Namaz Büyük İştir, Korkusu Büyüktür

Namaz Büyük İştir, Korkusu Büyüktür

Allahü Teâlâ Peygamber efendimize (sallâllahü aleyhi ve sellem) na­mazı kılmağı emretmiştir. Allahü Teâlâ Habibine önce Peygamber oldu­ğunu bildirmiş, sonra her amelden önce namazı emretmiştir. Nitekim Allahü Teâlâ Ankebût sûresi, kırkbeşinct âyetinde;

“Ey Muhammed (aleyhisselâm), sana vahyolunan Kur'ân-ı kerîmi oku. Namaza devam eyle. Mtthakkak ki-namaz, insanı aklen ve şer'an kötü, yasak ve günah olan şeylerden alıkoyar”, Tâhâ sûresi yüz otuzikinci âyetinde:

“Ey Muham­med. ehl-i beytine ve ümmetine namazı emret. Geçim darlığına sabredin. Kendinin ve onların rızkını vermek için çalışman; istemeyiz. Belki sana ve onlara rızkı biz veririz”, Bakara sûresi yüz elliüçüncü âyetinde:

“Ey mü'minler, sabır ve namazla Allahü Teâlâ’dan yardım isteyiniz. Muhakkak ki, Allahti Teâlâ sabredenlerle beraberdir, ya'nî Aîlahü tettâ sabredenleri korur ve onlara yardım eder.”[463]

207- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Her Müslüman vakti gelmiş olan farz namazlarını tam olarak abdestini aldıktan sonra, huzur içinde kılarsa, geçmiş küçük günahlarına kefaret olur. Bu hüküm, büyük günah işlemediği takdirde bütün sene uygulanır.”[464]

208- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Devamlı gece namazı kılıp, günün birinde uykuya dalan kişi­ye ( daha önce kıldığı namazın sevabı gibi ) sevap yazılır.”[465]

209- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Üç (veya daha fazla) kişiler, bulundukları yer ister şehir is­ter çöl olsun, vakti gelen bir namazı cenaatle kılmadıkları takdirde, şeytan onları doğru yoldan saptırır. Öyleyse namazlarınızı cemaat­le kılmayı ihmal etmeyiniz. Bir kurt, sürüden ayrılan birkoyunu tuzağa düşürerek kaptığı gibi, şeytan da cemaatten ayrılan bir Müslümanı kandırarak tuzağına düşürür. Sonra da onu dilediği gibi kullanır.”[466]

210- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Her gün kılınacak beş vakit namaz, kapınızın önünden devam­lı akan bir ırmağa benzer. Günde beş kere o suda yıkanan kişinin vü­cudunda bir kir diye bir şeyin kalmadığı gibi, beş vakit namazını kın­lanın da günahları böylece temizlenmiş olur.”[467]

211- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Camiye giderken alacağın sevab, camiden çıkıp evine dönmekten kazanacağın sevaba eşittir.” [468]

212- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kılacağı namazın son rekatında bile imama yetişen kimse, o namazın bütün sevabına yetişmiş olur.”[469]

Enbiyâ sûresi, yetmişbeşinci âyetinde: “Onları emrimizle, insanlara yol gösterici ve hakka da'vet edici imamlar yaptık. İnsanları sâlih amellere teşvik ve tergîb için onlara hayıslı işler vahyettik, namaz kılarlar, zekât verirler. Onlar bana îmân ve ibâdette ıhlâs sahibi oldular” buyuruyor.[470]

213- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Ezanın okunduğu camide bulunan bir kimse, önemli bir işi çı­kıp tekrar dönememenin dışında, namaz kılmadan çıkarsa, münafıklık gibi büyük bir günah işlemiş olur.”[471]

214- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim Allah rızası için yedi sene müezzinlik yaparsa, Hz. Allah, o kimse için cehennemden kurtuluş beraatını yazdırır.”[472]

215- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim yirmi iki sene müezzinlik yaparsa, ona cennete girmesi için emir vacip olunur. Aynı zamanda her gün okuduğu ezan için altmış, ettiği kamet için de otuz sevap yazılır.”[473]

216- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Vaktinde tam ve güzel bir şekilde namaz kıldıran imam ve ce­maatı için büyük sevaplar vardır. Noksan ve yanlış kılınan bir namazın vebali cemaate değil, imama aittir.”[474]

217- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kendisinden daha iyi okuyup namaz hükümlerini daha iyi bilen bir cemaate imimlık yapan bir imam. kıyamete kadar aşağılık dere­cesine düşme cezasına çarptırılır.”[475]

218- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim eksiksiz olarak bir sene kuşluk namazını kılar­sa, Hz. Allah, o kimseye cehennem ateşinden bir beraatnâme verir.”[476]

Allahü Teâlâ bu âyet-i kerîmede bütün hayrı, iyilikleri topluca bildiriyor. Bu hayır ve iyilik, günahlardan kmmakla beraber bütün tâatleri, iyi işleri de yapmaktan ibarettir. Namazı bildirmede mübalâğa eylemiş ye mü'minlere bilhassa namazı ve ve emreylemiştir.

Peygamber efendimiz de (sallallahü aleyhi ve sellem) dünyadan ayrılacakları zaman son nefesinde ümmetine namazı vasiyyet eylemiştir. “Namaz, köle ve cariyeniz hakkında Allahü Teâlâ’dan korkun namazınızı terk etmeyip kılınız. Köle ve câriye gibilere mâlik haklarını gözetiniz buyurmuştur.” Bu vasiyyet ise Peygamberimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) son vasiyyetidir. Bir başka hadis-i şerifte: “Namazı vasiyyet etmek, her peygamberin son nefesinde ne son vasiyyetidir” buyuruldu.[477]

219- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim sabah namazım hemen akibinde yüz kere " sübhanailah." yüz kere de " elhamdülillah " demeye devam ederse, günahları deniz lerin köpüğü kadar bile olsa yine de af olunur.”[478]

220- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim kuşluk namazı olarak on iki rekat kılmağa devam ederse, cennette onun için bir köşk inşa edilir.”[479]

221- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim imamdan evvel başını secdeden kaldırır veya imam sec­deye varmadan başını secdeye koyarsa, ( bir rukun eda edecek kadar imamdan ayrı olursa ) imamla birlikte kıldığı namazı fasittir.”[480]

222- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“İnsanların görmediği bir yerde kişinin kılacağı sünnet nama­zı, insanların göreceği bir yerde kılman sünnet namazından yirmi 5 kat daha üstündür.”[481]

223- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Gece kılınan sünnet namazları ikişer rekat olarak kılınır”.[482]

224- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Gece ve gündüz kılınan sünnet namazları ikişer rekat olarak kılınır.”[483]

225- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Camide bulunup da ikinci bir farz namazı kılmak için bekleyen bir mü'min, abdesti bozulmadığı müddetçe namaz içinde sayılır.”[484]

226- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“İmamın kıraati sayıldığı gibi ( bu kıraat ) cemaat için de sayılır.”[485]

Namaz, Resûlüllahın ve üzerine riııu farz kılınanların evvelidir. Namaz, Resûlüllahın ümmetine son vasıyyetidir. Namaz. İslâmdan en son gidecek şeydir. Namaz, mü'minlerin kıyamette amellerinden sorulacağı ilk şeydir. Namaz dinin direğidir. Na­maz gidince din ve islâm yoktur. Bir hadîs-ı şerifte: “Sizin son zamanda. dininizden en önce kaybedeceğiniz şey emânettir, en son kaybedeceğiniz ise namazdır. Şartlarını gözetmeden namaz kılanlar olur. Onlar namazdan pay almazlar”, buyuruldu.[486]

227- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim farz namazlarını kılmağa devam ederse, onun için kabul olunacak bir dua vardır. Kim ki, Kur'an-ı Kerim-i öğrenip hatmederse onun için de kabui olunacak bir dua yetkisi vardır.”[487]

228- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim namazın içinde, ben üç mü, yoksa dört mü kıldım, diye düşünüp şüpheye düşerse, azını kabul ederek üzerine bir rekat ilave ederek namazını tamamlar. Çünkü fazla olarak kılman bir namaz ek­sik olarak kılmandan daha hayırlıdır.”[488]

229- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim müezzinin okuduğu ezanı işitip tekrar ederse, ezan okuyanın kazandığı sevap kadar sevap kazanır.”[489]

230- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim Sabah Namazını ( cemaatle ) kılmaya devam ederse, dai­ma Allah m himayesi altında olur. Bundan dolayı ona hakarette bulunur sanız, Hz. Allah da sizi günün birinde yakalayıp cazalarınızı verir.”[490]

231- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim sabah ve yatsı namazlarını cemaatle kılmaya devameder ise, bu kimseye kadir gecesinde kazanılan sevap kadar sevap verilir.”[491]

232- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim serinlik namazları olan sabah ve ikindi namazlarını kılmağa devam ederse şüphesiz cennete girecektir.”[492]

233- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim yatsı namazını kılmaya devam ederse, bütün gecenin ya­rısını, sabah namazını cemaatle kılmaya, devam ederse, gecenin diğer yarısını ibadetle geçirmiş olur. (Böylece bütün bir geceyi ibadetle geçirmiş olur.)”[493]

Hanbeli mezhebi imâmı, îmâm-ı Ahmed'e (rahımehullah) göre. namazı terkeden. namazın farz olduğunu kabul etmemekle beraber terkediyorsa kâfir olur. Hanbeli mezhebinde böyle kim­senin katli vâcib olur.[494]

234- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim yirmi dört saatlik bir günde on iki rekat sünnet namazı kılarsa, Hz. Allah o kimse için cennette bir köşk inşa eder.”[495]

235- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim öğle namazından evvel dört rekatlık sünnet namazını kı­larsa, Hz. Allah o kimsenin o gün içinde işlemiş olduğu ( küçük ) gü­nahlarını afeyler.”[496]

236-Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim öğle namazından evvel dört rekat sünnet namazını kılarsa, o kimsenin amel defterine İsmail peygamberin soyundan bir köleyi azat etmiş kadar sevap kazanılmış olur.”[497]

237- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim kuşluk namazında ve öğleden evvel dört rekat sünnet na­mazı kılarsa, Hz. Allah o kimseye cennette bir köşk inşa eder.”[498]

238- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim ikindiden evvel dört rekat sünneti kılmağa devam ederse, Hz. Allah o kimseye cehennem ateşini haram kılar.”[499]

239- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim akşam namazını kılıp hiç konuşmadan iki rekat sünnet kı­larsa, (evliyalara ait ) illiyyin adlı kayıt defterine yazılır.”[500]

240- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim akşam ile yatsı arasında dört rekatlı sünnet namazı kılarsa, kendisine büyük sevaplar yazılır. Çünkü bu namaz ( Allah'ın en yakın dostu olan ) Evvabin adlı kimselerin namazıdır.”[501]

241- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Huzur ve sükun içerisinde, her iki rekatta da teşehhüt okunan gece namazları ikişer rekat halinde kılınır. (Başkasının elindekine göz dikmeyerek yalnız ) kendi elindekiyle yetinen kimseler bu ikişer rekatlık sünnetleri kıldıktan sonra Allah’a (c.c) şöyle dua ederler:”

"Allah’ım sen beni affet.” (Beni günah kirlerinden temizleyerek, seçkin kulların arasına kat.) bu şekilde kılınmayan namazlar nakis olur.[502]

242- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim, Allah ve meleklerden başka kimsenin bulunmadığı tenha bir yerde iki rekat namaz kılmakta devam ederse, Hz. Allah o kimse için cehennemden bir beraatname yazdırır.”[503]

243- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim yaya olarak namaz kılmak için camiye gelip giderse, Hz. Allah o kimseye gelip gittiği kadar sevap yazdırır. Aynı zamanda da cennette bir köşk ihsan eder ona.”[504]

244- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kılmakta olduğu namazlar yaptığı kötülüklerini bile bıraktıramıyorsa, o kimse devamlı Allah’dan uzaklaşır.”[505]

245-Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Cemaatle kılman namazın bir rekatına dahi yetişemeyen kim­se o namazın faziletinden mahrum kalır.”[506]

246- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Vitir namazını kılmayan bir kimse, diğer namazları kılsa bi­le makbule geçmez.”[507]

247- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Vitir namazını kılmadan uyuyan kimse onu sonradan kaza ederek kılsın.”[508]

248- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kim, cemaatle farz namazları kılmak için evinden camiye ka­dar yürürse bir haç sevabı alır. Yine kim, sünnet namazları kılmak için evinden camiye kadar yürürse bir umre sevabı alır.”[509]

249- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Üç kimse vardır ki, bunlar misk kokulu tepeler üzerinde oturur. Onlar için kıyamette korku diye bir şey yoktur.

a) Allah'ın ve efendisinin hakkını ödeyen hizmetçi,

b) Cemaatın kendisinden memnun ve razı olduğu imam.

c) Her gün beş vakit ezan okuyarak halkı namaza davet eden müezzin.”[510]

250- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Müezzin sesinin ulaştığı yer kadar, yapmış oladuğu günahlar affedilir. Yaş ve kuru olan ağaçlar, bitkilerden onun hakkında Yüce Allah'a ( lehinde ) şahitlik yaparlar. Bunun içindir ki, müezzinin sesine koşup camiye gelen cemaat, (yalnız başına kıldığından ) yirmi beş derece fazla sevap alır. Aynı zamanda bu ezan, müezzinin iki vakit arasında yapmış olduğu günahların kefaretidir.”[511]

251- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Sevgili Peygamberimiz, kişinin yerlere sürünecek kadaruzun elbise giymesini, erkeklerin (kadınlar gibi) ağızlarını kapamalarınu nehyetmiştir.”[512]

252- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Müezzin ezan okumağa, imam da ikamet etmeğe yetkilidir.”[513]

253- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Müezzinler iftar ve sahur vakitlerini bildirmekte olup Müslümanların güvendiği kimselerdir.”[514]

254- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Müezzinler namaz vakitlerini, (mahallede vefat eden birinin ölüm haberini duyurmak gibi) bazı ihtiyaçlarını duyurmak hususun­da insanların güvendiği kişilerdir.”[515]

255- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Münafıklar kuşluk namazından ve " kafirun süresini "okumak­tan hoşlanmazlar.”[516]

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

HGS