Konu: Kıyametin Alametleri

Konu: Kıyametin Alametleri

1- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Hiç bir peygamberin söz konusu etmediği deccalden bahseden ve onu size tanıtacak bir hadisden bahsedeyim mi? “Deccal bir gözü kör olarak ve cennet misali bir bolluk, cehennem misali bir yetkiyle gelecek­tir. Onu gören milletin zannettikleri gibi o rezaletlerle dolu cennet ve ce­hennemin ta kendisidir.”

Nuh peygamberin, milletine akıbeti acı Allah'ın azabından haber ver­diği gibi, şüphesiz ben de deccalin tehlikeli ve dinsiz bir mahlûk olduğu­nu sizlere haber veriyorum.[969]

Kıyamete yakın geleceğinden haber verilen insanhğın başına büyük felâketler doğuracak tehlikeli kâfir deccaldan bahseden bu hadisi şerifdeki sözü geçen cennet ve cehennem maddi değil, aslında manevi olan cennet ve cehennemdir. Ne yazıkki, deccalin getireceği cennetin ben­zeri günümüzde tüm çirkinliğiyle gözlerimizin önünde gün geçtikçe yayı­lıp çoğalmakta. Gazinolar, pavyonlar, barlar ve fuhuşun, zinanın açıkça ya­pıldığı genelevler. Söyleyin, insanların zahiren cennet gibi saydıkları bu çirkin ve günah kiriyle dolu yerlerin, yakın gelecekte insanlığın başına fe­lâket getirecek olan deccalin cennetinden ne farkı varki. Rezaletlerle dolu olan zamanımızdaki bu çirkin yerler aslında cennet değil, cehennemin ta kendisidir. Bugünkü müslümanın içinde bulunduğu hayat ve gerçekleştir­diği dini hükümler belki cehennem azabı gibi zor, ama cennet gibi güzel­dir. İşleyenleri cehennemden kurtarıp cennete götüren bu kadar güzel bir şey olabilir mi ki, bunlar, gerçek müminler için gerçekten de azap değil, Allah'a karış duyulan sevginin bir timsalidir.[970]

2- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“İnsanlardan ilk olarak kalkacak olan huzurdur. (Huzurun: kalka­cağı o zamanda zenginlik ve bolluğun ne yararı var ki.)”[971]

3- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Bu ümmetten ilk olarak kalkacak olan şey, haya ve güvenirlik olacaktır. (Hayanın kakmasından daha büyük bir tehlike düşünülemez. Bü­tün kötülüklerin kapısı olan hayanın kalkmasıyla tüm kötülüklerin kapısı da insanlara açılmış olur. Böylelikle insanların birbirlerine karşı1 olan güvenleri ortadan kalkar. Güven duygusunun kalktığı yerde ise mutluluk ve huzur kalmaz)”[972]

4- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“İnsanlardan ilk kalkacak olan güvenlik, son kalkacak olan da namaz olacaktır. Çünkü namaz kılan çok, fakat Allah'ın nezdinde kılınan namazın karşılığı olmayacaktır.”[973]

5- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“(Kıyamete yakın bir zamanda) yerden Dabbe adında canlı (her­kesin iş durumunu bilen) bir varlık çıkacaktır. Yanında Süleyman peygam­berin mührü (hatemi), Musa peygamberin de asası bulunacaktır. Asa ile müminin iki kaşı arasına dokunduğunda o imanlı kişinin yüzü nûrani ve bembeyaz, mühür ile kâfirin burnu üzerine damga vurduğunda, kâfirin yüzü simsiyah kesilecektir. Öyleki orada bulunan insanlar, müminin yüzüne baktıklarında bu mümindir, kâfirin yüzüne baktıklarında ise bu kâfirdir di­yebilecekler. (Çünkü mühürdeki mümin, asadaki kâfir kelimesi aynen gö­rünüp okunur.)”[974]

Hadîsde geçen Hatim, Süleyman peygamberin mührü değil, sa­dece onun bir benzeri, asa da Musa peygamberin asası değil, onun bir benzeridir. Buna mukabil aynı yetkiye sahiptir.[975]

6- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Öylesine üç şey vardır ki, bunlar göründüğü zaman, o ana ka­dar iman etmemiş kimselerin edecekleri iman kendilerine fayda verme­yecektir:”

a) Güneşin batıdan doğması,

b) Deccalin ortaya çıkması,

c) Dabbenin meydana çıkması.”[976]

7- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Şüphe yok ki, Hz. Allah kullarından ilmi alıp yok etmez. Ancak ulemaların canını almakla ilim yok olur. Hiç bir alim kalmayınca, o zamaninsanlar, alimlerin yerine cahri emirlere sorar, onlar da ilimsiz, bilgiye da­yanmayan yanlış fetva verir. Sonuç, hem kendileri dinden sapar hem de başkalarının dinden sapmalarına sebep olurlar.”[977]

Sevgili peygamberimiz (s.a.s.) veda haccında bulunduğu sırada “ilim ortadan kalkmadan öğrenmeye çalışınız” buyurdu. Bunun üzerine sa­habelerden Ebu Ûmame dedi ki:

“Ya Rasulûllah o bahsettiğiniz din ilmi ortadan kalkabilir mi?” Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.s.) yukarıdaki hadisi şerifi buyurdular.[978]

8- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Şüphe yok ki, kıyametin alâmetlerinden bazıları şunlardır:

a) Dine dair ilimlerin kalkması.

b) Cehaletin ortaya çıkması.

c) Zinanın açıkça yapılması.

e) Elli kadını bir erkeğin idare edecek kadar, erkeklerin azalıp kadınların çoğalması.”[979]

Bu hadisin son şıkkı, kıyamete yakın bütün dünyayı kapsayan bir savaşın çıkması ve bu savaşta erkeklerin her ellide kırkdokuzunun ölüp yok olmasına işaret eder.[980]

9- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Kıyametin işaretlerinden birisi de insanların camilere gitme­lerini iftihar meselesi yapmaları.”[981]

10- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Kıyametin alâmetlerinden bazıları, şunlardır:

a) Fuhuşun yaygınlaşması.

b) Ahlâk dışı, terbiyesiz sözlerin söylenmesi.

c) Akrabalar arasındaki akrabalık bağlarının kopması.

d) Güvenilir kişilere ihanet etmek.

e) Hainlere güvenmek.”[982]

11- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Kıyametin alâmetlerinden bazıları şunlardır:

a) Kişinin iki rekâtlık namaz kılmadan caminin ortasından geçmesi.

b) Kişilerin ancak tanıdıklarına selâm vermesi.

c) Gençlerin ihtiyarları işçi olarak çalıştırmaları.”[983]

12- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Kıyametin yakın olduğuna işaret eden delillerin bazıları:

a) Yağmurun çok yağmasına rağmen bitkilerde bereketin azalması.

b) Hafızların çoğalıp, âlimlerin azalması.

c) Amirlerin çoğalıp bunların arasından güvenilir kişilerin azalması.”[984]

13- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Tesbih tanelerinin birbirini takip etmesi gibi, kıyametin alâ­metleri de birbirini takip edecektir.”[985]

Kıyametin alâmetleri, tesbih tanelerinin ardı sıra gelmesi gi­bi gelecektir buyuruyor sevgili peygamberimiz. Kıyametin alâmetlerine örnek verecek olursak şunları sıralayabiliriz. İsa peygamberin gökyüzün­den yeryüzüne inmesi, Deccalin ortaya çıkması Dabbe adındaki yerden çı­kacak olan mahlûk, yeryüzünü fitneye boğacak olan Yecüc-Mecüc adında­ki iki milletin çıkması, güneşin batıdan doğması. Bütün bunlar birbirlerini takip edeceklerdir. O ana kadar iman etmemiş olan kâfirlerin iman etme­leri bile fayda vermeyecektir. Mümin olanlar, Allah'a inananlar kurtulacak, münafıklar, kâfirler ve içlerinde şüphe taşıyanlar ise felâketin doğurucusu olacak olan Deccalla ve Ahirette ise şeytanla birlikte ebedi bir azaba çarp­tırılacaklar. Allah hepimizi şeytanın şerrinden, Deccalin fitnesinden kur­tarsın. Amin...[986]

14- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Kıyametin alâmetlerinden altısı şunlardır;

a) Fani alemden baki aleme göç etmemesi.

b) Beyt-ül mukaddesin fethedilip müslümaniarın eline geçmesi.

c) Kişinin eline bin dinar geçmesine rağmen az görüp öfkelenmesi.

ç) (Batının kötü ahlâk) fitnelerinin müslümanların evine girmesi,

d) Koyunların arasında ölümlerine sebep olan Kısas hastalığının çıkması gibi, insanların arasında da ansızın ölümlerine yol açacak bir fe­lâketin doğması.

e) Her sancağın altında oniki bin askerin bulunacağı seksen sancak altında toplanan rum ordularının savaşa başlaması.

f) Mısır’da burun kemikleri eğri, Ümmiye kabilesine mensup bir hü­kümdarın bir sultana karşı gelerek savaşta yenildikten sonra rum diyarı­na kaçıp rumlardan teşkil edeceği bir orduyla İskenderiye'ye gelip İslâm ordusuyla savaşması.”[987]

16- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Kudüsde büyük bir tamirin olması; Medine’nin harab olması, büyük bir savaşın çıkması, İstanbul'un fethedilmesi de (İslâmiyete karşı) deccalların çıkması demektir.”[988]

17- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Şüphe yok ki, Hz. Allah ipekten daha da yumuşak (bir hasta­lık getiren) Yemen'den bir rüzgâr estirir (tüm İslâm ülkelerine yaydırır). Bu rüzgâr, kalbinde zerre'kadar dahi iman bulunan kimselerin ölümüne se­bep olur. (Böylece iyi insanlar yok olur, kıyamet de kötü insanların başı­na kopar."[989]

18- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Şüphesiz on alâmet vuku bulmadıkça kıyamet kopmayacaktır.”

a) (Doğu ile batıyı kapsayan) ve kırk gün bekleyip insanları çeşitli hastalıklara sürükleyecek) bir duman.

b) (İslâmiyete karşı çeşitli inkılâplar yaratacak ve fitne tohumlarını saçacak olan) deccalin çıkması.

c) (Kendisine büyük bir yetki verilecek olan) Dabbe adındaki bir mahlûkun ortaya çıkması.

ç) Güneşin batıdan doğması.

d) (Büyük bir çapta zarar verecek) üç depremin çıkması.

e) Doğudan bir depremin olması.

f) Batıdan bir depremin olması.

g) Arap yarımadasında bir depremin çıkması. (Bu üç deprem sırasıyla vuku bulacaktır.)

h) Yecûc-Mecûc adlı tehlikeli iki (Rus ile Çin olabilir) milletin fitnelerinden (İslâm ülkelerine karşı) iki kapının açılması.”[990]

Hadisçe geçen bazı kelimeler:

Duhan: Duman demektir. Bunun ne demek olduğunu sevgili peygam berimize soran sahabelere peygamber efendimiz (s.a.s) şöyle cevap vermişlerdir:

“Bu öylesine büyük bir belâdır ki, doğu ile batının arasını dolduruı kırk gün bekler ve bu zaman içinde insanlar arasında çeşitli hastalıkların doğmasına sebeb olur. Ancak müminler için bu hastalık nezle veya gırip gibi hastalıklardan öteye gitmeyecektir. Oysa kâfirler için sarhoşluk, çılgınlık ve delilik gibi tehlikeler doğuracak olan bu duman, böylece birçok kâfiri ölüme sürükleyecektir.” Bu konuda Yüce Rabbimiz şöyle buyurmuşlardır: “Ey habibim! Üzülme. Semadan çıkacak ve bütün insanları kapsıyacak bir dumanın geleceği günü bekle. Bu ne kederli bir azabdır.” (Ki tafsir etmek kelimelerle imkânsızdır.)

I) (Kıyametin en son alâmeti) Adn isminde yerin derinliğinden çıka­cak olan bir ateşin insanları haşır meydanına varıncaya kadar toplayıp gö­türmesi. Bu ateş İnsanları beraberinde haşır meydanına götürürken, in­sanların geceleri durduğu yerde durur, gündüzleri ise geçtiği yerde yü­rür.[991]

19- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Şüphe yok ki, mutlu olan kişi, küfür fitnelerinden korunmuş olan, bu fitnelere tutulup da sabreden ve kabul etmeyen kişidir.”[992]

20- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Vuku bulacak kıyametin ilk alâmetleri şunlardır:”

a) Güneşin batıdan doğması.

b) Kuşluk zamanında Dabbe adlı bir mahlûkun çıkması.

Bu ikisinden hangisi ilk önce ortaya çıkarsa, diğeri de hemen onun akabinde ortaya çıkacaktır.”[993]

21- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Şüphesiz, kıyamete yakın bir zamanda milleti yoldan çıkarıp dinsizliklere sevkedecek bir grup insan bulunacaktır. Onları dinsizliğin acı abbetinden uyarınız.”[994]

22- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Şüphesiz kıyamete yakın bir zamanda öylesine acı günler ge­lecek ki, o günlerde dini bilgiler ortadan kalkacak, yerine cehalet yerleşe­cek, insanların arasında çatışmalar, döğüşmeler, birbirini öldürmeler ade­ta bir salgın halini alacaktır.”

23- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Ben sizin için, bir koyunun kurttan korkmasından daha da çok (küfre kaymanızdan) korkuyorum. Dikkat edin! İyi olmayan koyun, sebepsiz olarak ölen koyundur.”[995]

Sebebsiz ölen koyun, sürüsünden ayrılıp kurtlara yem olan ko­yundur, Sebebsiz ölen insan ise, din camiasından ayrılıp canavar gibi kominizme yem olan kişidir.[996]

24- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Şüphe yok ki, ben sizin için fakirlik fitnesinden ziyade zen­ginlik içinde olan hayat fitnesinden korkuyorum. Çünkü siz, fakirlikle im­tihan olundunuz ve buna sabır göstererek selâmete kavuştunuz. Oysa dünya tatlı, cazibeli olan yeşil bir bahçedir.”[997]

Sevgili peygamberimiz bizim fakirlik, darlık içinde geçen ha­yatımızdan ziyade, servet ve bolluk içinde geçen hayatımızdan korkmak­ta. Zenginlik insanı yoldan saptırıp azdırır. Bu konuda Hz. Allah şöyle bu­yurmakta: “Eğer kullarımıza bol servet verirsek, yeryüzüne fitne tohumu saçıp azarlar.” Hz. Allah diğer bir ayette ise şöyle buyurmaktadır: “İnsan­lara bol rızık ve servet verirsek bizden yüz çevirip unutkanlık köşesine otururlar.” Evet sayın okuyucular, görüldüğü gibi zenginlik insanları nasıl yoldan çıkarıp azdırmakta. Oysa fakirlik her an müslümanlara Allah'ı ha­tırlatmakta ve mütevaziliği diğer insanlara telkin etmekte. Fakir bir kul, dinden ayrıldığı zaman demiyelim de yoldan çıktığı zaman bile, kötü yol­dan Allah'a dönüş yapar. Bunun için peygamberimiz hâdisde olduğu gibi. Ben sizin başınıza belâ olan fakirlikten ziyade daha büyük bir belâ olan zenginlik içinde geçen hayatınızdan korkarım buyurmakta.[998]

25- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“(Bütün dünyayı yakıp kavuracak) büyük bir savaşın çıkması, İstanbul'un fethi, (küçük) deccalların ortaya çıkması. (Bunların zamanları o kadar birbirlerine yakındır ki, hepsi) yedi ay gibi kısa bir zamanda ola­cak gibidir.”[999]

26- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Hz. Mehdi benim neslimden olup alnı geniş, tüysüz ve burnu uzuncadır. Ahlâksızlık ve zulümle dolu olan bu dünyayı yeniden adaletle doldurup iyiye dönüştürecektir.”[1000]

27- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Dünya, mal ve serveti ile makam ve rütbeler kötü kişilerin eline, geçmedikçe kıyamet kopmayacaktır.”[1001]

Lûka': Kötü insanlar.

Hadisin işareti: Bu hadis, kıyamete yakın bir zamanda dünyanın ma ve servetinin kötü kişilerin eline geçeceğine ve devletin önemli mevkilerine soy-sopatı belirsiz kişilerin geçip işgal edeceklerine işaret etmekte­dir.

Bunun nedeni kötü kişilerin serveti gayri meşru yollardan veya meş­ru clmad/ğını araştırmadan çeşitli hilelerle ele geçirip üzerine konması­dır. Bu da karga düşünceli, kadınh-içkili hayata alışmış maneviyatını kay­betmiş sapık kişilerin çiçekler misâli islâmiyeti, Avrupa'nın küfür huku­kundan aşağı görerek kendilerine göre değiştirip tamamiyle islâm ilkele­rinden çıkarıp atmalarından ileri gelir. Böylece Allah'ın meşru kıldığı yol­ları araştırmadan haram yollardan elde ettikleri servete kargaların leşe konması gibi konarlar.[1002]

28- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Ümmetimden bir gurup, kıyamet kopuncaya kadar galip gelip hak dinden ayrılmayacaktır.”[1003]

29- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Yeryüzünde tam imanla “Allah Allah” denildikçe kıyamet kopmayacaktır”[1004]

30- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“İnsanlar, camilerin inşaat ve tezinininde iftihar edip yarışmadıkça kıyamet kopmayacaktır.”[1005]

31- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Kötü İnsanlar dünyada (kondukları servetten ötürü) mutlu sa­yamadıkça kıyamet kopmayacaktır.”[1006]

32- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“İyi ve şuurlu kimseler bir mezarın yanından geçerken “bura­da yatan kimsenin yerinde keşke ben olsaydım" demedikçe kıyamet kopmayacaktır.”[1007]

33- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Kâbeye ziyaret edildikçe kıyamet konmayacaktır.”[1008]

34- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Kâbeden Hacer-ül Esvet (kara taş) kalkmadıkça, Hafızların kalbinden de Kur'an unutturulmadıkça kıyamet vuku bulmayacaktır.”[1009]

35- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Yeryüzüne yetmiş yalancı (bir peygamberin küfre karşı yap­tığı devrimler kadar, islâmiyete karşı devrimler yapan) kişiler gelmedikçe kıyamet vuku bulmayacaktır.”[1010]

36- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Yeryüzünden yavaş yavaş göçüp giden iyi insanlara karşılık, kötü insanlar, yaramayan çürük buğday veya hurma taneleri gibi kalır. Fakat Hz. Allah bunların yüzüne rahmet nazarıyla bakmaz.”[1011]

Sevgili peygamberimiz diğer bir hadisde de “kıyamet kötü in­sanların başına kopacaktır” şeklinde buyurmuştur. Yukarıda geçen hadis bunun gerçek bir tercümesidir. Çünkü iyi insanların dünyadan göçüp git­mesiyle azalan imanlı kişilerin yerine, çoğalan Allah'ı inkâr etmiş sapık düşünceli kötü insanlar yerleşecektir. Ceza anlamına gelen acı, izdırap ve felâketlerin birleşeceği o kıyamet gününün kötü insanların başına yıkıl­ması Allah'ın dünya nizamına koyduğu adaletin bir gereğidir.[1012]

37- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Meryem oğlu İsa peygamber (müslümanlara rahmet olarak son zamanda gökyüzünden) Dümüşk'in doğusunda bulunan beyaz bir mi­narenin üzerine iner.”[1013]

38- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Deccal, gözleri (cam gibi) yeşil olan kâfirdir.”[1014]

39- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Deccal dediğimiz kâfirin sol gözü kör, sağ gözü ise kusurlu, iki gözü arasında “bu adam kâfirdir” yazılı yazıyı gören her müslüman oku­yabilecektir.”[1015]

40- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Sol gözü kör, saçları gür olan deccalın aynı zamanda yanında cennet ve cehennem gibi iki yeri olacaktır. (Müminlerin girecekleri cehen­nem aslında cennet, münafıkların girecekleri cennet de aslında cehennem gibidir.)”[1016]

41- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Çocuğu olmayacak olan Deccal Mekke ve Medine'ye gireme­yecektir.”[1017]

42- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Deccal, doğudan Horasan denilen bir yerden çıkacaktır. Çık­tığı anda peşinden kendisini yüzleri kalkan gibi büyük ve geniş bir toplu­luk takip edecektir.”[1018]

Hadisin işareti: Deccalın, doğuda Allah'a inanmayan, komünizm fitnesini tüm düityaya saçarak insanları felâketlere sürükleyecek olan Rus­ya milletinden gelmesi mümkündür. Çünkü deccal gibi en kötü düşünceler taşıyacak bir dinsiz ve devrimcinin, en kötü bir milletten gelmesi gerek.[1019]

43- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Kıyamete yakın bir zamanda çok karışık günler ve (tüm dün­yayı kapsayacak) savaşlar olacaktır.”[1020]

44- Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki:

“Kıyamete yakın bir zamanda şu olaylar olacaktır:”

a) Mesh: İnsanların kıyafet veya ahlâk bakımından hayvanlaşır.

b) Hasif: Dünyanın bazı yerlerinde büyük depremlerin olması ve bu depremler sonucu birçok canlının toprağın altına gömülmesi.

c) Kazf: Semadan yağmur yerine taşların yağması.”[1021]

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

HGS