CAMİU’S-SAĞİR VE TERCEMESİ -IV

CAMİU’S-SAĞİR VE TERCEMESİ -IV

27- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Hacca giden bir kimsenin bineği olan deve, bir ayağını kaldı­rıp diğer ayağını yere indirirken, Hz. Allah o devenin kaldırıp indir­diği her adımına karşılık hacca giden kişi için bir sevap yazdırır. Bir günah sildirir. Yahut da varacağı makamın derecesini yükseltir.”[1]

28- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Sevgili peygamberimiz haç yapılmadan evvel umre ibadetinin, yapılmasını nehiy etmiştir.”[2]

29- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Ey Allah'ın Resulü, babam için haç ibadetini yapabilir miyim? Bu sual üzerine Hz. Peygamberimiz şöyle buyurdular:

"Evet, haç ibadetini de, umreyi de yapabilirsin."[3]

30- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Önce kendine, sonra da şebreme adındaki annenin yerine haç yapabilirsin.”[4]

31- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Hacer'ül esvet ( Kabenin duvarında bulunan siyah taş ) Cennetten yeryüzüne inerken, sütten daha beyaz idi. Fakat orada bulanan ademoğlunun günahları yüzünden siyahlaşmıştır.”[5]

32- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Haç ibadetini yapmak ne güzel bir cihaddır.”[6]

33- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Ya Ömer, bu siyah taşın yanında gözyaşları dökülür. (Bu se­beple de ebedi saadete kavuşulur.)[7]

34- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Ey müminler. Haç ibadetini ifa etmeye acele ediniz. Çünkü her hangi biriniz yarın ne gibi engellerle karşılaşacağınızı bilemezsiniz.[8]

“Onlar için senin sırat-ı müstakiminde oturur ve onları saptırırım.”[9] âyet-i celîlesinin tefsirinde "sırat-ı müstakimi" hac yolu diye tefsir etmişlerdir. İnsanları menetmek için şeytân bu yol üzerinde oturur.[10]

35- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“(Savaş açmaktan aciz olan) yaşlı, küçük, zayıf ve kadınların savaşı, haç ve ömre ibadetlerini yapmaktır.”[11]

36- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Hacer'ül esvet, Cennet taşlarından birisidir. Ondan başka yer­yüzünde tek bir Cennet taşı yoktur. O, yeryüzüne inerken su gibi be­yaz idi. Eğer cahiliyet devrindeki müşriklerin küfür kirleri onu kirletmemiş olsaydı, hasta olan her kişi, ellediği zaman, hastalığından kurtulurdu.”[12]

37- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Hacer'ül esvet, Cennet'in değerli yakut taşlarından bembeyaz bir taştır. Fakat müşriklerin küfür kirleriyle kararmıştır. Kıyamet günü ulud dağı büyüklüğünde bembeyaz olarak gelecektir. (onu elleyen hacıların lehinde şahitlik edecektir.)”[13]

38- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Hacer'ül esved, Allah'ın sağ olan kudret eline benzer. Onu kim ellerse, sanki Allah'ın kudret elinden tutup bütün emirlerini kabul et­mek hususunda onunla bir anlaşma yapmış olur.”[14]

39- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Medine'nin tozları, cüzzam hastalığına devadır. (Bundan dola yi cüzzam hastalığı Medine’ye girmemiş ve asla da girmeyecektir.)”[15]

40- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“(Su, ateşi söndürdüğü gibi ) Medine'nin tozları da cüzzam hastalığının ateşini söndürür.”[16]

41- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“(Mekke’nin sınırı belli olan bölgesinde ) sırtlanı öldürmenin cezası, bir koçu kesip kurban etmektir. (Çünkü haram bölgesine sığınmış olan yabanı bir hayvan, Allah'ın himayesine sığınmış demektir.”[17]

Mukarreblerden, keşif ve keramet sahibi bir zât; Arafatta İblisi insan suretinde gördü. Baktı ki zayıf, benzi soluk, gözü yaşlı, kambu­ru çıkmış perişan bir vazıyettedir. Bunun üzerine bu zât İblise şöyle sordu:

“Niçin gözün yaşlıdır. Kim ağlattı seni? İblis:”

“Ticaret fikri olmaksızın hacıların Arafata çıkması. Baktım ki[18]

42- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“(Mekke'nin sınırı belli olan haram bölgesinde ) bir sırtlanı öldürmenin cezası, bir koç geyiği öldürmenin cezası bir koyun, tavşanı öldürmenin cezası bir oğlak, tarla faresini öldürmenin cezası ise dört aylık bir oğlaktır.”[19]

43- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Hayf camiisinin çevresinde 71 peygamberin mukaddes türbeleri vardır.”[20]

44- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Arefe dağının ve minanın her yanı vakfe ibadetinin yapılmasına, müzdelifenin bütün çevresi ile Mekke'nin bütün yolları da kurban kesilmesine yetkili bir yerdir.”[21]

45- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Uranete denilen mevkinin dışında arafe dağının her yerinde, vakfe ibadeti yapılabilir. Muhassarının dışında müzdelifenin her yanında vakfe ibadeti yapılabilir. Minanın bütün çevresinde kurban kesilebilir.”[22]

46- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Sevgili peygamberimiz (s.a.s.) zülhicce ayının 8. günün minbere çıkarak hutbe okuyup, hac ibadetinin farz, vacib, sünnet ve nasıl yapılacağını öğretirlerdi.”[23]

47- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Sevgili peygamberimiz (s.a.s.) kabe’ye baktığı zaman, şöyle dua ederlerdi. "Allah'ım eviniz olan kabe’nin şerefini, büyüklüğünü, değerini, heybet ve güzelliğini artır.”[24]

48- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Sevgili peygamberimiz (s.a.s.) kabenin etrafında tavaf yaparlarken, sadece Hacer'ül esvet'i ile yemani denilen duvara ellerlerdi.”[25]

maksatları yalnız Allah rızası için hac etmek emellerine ulaşır ve Allahu Teâlâ onları boş çevirmez, diye korktum ve işte buna üzülerek ağladım,” dedi. O zât:

“Ya seni zayıflatan şey nedir?” İblis:

“Hac yolunda atların (Hacıları getirmekten mütevellid) inleyip kişnemeleridir. Bu benim yolumda olsaydı benim için daha sevimli olurdu,” dedi. O zât.[26]

49- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Sevgili peygamberimiz (s.a.s.) Cemre denilen çukurlara taş atarlarken, gidiş ve dönüşlerinde yaya olarak yürürlerdi.”[27]

50- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Sevgili peygamberimiz (s.a.s.) Akabe Cemresine taş attığı zaman, dua etmek için, hiç durmadan diğerine geçerdi.”[28]

51- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Sevgili peygamberimiz (s.a.s.) kabenin etrafında tavaf ederlerken her tavaf edişinde Hecer'ül esvet ve yemani adlı duvarı ellerlerdi.”[29]

52- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim (haram bölgesinde ) sırda denilen bitkileri koparırsa, Hz. Allah o kimsenin başını cehennem ateşine sokar.”[30]

53- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Sevgili peygamberimiz (s.a.s.) telbiye duasını okuyup bitirdikleri zaman, Allah'ın rıza ve mağrifetini dileyerek cehennem azabından Allah'ın rahmetine sığınırlardı.[31]

54- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Sevgili peygamberimiz (s.a.s.) (Kabe kapısıyla Hacer'ül Esvet'in arasında altmış santimlik bir yükseklikte bulunan ) mültezim adlı bir sedire göğsünü ve yüzünü dokundururdu.”[32]

55- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Şüphesiz Hacer'ül Esvet adlı kabenin taşı, kıyamet günü mah­şer meydanına gelirken, her şeyi görecek iki gözü ve konuşacak bir dili olacaktır. Onu elleyen her hacının lehinde şahitlik yapacaktır.”[33]

“Ya benzini solduran nedir?” İblis:

“İslâm cemâatinin tâat ve ibâdetinde birbirleriyle yardımlaşmasıdır. Şayet isyanda birbirlerine yardım etselerdi ben sevinirdim, dedi.” O zât:

“Ya seni çökertip böyle belini kıran nedir?” İblis:

“Kulun, "Allah’ım! Senden hüsn-i hatime temenni ederim. (Son nefesimde îmân-ı kâmil ile dünyâdan ayrılmak isterim) diye yalvar­ması. Ben de vay bana, ben bunu nasıl acaba düşürüp amelini kendisine beğendireceğim derim. Ve benim bu şekil çalışacağımı anlayacağımdan korkarım da ondan,” dedi.[34]

56- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Eğer Hacer'ül Esvet, cahiliyet devrindeki müşriklerin kirleri kirletmemiş olsaydı, onu hastalığı bulunanlardan her hangi birisi ellediği anda mutlaka şifa bulurdu. Yeryüzüne ondan başka cennetten getirilmiş hiç bir mevcut yoktur.”[35]

57- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Bu kabe'de hac ibadeti yacuc macuc denilen komünist milletleri türedikten sonra bile devam edecektir.”[36]

58- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“İhrama giren bir kadın yalnız ellerini ve yüzünü açabilir. Bu­nun dışında hiç bir uzvunu açamaz.”[37]

59- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kadınlar (Hac ihramından çıkmak için) yalnız saçlarının uçlarından aldırırlardı. (erkekler gibi tıraş olamazlar.)”[38]

60- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim sabahleyin güneş batıncaya kadar ihramda kalarak telbiye duasını okursa, güneş onu günahı ile batar, anasından doğduğu gibi günahsız olarak evine döner.”[39]

61- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Sevgili peygamberimiz (s.a.s.) safa ile mervanın arasında sai ibadetini yaparken başladığı safadan biz de başlayacağız.”[40]

62- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“(Mekke'nin haram bölgesinde) öldürülmesi haram olan hayvanların dışında kalanlardan biride yılandır. Çünkü ) yılan, akrap, fare ve karga fasık ve zararlıdırlar. Saygı değer değillerdir.”[41]

63- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Mekke'nin hakem bölgesinde öldürülmesi caiz olduğu için onun dışında da öldürülmesi caiz olan beş hayvan vardır.

a) Akrep,

b) Yılan,

c) Fare,

d) Kuduz köpek,

e) Kartal.”[42]

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

HGS