Namazı Vaktinde Kılmanın Üstünlüğü

Namazı Vaktinde Kılmanın Üstünlüğü

İbn-i Mes'ûd'un (radiyallahü anh) bildirdiği hadis-i şerifde:

“Nama­zını vaktin evvelinde kılan kimsenin namazı büyük nûr ile göğe çıkıp. Arş-ı a'lâya kadar yükselir. Kıyamete kadar, orada sahibi için istiğfar eder. Duâ edip: Sen beni muhafaza ettiğin gibi, Allahü Teâlâ da seni ko­rusun der. Namazını vaktinı geçirerek kılanın namazı nursuz olarak göğe çıkarılır. Göğe çıkınca eski bir paçavraya sarılır Geri çevrilip yüzüne çarpılır. Sahibine bedduâ edip, beni zayi ettiğin gibi, Allahü Teâlâ da seni zayi eylesin der” buyuruldu.[407]

158- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Hz. Allah her gün beş vakit namazı kullarına farz kılmıştır. Bu namazların hakkına saygı gösterip dosdoğru kılanlar için, cennete gi­receklerine dair Allah'ın vadi vardır. Kılmayanlar için cennete gir­eceklerine dair Allah'ın bir sözü yoktur. Dilerse onları cezalan­dırır, dilerse lutfu keremiyle af edip cennetine kovar.”[408]

159- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Günde beş vakit farz namazı vardır. Kim bunları kılarsa, ken­disine kıyamet günü nur, burhan ve her türlü ataptan kurtuluş vesi­lesi olur. Kılmayanlar için, nur, değil ve azaptan kurtuluş vesile­si diye bir şey yoktur. Kıyamette Fravn, Karun, Haman ve Übeyyü b. Halef gibi kafirlerle birlikte haşır meydanına geleceklerdir.”[409]

160- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“İslam ümmetinin öyle seçkinleri vardır ki, siz onları severseniz onlar da sizi severler. Siz onların cenaze namazlarını kılarsanız, onlar da sizinkini kılarlar, İslam ümmetinin arasında öyle kö­tü kimseler vardır ki, siz onlardan nefret ederkeniz, onlar da sizden nefret ederler. Siz onlara lanet ederseniz onlar da size lanet ederler.”[410]

161- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Sizden en iyiniz, namazda kolaylık gösteren kimselerdir.”[411]

162- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Yerlerin en iyisi camilerdir. En kötüsü ise sokaklardır. (Çünkü ahlakı bozan her şey sokaklardan öğrenilir.)”[412]

163- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“İyiliklerin en değerlisi ilk vaktinde kılanan namazlardır.”[413]

Ubade bin Sâmet'in (radyallahü anh) bildirdiği hadîs-i şerifte: “Bir kimse şartlarını gözeterek iyi bir abdest alır, sonra namaza durur, namazın ruku, secde ve kıraetini güzel yaparsa, namazı ona: “Sen beni muhafaza ettiğin gibi, Allahu Teala’ da seni muhafaza etsin” der. Sonra bu namaz nurlu olarak, parlıyarak göğe çıkar. Gök kapıları açılır Allahü Teala’nın katına arz olunur. Orada sahibine şefâatte bulunur. Kıraet rüku ve secdelerini tam yapmayanın namaz, ona: “Beni zayi' ettiğin gibi Allahu Teala’da seni zâyi’ etsin” der.[414]

164- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Akşamdan sonra batı tarafında kırmızı bir ışık meydana gelir. O kaybolduğu zaman yatsı namazının kılınması vacip olur.” [415]

165- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“En iyileriniz, yolculukta dört rekatlı namazları ikişer rekat kılar. ( Açlık ve hastalık gibi tehlikelere düşmemesi için ) orucunu bozar.”[416]

166- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kadınların namazlarının en efdali kendi evlerinde kılacağı na­mazlardır.”[417]

167- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Erkeklere ait olan safların en hayırlısı birinci saf, (sevapça) en hayırsızı son saftır. Kadınların ise bunun aksine olup en hayırlı­sı geride kalan saf, hayırsızı da ön saftır.”[418]

168- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Saflarınızı düz ve sık tutunuz. Yoksa boşluklara şeytan gelir.”[419]

169- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Safları sımsıkı yapıp, birbirine yaklaştırınız. Saflarda bulunan kişilerin boyunları aynı hizaya gelecek şekilde düzeltiniz.”[420]

170- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Hz. Allah, ikindi namazından evvel dört rekat sünnetleri kılanlardan razı olsun.”[421]

171- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Hz. Allah, gece namazına kalkıp kendisi kılan ve hanımını da uyandırıp kıldıran kimselerden razı olsun. Eğer hanımı kalkmaz ise yüzüne su serperek onu uyandırmağa çalışır”.[422]

172- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Hz. Allah, gece namazına kalkıp kendisi kılan ve kocasını da uyandırıp kıldıran kadınlardan razı olsun. Kocası uyanmadığı takdirde yüzüne su serperek uyandırmağa çalışır.” [423]

Sonra bu namaz nursuz olarak göğe çıkar. Gök kapıları kapamr. Sonra bu namaz eski bir bez gibi dürülüp, geri çevrilir. Sahibinin yüzüne vurulur” buyuruldu

İbn-i Mes'ûd (radyallahü anh) anlatır: Peygamber efendimize (sallaliahü aleyhi ve sellem) hangi amel daha üstündür? Dediğimde:[424]

173- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Allah’ını hakkıyle bilen bir kimsenin kılacağı tek bir namaz Al­lah’ını hakkıyle bilemeyen cahil bir kimsenin kılacağı bin namazdan daha hayırlıdır.”[425]

174- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“İki rekatlık sabah namazı, dünya ve dünyada bulunanlardan da­ha hayırlıdır.”[426]

175- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Misvak kullanarak alınan abdestle kılman iki rekatlı namaz, misvaksiz olarak kılman yetmiş rekatlı namazdan daha hayırlıdır.”[427]

176- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Başı kapalı olarak kılınan iki rekatlı namaz, başı açık kılınan yetmiş rekatlı namazdan daha hayırlıdır.”[428]

177- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kılınması kolay olan iki rekatlık bir namaz, dünya ve dünyanın üzerindekilerden daha hayırlıdır. Eğer emrettiklerimi yerine ge­tirirseniz, hazende ve seferde her türlü zorlukları yenersiniz.”[429]

178- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Sünnet olarak kılıp küçük gördüğünüz ve bu din kardeşinizin farz namazlarının üzerine fazla olarak kıldığı iki rekatlık namaz onun için bütün dünyadan daha hayırlıdır.”[430]

179- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Gece kılınan iki rekatlık na­maz küçük günahları temizler.”[431]

180-Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Takva ile kılman iki rekatlı namaz, Allah'tan hakkıyla korkmayanların kılacağı bin rekatlı namazlardan daha hayırlı ve üstündür.”[432]

“Amel­lerin üstünü, namazı vaktinde kılmak, anne ve babaya iyilik etmek ve Al­lah yolunda cihâddır” buyurdu. Diğer bir hadîs-i şerifte de: “Namazın evvel vakti, Allahü Teâlâ’nın rızâsına, vaktin ortası da Allahü Teâlâ’nın rahmetine kavuşmak zamanıdır.[433]

181- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Ey Ebu Bekir, Yüce Allah ibadetlere karşı olan hırsını artırsın. Fakat (namaza yetişemeyeceğim diye acele ederek ) koşma”.[434]

182- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“YüceRabbim, farz namazlarımın üzerine bir de vitir nama -. zını ekledi. Bunun vakti yatsı namazıyle fecir arasındadır.”[435]

183- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Öğle namazının ilk sünnetlerinin vakitleri, güneş semanın ortasından batıya doğru kaydığı anlarda başlar. Bu namaz da, bütün varlığıyle Allah'a bağlanmış seçkin kişilerin kıldığı namazdır. En üstün derecelisi ise, hareketin şiddetli olduğu zaman kılınan namazdır! ( Sevabı da o kadar çoktur.)”[436]

184- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

"Sübhanallah " bu gece Allah'ın yeryüzüne indirmiş olduğu fit­neler ve açtığı rahmet hazineleri ne kadar boldur. Öyleyse şu adala­rın sahiplerini gece namazları kılmaya kaldırınız. Çünkü dünyada rahat ve bolluklar içerisinde yaşayan ve çeşit çeşit ipekden elbiseler giyen o kadar çok kimseler vardır ki, bunlar kıyamet günü mahşer meydanına çıplak olarak geleceklerdir.”[437]

185- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Rukuya varınca ( en az ) üç kere "sübhane rabbiyel azim "sec­deye vardığınız zaman da yine üç kere "sübhane rabbi yel a'la" cüm­lelerini söyleyiniz.”[438]

186- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Namaz da saflarınızı düzgün ve tam yapınız. Çünkü saflar iri muntazam olması namazın tamam olmasının sebeplerindendir.” [439]

187- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Her sahada saflarınızı muntazam yapınız ki, kalbleriniz de iyi ve düzgün olsun.”[440]

Vaktin sonu ise Allahü Teâlâ’nın afvına kalmış bir zamandır” buyuruldu. Nitekim Allahü Teâlâ Mâûn sûresi dört

ve beşinci âyetlerinde: “Namazlarını insanların yanında kılıp, yalnızken terk edenlere şiddetli azablar vardır” buyuruluyor. Ya'nî namazlarında gafletle davranıp, önem vermiyenlere, vaktini geçirenlere şiddetli azab vardır.[441]

188- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Saflarınızı düzgün yapınız, böyle yapmadığınız takdirde, Yüce Allah da yüzlerinizi birbirinizden çevirir. Böylece aranızda anlaşmazlıklar baş gösterir.”[442]

189- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Sevgili peygamberimiz, namaza başlarken ( iftidah tekbirinde ) ellerini kulakları hizasına doğru kaldırır.”[443]

190- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Sevgili peygamberimiz, namaza durdukları zaman, sağ elini sol elinin üzerine koyup bileğinden tutardı. ( sonra göbekle göğüsün arasına indirirdi.)”[444]

191- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Namazın içinde istenmeyerek yapılan her yanlışlık için, selam verdikten sonra iki secde (sehf secdesi ) yapılır.”[445]

192- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Her namaz için üç türlü mükafat vardır:

a. Semanın ortasından başının üzerine feyz ve bereketlerin sa çılması.

b. Ayakların bulunduğu yerden semaya kadar her tarafın me­leklerle kaplanması.

c. Bir meleğin, şu namaz kılan kişi, kimin huzurunda ve kime karşı namaz kıldığını bilseydi asla namazdan çıkmazdı, sözünü söylemesi.”[446]

193- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Yahudiler üç şeyden ötürü bizi kıskanıyorlar;

a. Müslümanların birbirleri ile karşılaştıklarında selamlaşmaları.

b. Duadan sonra " Amin " demeleri.

c. Rukudan kalkınca "Allahümme Rabbena Lekel Hamd. "(Rabbimiz, yetiştiricimiz ancak sensin, her türlü hamdüse­nalar sana mahsustur.) cümlesinin söylenmesi.”[447]

194- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Namaz kılanın önünden geçmek isteyen bir kimse onun ne kadar günah olduğunu bilseydi kırk beklerdi de yine geçmezdi. Çünkü kırk beklemek namaz kılanın önünden geçmekten çok daha hayırlıdır.”[448]

195- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Şayet insanlar ezan okumanın ve birinci safta yer almanın ne kadar hayırlı olduğunu bilselerdi, buna ancak kur'a çekmekle kavuşmak isterlerdi. Yine eğer sıcakların bastırdığı zamanlarda namaza gitmenin sevabım bilmiş olsalardı, bunun için de muhakkak yarışa katılmayı ihmal etmezlerdi. Yatsı ve sabah namazmdaki sevabın ne kadar olduğunu bilselerdi, emekleyerek bile olsa yine (camiye ) gi­derlerdi.”[449]

196- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Ümmetime bir meşakkat olacağından korkmamış olsaydım abdestin farz olması gibi misvak kullanmanın da farz kalınmasını isterdim.”[450]

197- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Burada bulunanlar bulunmayanlara haber versin. Sabah nama­zından sonra iki sehif secdesinden başka her hangi bir nefale namaz kılmayınız.”[451]

198- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kulun imanı ile küfrü arasında fark namazı kılıp kılmamasıyle olur. Kul namazı terkettiği zaman, Allah'a şirk koşmuş kadar günaha girmiş olur.”[452]

199- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Farz namazların içerisinde, cuma günü (sabahı) cemaatle kılınacak sabah namazından daha üstün bir namaz yoktur. Kim ki bu namazı kılarsa, Allah'ın affına mazhar olacağından hiç şüphem yok­tur.”[453]

200- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Sizden biriniz kılacağı namazı şevk ve neşeli olarak kılsın. Ancak yorulup bitkin bir duruma düştüğü zaman oturup istirahat etsin.”[454]

İbn-i Abbas (radiyallahü anhümâ) bu âyet-i kerîmeyi namazın terki değil, vaktinin geciktirilmesi şeklinde tefsir etmiştir. Sa'd (radıyallahü anh) der ki, Resûlüllaha, Allahü Teâlâ’nın: “Ellezine hüm an salâtihim sâhûn” kelâmını sordum.

“Onlar namaz vakitlerini geçirenlerdir” buyurdu, Allahü Teâlâ Meryem sûresi altmışıncı âyetinde:

“Bu peygamber­lerden sonra kötü insanlar geldi. Namazı terkettiler. Nefislerinin arzula­rına uyup günah işlediler. Âhirette azab görürler, Gayyâ'ya atılırlar buyuruyor.”[455]

201- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“İkindi namazını terkeden bir kimse, sanki ehlini ve malını kaybetmiş kadar zarar görür.”[456]

202- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Namaz kılmak veya Allah'ı anmak için camiye giren bir mümine, Yüce Allah, kaybolmuş oğlunu bulan bir kimsenin sevinmesi kadar sevinir.”[457]

203- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Allah'ın nezdinde, saftaki boşluğu dolduracak maksadiyleora­ya doğru yürüyüp ayakları tozlanan kimse, ondan daha sevimli bir yere yürümemiştir.”[458]

204- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Kul secde yapmaktan daha ziyade hiç bir şeyle Allah'a yaklaşamaz.”[459]

205- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Yolculuğa çıkan bir kimse, geriye evinde kılacağı iki rekatlı namazdan daha iyi bir hediye bırakacak değildir.”[460]

206- Resulullah (s.a.v.) buyuruyor ki

“Müslümanlar üç safla cenaze namazını kıldıkları imanlı bir ölünün cennete girmesi gerekir.” [461]

Berâ bin Azîb (radıyallahu anhııma) bu âyet-î Kerîmedeki Gayya, Cehennemde bir vadidir dedi. İbn-i Abbas (radıyallahü anhümâ). Cehennemdeki Gayya denilen vadiye, ancak namazların vakitlerini za­yi' edenler girer dedi.[462]

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

HGS