Oruç Tutmak

Oruç Tutmak

Özürsüz olan ve âkil ve baliğ olmuş bulunan kadın ve erkek her Müslümanın senede bir ay, yani Ramazanda oruç tutması farzdır. Özürlü kimseler, oruç tutamadıkları gün­leri, özürleri geçince kaza ederler.[913]

86- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Gece namazını kılan birçok kimseler vardır. Fakat (kötülük işlediklerinden dolayı) gece namazından alacakları kazanç, ancak uy­kusuzluk olacaktır.

Oruç tutan birçok kimseler vardır. Fakat (dilin küfür etmek, di­ğer uzuvlarını da haram işlemekten alakoymadıgı için ) tuttukları oruçtan alacakları kazanç, sadece açlık ve susuzluk olacaktır.”[914]

87- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Mekke'de tutulan oruç, Mekke'nin dışında tutulan oruçtan bin kat daha üstündür.”[915]

88- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“(Allah'ın vermiş olduğu mali ve bedeni nimetlerine ) şükür eden bir çok (nafile) orucunu tutmayan kimseler vardır ki, nafile orucunu tutanlardan daha büyük mükafat kazanır.”[916]

89- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Ramazan ayı, feyz ve bereketi çok olan bir aydır. Çünkü (oruç tutan müminler için ) bir tek tanesi kapalı tutulmaksızın Cennetin bütün kapıları ardına kadar açılır. Ve tek tanesi açık bırakılmamak üzere tüm Cehennem kapıları (Ramazandan evvel yaptıklarına, karşılık yetkilerini kaybedecek şekilde) Allah'ın rahmetinden kovulmuş olan ) şeytanlar zincire vurulur.

Ramazan ayının her gecesinde (meleklerden ) bir çağırıcı (Allah’ın emri ile) kulları şöyle çağırır: "Ey iyilik peşinde koşanlar. İşte, kazancı bol olan iyiliklerin yapılma zamanı geldi. Ey kurtulaşa ermek isteyen ( kötülük işleyen ) kimseler. Allah'dan utanmak ve bu aya saygı göstererek, kötülüklerinizi azaltın.”[917]

90- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“(Din uğrunda) sefere çıkan kişi, oruç tutanlarla eşittir. (Allah'ın kazandıkları sevab birdir.)”[918]

91- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Şaban ayı, Recep ayı ile Ramazan ayının arasındadır. İnsanlar gafil olup bilmeyebilirler. Kulların iyi sevabları Şaban ayında Allah’ın katına yükselir ve kayıt defterine geçirilir. Ben, Şaban ayında oruçlu iken iyi amellerimin yükselmesinden hoşlanırım.”[919]

92- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Ey Ali. Sevap ayının orucunu tut.”[920]

93- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Ramazan peşinden gelen şeval aylarının ve çarşamba ile perşembe günlerinin orucunu tutunuz. Bunları tuttuğunuz takdirde bütün senenin orucunu tutmuş gibi olursunuz.”[921]

94- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Oruç tutanın (dünya ile ilgili konuşmalar yapmayarak ) susması, teşbih etmek gibidir. Uykusu ibadet, duası makbul, iyi amel­lerinin karşılığı ise kat kattır.”[922]

95- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Recep ayının ilk gününü oruçla geçirmek, üç senelik küçük gü­nahlarının kefaretidir. (Günahların af edilmesine vesile olur.)”[923]

96- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim, şafak çıkmadan evvel geceleyin Ramazan ayının orucu­nu tutmak ayının orucunu niyet getirmezse, tuttuğu oruç makbule ge­çemez.”[924]

97- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim, yalan yere şahitlik yapmak veya yaptırmaktan vazgeçmezse, Hz. Allah'ın o kimsenin tuttuğu orucu, dolayısiyle yemek ye­meği, su içmeyi terketmesine ihtiycı yoktur.”[925]

98- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Oruçlu olduğunu unutarak yeyip içtikten sonra hatırlayan kim­se orucunu bozmadan orucuna devam etsin. ( Çünkü o kimseyi Allah, yedirmiş ve içirmiştir.)”[926]

99- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Öylesine iki ay vardır ki, (ister 28, 29 veya 30 gün çeksin se­vap bakımından ) hiç bir noksanlıkları yoktur. " Bu iki ay Ramazan ayı ile Zülhicce ayıdır."[927]

100- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Ramazan ayının orucu, gelecek ramazana kadar o arada yapı­lan her türlü küçük günahların kefaretidir.”[928]

Oruç demek, Allah'a kulluk ve ibadet niyetiyle tan yeri­nin ağarmıya başlamasından güneş batıncaya kadar, niyetlenip, bir şey yiyip içmekten ve orucu bozan başka şeyler­den nefsini korumak demektir.

Cenabı Hak Kur'anı Kerîminde buyurmuşlardır ki: “Oruç yalnız benim için tutulduğundan onu mükâfatını doğrudan doğruya ben kendim ihsan ederim.” Bunun için oruç Allah indinde çok büyük ve o derece sevabı olan bir ibadettir.[929]

101- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Ramazan orucu, sema ile yerin arasında muallek ( kayıt defterine geçmemek üzere asılı ) olarak kalır. Ancak fıtır sadakası ve­rilmekle yükselir.”[930]

102- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“(Tutmaktan aciz ve yorgun bir durumda olan ) seferde oruç tutan bir yolcu (kendisi için runsata muhalefet etmek bakımından.. ) hazerde oruç tutmayan bir kimse gibidir.”[931]

103- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Aşure gününde oruç tutunuz. Çünkü aşure günü öylesine değeri büyük bir gündür ki, peygamberler bu günün orucunu tutarlardı.”[932]

104- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Aşure gününde oruç tutunuz. Tuttuğunuz zamanda Yahudilere muhalefet ediniz. (Zira onlar yalnız aşure günü orucunu tutarlar.) Siz tuttuğunuz vakit Muharrem ayının 9. ve 11. günlerinde ilave et­mek suretiyle tutunuz.”[933]

105- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Ey hanım. (üzerinde kalan Ramazan ayında tutmadığı oruçla­rın kazası için ) ölen kız kardeşinin yerine oruç tut. ( Bu hadis sadece şafii mezhebinin bir delilidir.)”[934]

106- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Ramazan ayının orucu, ( her sevap on yazılır kaidesine göre) On ay şeval ayından ilave edilerek tutulan altı günlük oruç ise 2 ay sayılır. Böylece Ramazan ayının tamamiyle, şeval ayının ilk altı gü­nünü oruçla geçiren bir kimse, bütün yılı oruçla geçirmiş gibi olur.”[935]

107- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Her aydan üç gün oruç tutmak, bütün seneyi oruçla geçirmiş gibi olur.”[936]

108- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“En güzel nafile orucu, her aydan 3 gün oruç tutmaktır.”[937]

109- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Arefe günü oruçla geçirmek, Allah'dan umarım ki, geçmiş ve Kir sonraki yılın tüm günahlarının silinmesine kefaret olur.”[938]

Ramazan ayının kutsallığı yalnız orucun farz kıldığı ay olmasından ibaret değildir. Orucun bu ayda emir buyurulmasının ilâhi bir hikmeti vardır. Bu da, Kur'anı Kerimin Peygamber Efendimize ilk defa Ramazan ayında indirilmiş olmasıdır. Şu halde İslâm dininin, Müslümanlığın başlangıcı da bu aydır.

Orucun, senenin belli bir mevsiminde emir buyurulmayışının da bir hikmeti vardır. Ramazan her sene on gün evvel gelmekle oruç ayı zaman zaman dört mevsimden birine, uzun veya kısa günlere rastlar. Bu suretle Müslümanlar her türlü şartlar içinde nefislerine hâkim olabilmenin me­ziyetlerine ulaşırlar.[939]

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

HGS