allahın ezeli ilminde oluşunu ve Allahın kulları şaki ve said diye taksim ettiğini ve bunu katında levhi mahfuzda yazdığını inkar ederse kuranı yalanlamış olurlar ve bu şekilde kafir olurlar, eğer bunu kabul ederler, kulların fiilerini Allahın dileyip yarattığını inkar ederlerse, husumete uğrarlar, çünkü kabullendikleri inkar ettiklerinin aleyhinde delil olur. Onların kafir kabul edilişinde alimler arasında meşhur çekişme vardır. İlmi ezeliyi inkar edenin kafir olduğunu imam Ahmed ve Şaafii ve bu ikisinden başka islam imamları belirtti. Eğer: Peygamber (sav) bu hadiste islamla imanı ayırdı ve amellerin hepsini islamdan kıldı, imandan değil ve ehli hadisten meşhur derki: İman söz amel ve niyyettir, ve amellerin hepsi imana dahildir. Şafii buna sahabe ve tabiinin icmaını hikaye etti.

Selef amelleri imandan çıkarana şiddetli itiraz ettiler. İtiraz edenlerden ve sonradan çıkarılmış sözdür diyenlerden: Said bin Cübeyr, Meymun bin Mihran, Katade, Eyyup esSihtiyani, İbrahimi Nahai, Zühri, Yahla bin ebiKesir ve başkaları. Sevri dedi ki: Bu sonradan ortaya çıkarılmış bir görüştür. Evzai dedi ki: Selef iman ile ameli ayırmıyordu.Ömer bin Abdul Aziz şehir ahahlisine şöyle yazdı: İman: Farzlar ve hükümlerdir, kim onarı tamamlarsa imanı tamamlamıştı, kim tamamlamamışsa, imanı tamamlamamıştır. Bunu Buharî sahihinde zikretti. (5). Denildiki iş onun zikrettiği gibidir.

(1) Bakara, ayet: 285, (2) Bakara, ayet: 177, (3) Bakara, ayet: 3, (4) Hattaba Mealimüssünende dedeki: İnsanların çoğu kaderin Allahtan, kazanın ise kendinden olduğunu hesab ediyor, yani cebir ve kahr manasında iş onların zannettiği gibi değil, bunun manası Allahın ezeli ilmindekini kullarıın yapacağı hayrı şerri) haber vermesidir. Kader: Takdir edenin takdir ettiği ölçüyle ortaya çıkan şeydir. Kazaysa, manası, yaratmaktadır. Allah tealanın şu kavli gibi: (İki günde onları gökleri yedi gök olarak yarattı, Fussilet suresi ayet 12 (5) Bu Buharî rahimehullahın ta’liklerindendir, Sahihi Buharî: 1/13)

Amellerin imana dahil olduğuna Allah tealanın şu kavlide delildir: (Mü’minler ancak, Allah anıldığı zaan yürekleri titreyen kendilerine Allahın ayetleri okunduğunda imanalrını artıran ve yalnız rablerine dayanıp güvenen kimselerdir.Onlar namazlarını dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden (Allah yolunda) harcayan kimselerdir. İşte onlar gerçek mü’minlerdir. Onlar için rableri katından nice dereceler, bağışlanma ve tükenmez bir rızık vardır. (1)

Sahihaynde İbni Abbas (r.a)’dan rivayet edildi, Peygamber (s.a.v) Abdul Kays elçilerine buyurdaki: Size dört şeyle emrediyorum: Tek alaha iman.Allaha iman nedir bilirmisiniz? Allahtan başka ilah olmadığına şehadetter, namaz kılmak, zekat vermek, ramazan orucu tutmak, ganimetten beşten birini vermenizdir.

Sahihaynde, Ebu Hureyre (r.a)’den rivayet edildi, O’da peygamber (s.a.v)’in şöyle buyurduğunu söyledi İman yetiş veya atmış küsür şubedir. En faziletlisi: La ilahe illlallah, sözüdür, en aşağısıyoldan eziyet veren şeyi kaldırmaktır, hayadaimandan bir şubedir” lafız müslimindir.

Sahihaynde, Ebu Hureyre (ra)den rivayet edildi: Peygamber (sav) buyurdu ki: Zina eden, zina ederken mü’min olarak zina etmez, içki için içerken mü’min olarak içmez, hırsızlık yapan mü’minken hırsızlık yapmaz kebairi terk etmek imandan olmasaydı onlardan birini işleyenden iman gitmezdi.

Bu naslarla cebrail hadisini, ve peygamber (sav)’in amelle imanı burda ayırması, amelleri imana değil,islama dahil etmesinin birleştirilmesi her ikisiylede amel etme ciheti,ise aslın kabulüyle açığa çıkar, oda: İsimlertek başıla ve mutlak olarak çeşitli isimlenenlere kapsamlı olur, ve ona yakın olan isimde diğerlerine işaret edebilir, fakir ve miskin ismi gibi, her biri yalnız baına zikredildiği zaman her muhtaç bu isme dahildir, eğer biri diğeriyle beraber zikredilirse, o iki isimden biri bazı ihtiyaç sahiblerine işaret eder, diğeride geri kalanara (S: 60) İslam ve iman isimleride böyledir, biri yalnız zikredildiği zaman diğeride ona dahil olur, tek başına öbürününde işaret ettiğine işaret eder, eğer ikisi beraber zikredilse, biri bazısına diğerini geri kalanara işaret eder. Bu manayı imamlardan bir cemaat tasrih etti.

Ebu Bekir elİsmaili ehli Cebele yazdığı mektubunda dedik: Ehli sünnet ve cemaatin çğu dedi ki: İman sözve fiildir,islam Allahın insana farz kıldığını yapmasıdır iki isim beraber zikredilirse her biriyle başka mana murad edilir, iki isimden biri tek başına zikredilirse ikisinide kapsar.

Bu manayı Hattabı (Mealimüssünen) kitabında zikretti ve kendinden sonra alimlerden bir cemaatda ona tabi oldular.Bunun doğru olduğuna da şu delildir: Peygamber (sav) Abdu kays elçileri hadisinde imanı tefsir ederken cebrail hadisindeki imanla birlikteki islamı tefsir ettiği gibi tefsir etti, başka bir hadistede islamı, imanı tefsir ettiği gibi tefsir etti imam Ahmed’in müsnedinde Abr bin Abese’den yaptığı rivayete olduğu gibi, dedi ki: Bir adam peygamber (sav)’e geldi ve Ey Allahın rasulü islam nedir?, dedi Kalbiyin Allaha teslim olmasıdır ve müslümanlarında, dilinden ve elinden selamette kalmasıdır” buyurdu. İslamın hangi şeyi daha üstündür? dedi İmandır buyurdu. İman nedir? dedi. Allaha , meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve öldükten sonra dirilmeye iman etmendir. buyurdu. amelerin hangisi daha faziletledir?,

dedi. Hicret buyurdu, Hicret nedir?, dedi kötülükten kaçmandır buyurdu, hicretin hangisi daha üstündür? dedi. Cihad buyurdu, Peygamber (sav) imanı islamın en faziletlisi kıldı ve amelelride ona dahil etti. Bu tafsilatla imanla islamın farklımı, yoksa birmi olduğu açığa kavuşur, ehli sünet ve ehli hadisbunda ihtilaflıdırlar,bunda çeşitli kitaplar telif ettiler kimisi ehli sünetin çodğunun bu ikisinin bir olduğunu söylediğni iddia ediyor, onlardan bazıları: Muhammed bin Nasr el Mervezi, İbni Abdil Berr, yine bir söz Süfyanı Sevridende rivayet edilir.

_____

(1) Enfal suresi, ayet: 2-4

Bazılarıda ehli sünnetin ikisini ayırdığını söylüyor Ebu Bekir Semani gibi, Bu ayırm yapma seleften bir çoğundan nakledildi, bazıları: Katade, Davud bin ebi Hind, Ebu Cafer elBakır, Zühri Hamad bin Zeyd,İbni Mehdi, Şerik İbni ebi Zi’b, Ahmed bin Hanbel Ebu Hayseme ve Yahya binMain yapılan ayrımı kendi aralarında farklı yapıyorlar. Hasan ve İbni Sirin diyorlarki:Müslüman, Mü’min demekten korkuyorlardı. Zikrettiğimiz bu açıklamayla ihtilaf ortadan kalkar, denilirki: İslam ve iman tek başına zikredildiği zaman o zaman ikisi arasında fark yoktur, iki isim yakın zikredilirse,ikisi arasında frak olur.

İkisi arasındaki farkın hakikatıda: İman kalbin tasdikiikrarı ve marifetidir. İslamsa kulun Allaha teslim olması ve boyun eğmesidir, buda amelle olur, buda Allahın kitambındaisimendirdiği gibi dindir, cebrail hadisinde peygamber (sav) imanı islamı ihsanı din olarak isimlendir buda iki isim tek zikredildiği zaman diğeride ona giriyor, iki isim beraber zikrolunursa ayrılır o zaman iman, kalb tasdiğini cinsi, islamda amelin cinsi olur.

İmam Ahmed’in müsnedinde Enes (r.a)’den rivayet etti, Peygamber (sav) buyurduki: İslam alenidir,iman kalptedir” çünkü ameller açığa çıkar, kalbteki tasdik ise açığa çıkmaz. Peygambser (sav) duasında şöyle diyordu: Allahım izden yaşattıklarını islam üzere yaş,at, öldürdüklerini iman üzere öldür (1) Çünkü azalarla amel hayatla mümkündür, ölüm anındaysa ancak kalble tasdik kalıyor, Rasullah (sav) buyurdduki: Dikkatli olun cesedde bir et parçası vardır, o düzgün olursa cesedin bütünü düzgün olur, o bozulursa cesedin bütünü bozulur, dikkat edin o (et parçası) kalbtir” (2)

Kalbte iman gerçekleşirse azalardada islamın amelleri ortaya çıkar. Her müslüman mü’min değildir, çünkü iman zayıf olabiilir, islamın amellerini yapmakla beraber iman zayıf olabilir, islamın amellerini yapmakla beraber iman kalbte tam gerçekleşmeyebilir, müslüman olur, tam mü’min olamaz. Allah tealanın buyurduğu gibi (Bedevi Arablar iman ettik derler, deki: İman etmediniz fakat islam oldukdeyiniz, iman henüz kalblerinize girmedi (3) İki tefsirden daha sahih olana göre onlar tamamen münafık değildiler, bu İbni Abbas ve başkasının sözüdür. (4), Bilakis imanları zayıftı,buna Allah tealanın şu ayeti delildir: (Eğer Allaha ve rasulüne itaat ederseniz, Allah amellerinizden hiç bir şeyi eksiltmez, Allah çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir (5) Yani ecirlerinizden noksanlaştırmaz, buda amellerinin kabul edilceği imanlarının olduğuna delildir.Yine Sa’d bin Ebi Vakkas peygamberimize: Filana o mü’min olduğu halde vermedin, deyince: Yoksa müslüman mı? Buyurdu (6) Bununla iman makamının gerçekleşmediğine, zahiri islam makamının gerçekleştiğine işaret ediyor.

Şüphesiz ne zaman iman zayıflasa aynı şekilde zahiri azaların amelleride zayıflar, vaciblerden birini terketmekle iman ismi nefyedilir, rasullah (sav)in şu hadisinde olduğu gibi: Zina eden mü’minken zina etmiyor”

İmanı noksan mü’min ismimi verilir, yoksa mü’min değiğl müslümanmı denilir, ehli sünnet bundaihtilaf etti, iki görüş vardır, ikisinden Ahmedin rivayeti var. İslam ismi bazı vaciblenin yapılmamasıyla nefyedilmiyor (yokluğu iddia edilmiyor), bazı haramların işlenmesindende böyledir, ancak ona bütünüylü zıt olunursa islam ismi nefyedili, sahih sünnette vaciblerden bir şeyin terkedilmesiyle imanın nefyedildiği gibi islamın nefyedildiği bilinmiyor, bazı haramarın işlenmesiyle küfür ve nifak kelimesi kullanılmıştır.

Büyük günahları işleyen küçük kafir mi veya küçük nifakta münafıkmı isimlendirilir? Alimler ihtilaf etti. onlardan birinin islam kelimesinin nefyedilmesini caiz gördüğünü bilmiyorum. Ancak İbni Mesud (r.a)’dan rivayet edildiki, “Zekatı terkeden müslüman değildir” (6) O’nun kafir görmeside muhtemeldir

Ömer (r.a)den hac imkanı olupta haccetmeyenelrin müslüman olmadıklarını sölediği rivayet edildi, zahirdde oonların küfrüne inanıyordu, onun için onlardan cizye almak istemiştir, şu sözü buna işaret eder: İslama henüz girmişler, onlar hala kitabilikte devam ediyorlar.

(1) Ahmed, Ebu Davud, Nesai ve Tirmizi Ebu Hurey’den tahric etti. (2) Buhari ve Müslim Nuamn binBeşirden tahric etti. (3) Hucurat, ayet: 14 (4) Bu ayetin tefsirinde İbni Kesir 4/219’da şunu zikretti: Bu ayetten şu istifade edilir: İman islamdan daha özeldir, bu ehil sünnet ve cematın mezhebidir, bunu islamdan, szonra imandan sonra ihsandan soran cebrail hadisi delildir, genelden özele doğru yükseldi, sonra daha özele. Sonra bu ayette zikrolunan Arabların münafık olmadıkları fakat iman kalblerinde sağlam yer etmediğini izah etti. (5) Hucurat ayet: 14. (6) Buhari, Müslim, Ahmed, Ebu Davud, Nesâi ve İbni Hibban Sa’d b. Ebi Vakkas’tan tahric etti.

Nesai Ukbe Bin Malik’ten tahric etti: Peygamber (sav) bir seriyye gönderdi, bir kavim üzerine baskın yaptı, o kavimden biri:Ben müslümanım, dedi, seriyyeden bir adam onu öldürdü, olay rasullaha (sav) bildirildi, bunun üzerine çok şiddetli söz buyurdu, adam: Onu sözü ölümden korunmak için söyledi, dedi. Peygamber (sav): Allah benim mü’mini öldürmeni kabul etmedi, buyurdu üç defa tekrarladı” Eğer mutlak islama iman girmeseydi ben müslümanım diyen adam mü’min olmazdı. Allah teala Sebe kıraliçesi şu kelimeyi söyleyince islama girdiğini haber verdi: (Rabbim! Ben gerçekten kendime yazık etmişim. Süleymanla beraber alemlerin rabbi olan Allah’a tesim oldum)(1) Yusuf (a.s)’in islam üzere ölmek için dua ettiğini bildirdi (2), bütün bunlar mutlak islamın içerisine imanında girdiğinin delilidir.

Süneni İbni Mace’de Adiyy bin Hatim4den rivayette, Adiy bin Hatim dedi ki: Rasulullah (sav) bana buyurduki: Ey Adiyy müslüman ol kurtul” İslam nedir dedim. Allahtan başka ilah olmadığına ve benim Allahın elçisi olduğuma şehadet etmendir,kaderlerin hayır ve şerlerine, tatlı ve acısına iman etmendir” buyurdu. Bu kadere imanın islamdan olduğuna nastır.

İki şehadet çekişmesiz islamın hasletlerindendir, maksad tasdik etmeksizin onlarısöylemek değildir, o ikisini tasdiğin islamdan olduğu bilinir, zikrolunan islam Allah tealınınşu ayetinde tefsir edilmiştir: Alah katında din islamdır (3) Tevhid ve tasdik ile birlikte, bunu seleften bu grup dedi: Onlarda biride Muhamme İbn Cefer bin Zübeyr’dir.Birisiniden Allahın haber verdiği Arablar gibi iman nefyedilse, bu onlardan imanın sağlamlığını nefiydir veonlarda islamın zahir amelerini isbat ediyor, imanın amelelri sahih olacak derecede var olduğunu bildiriyo,eğer bu miktar iman olmamış olsaydı müslüman olmazlardı, onlardan iman hakikatlarının zevki kımadığı olmadığı için iman nefyedildi. Bu kalbteki tasdiğin üstün olabileceğine mebnidir, sahih olan budur, ve bu İmam Ahmedden iki rivayettinin en doğru olanıdır. (S: 65) Kalblerinde gaybın tecelli ettiği ve şehadet gibi olduğu sıddıkların imanı bu dereceye ulaşmayanalrın imanı gibi değldir. Çünkü bunlara şek girdirilse şüpheye düşer, bunun için peygamber (sav) ihsan mertebesini kulun Rabbini görüyor gibi ibadet etmesi olarak kıldı, buda bütün mü’minelrde hasıl olmaz. Bundan dolayı bazıları dedi ki: Ebu Bekir sizi çok namaz ve oruçla geçmedi, fakat göğsünde yerleşmiş olan bir şeyden dolayı sizi geçmiştir.

İbni Ömere (r.a) Sahabeler (r.a) gülüyorlarmıydı diye soruldu, evet dedi, ve kalblerindeki imanda dağlar gibiydi, dedi. Bu nerde, kalbindeki imanı zerre veya arpa danesi gibi olanların imanı nerde.

İman ve islam, küfür ve nifak meseleri gerçekten büyük meselelerdir, çünkü Allah Teala saadeti şekaveti, cennet ve cehenneme hak kazanmayı bu simlere bağladı.

Bu ümmet içinde bunların müsemması hakkında ilk ihtilaf haricilerin sahabelere olan ihtilafıdır, onlar tevhid ehli asileri tamemen islamndan çıkarıyorlar, ve küfür dairesine girdirip kafir muamelesi yapıyorlar ve bu şekilde müslüman mların kan ve mallarını helallaştırıyorlar. Sonra Mürcie ihtilafı çıktı, şöyle söylediler: Fasığın imanı kamil bir mü’mindir (4)/

Bu meseleler hakkındaalimler eskidenve yeni olarak çeitli eserler telif etiler, İman hakkında selef imamlarında telif edenlerden:İmam Ahmed, Ebu Ubeyd, Kasım bin Selam,Ebu Bekir bin Ebi Şeybe, Muhammed bin Eslem ettusi Onlardan sonra her taifeden eserler çoğaldı.

(1) Neml suresi, ayet: 44 (2) Allah tealanın şu kavlidir: Beni müslüman olarak öldür ve salihler zümresine kat) Yusuf, ayet: 101 (3) Ali İmran, ayet: 19 (4) Buhari İman kitabında şöyle ünvan koydu: Allah tealının şu kavli için: İşte yaptıklarınıza karşılık olarak size miras verilen cennet budur) Zuhuruf: 72)j

İman ameldir diyenlerin babı. Aynı Umdetül kari’de 1/209’da bu babla öncekinin münasebet yönüamelerin imandan olduğuna tenbihtir, ve mürcie’ye reddir.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

HGS