Konu: Kaza Ve Kader

Konu: Kaza Ve Kader

1- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Bütün hastalıklar geçici değildir. Kuşu uğurlu veya uğursuz saymak, guguk kuşunun öldürülmüş bir kimsenin ruhunu taşıdığına ve maktulun intikamını alacağına, seefr ayının haram olduğuna, cinlerin ge­celeri insan şeklinde görünüp başkalarını korkutacağına inanmak dinimiz­de yoktur.”[210]

Hadisde geçen bazı kelimeler:

Avde: Hastalığın geçmesi.

Hadisde geçen “La adve” kelimesinden iki manâ kast edilmiştir:

a) Bütün hastalıklar geçici değildir. Yani bazı hastalıklar vardır ki, bir insandan diğerine geçmez. Bu hayvanlar içinde geçerlidir.

b) Hiç bir hastalık Allah'ın takdiri olmazsa, kendiliğinden geçmez.

Tirete: Kuşu uğurlu veya uğursuz saymak,

Hamete: Zulmen öldürülen kişinin ruhunun guguk kuşuna gireceğine ve bu kuşun yüksek yerlere konup maktulün intikamını alıncaya kadar bed­dua edeceğine inanmak.

Sefer: Bir ayın ismidir. Bu ayda savaşın yapılmasının haram olduğu­na inanılır.

Uğule: Bazı cinlerin İnsan şekline girip dere kenarlarında ve kaya­ların arkasında bekleyerek gelip geçenleri korkuttuğuna inanmak.

Sevgili peygamberimiz, bu hadisi şerifde tüm saydıklarımızın gerçek­le ilgisi olmayıp sadece birer uydurulmuş efsane olduklarını buyurmuş­lardır. [211]

2- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Hz. Allah bir hadisi kutside buyuruyorlar ki: Kader yazısına ve kaderin meyvesi olan kaza hükümlerime inanmayan bir kimse, benden başka ikinci bir ilâh arasın.”[212]

3- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Bana gelen tüm musibetler, Adem peygamber çamur olup he­nüz yaratılmamışken hakkımdaki yazılmış kaderimin bir sonucudur.”[213]

Sevgili peygamberimizin huzuruna gelen Ümmü Seleme şöyle der:

“Ya Resûlullah! Her sene zehir konulan yemek yüzünden sana bir hastalık isabet ediyor.” Bunun üzerine peygamberimiz (s.a.s.) şöyle bu­yururlar:

Zehirli yemek yemekten bana hiç bir şey olmaz. Ancak Allah'ın ezeli kalemiyle yazılan olur.” Hadiscilerden birisi şöyle diyor:

“Peygambe­rimiz (s.a.s.) yediği onca zehirli yemeklerden hiç bir zaman zarar görme­di”[214]

4- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Hz, Allah, kimi, doğruluk veya sapıklık içinde yaratıyorsa, onun için muvaffak kılıp, yolunu kolaylaştırır.”[215]

5- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Kim, nazar boncuğuna benzer bir şeyi (kendisine veya sahip olduğu şeylere) takarsa, Allah'a şerik koşmuş olur.”[216]

6- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Sedef veya nazar boncuğu gibi şeyler takan kimseyi, Hz. Al­lah korumasın işlerinde de kolaylık göstermesin.”[217]

7- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Fazla önemseyip bir şeyin üzerine düşme. Çünkü senin için, yazılmış olan mutlaka olur. Yine senin için, yazılan rızkında muhakkak ki, seni bulur.”[218]

8- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Siz ikiniz, hayatta bulunduğunuz müddetçe (mutlaka rızkınız verilecektir. Öyleyse) rızkınız konusunda umutsuzluğa düşmeyin. Çünkü anneler çocuklarını doğururken, elbisesiz ve kırmızı tenli olarak doğurur­lar. Sonra Hz. Allah çocuğa elbise rızkını verir ve giydirir.”[219]

9- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Şüphesiz Hz. Allah bir kulunun aleyhindeki hükmün infazını istediğinde kulunun aklını başından aldıktan sonra o hükmünü infaz ettirir.”[220]

10- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Şüphesiz, Hz. Allah bir kulunun aleyhinde vermiş olduğu hükmün infazına hiç bir kuvvet karşı duramaz.”[221]

“Muhakkak ki, bütün kâinatı yoktan var eden Hz. Allah'ın, yerine getirmek istediği hükmüne kim karşı çıkabilir. Karşı çıkmak ancak acizliğin bir delilidir. Oysa Hz. Allah aciz değil, her şeye gücü yetendir.”[222]

11- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Her birinizin yaratılış tohumu, anasının rahminde kırk gün bekletilir. Kırk gün sonra meni tohumluğundan bir damla kana dönüştürülmesi için bir kırk gün daha geçer. Bu müddet sonunda o kan bir parça et haline getirtilir. (Böylece aradan toplam 120 gün geçer.) Bundan sonra Hz. Allah göndereceği meleğe ana rahminde bulunan yavruya şu dört cümlenin yazılmasını emreder:

a) Yapacağı iyi veya kötü işler.

b) Helâl veya haram yoldan kazanacağı rızıkları

c) Uzun veya kısa olan ömrü.

d) Doğru veya sapık bir insan olması. Böylece ana rahminde bulunan çocuğa ruh verilir.

Bu yüzden, bazı kimseler vardır ki, cennetliklerin yaptıklarını yapar. Öyle ki, onlarla cennet arasında yarım metrelik bir mesafe kalır. Fakat kalemi ezeli ile sapık bir insan olduğu yazılı ve işlediği iyiliklerinde de samimi olmadığından, hemen dönüş yapıp cehennemliklerin yaptıkları kötülükleri yaparak cehenneme girmeyi hak etmiş olur.

Yine, muhakkak (ki, bazı insanlar vardır ki, cehennemliklerin yaptıkları kötülükleri işler. Öyle ki, onlarla cehennem arasında yarım metrelik b mesafe kalır. Fakat yaptığı kötülüklerinden içten duyduğu pişmanlığında ve hakkında doğru, imanlı bir insan olacağına dair kader yazısı bulunduğundan hemen dönüş yapıp, cennetliklerin işledikleri iyilikleri yapara cennete girmeyi hak eder.”[223]

12- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Rızık, kulu ecelinden daha çabuk arayıp bulur.”[224]

13- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Hz. Cebrail bana gelerek kalbime şöyle seslendi:

“Muhakkak ki, her insan eceli gelmeden ve rızkını tamamiyle almadan ölmeyecektir. Öyleyse Allah'dan korkunuz ve rızkını aramakta acele etmeyiniz. Rızkı­nızın geç gelmesi sizi haram olan yollara saptırmasın. Sizin için, saklı bu­lunan helâl rızka, ancak Allah'ın emirlerine itaat etmekle nail olabilirsi­niz.”[225]

Yaşama müddeti bitmeden ve yeryüzünden rızkı tükenmeden hiç bir varlık ölmeyecektir. Çünkü bir kimsenin, rızkı tükenmeden ölmesi, geriye kalan rızkının başkasına verilmesi demektir ki, bu da zulümdür. Zulüm ise Allah'ın adaletine1 aykırı düşer. Yine bir kimsenin peşinden koş­tuğu malın eline geçmemesinin sebebi, Allah'ın kudret kalemiyle yazıla­rak gösterilen zamanın gelmemesindendir. O halde acele edip helâl olma­yan birçok çarelere baş urup onu elde etmeye çalışmak doğru bir hareket değildir. En iyisi acele etmeden çalışıp tayin edilen zamanı beklemektir. Çünkü acele etmek şeytandan, teenni etmek ise, Allah'tandır.[226]

14- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Uğursuzluk (kuş gibi herhangi bir şeyin getirdiği değil) ancak kader yazısının bir sonucudur.”[227]

15- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Uğursuzluğun (kuş, yıldız veya herhangi bir şeyden geldiğine inanmak) Allah'a şerik koşmaktır.”[228]

16- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Hz. Allah bir çocuğun dünyaya geleceği konusunda hüküm verirse, mutlaka dünyaya gelir. Meninin dışarıya akıtılması dahi buna ma­ni olamaz.”[229]

17- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Muhakkak ki, Hz. Allah'ın senin için, takdir etmediği bir rızık, seni sevenin dilemesiyle sana verilmez. Yine Hz. Allah'ın sana veril­mesini takdir ettiği rızık, seni sevmeyenin istememesi buna engel ola­maz.”[230]

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

HGS